Bölüm 1
Finansal piyasalar dersimizin bu bölümünde, sermaye piyasası lisanslama sınavlarının temel taşlarından biri olan finansal piyasa kavramlarını, Borsa İstanbul Anonim Şirketinin hukuki yapısını ve işleyiş mekanizmalarını detaylı bir şekilde ele alacağız. Finansal piyasalar, en genel tanımıyla fon fazlası olan tasarruf sahipleri ile fon açığı bulunan yatırımcıların karşı karşıya geldiği, mali varlıkların el değiştirdiği platformlardır. Bu noktada piyasaları reel piyasalar ve finansal piyasalar olarak iki ana gruba ayırmak gerekir. Reel piyasalar mal ve hizmetlerin arz ve talebinin karşılaştığı alanlarken, finansal piyasalar fon akımlarının gerçekleştiği, kıymetli evrak niteliğindeki belgelerin alınıp satıldığı piyasalardır. Finansal piyasaların temel unsurları arasında tasarruf sahipleri, fon talep eden tüketiciler veya yatırımcılar, yatırım ve finansman araçları, yardımcı kuruluşlar ile bu süreci denetleyen hukuki ve idari düzenlemeler yer almaktadır. Finansal piyasaların sınıflandırılmasında kullanılan en temel kriterlerden biri fonların vadesidir. Bu bağlamda piyasalar, para piyasası ve sermaye piyasası olarak ikiye ayrılır. Para piyasası, kısa vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasadır ve burada vade genellikle bir yılı aşmaz. Para piyasasının temel amacı, kısa vadeli likidite fazlası olanlar ile likidite açığı olanları bir araya getirerek faiz karşılığında fon transferini sağlamaktır. Bu piyasada sağlanan fonlar genellikle işletmelerin dönen varlıklarının finansmanında kullanılır. Para piyasası araçları arasında Hazine Bonosu, Finansman Bonosu, Banka Bonoları, Banka Garantili Bonolar ve Repo ile Ters Repo işlemleri bulunmaktadır. Sınav hazırlığı sürecinde, para piyasası araçlarının kısa vadeli ve likiditesi yüksek araçlar olduğunu bilmek kritik önem taşımaktadır. Sermaye piyasası ise bir yıldan uzun vadeli finansal varlıkların işlem gördüğü piyasaları ifade eder. Bu piyasadan sağlanan kaynaklar genellikle işletmelerin bina, makine ve teçhizat gibi duran varlıklarının finansmanında kullanılır. Sermaye piyasası araçları denildiğinde akla ilk gelenler pay senetleri, özel sektör tahvilleri, devlet tahvilleri, kâr ve zarar ortaklığı belgeleri, katılma intifa senetleri, gelir ortaklığı senetleri, eurobondlar, gayrimenkul sertifikaları, yatırım fonu katılım payları ve varlığa dayalı menkul kıymetlerdir. Sermaye piyasası kendi içinde birincil ve ikincil piyasa olarak ikiye ayrılır. Birincil piyasa, menkul kıymetlerin ihraççıdan yatırımcıya ilk kez satıldığı, şirketlere doğrudan fon girişinin sağlandığı piyasadır. İkincil piyasa ise daha önce ihraç edilmiş kıymetlerin yatırımcılar arasında el değiştirdiği piyasadır. İkincil piyasalar yatırımcılara likidite sağlar ve borsalar bu piyasanın en somut örneğidir. Sınavda sıklıkla sorulan bir ayrım olarak, ikincil piyasada gerçekleşen işlemlerin ilgili şirkete yeni bir sermaye girişi sağlamadığını, sadece mülkiyetin el değiştirdiğini unutmamak gerekir. Borsa İstanbul Anonim Şirketinin hukuki yapısına ve ilgili düzenlemelere geçecek olursak, altı bin üç yüz altmış iki sayılı Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde borsanın tanımı oldukça kapsamlıdır. Borsa, sermaye piyasası araçlarının, kambiyo ve kıymetli madenlerin serbest rekabet şartları altında güvenli bir şekilde alınıp satılabilmesini sağlayan, oluşan fiyatları tespit ve ilan eden, anonim şirket şeklinde kurulan sistemli pazar yerleridir. Borsaların kuruluşu Cumhurbaşkanı iznine, faaliyete geçmeleri ise Sermaye Piyasası Kurulu iznine tabidir. Bir borsanın kurulabilmesi için anonim şirket şeklinde olması, paylarının tamamının nama yazılı olması, payların nakit karşılığı çıkarılması ve sermayesinin Kurulca belirlenen miktardan az olmaması gibi katı şartlar aranmaktadır. Ayrıca ortaklık yapısının açık ve şeffaf olması, kurucuların kanunda belirtilen şartları taşıması zorunludur. Borsa İstanbul, üç Nisan iki bin on üç tarihinde esas sözleşmesinin tescili ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ve İstanbul Altın Borsasının tüzel kişiliklerini devralarak kurulmuştur. Bu birleşme ile tüm varlıklar, borçlar ve haklar Borsa İstanbul’a geçmiştir. Borsanın faaliyet alanları arasında kota alma, kottan çıkarma, emirlerin iletilmesi ve eşleştirilmesi, disiplin düzenlemelerinin yürütülmesi ve uyuşmazlıkların çözülmesi gibi hayati görevler bulunmaktadır. Borsanın ortaklık yapısına baktığımızda, Türkiye Varlık Fonunun yüzde seksen virgül altmış oranında payla hakim ortak olduğunu görüyoruz. Diğer ortaklar ise yüzde on ile QH Oil Investments LLC, yüzde bir virgül otuz ile Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ve yüzde iki virgül otuz dokuz oranında Borsa İstanbul’un kendi paylarıdır. Geriye kalan yüzde beş virgül yetmiş bir’lik kısım ise aracı kurumlar, bankalar ve kıymetli maden şirketleri gibi çeşitli kurumlara aittir. Borsanın toplam sermayesi dört yüz yirmi üç milyon iki yüz otuz dört bin Türk Lirası olarak belirlenmiştir ve bu sermaye her biri bir kuruş değerinde nama yazılı paylara ayrılmıştır. Borsanın yönetim organları Genel Kurul ve Yönetim Kuruludur. Yönetim Kurulu, genel kurul tarafından seçilen dokuz üyeden oluşur ve kurumsal yönetim ilkeleri gereği bu üyelerin en az üç tanesi bağımsız üye olmalıdır. Bağımsız üyelerden en az birinin kadın olması zorunluluğu bulunmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin yükseköğrenim görmüş olması ve en az on yıllık mesleki deneyime sahip olması şarttır. Ayrıca üyelerin en az üçte birinin sermaye piyasaları alanında on yıllık deneyimi bulunmalıdır. Yönetim kurulu, kendi üyeleri arasından bir başkan seçer ve ayrıca bir genel müdür atar. Genel müdürün görev süresi, yönetim kurulu üyelik süresi ile sınırlıdır. Yönetim kurulunun görevleri arasında borsada işlem yapma yetkisi vermek, yeni pazarlar oluşturmak, disiplin cezaları uygulamak ve borsa bütçesini kesinleştirmek gibi geniş yetkiler yer almaktadır. Borsa bünyesinde yönetim kuruluna yardımcı olmak amacıyla çeşitli komiteler kurulmuştur. Denetim Komitesi, finansal tabloların doğruluğu ve iç denetim mekanizmalarının işleyişinden sorumludur ve tamamı bağımsız üyelerden oluşur. Kurumsal Yönetim Komitesi, kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanmasını gözetirken; Riskin Erken Saptanması Komitesi, borsanın varlığını tehlikeye düşürebilecek riskleri analiz eder. Ayrıca borsa işlemlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümü için Sermaye Piyasası Araçları Uyuşmazlık Komitesi ile Kıymetli Madenler Uyuşmazlık Komitesi görev yapmaktadır. Uyuşmazlık başvuruları, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıl içinde yapılmalıdır. Sınav açısından kritik bir sayısal değer olarak, iki bin yirmi beş yılı için uyuşmazlık konusu tutarın bir milyon altı yüz kırk beş bin altı yüz altmış beş Türk Lirası’nin üzerinde olması durumunda, tarafların Sermaye Piyasası Kuruluna itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Bu tutarın altındaki kararlar borsa nezdinde kesinlik kazanmaktadır. Disiplin süreçleri de borsanın düzenleyici rolünün önemli bir parçasıdır. İşlem yapma yetkisi verilenler ve temsilcileri için öngörülen disiplin cezaları uyarı, kınama, para cezası, işlem yapma yetkisinin geçici olarak kaldırılması ve işlem yapma yetkisinin iptal edilmesi şeklinde sıralanır. Para cezaları on bin Türk Lirası’den başlayarak beş milyon Türk Lirası’ye kadar çıkabilmektedir. Özellikle sosyal medya veya kitle iletişim araçları üzerinden yalan, yanlış veya yanıltıcı yorum ve tavsiyelerde bulunanlara verilecek para cezası elli bin Türk Lirası’den az olamaz. İşlem yapma yetkisinin geçici olarak kaldırılması cezası ise üç ayı aşmayan bir süre için uygulanır. Disiplin cezalarını gerektiren fiiller arasında borsa düzenlemelerine uymamak, müşteri emirlerinde kusurlu davranmak, piyasa bozucu eylemlere sebebiyet vermek ve denetimlerden kaçmak gibi eylemler yer almaktadır. Borsanın denetim ve gözetim yetkisi, piyasaların şeffaf ve adil bir şekilde işlemesini sağlamak adına hayati önem taşır. Borsa, kendi düzenlemelerine tabi kurumlar nezdinde denetim yapmaya ve gönderilen bilgilerin doğruluğunu teyit etmeye yetkilidir. Ayrıca borsa işlemleriyle ilgili gözetim sistemini kurmak ve işletmek de yönetim kurulunun sorumluluğundadır. Kotasyon işlemleri, yani sermaye piyasası araçlarının borsa listesine alınması süreci, yatırımcıların korunması ve piyasa kalitesinin sürdürülmesi için belirli kriterlere bağlanmıştır. Kota alma, kottan çıkarma ve işlem görmenin durdurulması gibi kararlar doğrudan yönetim kurulu yetkisindedir. Emirlerin iletilmesi ve eşleştirilmesi süreçleri ise borsanın teknolojik altyapısı üzerinden, belirlenen öncelik kurallarına göre gerçekleştirilir. Son olarak, finansal piyasaların organizasyon yapısına dair bir ayrımı daha vurgulamak gerekir. Türkiye’de organize piyasalar denildiğinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Piyasaları, Borsa İstanbul Piyasaları ve Takasbank Piyasaları anlaşılmalıdır. Organize olmayan veya tezgahüstü piyasalar ise Bankalararası Tahvil Piyasası, Bankalararası Döviz Piyasası, Serbest Döviz Piyasası ve Serbest Altın Piyasası gibi platformları kapsar. Sınav sorularında hangi piyasanın organize hangisinin organize olmayan grupta yer aldığı sıklıkla sorulmaktadır. Bu temel yapı taşlarını ve sayısal sınırları kavramak, sermaye piyasası mevzuatı ve finansal piyasalar konularındaki başarınız için temel teşkil edecektir. Bir sonraki bölümde Borsa İstanbul bünyesindeki pay piyasası ve borçlanma araçları piyasasının işleyiş detaylarına odaklanacağız.
Bölüm 2
Borsa İstanbul bünyesinde yürütülen faaliyetlerin disiplin çerçevesini belirleyen yaptırımlar, piyasa düzeninin ve dürüstlüğünün korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu kapsamda uygulanan disiplin cezalarını beş ana başlık altında incelemek mümkündür. İlk olarak uyarı cezası, ilgili tarafın borsa düzenlemelerine aykırı hareketleri nedeniyle dikkatinin çekilmesini ifade eder. Kınama cezası ise kusurlu hareketlerin ilgiliye resmi bir yazı ile bildirilmesidir. Maddi yaptırımlar noktasında para cezaları, fiilin niteliğine göre on bin Türk Lirası ile beş milyon Türk Lirası arasında değişen tutarlarda uygulanmaktadır. İşlem yapma yetkisinin veya temsilciliğin geçici olarak kaldırılması yaptırımı, fiilin mahiyetine ve önemine göre Yönetim Kurulu tarafından belirlenen ve üç ayı aşmayan bir süre için ilgilinin Borsaya ait piyasa, pazar veya sistemlerdeki yetkilerinin askıya alınmasıdır. En ağır yaptırım olan işlem yapma yetkisinin veya temsilciliğin iptal edilmesi ise ilgilinin Borsadaki tüm yetkilerinin tamamen sona erdirilmesi anlamına gelir. Disiplin cezalarını gerektiren fiillerin detaylarına bakıldığında, her ceza türü için belirli ihlal alanları tanımlanmıştır. Uyarı cezası genellikle dikkat ve özen eksikliği, genel ahlak ve nezaket kurallarına aykırılık veya çalışma düzenini bozucu davranışlar için öngörülmüştür. Kınama cezası ise borsa düzenlemelerinin yerine getirilmesinde doğrudan kusurlu davranılması veya Borsa personelinin itibarını zedeleyici asılsız beyanlarda bulunulması durumunda uygulanır. Para cezası gerektiren fiiller daha geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Denetim eksikliği sonucu personelin suiistimallerine sebebiyet vermek, piyasa bozucu eylemleri önleyici tedbirleri almamak, kasten borsa kararlarını uygulamamak, Borsa personeline hakaret etmek ve istenen bilgileri zamanında vermemek bu kapsamdadır. Ayrıca, sarhoş veya uyuşturucu madde etkisinde Borsaya gelmek de para cezası yaptırımına tabidir. Güncel düzenlemeler ışığında, kitle iletişim araçları ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen manipülatif eylemlere yönelik yaptırımlar ağırlaştırılmıştır. Gazete, televizyon, internet veya sosyal medya hesapları üzerinden sermaye piyasası araçları hakkında yalan, yanlış ve yanıltıcı yorum ve tavsiyelerde bulunmak disiplin suçu teşkil eder. Aynı şekilde, üyelik bazlı çevrimiçi kapalı gruplar üzerinden yatırımcıları yönlendirmeye çalışanlarla işbirliği yapmak veya bu gruplara üye olmak da cezai müeyyideye tabidir. Sınav açısından kritik bir sayısal veri olarak, bu iki fiilin gerçekleştirilmesi halinde verilecek para cezası tutarının elli bin Türk Lirası’den az olamayacağı unutulmamalıdır. İşlem yapma yetkisinin geçici olarak kaldırılmasını gerektiren fiiller arasında, Borsa personeline fiili saldırıda bulunmak, sövmek veya tehdit etmek, Borsa malına kasten zarar vermek ve incelemelere müsaade etmemek yer alır. Ayrıca, temerrüde düşerek yükümlülüğün teminattan karşılanmasına aynı piyasada bir yıl içinde iki defa sebebiyet verilmesi durumunda da bu yaptırım uygulanır. İşlem yapma yetkisinin tamamen iptali ise genellikle ağır suçlarla ilişkilendirilmiştir. Kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla hapis cezası almak ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi yüz kızartıcı suçlardan mahkum olmak bu sonucu doğurur. Ayrıca, Borsaya ait belgelerin tahrif edilmesi veya yok edilmesi de yetki iptalini gerektirir. Disiplin cezalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında Yönetim Kurulu, fiilin niteliğini ve önemini gözeterek bir derece ağır veya hafif ceza verme yetkisine sahiptir. Soruşturma aşamasında kuvvetli şüphe bulunması durumunda, Genel Müdür, Yönetim Kurulu onayına sunmak üzere işlem yapma yetkisini derhal ve geçici olarak kaldırabilir. Disiplin cezalarına ilişkin zamanaşımı süreleri sınav sorularında sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Disiplin cezasını gerektiren fiilin Borsa tarafından öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her durumda fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde soruşturmaya başlanmalıdır. Fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra ise hiçbir şekilde disiplin cezası verilemez. Ayrıca, Yönetim Kurulu karar tarihinden itibaren üç yıl içinde uygulanmayan cezalar düşer. Eğer fiil aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa ve kanuni zamanaşımı süresi daha uzunsa, o süreler dikkate alınır. Borsa üyeleri ve işlem yapma yetkisi verilen kuruluşlar konusuna geçecek olursak, Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde belirli kurumların bu statüyü kazanabileceği görülmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yatırım hizmeti ve faaliyeti yürütmek üzere izin almış yatırım kuruluşları ve Sermaye Piyasası Kurulu tarafından uygun görülen diğer kurumlar Borsa İstanbul’a üye olabilirler. İşlem yapma yetkisi verilen yatırım hizmetleri arasında sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin iletilmesi, müşteri adına gerçekleştirilmesi ve kendi hesabından alım satım yapılması yer alır. Borsaya üyelik veya işlem yapma yetkisi başvurularında esas sözleşme, ortaklık yapısı, teknolojik altyapı ve olağanüstü durum planı gibi belgelerin sunulması zorunludur. Borsada işlem yapma yetkisi verilmeden önce, kurumlardan bir defaya mahsus giriş aidatı ve güvence bedeli alınır. Ayrıca faaliyet gösterilecek her pazar için faaliyet aidatı, yıllık aidat ve teminat yatırılması gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bu noktada özel bir statüye sahiptir. Merkez Bankası, üyelik kabul, teminat, denetim ve disiplin yükümlülüklerine tabi olmadığı gibi borsa payı ve aidatlardan da muaftır. Diğer üyeler ise yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla Türk Lirası, döviz, devlet borçlanma senetleri veya banka teminat mektubu gibi varlıkları teminat olarak yatırmak zorundadır. Borsa, piyasaların güvenilir ve şeffaf bir şekilde işlemesini sağlamak amacıyla geniş bir denetim ve gözetim yetkisine sahiptir. Bu kapsamda üyelerden her türlü bilgi ve belgeyi talep edebilir, yerinde inceleme yapabilir. Mali durumun bozulması veya saklama hesaplarında açık oluşması gibi durumlarda Genel Müdür, işlem yapma yetkisini beş işlem gününe kadar tedbiren kaldırabilir. Borsa bünyesinde işlem görecek araçların kote edilmesi, yani listeye alınması yetkisi ise Yönetim Kurulu’na aittir. Kotasyon başvuruları ihraççı veya aracı kurumlar tarafından yapılır ve sunulan belgelerin doğruluğundan bu taraflar sorumludur. Kottan çıkarma ise finansal durumun bozulması, kamuyu aydınlatma yükümlülüklerine uyulmaması veya iflas gibi durumlarda söz konusu olur. Piyasa işleyişi içerisinde emirlerin iletilmesi ve eşleştirilmesi süreçleri belirli kurallara bağlanmıştır. Temel olarak tek fiyat ve çok fiyat olmak üzere iki işlem yöntemi kullanılır. Tek fiyat yöntemi, emirlerin belirli bir süre toplanıp tek bir işlem fiyatından eşleştirilmesini ifade ederken; çok fiyat yöntemi, emirlerin sürekli olarak farklı fiyat seviyelerinden eşleştirilmesidir. Eşleştirmede öncelik kuralı sırasıyla fiyat ve zaman önceliğidir. Yani daha iyi fiyat veren emir her zaman önceliklidir; fiyatların eşit olması durumunda ise sisteme daha önce girilen emir öncelik kazanır. Hatalı işlemler veya sistem arızaları durumunda Genel Müdür veya ilgili piyasa müdürü işlemleri iptal etme yetkisine sahiptir. Finansal ölçütler ve endeksler konusu, Borsa İstanbul’un yönetim ve gözetim sorumluluğu altında olan bir diğer önemli alandır. Finansal ölçüt, bir sermaye piyasası aracının değerinin belirlenmesinde veya performansının izlenmesinde kullanılan endeks, fiyat veya oranları ifade eder. Borsa, bu ölçütlerin Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonları Örgütü yani IOSCO ilkeleriyle uyumlu olmasını sağlamakla yükümlüdür. Finansal ölçüt yöneticisi olarak Borsa; ölçütün oluşturulması, hesaplanması, yayımlanması ve operasyonel süreçlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesinden birincil derecede sorumludur. Bu süreçlerin denetimi için bağımsız iç veya dış denetçiler görevlendirilir ve bu denetimler en az iki yılda bir gerçekleştirilir. Finansal ölçütlerin yönetiminde çıkar çatışmalarının önlenmesi esastır. Borsa, çalışanların ücret politikalarının endeks seviyelerine bağlı olmamasını sağlamalı ve birimler arasındaki yetki alanlarını net bir şekilde ayrıştırmalıdır. Mevcut veya potansiyel bir çıkar çatışması tespit edildiğinde durum Sermaye Piyasası Kurulu’na ve kullanıcılara bildirilmelidir. Finansal Ölçütler Komitesi, endekslerin kural setlerindeki değişiklik taleplerini değerlendiren ve Karar Mercii olan Genel Müdürlüğe öneri sunan yapıdır. Endeks kural setlerindeki değişiklikler esaslı, esaslı olmayan veya acil esaslı değişiklik olarak sınıflandırılır. Son olarak, Pay Piyasası terminolojisinde yer alan bazı temel kısaltmaları ve tanımları bilmek sınav başarısı için elzemdir. Ağırlıklı Ortalama Fiyat, yani AOF, bir seans içinde gerçekleşen işlemlerin hacim ağırlıklı ortalamasını gösterir. Borsa Yatırım Fonu, BYF kısaltmasıyla ifade edilir. Endekse Bağlı Devre Kesici Sistemi olan EBDKS, piyasadaki aşırı dalgalanmaları önlemek amacıyla kullanılan bir mekanizmadır. Kamuyu Aydınlatma Platformu olan KAP, yatırımcıların doğru bilgiye ulaşmasını sağlayan temel sistemdir. Piyasa Yapıcı ise sorumlu olduğu sermaye piyasası aracında likiditeyi sağlamak ve düzenli bir piyasa oluşmasına katkıda bulunmakla görevli yatırım kuruluşudur. Bu tanımlar ve disiplin hükümleri, sermaye piyasalarının sağlıklı işleyişinin temel taşlarını oluşturmaktadır. Sınavda özellikle sayısal limitler, zamanaşımı süreleri ve yetkili merciler konusundaki detaylara dikkat edilmesi gerekmektedir.
Bölüm 3
Sermaye piyasaları ve borsa yönetimi üzerine gerçekleştirdiğimiz dersimize, borsaların ve piyasa işleticilerinin denetim süreçleri ile devam ediyoruz. Borsalar, finansal ölçütlere ilişkin faaliyetlerinin boyutu ve karmaşıklık seviyesiyle orantılı olacak şekilde, iç veya dış denetim mekanizmalarını işletmekle yükümlüdür. Bu kapsamda, kuruluş aşamasından sonra iki yılda birden az olmamak koşuluyla faaliyetlerin gözden geçirilmesi ve raporlanması esastır. Bu denetim faaliyetleri için yeterli tecrübe ve bilgi birikimine sahip, bağımsız iç veya dış denetçilerin görevlendirilmesi yasal bir zorunluluktur. Denetimlerin sıklığı, borsanın faaliyetlerinin karmaşıklığına göre belirlenir. Bu noktada sınav hazırlığı açısından temel bir bilgiyi hatırlatmakta fayda görüyorum. Türkiye'de borsaların ve piyasa işleticilerinin kuruluşuna izin verme yetkisi doğrudan Cumhurbaşkanına aittir. Borsa İstanbul bünyesinde işlem yapabilecek kuruluşlar arasında aracı kurumlar, ticari bankalar, yatırım ve kalkınma bankaları ile katılım bankaları yer alırken, bağımsız denetim şirketlerinin borsa bünyesinde işlem yapma yetkisi bulunmamaktadır. Ayrıca Borsa İstanbul bünyesinde kurulan komiteler arasında riskin erken saptanması komitesi, uyuşmazlık komitesi, denetim komitesi ve disiplin komitesi yer alırken, rekabet komitesi gibi bir yapı borsa bünyesinde bulunmamaktadır. Borsa İstanbul'un pay sahipleri arasında ise Borsa İstanbul Anonim Şirketi'nin kendisi, Türkiye Varlık Fonu, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ve çeşitli yatırım kuruluşları yer almaktadır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ise Borsa İstanbul'un pay sahipleri arasında yer almamaktadır. Şimdi Borsa İstanbul Anonim Şirketi Pay Piyasası konusuna ve bu piyasada kullanılan temel tanımlara geçelim. Pay piyasası işlemlerini doğru analiz edebilmek için terminolojiye hakim olmak sınav başarısı için kritiktir. Emir aracısı veya fon kodu olarak tanımlanan AFK, önceki yapıda acente veya fon kodu olarak bilinmekteydi. Ağırlıklı ortalama fiyat, yani AOF, işlemlerin hacim ağırlıklı ortalamasını ifade eder. Pay piyasası tarafından yayımlanan günlük veriler borsa bülteninde yer alır. Borsa yatırım fonları BYF kısaltmasıyla, endekse bağlı devre kesici sistemi ise EBDKS kısaltmasıyla ifade edilir. Pay piyasasında işlem gören her bir sermaye piyasası aracı için alış ve satış emirlerinin toplandığı, sıralandığı ve eşleştiği elektronik ortama emir defteri denir. Emtia sertifikaları EMS, emtia pazarı ise EP kısaltmasıyla temsil edilir. Borsa İstanbul Anonim Şirketi Genel Müdürü veya ilgili genel müdür yardımcısı genel müdürlük makamını ifade ederken, girişim sermayesi pazarı GSP, gayrimenkul yatırım fonu GMF, gayrimenkul sertifikası GMS ve girişim sermayesi yatırım fonu GSF kısaltmalarıyla takip edilir. Sermaye piyasası araçlarını ihraç eden veya ihraç etmek üzere Sermaye Piyasası Kuruluna başvuruda bulunan tüzel kişiler ile kanuna tabi yatırım fonları ihraççı olarak tanımlanır. Piyasanın işlem yapılmak üzere açık olduğu günler işlem günü olarak kabul edilir. otuz Aralık iki bin on iki tarihli ve altı bin üç yüz altmış iki sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, tüm bu süreçlerin yasal dayanağını oluşturur. Kamuyu Aydınlatma Platformu yani KAP, kanunun üçüncü maddesinin birinci fıkrasının k bendinde tanımlanan ve kamunun bilgilendirilmesini sağlayan elektronik sistemdir. Yatırımcının fona katılımını gösteren ve kayden izlenen sermaye piyasası aracına katılma belgesi veya katılma payı denir. Bu araçların kaydi takibi Merkezi Kayıt Kuruluşu Anonim Şirketi yani Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından gerçekleştirilir. Likidite sağlayıcı işlemlerinde kullanılan müşteri hesapları LSM, portföy hesapları ise LSP koduyla izlenir. Borsada yaşanacak olağan dışı durumlarda yedek merkez olarak kullanılmak üzere oluşturulan yapıya Olağanüstü Durum Merkezi yani ODM denir. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ÖİB kısaltmasıyla ifade edilirken, borsa tarafından belirlenen limitler dahilindeki emirlerin emir defterine girilmeden üye tarafından işleme dönüştürülme talebine özel işlem bildirimi denir. Piyasa yapıcı kavramı sınavda sıklıkla karşımıza çıkan önemli bir tanımdır. Piyasa yapıcı, sorumlu olduğu sermaye piyasası aracının piyasasının dürüst, düzenli ve etkin çalışmasını sağlamak, ayrıca likiditeye katkıda bulunmak amacıyla faaliyet gösteren, yönetim kurulu ölçütlerine göre genel müdürlükçe yetkilendirilmiş borsa üyesi yatırım kuruluşudur. İşlem gören yatırım araçlarının türlerine ve işleyiş esaslarına göre oluşturulan farklı alım satım ortamlarına ise piyasa, pazar veya platform adı verilir. Bu kapsamda Piyasa Öncesi İşlem Platformu yani PÖİP, halka açık ortaklık statüsünde olup payları borsada işlem görmeyen ortaklıkların paylarının kota alınmadan işlem görebilmesi için oluşturulmuştur. Pay piyasası PP, pay piyasası direktörlüğü ise PPD kısaltmasıyla anılır. Piyasa yapıcı müşteri hesabı PYM, piyasa yapıcı portföy hesabı ise PYP olarak kodlanır. BISTECH platformu üzerindeki pay piyasası alım satım sistemi ise genel olarak sistem olarak adlandırılır. Yatırım kuruluşu kavramı, Sermaye Piyasası Kanunu'nun üçüncü maddesinin birinci fıkrasının v bendinde tanımlanan kuruluşları ifade eder. Yakın İzleme Pazarı YİP, yeni pay alma hakkı YPAH, yapılandırılmış ürünler ve fon pazarı ise YÜFP kısaltmalarıyla temsil edilir. Pay piyasasında işlem görecek sermaye piyasası araçları yönetim kurulu tarafından belirlenir ve bu araçların işlem göreceği pazar veya platform bilgileri işlem başlamadan önce KAP üzerinden ilan edilir. Anonim ortaklıklarca ihraç edilen ve ortaklık sermaye payını temsil eden kıymetli evrak niteliğindeki menkul kıymetlere pay denir. Pay sahibi olmak, ilgili şirkete ortak olmayı ifade eder. Payları borsada işlem gören ortaklıkların bedelli sermaye artırımlarına mevcut ortakların öncelikli katılma hakkına ise yeni pay alma hakkı denir. Bu hakların alınıp satılabilmesi için belirli bir süre dahilinde borsa bünyesinde işlem sırası açılır. Borsa yatırım fonları, yani BYF'ler, sınavda teknik detaylarıyla sorulan bir diğer önemli konudur. BYF, katılma payları borsada işlem gören, fon portföyünün kompozisyonunu yansıtacak şekilde varlıkların veya nakdin teslimiyle katılma payı oluşturulabilen, tüzel kişiliği bulunmayan bir malvarlığıdır. Bu fonlar portföy yönetim şirketleri tarafından bir içtüzük ile kurulur ve inançlı mülkiyet esaslarına göre işletilir. BYF'ler bir endeksi baz alır ve bu endeksin performansını yatırımcıya yansıtmayı amaçlar. Katılma belgeleri yetkili yatırım kuruluşları vasıtasıyla pay piyasasında alınıp satılabilir. BYF'lerin işlem görmeye başlaması, borsa yönetim kurulu kararının KAP'ta ilanını izleyen iki. iş günü gerçekleşir. Fon portföyündeki varlıklar Takasbank veya Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde saklanır. Borsada BYF işlemleri F özellik kodu ile gerçekleştirilir. BYF'lerde lot büyüklüğü bir adet katılma payıdır ve fiyat marjı yüzde yirmi olarak uygulanır. Bu fonlarda küsurat emir iletilemez ve takas işlemleri T artı iki, yani işlem gününü izleyen ikinci iş günü gerçekleştirilir. BYF katılma belgelerinde uygulanan fiyat adımları, fiyat seviyelerine göre değişkenlik gösterir ve bu rakamlar sınav açısından önem arz eder. sıfır virgül on Türk Lirası ile kırk dokuz virgül dokuz yüz doksan dokuz Türk Lirası arasındaki fiyat seviyelerinde fiyat adımı sıfır virgül on Türk Lirası'dir. elli virgül sıfır Türk Lirası ile doksan dokuz virgül dokuz yüz doksan dokuz Türk Lirası arasında fiyat adımı sıfır virgül yirmi Türk Lirası olarak uygulanır. yüz virgül sıfır Türk Lirası ile iki yüz kırk dokuz virgül dokuz yüz doksan dokuz Türk Lirası arasında sıfır virgül elli Türk Lirası, iki yüz elli virgül sıfır Türk Lirası ile dört yüz doksan dokuz virgül dokuz yüz doksan dokuz Türk Lirası arasında sıfır virgül yüz Türk Lirası fiyat adımı geçerlidir. Fiyat seviyesi beş yüz virgül sıfır Türk Lirası ile dokuz yüz doksan dokuz virgül dokuz yüz doksan dokuz Türk Lirası arasına çıktığında fiyat adımı sıfır virgül iki yüz elli Türk Lirası olur. 1sıfır virgül sıfır Türk Lirası ile 2dört yüz doksan dokuz virgül sıfır Türk Lirası arasında sıfır virgül beş yüz Türk Lirası fiyat adımı uygulanırken, 2beş yüz virgül sıfır Türk Lirası ve üzerindeki fiyat seviyelerinde fiyat adımı bir virgül sıfır Türk Lirası olarak belirlenmiştir. BYF birim pay değeri en az bir Türk Lirası olacak şekilde belirlenir ve kurucu, seans saatleri içerisinde fonun toplam değerini ve birim pay değerini güncelleyerek kendi internet sitesinde ve en az iki veri yayın kuruluşunda ilan etmekle yükümlüdür. Bir diğer önemli sermaye piyasası aracı olan yatırım kuruluşu varantları, sahibine dayanak varlığı önceden belirlenen bir fiyattan belirli bir tarihte veya tarihe kadar alma veya satma hakkı veren menkul kıymetleştirilmiş opsiyonlardır. Varantlar pay piyasası bünyesindeki yapılandırılmış ürünler ve fon pazarında V özellik kodu ile işlem görür. Varantlarda hem Avrupa tipi hem de Amerikan tipi seçenekler bulunabilir. Alım hakkı verenler call, satım hakkı verenler ise put olarak adlandırılır. Varantlar gibi ihraççıyı yatırımcıya karşı mali yükümlülük altına sokan bir diğer araç ise sertifikalardır. Turbo sertifikalar, iskontolu sertifikalar ve endeks sertifikaları gibi türleri mevcuttur. İskontolu sertifikalar, dayanak varlığa piyasa değeri üzerinden belirli bir iskonto ile yatırım yapma imkanı sağlarken, yatırımcının belirli bir azami fiyatın üzerindeki getiriden feragat etmesi esasına dayanır. Sertifikalar da yapılandırılmış ürünler ve fon pazarında işlem görmektedir. Sahipliğe dayalı kira sertifikaları ise varlık kiralama şirketleri tarafından, kaynak kuruluştan devralınacak varlık ve hakların finansmanı için ihraç edilir. Bu sertifikalarda dayanak varlığın mülkiyetinin varlık kiralama şirketine devri zorunludur. İhraç tutarı, varlığın değerleme raporundaki gerçeğe uygun değerinin belirli bir oranını aşamaz. Gayrimenkul sertifikaları ise inşa edilecek veya edilmekte olan projelerin finansmanında kullanılır ve gayrimenkulün belirli bir alan birimini temsil eder. Bu sertifikaların borsada işlem görmesi için ihraççıların Sermaye Piyasası Kurulu onayına paralel olarak borsaya da başvurması zorunludur. Gayrimenkul yatırım fonları ve girişim sermayesi yatırım fonları da nitelikli yatırımcılardan toplanan paralarla oluşturulan, tüzel kişiliği olmayan malvarlıklarıdır. Emtia sertifikaları ise altın ve gümüş gibi kıymetli madenlere spot piyasada yatırım yapmak isteyenler için bir alternatiftir ve S1 özellik kodu ile emtia pazarında işlem görür. Darphane tarafından ihraç edilen sertifikalar da bu kapsamdadır. Pazarlar ve borsa dışı işlemlere geçtiğimizde, birincil piyasa işlemlerinin esaslarını ele almamız gerekir. Payların halka arzı mevzuat çerçevesinde birincil piyasada gerçekleştirilir. Girişim sermayesi pazarında işlem görecek payların nitelikli yatırımcılara ilk satışı, Sermaye Piyasası Kurulu onaylı izahnamede belirtilmesi kaydıyla borsada yapılabilir. Borsada halka arz yoluyla satış yapmak isteyen ihraççıların başvurusu uygun görüldüğünde, durum işlemden en az iki iş günü önce KAP'ta ilan edilir. Rüçhan hakkı kullanımından kalan payların satış duyurusu ise satıştan en az bir işlem günü önce ilan edilmelidir. Birincil piyasada talep toplama yöntemiyle halka arz edilen paylar HE, sürekli işlem yöntemiyle arz edilenler veya kalan paylar ise BE koduyla işlem görür. Önemli bir kural olarak, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından özel izin verilmedikçe, birincil piyasada paylar nominal değer olan bir Türk Lirası'nin altında işlem göremez. Borsada ilk defa halka arz edilen şirketlerin birincil piyasa işlemleri sürekli işlem, sabit fiyat ve değişken fiyat yöntemleriyle gerçekleştirilir. Sürekli işlem yöntemiyle yapılan halka arzların iki günde tamamlanması esastır, ancak üye talebiyle bu süre uzatılabilir. İlk halka arzda birincil piyasadaki ilk işlem günü baz fiyatı, izahnamedeki halka arz fiyatının en yakın fiyat adımına yuvarlanmasıyla bulunur. Halka arz süresi iki gün ise ikincil piyasadaki fiyat marjları uygulanır. Birincil piyasada satış tamamlandıktan sonra paylar ilgili pazarda işlem görmeye başlar ve ikincil piyasadaki ilk seansın baz fiyatı, birincil piyasadaki son seansın kapanış fiyatıdır. Birincil piyasada özel işlem bildirimi yapılamayacağını da sınav notu olarak eklemeliyim. Talep toplama yöntemleri arasında sabit fiyatla talep toplama ve değişken fiyatla talep toplama yöntemleri bulunur. Talep toplama aşaması en az bir iş günü, en fazla üç iş günü sürer. Dağıtım aşamasında ise emirler Merkezi Kayıt Kuruluşu sicil numarası kullanılarak yatırımcı bazında tekleştirilir. Aynı Merkezi Kayıt Kuruluşu numarasına sahip mükerrer emirlerden sadece fiyat ve zaman önceliğine sahip olan ilk emre dağıtım yapılır. Merkezi Kayıt Kuruluşu sicil numarası bulunmayan hesaplardan iletilen emirler dağıtıma konu edilmez. Sabit fiyat yönteminde emirler tek bir fiyatla sisteme gönderilir ve fiyat önceliği değil, zaman önceliği kuralı geçerlidir. Değişken fiyat yönteminde ise belirlenen fiyat aralığında emir verilir. Eğer talep arzdan fazlaysa, arzın tamamının karşılandığı fiyat seviyesi halka arz fiyatı olarak belirlenir. Dağıtım her bir emre birer lot verilerek sırayla gerçekleştirilir. Takas işlemleri ise dağıtım gününü takip eden ikinci iş günü, yani T artı iki'de yapılır. Birincil piyasadaki seans saatleri genellikle on:otuz ile on üç:sıfır arasındadır. Sabit ve değişken fiyat yöntemlerinde dağıtım aşaması saat on sekiz:on beş'ten sonra başlar. Halka arz sonrası fiyat istikrarını sağlayıcı işlemler de belirli kurallara tabidir. Bu işlemlerde halka arz fiyatının üzerinde alım emri verilemez. Fiyat istikrarından sorumlu yatırım kuruluşu, bu işlemler için ayrı bir hesap açmak ve borsa emirlerinde bu hesap numarasını kullanmak zorundadır. İkincil piyasa işlemlerinde pazar yapılanması, şirketlerin büyüklük, derinlik ve likidite özelliklerine göre gruplandırılmıştır. Mevcut yapıda Yıldız Pazar, Ana Pazar, Alt Pazar, Yakın İzleme Pazarı, Piyasa Öncesi İşlem Platformu, Yapılandırılmış Ürünler ve Fon Pazarı, Girişim Sermayesi Pazarı ve Emtia Pazarı bulunmaktadır. Pazarların belirlenmesinde kullanılan kriterler ve eşik değerler sınavda en çok soru gelen alanlardan biridir. Yıldız Pazar'da yer almak için şirketin toplam piyasa değerinin altı milyar Türk Lirası'den büyük olması gerekir. Fiili dolaşımdaki payların piyasa değeri, yani FDPD, Yıldız Pazar için bir milyar Türk Lirası'den, Ana Pazar için ise dört yüz milyon Türk Lirası'den büyük olmalıdır. Fiili dolaşım oranı her iki pazar için de yüzde on'un üzerinde olmalıdır. Eğer şirkette imtiyazlı paylar varsa, fiili dolaşım oranının yüzde doksan'ın altında olması şartı aranır. Yıldız Pazar için yerli fon kriteri otuz milyon Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Likidite kriteri ise Yıldız Pazar'da sıfır virgül on beş'ten, Ana Pazar'da ise sıfır virgül beş'ten küçük olmalıdır. Bu kriterlerin bazı istisnaları mevcuttur. Fiili dolaşım oranı yüzde beş'ten büyük olan paylardan, FDPD'si üç milyar Türk Lirası'nin üstünde ve likiditesi sıfır virgül bir'den küçük olanlar doğrudan Yıldız Pazar'a alınır. Alt Pazar'da yer alıp FDPD'si dört yüz elli milyon Türk Lirası'nin üstünde olan ve yüzde on'dan fazla temettü getirisi sağlayan şirketler veya FDPD'si yedi yüz elli milyon Türk Lirası'nin üstünde olup likiditesi sıfır virgül iki'den küçük olanlar Ana Pazar'a geçebilir. Pazar değerlendirmeleri yılda en az iki kez, son bir yıllık verilerin ortalaması kullanılarak yapılır. Yeni işlem görmeye başlayan şirketler ilk üç ay değerlendirmeye alınmaz ve ilk on iş günündeki verileri likidite hesaplamasına dahil edilmez. Fiili dolaşım oranı yüzde beş'in altında kalan şirketler ise Piyasa Öncesi İşlem Platformu'na alınabilir. Pazarlarda uygulanan işlem esasları da farklılık gösterir. Yıldız Pazar, Ana Pazar ve Alt Pazar'da sürekli işlem yöntemi uygulanırken, Yakın İzleme Pazarı ve Piyasa Öncesi İşlem Platformu'nda günde beş kez tek fiyat yöntemi uygulanır. Açığa satış ve kredili işlem imkanı sadece Yıldız Pazar ve Ana Pazar'da mevcuttur; Alt Pazar, YİP ve PÖİP'te bu işlemler yapılamaz. Brüt takas uygulaması Alt Pazar, YİP ve PÖİP'te zorunluyken, Yıldız ve Ana Pazar'da genel bir zorunluluk yoktur. Özkaynak oranları Yıldız Pazar'da yüzde doksan, Ana Pazar'da yüzde yetmiş beş olarak uygulanırken, diğer pazarlarda yüzde sıfır'dır. Fiyat marjları Yıldız Pazar'da yüzde yirmi, Ana Pazar'da yüzde on beş, Alt Pazar, YİP ve PÖİP'te ise yüzde on olarak belirlenmiştir. Devre kesici tetikleme oranları Yıldız Pazar'da yüzde on, Ana Pazar'da yüzde yedi virgül beş ve Alt Pazar'da yüzde beş'tir. Devre kesici sonrası emir toplama süresi Yıldız Pazar'da beş dakika iken, Ana ve Alt Pazar'da on beş dakikadır. Özel bir durum olarak Türkiye İş Bankası Anonim Şirketi'nin A, B ve Kurucu payları, hangi pazarda olduklarına bakılmaksızın günde beş kez tek fiyat yöntemiyle işlem görür. Bu paylarda kredili alım ve açığa satış yapılamaz, özkaynak oranı yüzde sıfır olarak uygulanır. İş Bankası Kurucu paylarında fiyat marjı yüzde elli gibi istisnai bir orandadır. Ayrıca, teminat almaksızın alım emri kabul edilebilmesine yönelik istisnalar kural olarak sadece Yıldız Pazar payları için geçerlidir, ancak kollektif yatırım kuruluşları ve emeklilik fonları için Ana Pazar'da da uygulanabilir. Son olarak Yakın İzleme Pazarı'nın işlevine değinelim. Bu pazar, kamuyu aydınlatma yükümlülüklerini yerine getirmeyen, mali veya hukuki açıdan riskli duruma düşen veya ortaklık yapısında olağan dışı gelişmeler olan şirketlerin paylarının işlem gördüğü yerdir. Yatırımcıların korunması amacıyla bu şirketler sürekli gözetim altında tutulur. Yönetim Kurulu, bir şirketi bu pazara almadan önce ilgili ortaklığı uyarabilir veya belirli bir süre tanıyabilir. Bu pazarda işlem görmek, şirketin borsa kotundan tamamen çıkarılmasından önceki son aşama olarak da değerlendirilebilir ve yatırımcılara likidite imkanı sağlamaya devam eder. Bir sonraki dersimizde bu pazarlardaki emir türleri ve eşleşme prensipleri ile devam edeceğiz. Sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü pazarlarda uygulanan teminat ve emir kabul esaslarını inceleyerek dersimize başlayalım.
Bölüm 4
Sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü pazarlarda uygulanan teminat ve emir kabul esaslarını inceleyerek dersimize başlayalım. Yatırım kuruluşlarının istisnalar kapsamında teminat almaksızın alım emri kabul edebilmesine yönelik hükümler, kural olarak yalnızca Yıldız Pazar bünyesinde yer alan paylar için geçerlidir. Ancak bu noktada Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yatırımcı, pazar veya pay bazında alınabilecek özel kararların saklı tutulduğunu belirtmek gerekir. Sermaye Piyasası Kanununa tabi olan kolektif yatırım kuruluşları ile emeklilik fonlarına ilişkin işlemlerde ise durum farklılık göstermektedir. Kurulun kredili alım ve açığa satışla ilgili düzenlemeleri uyarınca, müşterinin malvarlığı ve ödeme gücü dikkate alınarak belirlenmiş istisnalar çerçevesinde, teminat almaksızın alım emri kabul edilebilmesine yönelik hükümler Ana Pazar bünyesindeki paylar için de uygulanabilmektedir. Bu ayrım, risk yönetimi ve piyasa likiditesi açısından büyük önem taşımaktadır. Tek fiyat işlem yöntemiyle ilgili teknik detaylara geçtiğimizde, bu yöntem için belirlenen sayılara açılış seansı ve kapanış seansı fiyat belirleme süreçlerinin dahil edildiğini, ancak kapanış fiyatından işlemler seansının bu kapsamda değerlendirilmediğini görmekteyiz. Sınav hazırlığı sürecinde özkaynak oranları ve takas pozisyonları ile ilgili tanımlara da hakim olmanız gerekmektedir. İlgili payın kredili alım, açığa satış, ödünç alma veya ödünç verme işlemlerine dair özkaynak hesabında hangi orana kadar özkaynak olarak kabul edilebileceğini gösteren oranlar, Kurul düzenlemeleriyle belirlenir. Eğer spesifik bir oran belirtilmemişse, genel Kurul hükümleri geçerli kabul edilir. Benzer şekilde, belirli bir anda oluşabilecek açık takas pozisyonunu veya takas gerçekleşene kadar ilgili pay için asgari olarak bulundurulması gereken özkaynak oranları da aynı düzenlemelere tabidir. Emir türleri açısından bakıldığında, Yıldız Pazar ve Ana Pazar ile açılış seansına dahil olan pay dışındaki sermaye piyasası araçlarında, açılış seansında piyasa ve piyasadan limite emir türleri ile emir girişi yapılabilmektedir. Borsa İstanbul bünyesindeki pazar yapılarını daha yakından inceleyelim. Yıldız Pazar, Ana Pazar ve Alt Pazar, şirketlerin sağlaması gereken belirli kriterlere göre sınıflandırılmaktadır. Bu kriterler pazarları belirleme kriterleri tablosunda detaylandırılmıştır. Yapılandırılmış Ürünler ve Fon Pazarı, kısa adıyla YÜFP, borsa yatırım fonu katılma belgeleri, varantlar, sertifikalar, sahipliğe dayalı kira sertifikaları, gayrimenkul sertifikaları, gayrimenkul yatırım fonları ve girişim sermayesi yatırım fonlarının işlem gördüğü bir mecradır. Bu pazarda işlem gören araçlar temel olarak sürekli işlem yöntemine tabidir. Ancak piyasa yapıcılı sürekli işlem ve tek fiyat işlem yöntemleri, piyasa yapıcılık başlığı altındaki esaslar dahilinde uygulanmaktadır. Takas işlemleri ise yürürlükteki genel düzenlemeler kapsamında gerçekleştirilir ve bu konudaki uygulama yetkisi Borsa Genel Müdürlüğüne aittir. Emtia Pazarı, borsada işlem görmesi uygun bulunan emtia sertifikalarının işlem gördüğü özel bir pazardır. Bu pazardaki işlem esasları, ilgili sermaye piyasası aracına özgü bölümlerde ayrıca düzenlenmiştir. Yatırımcıların korunması açısından kritik bir öneme sahip olan Yakın İzleme Pazarı ise olağan dışı durumların ortaya çıktığı, kamuyu aydınlatma yükümlülüklerinin yerine getirilmediği veya yatırımcı haklarının risk altında olduğu durumlarda şirketlerin alındığı bir pazardır. Bir şirketin paylarının Borsa kotundan veya işlem gördüğü pazardan geçici ya da sürekli çıkarılması sonucunu doğurabilecek gelişmeler yaşandığında, bu şirketler Yakın İzleme Pazarına alınarak sürekli gözetim ve denetim altında tutulur. Yönetim Kurulu, bir ortaklığı bu pazara almadan önce durumu düzeltmesi için uyarabilir veya ek süre tanıyabilir. Girişim Sermayesi Pazarı, halka açık olmayan ortaklıkların sermaye artırımı yoluyla ihraç ettikleri payların yalnızca nitelikli yatırımcılar arasında işlem gördüğü bir platformdur. Nitelikli yatırımcı tanımına girmeyen kişilerin bu pazarda işlem yapması mümkün değildir. Bu pazarda işlem görecek paylar için Ana Pazar işlem esasları geçerlidir ve ilk işlem gününde baz fiyatın tespitinde ihraç fiyatı esas alınır. Yatırım kuruluşları, bu pazarda işlem yapan müşterilerinin nitelikli yatırımcı olduğunu belgelemekle yükümlüdür; aksi takdirde doğabilecek tüm sorumluluk ilgili üyeye aittir. Piyasa Öncesi İşlem Platformu, halka açık ortaklık statüsünde olup payları borsada işlem görmeyen şirketler için oluşturulmuştur. Bu platformda tek fiyat yöntemi uygulanır ve gün içerisinde beş kez fiyat belirlenir. İlk işlem gününde serbest marj uygulanırken, sonraki süreçlerde baz fiyat ve fiyat marjları üzerinden sınırlar hesaplanır. Bu platformdaki paylar brüt takas uygulamasına tabidir ve açığa satış veya kredili menkul kıymet işlemlerine konu edilemezler. Ayrıca fiili dolaşım oranı yüzde beş'in altında kalarak diğer pazarlardan bu platforma alınan paylar için özel baz fiyat hesaplama yöntemleri uygulanmaktadır. Toptan alış satış işlemleri, belirli bir miktarın üzerindeki pay işlemlerinin organize bir piyasada, güven ve şeffaflık içinde gerçekleştirilmesini sağlar. Sermaye artırımı yoluyla ihraç edilen payların veya mevcut ortakların sahip olduğu payların tahsisli satışı bu kapsamda değerlendirilir. Bu işlemler için asgari işlem tutarı yüz milyon Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Ancak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilecek işlemlerde bu miktar Borsa Genel Müdürlüğü tarafından serbestçe belirlenebilir. Toptan alış satış işlemlerinde fiyat adımı bir kuruş olarak uygulanır ve takas işlemleri Borsa Genel Müdürlüğünün onayı ile olağan takas düzeninin dışında gerçekleştirilebilir. Yeni pay alma hakları, yani rüçhan hakları, nakdi sermaye artışı sürecinde R özellik koduyla işleme açılır. Bu haklar pay piyasası kurallarına göre işlem görür ve işlem birimi bir lot olarak uygulanır. Bir lot, bir Türk Lirası nominal değerli payın sahip olduğu yeni pay alma hakkını ifade eder. Yeni pay alma hakkı sıralarında fiyat marjı, pazarın açılış gününden fiyat tesciline kadar serbest bırakılırken, tescili takip eden seanslarda yüzde elli olarak uygulanmaktadır. Bu sıralarda açılış ve kapanış seansları düzenlenmez. Resmi müzayede işlemleri, mahkemeler veya icra daireleri gibi resmi makamların talebi üzerine gerçekleştirilen satışlardır. Bu işlemler seans saatleri içinde ve ilgili sermaye piyasası aracının ikincil piyasadaki işlem sırasında yapılır. Satışın tek bir günde tamamlanması esastır. Eğer ilgili sıranın kapalı olması nedeniyle işlem yapılamazsa, satış takip eden günlerde gerçekleştirilir. Faaliyeti durdurulmuş yatırım kuruluşlarının hesaplarındaki kıymetlerin satışı durumunda ise Takasbank veya Merkezi Kayıt Kuruluşu talebiyle işlemler yürütülür. Pay piyasasında seans saatleri, işlemlerin düzenli yürütülmesi için titizlikle belirlenmiştir. Tam iş günlerinde Yıldız Pazar, Ana Pazar, Alt Pazar, Yapılandırılmış Ürünler ve Fon Pazarı, Yakın İzleme Pazarı, Girişim Sermayesi Pazarı, Piyasa Öncesi İşlem Platformu ve Emtia Pazarı için işlemler saat dokuz:kırk'ta başlar ve on sekiz:on'da sona erer. Seansın bölümlerine baktığımızda, dokuz:kırk ile on:sıfır arası açılış bölümüdür. Bu sürenin ilk on beş dakikası olan dokuz:kırk ile dokuz:elli beş arası emir toplama sürecidir. Saat dokuz:elli beş'te ise açılış fiyatı belirlenir. Sürekli işlem bölümü saat on:sıfır'da başlar ve on sekiz:sıfır'e kadar kesintisiz devam eder. Gün sonunda saat on sekiz:sıfır ile on sekiz:yedi arasında kapanış seansı gerçekleştirilir. Kapanış seansının ardından on sekiz:yedi ile on sekiz:on arasında kapanış fiyatından işlemler bölümü yer alır. Yarım iş günlerinde ise tüm bu süreçler öne çekilerek seans saat on iki:kırk'ta tamamlanır. İşlem esaslarına dair temel kavramlardan biri olan lot, bir sermaye piyasası aracından işlem yapılabilecek asgari miktarı ifade eder. Pay piyasasında bir virgül sıfır Türk Lirası nominal değerli pay bir adet veya bir lot olarak kabul edilir. Borsa yatırım fonlarında da lot büyüklüğü bir adet katılım payıdır. Küsurat sıraları haricinde lottan daha küçük miktarlı emir verilemez. Sistemde kullanılan özellik kodlarını bilmek sınavda teknik soruları cevaplamanız için gereklidir. Örneğin paylar için nokta E, varantlar için nokta V, rüçhan hakları için nokta R ve temerrüt işlemleri için nokta TE kodları kullanılır. Gayrimenkul yatırım fonları nokta F1, girişim sermayesi yatırım fonları ise nokta F2 koduyla temsil edilir. Fiyat ilanları bir Türk Lirası nominal değerli pay üzerinden yapılır ve virgülden sonra üç karakter kuruş hanesi bulunur. Ağırlıklı ortalama fiyat, seans içinde gerçekleşen tüm normal emir işlemlerinin miktar ağırlıklı ortalamasıdır ve sistem tarafından otomatik olarak hesaplanır. Baz fiyat ise bir sermaye piyasası aracının seans içinde işlem görebileceği alt ve üst limitlerin belirlenmesine temel teşkil eder. Genellikle bir önceki işlem gününün kapanış fiyatı baz fiyat olarak alınır. Eğer önceki kapanış fiyatı yoksa, sürekli işlem yönteminde gerçekleşen ilk işlem fiyatı baz fiyat kabul edilir. Varant ve sertifika sıralarında ise baz fiyat uygulaması bulunmamaktadır. Fiyat adımları, bir payın fiyatında gerçekleşebilecek en küçük değişimi ifade eder. Paylarda ve yeni pay alma haklarında fiyat seviyesine göre kademeli bir yapı mevcuttur. Örneğin fiyatı sıfır virgül on Türk Lirası ile on dokuz virgül dokuz yüz doksan dokuz Türk Lirası arasında olan paylarda fiyat adımı sıfır virgül on Türk Lirası iken, fiyat 2beş yüz Türk Lirası ve üzerine çıktığında fiyat adımı iki virgül beş yüz Türk Lirası olmaktadır. Borsa yatırım fonlarında da benzer bir kademeli yapı uygulanır. Varantlarda, sertifikalarda ve toptan alış satış işlemlerinde ise her fiyat seviyesi için fiyat adımı sabit bir kuruş olarak belirlenmiştir. Fiyat değişim sınırları veya diğer adıyla fiyat marjları, piyasa istikrarını korumak amacıyla uygulanır. Yıldız Pazar'da ve borsa yatırım fonlarında bu marj artı eksi yüzde yirmi'dir. Ana Pazar'da yüzde on beş, Alt Pazar ile Yakın İzleme Pazarı ve Piyasa Öncesi İşlem Platformu'nda ise yüzde on olarak uygulanmaktadır. Yeni pay alma haklarında bu sınır yüzde elli'ye kadar çıkarken, gayrimenkul ve emtia sertifikalarında daha dar bir marj olan yüzde beş uygulanır. Kapanış seansında ise sürekli işlem bölümündeki son fiyatın artı eksi yüzde üç'ü kadar bir marj söz konusudur. İşlem yöntemleri arasında sürekli işlem ve tek fiyat yöntemleri temel direkleri oluşturur. Sürekli işlem yöntemi, emirlerin öncelik kurallarına göre anlık olarak eşleştirildiği çok fiyat yöntemidir. Tek fiyat yöntemi ise emirlerin belirli bir süre toplanıp, en yüksek işlem miktarını sağlayan tek bir fiyat üzerinden eşleştirilmesidir. Tek fiyat yöntemi uygulanan araçlarda günde beş kez fiyat belirlenir. Bu saatler dokuz:elli beş, on iki:elli beş, on üç:elli beş, on yedi:elli beş ve on sekiz:beş olarak sabitlenmiştir. Emir toplama aşamasında derinlik bilgisi gösterilmezken, teorik eşleşme fiyatı ve miktarı yatırımcılara sunulur. Açılış seansı algoritması, en çok işlem miktarını sağlayan fiyatı bulmaya odaklanır. Eğer birden fazla fiyat seviyesinde aynı miktar oluşursa, kalan miktarın en az olduğu fiyat seçilir. Eşitlik bozulmazsa piyasa baskısının yönüne, yani alış veya satış ağırlığına bakılır. Son aşamada ise referans fiyata en yakın olan fiyat açılış fiyatı olarak belirlenir. Bu süreçte piyasa emirleri, piyasadan limite emirler ve limit fiyatlı emirler sırasıyla öncelik sahibidir. Dengeleyici emirler ise fiyat belirleme sürecine katılmaz, ancak belirlenen fiyat üzerinden kalan emirlerle eşleşmek üzere sisteme dahil edilirler. Son olarak veri yayın süreçlerine değinmek gerekirse, BISTECH veri yayın sistemi aracılığıyla referans ve eşanlı veriler piyasaya iletilir. Referans veriler gün içinde değişmeyen tanımlayıcı bilgilerdir. Eşanlı veriler ise emirler, işlemler ve hacim gibi dinamik bilgileri içerir. Emir toplama aşamalarında denge fiyatı ve miktarı sürekli olarak yayınlanarak piyasa şeffaflığı sağlanır. Kapanış seansı da benzer bir mantıkla çalışarak, günün son işlemlerinin adil bir fiyat seviyesinden gerçekleşmesini temin eder. Bu teknik detaylar, sermaye piyasalarının işleyiş mekanizmasını anlamak ve lisanslama sınavlarında başarılı olmak için temel teşkil etmektedir. Sermaye piyasalarında emirlerin eşleşme prensiplerini ve tek fiyat yöntemindeki öncelik kurallarını inceleyerek dersimize devam edelim. Tek fiyat yönteminde fiyatlı emirler ile dengeleyici emirlerin yönetimi büyük önem arz etmektedir.
Bölüm 5
Sermaye piyasalarında emirlerin eşleşme prensiplerini ve tek fiyat yöntemindeki öncelik kurallarını inceleyerek dersimize devam edelim. Tek fiyat yönteminde fiyatlı emirler ile dengeleyici emirlerin yönetimi büyük önem arz etmektedir. Bu sistemde piyasa emirleri ile piyasadan limite emirler arasında öncelikle zaman önceliğine bakılmaktadır. Tek fiyat yönteminde sisteme girilen piyasa emirlerinin, limit fiyatlı emirlere göre fiyat önceliği bulunsa da, piyasa emirleri kendi aralarında zaman önceliğine göre sıralanmaktadır. Piyasa emirleri, belirlenen denge fiyatı üzerinden eşleştikten sonra, eğer pasifte kalan piyasa emirleri varsa, bunlar limit fiyatlı emirler ile yine dengeleyici bir unsur olarak denge fiyatı üzerinden eşleşmektedir. Piyasa emirlerinin eşleşmesi tamamlandıktan sonra pasifte hala limit fiyatlı emirler bulunuyorsa, bu emirler kendi aralarında eşleşme sürecine dahil edilirler. Açılış fiyatı belirlenirken, bu fiyattan daha iyi fiyat seviyesindeki limit fiyatlı emirler, yani alış tarafında daha yüksek, satış tarafında ise daha düşük fiyatlı emirler ile tam açılış fiyatı seviyesindeki limit fiyatlı emirler önceliklidir. Bu emirler, önce fiyat sonra zaman önceliği kuralı dikkate alınarak açılış fiyatından eşleşerek işleme dönüşürler. Sınav hazırlığı sürecinde dengeleyici emirlerin mahiyetini iyi kavramak gerekir. Dengeleyici emirler, açılış ve kapanış seansları dahil olmak üzere tek fiyat yöntemi uygulanan tüm seans bölümlerinde, fiyat belirleme sürecine doğrudan katılmayan ancak belirlenen eşleşme fiyatı seviyesinde karşılanmadan kalan emirlerle işlem yapmak üzere sisteme iletilen emirlerdir. Bu emirler arasındaki öncelik sıralaması tamamen emrin sisteme giriş zamanına göre belirlenmektedir. Her iki tarafta da açılış fiyatı seviyesindeki limit fiyatlı emirler tükendiğinde, alış ve satış tarafındaki dengeleyici emirler birbirleriyle karşılaşarak açılış fiyatından işleme dönüşürler. Herhangi bir eşleşmeye konu olmayan dengeleyici emirlerin ise sistem tarafından iptal edildiğini bilmek önemlidir. Veri yayını konusuna geçecek olursak, BISTECH Veri Yayın Sistemi üzerinden Borsa İstanbul bünyesindeki tüm pazar ve piyasalarda işlem gören araçlara ve endekslere ait verilerin iletildiğini görmekteyiz. Bu sistemde veriler referans veriler ve eşanlı veriler olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Referans veriler, ilgili sermaye piyasası aracına veya endekse ait gün içerisinde değişmeyen tanımlayıcı bilgileri içerir. Bunlara örnek olarak aracın tipi, bir önceki işlem gününe ait özet fiyat bilgileri, dahil olduğu sektör, liste ve endeks bilgileri verilebilir. Eşanlı veriler ise seans süresince sürekli değişebilen emirler, işlemler, hacim miktarı, değer ve değişim gibi dinamik bilgileri kapsamaktadır. Veri yayını süreci işlem gününün tarihi ve referans verilerin yayını ile başlar, ardından seans akışına göre eşanlı veri yayını ile devam eder. Emir toplama seanslarında, paylara ilişkin gönderilen emirlere göre oluşan denge fiyatı ve denge miktarı bilgisi kamuoyu ile paylaşılır. Eşleştirme işlemlerinin başlamasıyla birlikte açılış fiyatları, gerçekleşen işlemler ve kalan emirlere ilişkin detaylar veri yayın kuruluşlarına aktarılır. Sürekli işlem seanslarında ise emir defteri değişiklikleri ve gerçekleşen işlemlere bağlı istatistikler anlık olarak gönderilmektedir. Kapanış seansı ve kapanış fiyatının belirlenmesi süreci, sınavda sıklıkla karşımıza çıkan teknik bir konudur. Kapanış seansı, o ana kadar gerçekleşmemiş emirler ile bu bölümde girilen yeni emirlerin kapanış fiyatını belirlemek amacıyla eşleştirildiği zaman dilimidir. Seans kapanış fiyatı, o seansta borsa kaydına alınan en son fiyat olarak tanımlanır. Kapanış seansı işleyiş esaslarına baktığımızda, bu seansın tek fiyat yöntemiyle çalışan özel bir uygulama olduğunu görmekteyiz. Bu süreçte normal seans sürecinden kalan tüm emirler aktarılır ve belirlenmiş zaman dilimi boyunca yeni emirler herhangi bir eşleşme yapılmaksızın sisteme kabul edilir. Süre sonunda en yüksek miktarda işlemin gerçekleşmesini sağlayan tek bir fiyat seviyesi, yani kapanış seansı fiyatı hesaplanır. Pay piyasası pazarlarında sürekli işlem ve tek fiyat yöntemi ile işlem gören E özellik kodlu paylar ve F özellik kodlu borsa yatırım fonlarında bu yöntem uygulanmaktadır. Ancak burada kritik bir istisna mevcuttur; varantlar, sertifikalar, temerrüt sıraları ve yeni pay alma hakkı işlem sıraları kapanış seansına dahil edilmemektedir. Bu ayrım sınav sorularında yanıltıcı bir unsur olarak kullanılabilmektedir. Kapanış seansındaki süreçler, emir toplama ve fiyat belirleme aşamalarından oluşur. Emir toplama aşamasında, bekleyen pasif emirlere ilaveten yeni alış ve satış emirleri sisteme iletilir ancak bu aşamada eşleşme gerçekleşmez. Bu aşamada girilecek emirlerin fiyat sınırları oldukça katı kurallara bağlanmıştır. Kapanış seansında bir sermaye piyasası aracına girilen emirlerin fiyatları, o araçta gerçekleşen son normal emir işlem fiyatının artı veya eksi yüzde üç oranından daha fazla farklı olamaz. Bu yüzde üç marj uygulanırken bulunan üst fiyat en yakın aşağı fiyat adımına, alt fiyat ise en yakın yukarı fiyat adımına yuvarlanarak belirlenir. Serbest marjlı paylarda da son işlem fiyatına göre yüzde üç marj kuralı geçerlidir. Ayrıca, bir sermaye piyasası aracı için o seans hesaplanan baz fiyata göre belirlenmiş genel fiyat değişim sınırlarının dışında bir fiyattan emir girilmesine izin verilmez. Örneğin, baz fiyatı üç virgül sıfır Türk Lirası olan ve yüzde yirmi marjla iki virgül kırk Türk Lirası ile üç virgül altmış Türk Lirası arasında işlem gören bir payın kapanış seansı öncesindeki son işlem fiyatı üç virgül elli sekiz Türk Lirası ise, yüzde üç marj kapsamında girilebilecek minimum fiyat üç virgül kırk sekiz Türk Lirası olurken, maksimum fiyat üç virgül altmış Türk Lirası ile sınırlı kalacaktır. Eğer bir sermaye piyasası aracında kapanış seansının yapıldığı seansın ne açılış bölümünde ne de sürekli işlem bölümünde işlem gerçekleşmemişse, ilgili seans için geçerli olan baz fiyata göre belirlenmiş fiyat marjı sınırları dahilinde emir girilebilir. Serbest marjlı bir araçta bu durum yaşanırsa, kapanış seansında herhangi bir fiyat sınırı olmaksızın emir girişi mümkündür. Kapanış seansına aktarılan emirler arasında, son işlem fiyatının yüzde üç sınırının dışında kalan emirler bulunuyorsa, bu durumda ilgili seansın baz fiyatına göre hesaplanmış genel fiyat değişim sınırları uygulanır. Bu aşamada iletilmiş olan emirler mevcut kurallar dahilinde değiştirilebilir veya iptal edilebilir. Kapanış seansı fiyat belirleme aşaması, açılış fiyatı belirleme sistematiği ile aynıdır. Eğer kapanış seansında bir fiyat belirlenemezse, seansın önceki bölümlerinde gerçekleşen son işlem fiyatı kapanış fiyatı olarak tescil edilir. Hiç işlem gerçekleşmemişse borsa bülteninde kapanış fiyatı olarak açılış fiyatı yer alır; açılış fiyatı da yoksa tüm fiyat alanları sıfır olarak gösterilir. Kapanış fiyatından işlemler aşamasına geçecek olursak, bu aşamanın iki dakika sürdüğünü ve sadece o ana kadar işlem görmüş olan kıymetlere emir girilebildiğini belirtmek gerekir. Bu aşamada girilecek yeni emirler sadece belirlenmiş kapanış fiyatından veya son işlem fiyatından olabilir. Girilen emirler, öncelik kuralları çerçevesinde pasif emirlerle karşılaşarak işleme dönüşür. Bu aşamada girilen emirlerin fiyatları değiştirilemez ancak miktarları artırılıp azaltılabilir veya emirler tamamen iptal edilebilir. Kapanış fiyatından işlemler aşaması öncesinde girilmiş ve bu aşamaya aktarılmış emirler için de özel kurallar mevcuttur. Eğer emir fiyatı kapanış fiyatına eşitse miktar değişikliği ve iptal mümkündür. Ancak emir fiyatı kapanış fiyatından farklıysa, miktarlar sadece azaltılabilir, artırılamaz; fakat bu emirlerin fiyatları kapanış fiyatına güncellenebilir. Bu aşamada gerçekleşen tüm işlemler günlük ağırlıklı ortalama fiyat hesabına dahil edilmektedir. Piyasa yapıcılık faaliyetlerini incelediğimizde, bu faaliyetin sermaye piyasası araçlarındaki alım satım faaliyetinin dürüst, düzenli ve etkin çalışmasını sağlamak amacıyla yürütüldüğünü görüyoruz. Piyasa yapıcı, sorumlu olduğu araçlarda kendi nam ve hesabına çift taraflı kotasyon veya tek taraflı emir vererek likiditeye katkıda bulunur. Piyasa yapıcılık için belirlenen temel kriterler sınav açısından hayati önem taşır. Bir yatırım kuruluşunun piyasa yapıcı olabilmesi için öncelikle kısmi yetkili veya geniş yetkili olması gerekmektedir. Kısmi yetkili kurumların en az işlem aracılığı, en iyi gayret aracılığı ve sınırlı saklama hizmeti izinlerine sahip olması şarttır. İkinci temel kriter ise temerrüt durumudur. Değerlendirme yapılan aydan geriye doğru son bir yıl içinde, farklı günlerde düştüğü iki milyon Türk Lirası ve üstü tutarlı takas temerrüdü sayısının beş adedi aşmamış olması gerekir. Burada aynı gün kapatılan temerrütlerin dikkate alınmadığını ve aynı gün içindeki birden fazla temerrüdün tek bir adet olarak sayıldığını unutmamak gerekir. Aracı kurumların yetkilendirilme gruplarına dair detaylara bakarsak, dar yetkili aracı kurumların sadece emir iletimine aracılık ve yatırım danışmanlığı yapabildiğini, kısmi yetkili kurumların işlem aracılığı ve portföy yöneticiliği gibi faaliyetleri yürütebildiğini, geniş yetkili kurumların ise portföy aracılığı ve aracılık yüklenimi gibi en kapsamlı yetkilere sahip olduğunu görmekteyiz. Bankalar bu şekilde sınıflandırılmasa da, pay piyasası üye yetkisi bulunan bankaların piyasa yapıcılık başvurularında aracı kurumlar için aranan faaliyet izin şartları aynen aranmaktadır. Temel kriterleri sağlayamayan ancak ilgili aracın ihraççısı olan veya halka arzına aracılık eden üyeler, Borsa Yönetim Kurulu onayıyla sadece o araçla sınırlı olmak üzere piyasa yapıcı olabilirler. Üyelerin bu kriterlere uygunluğu her yıl Haziran ve Aralık aylarında, yani altı ayda bir değerlendirilir ve sonuçlar bir Temmuz ile bir Ocak tarihlerinden itibaren geçerli olur. Piyasa yapıcılık faaliyetinin uygulandığı pazarlar ve araçlar konusunda, paylarda bu faaliyetin yalnızca Ana Pazar ve Alt Pazar'da isteğe bağlı olarak yapılabileceğini belirtmeliyiz. Borsa yatırım fonlarında ise piyasa yapıcılık esastır ve piyasa yapıcı bulunmaması durumunda tek fiyat yöntemi uygulanır. Yatırım kuruluşu varantları ve sertifikaları ise sadece piyasa yapıcılı sürekli işlem yöntemiyle işlem görebilir; piyasa yapıcı yoksa bu sıralar işleme kapatılır. Yıldız Pazar, Ana Pazar ve Alt Pazar dışındaki Yakın İzleme Pazarı ve Piyasa Öncesi İşlem Platformu'nda piyasa yapıcılık faaliyeti yürütülemez. Piyasa yapıcıların sahip olduğu haklar arasında en dikkat çekici olanı borsa payı indirimidir. Başarılı bir performans sergileyen piyasa yapıcının kotasyon emirleri ile gerçekleştirdiği işlemlerden alınan borsa payında yüzde elli oranında indirim uygulanmaktadır. Kotasyon kurallarına dair teknik detaylar da oldukça önemlidir. Piyasa yapıcı, alış ve satış kotasyon fiyatlarını sermaye piyasası aracının marjı içinde kalacak şekilde serbestçe belirler ancak alış ve satış fiyatları birbirine eşit olamaz ve alış fiyatı satış fiyatından yüksek olamaz. Minimum kotasyon yayılma aralığı bir fiyat adımıdır. Maksimum kotasyon yayılma aralığı ise fiyat seviyesine göre değişmektedir. sıfır virgül bir Türk Lirası ile bir virgül sıfır Türk Lirası arasındaki fiyatlarda maksimum yayılma altı adım, bir virgül bir Türk Lirası ile iki virgül elli Türk Lirası arasında sekiz adım, iki virgül elli bir Türk Lirası ile on virgül sıfır Türk Lirası arasında on adım ve on virgül bir Türk Lirası üzerindeki fiyatlarda ise yüzde bir olarak uygulanmaktadır. Kotasyon miktarı alt sınırı ise tüm araçlar için iki yüz elli lot olarak belirlenmiştir. Sisteme girilen kotasyon miktarının iki yüz elli lotun altına düşmesi durumunda, o kotasyon performans değerlendirmesinde geçersiz sayılmaktadır. Performans değerlendirmesinde piyasa yapıcıların başarılı sayılabilmesi için sürekli işlem saatlerinin yüzde doksan'ında miktar ve fiyat koşullarını sağlayan geçerli kotasyon bulundurmaları gerekmektedir. Varantlarda ise bu oran yüzde altmış beş olarak belirlenmiştir ve performans dayanak varlık bazında yılda iki kez değerlendirilir. Eğer bir piyasa yapıcı yetersiz performans nedeniyle uyarılır ve bu durum altı ay içinde tekrarlanırsa, faaliyeti sona erdirilebilir. Yetersiz performans nedeniyle faaliyeti sonlandırılan bir üye, altı ay geçmeden aynı araçta yeniden piyasa yapıcı olmak için başvuruda bulunamaz. Ayrıca, piyasa yapıcılıktan kendi isteğiyle ayrılan bir üyenin, ayrılma tarihinden itibaren otuz gün boyunca aynı araç için tekrar başvuru yapamayacağını da not etmek gerekir. Son olarak likidite sağlayıcılık faaliyetine değinelim. Likidite sağlayıcı, piyasa yapıcıdan farklı olarak fiyat istikrarını sağlama amacı gütmez, sadece aracın işlem görme kabiliyetini artırmaya yönelik isteğe bağlı bir faaliyet yürütür. Likidite sağlayıcılık, piyasa yapıcıların görev yaptığı araçlarda uygulanamaz. Bu faaliyet için de kurumun kısmi veya geniş yetkili olması şarttır. Likidite sağlayıcılıkta en kritik sınır, bir yatırım kuruluşunun likidite sağlayıcılık yaptığı payların fiili dolaşımdaki piyasa değerleri toplamının, kurumun özkaynaklarının yirmi katını geçemeyeceği kuralıdır. Bu sınırın aşılması durumunda faaliyetin bir kısmının bırakılması zorunludur. Likidite sağlayıcılık Borsa İstanbul otuz endeksi dışındaki paylarda, Yıldız Pazar, Ana Pazar ve Alt Pazar'da uygulanabilirken, Yakın İzleme Pazarı ve Piyasa Öncesi İşlem Platformu'nda bu faaliyete izin verilmemektedir. Likidite sağlayıcı kurum, ilgili şirketin tüzel kişiliği dışındaki ortaklardan da pay temin ederek bu faaliyeti yürütebilir. Bu kapsamlı düzenlemeler, piyasanın derinliğini ve güvenilirliğini korumak adına titizlikle uygulanmaktadır. Likidite sağlayıcılık faaliyetinin temel esaslarını ve bu faaliyetin yürütülmesine ilişkin kriterleri inceleyerek dersimize devam edelim.
Bölüm 6
Likidite sağlayıcılık faaliyetinin temel esaslarını ve bu faaliyetin yürütülmesine ilişkin kriterleri inceleyerek dersimize devam edelim. Likidite sağlayıcılık, piyasa yapıcıların görev yapmadığı sermaye piyasası araçlarında uygulanabilen ve bu araçların işlem görme kabiliyetini artırmayı hedefleyen isteğe bağlı bir faaliyettir. Bu noktada likidite sağlayıcılık ile fiyat istikrarını sağlama faaliyetinin birbirine karıştırılmaması gerekir; zira likidite sağlayıcılık doğrudan fiyatı sabitlemeyi değil, piyasadaki derinliği artırmayı amaçlar. Bir yatırım kuruluşunun likidite sağlayıcı olabilmesi için belirli yetki belgelerine sahip olması şarttır. Bu kapsamda, en az işlem aracılığı faaliyeti ve sınırlı saklama hizmeti için Sermaye Piyasası Kurulu’ndan faaliyet izni almış olan kısmi yetkili yatırım kuruluşları veya geniş yetkili yatırım kuruluşları bu görevi üstlenebilirler. Likidite sağlayıcılık faaliyeti Yıldız Pazar, Ana Pazar, Alt Pazar, Yapılandırılmış Ürünler ve Fon Pazarı ile Gelişen İşletmeler Pazarı’nda yürütülebilir. Sınav açısından önemli bir kısıtlamayı belirtmek gerekirse, Yakın İzleme Pazarı ve Piyasa Öncesi İşlem Platformu’nda yer alan paylarda likidite sağlayıcılık faaliyeti yürütülemez. Yatırım kuruluşlarının likidite sağlayıcı olarak faaliyet gösterebileceği sermaye piyasası aracı sayısı Borsa Yönetim Kurulu tarafından sınırlandırılabilir. Bu noktada finansal riskin yönetilmesi amacıyla özkaynak bazlı bir sınır getirilmiştir. Bir yatırım kuruluşunun likidite sağlayıcılık görevi yaptığı paylara ilişkin fiili dolaşımda bulunan payların piyasa değerleri toplamı, ilgili yatırım kuruluşunun özkaynaklarının yirmi katını geçemez. Eğer bu sınır aşılırsa, yatırım kuruluşu ilgili payların bir kısmında likidite sağlayıcılık faaliyetini bırakmak zorundadır. Likidite sağlayıcılık uygulaması, Borsa İstanbul otuz Endeksi kapsamı dışındaki paylarda, sahipliğe dayalı kira sertifikalarında, gayrimenkul sertifikalarında, gayrimenkul yatırım fonlarında ve girişim sermayesi yatırım fonlarında isteğe bağlı olarak uygulanabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, likidite sağlayıcılık faaliyeti piyasa yapıcılık ve tek fiyat işlem yöntemiyle birlikte uygulanamaz. Bu ayrım, piyasa işleyiş kuralları açısından sınavda sıklıkla karşınıza çıkabilecek bir detaydır. Likidite sağlayıcılık işlemlerinin başlatılması süreci, ilgili şirketin veya ihraççının yönetim kurulunun bu konuda bir karar almasıyla başlar. Ardından şirket ile yetkili yatırım kuruluşu arasında bir anlaşma imzalanır ve yatırım kuruluşu Borsaya başvuru yapar. Borsanın incelemesinin ardından durum Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden duyurulur ve işlemler başlar. Likidite sağlayıcı yatırım kuruluşu, bu faaliyet için özel bir portföy hesap numarası veya müşteri hesap numarası belirlemek ve bunu Borsaya bildirmekle yükümlüdür. Bu hesaplar Borsanın izni olmadan değiştirilemez ve başka işlemler için kullanılamaz. Likidite sağlayıcılar tarafından müşteri hesabı kullanılarak girilen kotasyonlarda AFK alanına LSM, portföy hesabı kullanılarak girilen kotasyonlarda ise LSP kodu girilmesi zorunludur. Bu kodlar, işlemlerin takibi ve muafiyetlerin uygulanması açısından kritik öneme sahiptir. Likidite sağlayıcılık faaliyetinin performans değerlendirmesi Haziran ve Aralık aylarının son işlem günü itibarıyla, yani altı aylık dönemler halinde yapılır. Bir likidite sağlayıcının ilgili sermaye piyasası aracında gerçekleştirdiği işlemler, o aracın toplam altı aylık işlem hacminin yüzde seksen’inden fazla olamaz. Bu kural, piyasanın tamamen tek bir kurum tarafından domine edilmesini engellemek amacıyla getirilmiştir. Eğer bu yüzde seksen sınırı aşılırsa, Borsa ilgili kurumu uyarır. İzleyen ilk altı aylık dönemde de aynı ihlal tekrarlanırsa, yatırım kuruluşunun o araçtaki likidite sağlayıcılık görevine son verilir. Ayrıca, faaliyetleri durdurulan veya yetki belgeleri iptal edilen kurumların likidite sağlayıcılık görevleri otomatik olarak sona erer. Birleşme veya devralma durumlarında ise yatırım kuruluşunun on işlem günü içerisinde yeniden başvuru yapması gerekmektedir; aksi takdirde faaliyet kendiliğinden sonlanır. Şimdi özel işlem bildirimi konusuna geçelim. Borsa üyeleri, Pay Piyasasında işlem gören araçlarda belirli fiyat ve tutar sınırları dahilinde, karşılıklı alım ve satım emirlerini emir defterine iletmeden doğrudan Borsaya bildirebilirler. Özel işlem bildirimi fiyat limitleri iki kademeli olarak yapılandırılmıştır. İlk kademede, minimum tutar on milyon Türk Lirası, maksimum tutar ise elli milyon Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Bu tutar aralığındaki bildirimler, son işlem fiyatının artı veya eksi yüzde altı limitleri dahilinde gerçekleştirilebilir. İkinci kademede ise minimum tutar elli milyon bir Türk Lirası, maksimum tutar ise iki yüz elli milyon Türk Lirası’dir. Bu aralıkta fiyat limiti son işlem fiyatının artı veya eksi yüzde on’u olarak uygulanır. Her iki kademede de günlük fiyat limitlerinin aşılmaması şartı aranır. Özel işlem bildirimi yapılabilecek araçlar arasında paylar, varantlar, sertifikalar, borsa yatırım fonları ve gayrimenkul sertifikaları gibi geniş bir yelpaze bulunmaktadır. Piyasa istikrarını korumak amacıyla uygulanan devre kesici sistemlerini ele almak bu noktada yerinde olacaktır. Pay Piyasasında pay bazında ve endekse dayalı olmak üzere iki tür devre kesici uygulanmaktadır. Pay bazında devre kesici, sürekli işlem bölümünde fiyat değişiminin belirlenen eşik değerlere ulaşması durumunda tetiklenir. Bu durumda işlemler geçici olarak durdurulur ve emir toplama aşamasına geçilir. Yıldız Pazar, Ana Pazar, Alt Pazar ve Girişim Sermayesi Pazarı’nda devre kesici çalıştığında on dakika boyunca emir toplanır. Bu sürenin sonunda otuz saniyelik rastlantısal bir eşleştirme süreci başlar. Eğer devre kesici seansın kapanışına on beş dakikadan az bir süre kala, yani on yedi:kırk beş ile on sekiz:sıfır arasında tetiklenirse, emir toplama süresi on beş dakikaya uzatılır ve eşleştirme kapanış seansıyla birlikte yapılır. Devre kesici çalışan bir payda, seans sonuna kadar açığa satış işlemlerinde yukarı adım kuralı uygulanması zorunludur. Endekse Bağlı Devre Kesici Sistemi ise Borsa İstanbul yüz Endeksinin önceki günün kapanışına göre yüzde altı veya daha fazla düşmesi durumunda devreye girer. Bu sistem tetiklendiğinde paylar, gayrimenkul yatırım fonları ve girişim sermayesi yatırım fonları gibi araçlarda işlemler on dakika boyunca durdurulur. Ardından beş dakikalık bir emir toplama süreci ve beş dakikalık eşleştirme süreci izlenir. Varantlar, borsa yatırım fonları ve yeni pay alma hakkı kuponları gibi araçlarda ise durdurma süresi yirmi dakikadır. Endekse bağlı devre kesici gün içinde yüzde altı eşiği için sadece bir kez çalışır. Eğer bu sistem sürekli işlem seansının bitmesine altmış dakikadan az bir süre kala, yani on yedi:otuz ile on sekiz:sıfır arasında devreye girerse, işlemler kapanış seansına kadar durdurulur. Bu sistemin temel amacı, panik satışlarının önüne geçmek ve piyasaya sakinleşme süresi tanımaktır. Borsada kullanılan emir tiplerini ve bunların özelliklerini detaylandırmak, işlem kurallarını anlamak açısından elzemdir. Limit fiyatlı emirler, fiyat ve miktarın belirtildiği standart emir türüdür. Piyasa emirleri ise fiyat belirtilmeksizin sadece miktar girilen ve karşı taraftaki en iyi fiyatlı emirlerle eşleşen emirlerdir. Piyasadan limite emirler, karşı taraftaki sadece en iyi fiyat kademesiyle eşleşir ve gerçekleşmeyen kısım son işlem fiyatı üzerinden limit fiyatlı emre dönüşür. Dengeleyici emirler ise sadece tek fiyat yöntemi uygulanan seans bölümlerinde, eşleşme fiyatından kalan miktarları karşılamak amacıyla kullanılır. Kısmi görünme koşullu emirlerde, emrin sadece belirli bir kısmı emir defterinde görünür; bu kısım gerçekleştikçe gizli bölümden yeni parçalar açığa çıkar. Bu tür emirler, büyük miktarlı emirlerin piyasa fiyatını aniden bozmasını engellemek için kullanılır. Borsa İstanbul otuz Endeksi kapsamındaki paylara özgü iki özel emir türü bulunmaktadır: Orta Nokta ve Ağırlıklı Ortalama Fiyat emirleri. Orta Nokta emirleri, asgari yüz bin Türk Lirası ve azami otuz milyon Türk Lirası tutar sınırları dahilinde girilebilir. Bu emirler, normal emir defterindeki en iyi alış ve satış fiyatlarının aritmetik ortalaması üzerinden eşleşir ve fiyat istatistiklerini etkilemez. Ağırlıklı Ortalama Fiyat emirleri ise gün sonunda oluşacak ağırlıklı ortalama fiyatı referans alarak işlem yapılmasını sağlar. Bu emirlerde miktar bazlı sınırlar uygulanır; minimum yüz bin adet, maksimum on milyon adet sınırı mevcuttur. Bu iki emir türü de kurumsal yatırımcıların büyük hacimli işlemlerini piyasa etkisini minimize ederek gerçekleştirmelerine olanak tanır. Emirlerin değiştirilmesi ve iptali süreçlerinde uygulanan ücretlendirme mantığı, piyasa disiplinini sağlamak adına kademelendirilmiştir. Cari fiyat kademesinde bekleyen emirlerin iptali, miktar azaltımı veya fiyatın kötüleştirilmesi işlemleri süre esaslı bir ücretlendirmeye tabidir. Ancak varant ve sertifika pazarlarındaki iptallerden ücret alınmaz. Ayrıca piyasa yapıcıların kotasyonları ve özel işlem bildirimleri de bu ücretlendirmeden muaftır. Yüksek frekanslı işlem yapan kullanıcılar için ise farklı bir model olan Emir İşlem Oranı, yani OTR uygulaması geçerlidir. Eğer bir kullanıcının emir sayısı işlem sayısının beş katını aşarsa, bu oranı aşan her bir işlem için sıfır virgül elli Türk Lirası maktu ücret tahakkuk ettirilir. Bu kural, sistemin gereksiz emir trafiği ile yorulmasını önlemek için getirilmiştir. Hatalı işlem düzeltme bildirimleri, BISTECH sisteminde işlem bazlı olarak yürütülür. Düzeltmeler aynı gün olan T artı sıfır veya ertesi gün olan T artı bir gün sonuna kadar Takasbank sisteminde yapılabilir. Bu süreçte sadece hesap numarası, müşteri kategorisi ve Merkezi Kayıt Kuruluşu müşteri numarası gibi bilgiler düzeltilebilir; fiyat veya miktar değişikliği yapılamaz. Emirlerin eşleşme önceliğinde ise temel kural fiyat önceliğidir. Daha yüksek fiyatlı alış emirleri ve daha düşük fiyatlı satış emirleri her zaman önceliklidir. Fiyatların eşit olması durumunda ise zaman önceliği devreye girer; yani sisteme daha önce girilen emir önce karşılanır. Bu öncelik kuralları, borsanın adil ve şeffaf işleyişinin temel taşıdır. Borsada emirlerin büyüklüğüne göre uygulanan maksimum emir değeri sınırları, payların işlem hacmi ve piyasa değerine göre altı gruba ayrılmıştır. birinci grup paylar için maksimum emir değeri on milyon Türk Lirası iken, bu tutar ikinci grupta yedi milyon beş yüz bin Türk Lirası, üçüncü grupta beş milyon Türk Lirası, dördüncü grupta iki milyon beş yüz bin Türk Lirası, beşinci grupta bir milyon Türk Lirası ve altıncı grupta beş yüz bin Türk Lirası olarak uygulanır. Varantlar için bu sınır iki yüz elli bin Türk Lirası, sertifikalar için bir milyon Türk Lirası, borsa yatırım fonları ve gayrimenkul sertifikaları için ise beş milyon Türk Lirası’dir. Bu sınırlar her altı ayda bir Ocak ve Temmuz aylarında güncellenir. Sınavda bir payın hangi grupta olduğu sorulmasa da, bu gruplandırma mantığının ve genel limitlerin bilinmesi önem arz etmektedir. Emirlerin geçerlilik süreleri de işlem stratejileri açısından çeşitlilik gösterir. Günlük emirler, girildiği günün sonunda işlem görmezlerse otomatik olarak iptal edilirler. Kalanı İptal Et emirleri, girildiği anda karşılanmayan kısmın anında silinmesini sağlar. İptale Kadar Geçerli emirler ise sadece birincil piyasadaki halka arzlarda kullanılır. Tarihli emirler ise belirlenen bir son tarihe kadar sistemde kalabilir; ancak bu emirler sermaye artırımı veya baz fiyat değişimi gibi durumlarda sistem tarafından otomatik olarak iptal edilir. Ayrıca, tüm emirlerde müşteri hesap numarası girilmesi zorunludur ve bu numaranın Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesapla uyumlu olması gerekir. Fonlar ve yatırım ortaklıkları adına girilen emirlerde ise AFK alanına ilgili kuruma ait üç haneli kodun girilmesi şarttır. Son olarak piyasaya erişim protokollerini ve kredili işlem kurallarını inceleyelim. BISTECH sistemine erişimde standart işlem terminallerinin yanı sıra FixAPI, OUCH ve ITCH protokolleri kullanılır. OUCH protokolü, özellikle yüksek frekanslı işlemler için en hızlı emir iletimini sağlayan kanaldır ve burada sadece limit ve kotasyon emirleri kullanılabilir. ITCH ise en hızlı veri akışını sağlayan protokoldür. Kredili menkul kıymet ve açığa satış işlemleri ise sadece Yıldız Pazar, Ana Pazar ve Girişim Sermayesi Pazarı’ndaki paylar ile borsa yatırım fonlarında yapılabilir. Alt Pazar, Yakın İzleme Pazarı ve Piyasa Öncesi İşlem Platformu’ndaki paylar bu işlemlere konu edilemez. Açığa satış işlemlerinde fiyatın, en son gerçekleşen işlem fiyatından daha yüksek olması kuralı, yani yukarı adım kuralı, piyasadaki düşüş baskısını azaltmak için uygulanan temel bir düzenlemedir. Bu kuralların her biri, sermaye piyasalarının güvenilirliğini ve istikrarını sağlamak üzere titizlikle yapılandırılmıştır. Borsa İstanbul bünyesinde yürütülen operasyonel süreçlerin teknik altyapısını oluşturan BISTECH sistemine erişim ve bu sistem üzerinde kullanılan protokollerin detaylarıyla dersimize devam ediyoruz.
Bölüm 7
Borsa İstanbul bünyesinde yürütülen operasyonel süreçlerin teknik altyapısını oluşturan BISTECH sistemine erişim ve bu sistem üzerinde kullanılan protokollerin detaylarıyla dersimize devam ediyoruz. Piyasada işlem yapan üyelere tahsis edilen BISTECH işlem terminallerinin kullanımı belirli yeterlilik şartlarına bağlanmıştır. Bu terminalleri yalnızca BISTECH üye temsilcisi eğitimlerine katılarak başarı sağlamış olan üye temsilcileri kullanabilmektedir. Sisteme emir iletimi ve veri akışı noktasında üç temel protokol öne çıkmaktadır. Bunlardan ilki olan FixAPI, BISTECH sisteminde üç farklı amaçla hizmet vermektedir. Emir iletimi olarak adlandırılan FixAPI Order Entry, emirlerin, kotasyonların ve özel işlem bildirimlerinin iletilmesinde kullanılır. Bu bağlantı türü hem eşyerleşim yani co-location noktalarından hem de uzak erişim noktalarından tesis edilebilmektedir. İkinci kullanım alanı olan FixAPI Reference Data, enstrüman bazında ihtiyaç duyulan referans bilgilerini sağlayan bir bağlantıdır. Üçüncü alan ise FixAPI Drop Copy olup, belirli bir üyeye ait tüm emir, kotasyon ve işlem akışının izlenmesine olanak tanır. Bu özellik, kullanıcı bazında filtreleme imkanı sunarak üyelerin kendi işlem akışlarını denetlemelerini sağlar. Emir iletiminde hızın kritik olduğu durumlarda OUCH protokolü devreye girmektedir. OUCH, diğer iletim kanallarına kıyasla çok daha düşük gecikme süreleri sunarak yüksek frekanslı işlemlerin gerçekleştirilmesine imkan tanıyan bir protokoldür. Ancak bu protokolün kullanımında bir kısıtlama mevcuttur; OUCH üzerinden yalnızca limit emirler ve kotasyon emirleri iletilebilmektedir. Veri yayın tarafında ise ITCH protokolü kullanılmaktadır. ITCH, piyasa verilerine en düşük gecikme değerleriyle ulaşılmasını sağlayan, özellikle emir defterindeki tüm değişimlerin ve işlem bilgilerinin anlık takibi için geniş bir katılımcı kitlesi tarafından tercih edilen bir yapıdır. Bu teknik altyapı bilgileri, piyasanın işleyiş hızını ve veri disiplinini anlamak açısından sınavda teknik detay olarak karşınıza çıkabilir. Sermaye piyasalarındaki risk yönetimi ve likidite mekanizmalarının önemli bir parçası olan kredili menkul kıymet ve açığa satış işlemlerine dair düzenlemeleri detaylandırmak gerekir. Açığa satış işlemi gerçekleştirmek isteyen kurumların öncelikle Sermaye Piyasası Kurulu’ndan gerekli faaliyet iznini almış olmaları ve ardından bu izin belgesiyle Borsaya başvurarak sistem tanımlamalarını yaptırmaları zorunludur. Her sermaye piyasası aracı bu işlemlere konu edilemez. Kredili menkul kıymet ve açığa satış işlemlerine konu olabilecek araçlar belirli pazarlar temelinde sınırlandırılmıştır. Yıldız Pazar, Ana Pazar ve Girişim Sermayesi Pazarı’nda işlem gören paylar ile borsa yatırım fonları hem kredili alıma hem de açığa satışa konu olabilir. Buna karşın Alt Pazar, Piyasa Öncesi İşlem Platformu ve Yakın İzleme Pazarı’nda yer alan paylar bu işlemlerin dışındadır. Ayrıca varantlar, sertifikalar, sahipliğe dayalı kira sertifikaları, gayrimenkul yatırım fonları, girişim sermayesi yatırım fonları ve emtia sertifikalarında ne kredili alım ne de açığa satış yapılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken bir istisna mevcuttur; gayrimenkul sertifikalarında kredili alım yapılmasına izin verilirken açığa satış işlemi yasaklanmıştır. Bu tür ayrımlar sınav sorularında sıklıkla seçenek olarak sunulmaktadır. İşlem sıralarının kapalılık durumu, ilgili payın kredili işlem listesindeki yerini de doğrudan etkiler. Seri beş, No altmış beş sayılı Tebliğ uyarınca, işlem sırası sürekli kapatılan paylar derhal, geçici durdurulan paylar ise kapalılık halinin beş iş gününü aşması durumunda ilgili listeden çıkartılır. Listeden çıkarılan bu paylar takip eden üç aylık dönem boyunca geçici listede tutulur. Bu süre zarfında söz konusu paylarda yeni bir kredili işlem veya açığa satış yapılamaz. Ancak mevcut pozisyonlar, tarafların aksine bir talebi yoksa dönem sonuna kadar korunabilir. Üç aylık sürenin sonunda pay tekrar esas listeye alınmazsa, mevcut pozisyonların doğrudan tasfiye edilmesi yasal bir zorunluluktur. Açığa satış işlemlerinde fiyat istikrarını sağlamak amacıyla uygulanan yukarı adım kuralı, sınavın en teknik ve önemli konularından biridir. Genel kural olarak açığa satış işlemi, ilgili aracın en son gerçekleşen işlem fiyatından daha yüksek bir fiyat üzerinden yapılmalıdır. Eğer son gerçekleşen fiyat bir önceki fiyattan daha yüksekse, işlem son fiyat seviyesinden de gerçekleştirilebilir. Yıldız Pazar’da işlem gören paylarda bu yukarı adım kuralı uygulanmaz; fiyat sınırları dahilindeki her seviyeden emir girilebilir. Ancak Ana Pazar payları ve borsa yatırım fonlarında yukarı adım kuralı esastır. Seans açılışında son gerçekleşen fiyat olarak önceki seansın kapanış fiyatı baz alınır ve açığa satış emri bu fiyatın bir adım üzerinden verilebilir. Eğer Borsa İstanbul yüz endeksi gün içinde önceki gün kapanışına göre yüzde iki veya daha fazla değer kaybederse, yukarı adım kuralı tüm açığa satış yapılabilen sıralarda seans sonuna kadar otomatik olarak uygulanmaya başlar. Bu yüzde iki’lik eşik değer, piyasa genelindeki satış baskısını sınırlamaya yönelik bir tedbir niteliğindedir. Açığa satış emirlerinin iletimi sırasında üyenin sistem üzerinden açığa satış seçeneğini işaretlemesi şarttır. Özel işlem bildirimi, kotasyon, orta nokta ve ağırlıklı ortalama fiyat emirleri ile açığa satış yapılmasına izin verilmez. Gerçekleşen bu işlemler günlük bültende; en düşük ve en yüksek açığa satış fiyatı, ağırlıklı ortalama fiyat, işlem hacmi, işlem adedi ve sözleşme sayısı gibi detaylı başlıklar altında kamuoyuna ilan edilir. Bu şeffaflık, piyasa disiplininin korunması açısından önem taşımaktadır. Dersimizin bu aşamasında takas, saklama ve temerrüt süreçlerine odaklanacağız. Pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin takas yükümlülükleri Takasbank düzenlemeleri çerçevesinde yürütülür. Takas süresi genel olarak T artı iki olarak uygulanmaktadır. Ancak temerrüt durumunda işleyiş farklılaşır. Temerrüt nedeniyle oluşan pozisyon açığını kapatmak amacıyla Takasbank’ın talebiyle aynı gün valörlü yani T artı sıfır işlem yapmak üzere ayrı bir temerrüt sırası açılabilir. Bu sıra, ilgili aracın cari fiyat marjları dahilinde veya serbest marjlı olarak açılabilir. Takas işlemlerinde netleştirme esastır; yani bir yatırım kuruluşunun aynı paydaki alım ve satımları mahsup edilerek net bakiye üzerinden işlem yapılır. Ancak olağan dışı fiyat ve miktar hareketlerini önlemek amacıyla bazı paylarda brüt takas uygulamasına geçilebilir. Brüt takas uygulamasında netleştirme kaldırılır; alım yapmak isteyenin hesabında nakit, satım yapmak isteyenin hesabında ise menkul kıymet bulunması zorunluluğu getirilir. Bu noktada piyasa yapıcılar ve likidite sağlayıcılar için önemli bir muafiyet söz konusudur. Eğer brüt takas kapsamındaki bir payda piyasa yapıcılık faaliyeti varsa, bu kurumların piyasa yapıcılık kapsamında gerçekleştirdikleri işlemler netleştirmeye tabi tutulmaya devam eder. Bu muafiyet, piyasa yapıcılık faaliyetinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla tanınmıştır. Yatırımcıların aşırı volatiliteden korunması amacıyla devreye alınan Volatilite Bazlı Tedbir Sistemi, kısa adıyla VBTS, kademeli bir yapıya sahiptir. Tedbirler genellikle bir ay süreyle uygulanır ve her bir üst seviye tedbir, önceki seviyelerin devamı niteliğindedir. Birinci seviyede açığa satış ve kredili işlem yasağı uygulanırken, ikinci seviyede brüt takas tedbiri devreye girer. Üçüncü seviye olan emir paketi tedbiri; piyasa emri kısıtlaması, emir iptali ve miktar azaltımı yasağı gibi unsurları içerir. Dördüncü seviyede tek fiyat yöntemiyle işlem görme, beşinci ve son seviyede ise internet üzerinden emir iletiminin kısıtlanması tedbirleri uygulanır. Bu tedbirlerin başlangıç ve bitiş tarihleri Borsa tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden piyasa kapandıktan sonra duyurulur. Pay piyasasının tarihsel gelişimine baktığımızda, üç Ocak bin dokuz yüz seksen altı tarihinde kırk bir şirket ve otuz altı üye ile başlayan sürecin bugün çok daha karmaşık ve teknolojik bir yapıya evrildiğini görüyoruz. bin dokuz yüz seksen yedi yılında çok fiyatlı sürekli müzayede sistemine geçilmiş, bin dokuz yüz doksan yılında takas süresi bir güne indirilmiş ancak bin dokuz yüz doksan dört yılında tekrar T artı iki olarak belirlenmiştir. bin dokuz yüz doksan üç yılında ilk bilgisayarlı işlemler başlamış, bin dokuz yüz doksan dört yılı sonunda ise tam otomasyona geçilmiştir. iki bin’li yıllarda uzaktan erişim ve API üzerinden emir gönderimi gibi teknolojik devrimler yaşanmıştır. iki bin on üç yılında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın Borsa İstanbul Anonim Şirketi’ne dönüşmesi ve ardından iki bin on beş yılında BISTECH sistemine geçiş, piyasanın modernizasyonunda dönüm noktalarıdır. Özellikle BISTECH ile birlikte tek seans uygulaması, devre kesici mekanizması ve yeni emir tipleri hayatımıza girmiştir. iki bin yirmi ve sonrasında ise endekse bağlı devre kesici sistemi ve pazar yapılanmasındaki güncellemelerle piyasa yapısı bugünkü halini almıştır. Şimdi Borçlanma Araçları Piyasası, kısa adıyla BAP konusuna geçiş yapalım. on yedi Haziran bin dokuz yüz doksan bir tarihinde Kesin Alım Satım Pazarı ile faaliyete geçen bu piyasa; repo, ters repo, nitelikli yatırımcıya ihraç ve pay senedi repo gibi çeşitli pazarları bünyesinde barındırır. Borçlanma araçlarında fiyat, yüz birim nominal değer üzerinden ifade edilir. Bu noktada temiz fiyat ve kirli fiyat ayrımı sınav açısından kritiktir. Temiz fiyat, işlemiş faizi veya birikmiş kirayı içermezken; kirli fiyat bu getirileri de kapsayan fiyattır. İşlemiş faiz, kupon dönemindeki gün sayısına göre valör tarihine kadar geçen süre için hesaplanan tutardır. İtfa kavramı, vade sonunda anapara ve kupon ödemelerinin ihraççı tarafından yatırımcıya yapılmasını ifade eder. Nominal değer ise menkul kıymetin üzerinde yazılı olan ve vade sonunda ödenecek olan ana tutardır. Borçlanma Araçları Piyasası’nda işlem yapabilecek kuruluşlar arasında yatırım kuruluşları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yer alır. Üyelerin Takasbank nezdinde gerekli hesapları açtırması ve teminat yükümlülüklerini yerine getirmesi şarttır. Piyasada işlem gören araçlar geniş bir yelpazeye yayılır. Kamu menkul kıymetleri kapsamında devlet tahvilleri, hazine bonoları, gelir ortaklığı senetleri ve kira sertifikaları bulunur. Devlet tahvilleri bir yıl ve daha uzun vadeli, hazine bonoları ise bir yıldan kısa vadeli iç borçlanma senetleridir. Gelire endeksli senetler yani GES, getirisi kamu iktisadi teşebbüslerinin hasılat paylarına endekslenen araçlardır. Gelir ortaklığı senetleri ise köprü, baraj gibi altyapı tesislerinin gelirlerine ortaklık hakkı verir ancak mülkiyet ilişkisi kurmaz. Özel sektör tarafında ise özel sektör tahvilleri, finansman bonoları ve varlığa dayalı menkul kıymetler öne çıkar. Finansman bonoları otuz günden az, üç yüz altmış dört günden fazla olmayan vadelerle ihraç edilirken; özel sektör tahvilleri üç yüz altmış beş gün ve üzeri vadeye sahiptir. BAP bünyesindeki işlem saatleri pazarlara göre farklılık gösterse de genel olarak dokuz nokta otuz ile on yedi nokta otuz arasındadır. Aynı gün valörlü işlemler için sınır saat on dört nokta sıfır olarak belirlenmiştir. Bu kuralın tek istisnası yatırım fonu işlemleridir; fonlar için aynı gün valörlü işlemler on yedi nokta otuz’a kadar devam edebilir. Uluslararası Tahvil Pazarı’nda ise aynı gün valörlü emir girişi yapılamaz, işlemler ileri valörlü olarak yürütülür. Emirlerin iletimi BISTECH platformu üzerinden FIX protokolü veya terminaller aracılığıyla yapılır. Teknik bir sorun yaşanması durumunda telefonla emir iletimi de mümkündür. Telefonla işlem yapacak temsilcinin tek kullanımlık şifre doğrulaması yapması zorunludur. Piyasada emirlerin eşleşmesinde fiyat ve zaman önceliği kuralları uygulanır. Çoğunlukla çok fiyat yöntemi kullanılsa da, belirli durumlarda tek fiyat yöntemi de tercih edilebilir. Tek fiyat yönteminde emirler belirli bir süre toplanır ve en yüksek işlem miktarının gerçekleştiği tek bir fiyat üzerinden eşleşme sağlanır. Üyeler emir aşamasında karşı tarafın kimliğini göremezler; ancak işlem gerçekleştiğinde karşı üye bilgisi sistem tarafından verilir. Bu durum piyasa şeffaflığı ile rekabetçi ortamın dengelenmesi amacını taşımaktadır. Borçlanma Araçları Piyasası’ndaki valör kavramı, nakit ve menkul kıymet takasının gerçekleşeceği tarihi ifade eder. Repo ve ters repo işlemlerinde iki farklı valör tarihi bulunur. Valör bir işlemin başlangıç tarihini, valör iki ise işlemin bitiş yani geri alım tarihini temsil eder. Bu piyasada kullanılan TLREF, yani Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı, kısa vadeli borçlanma maliyetleri için temel bir gösterge niteliğindedir. Katılım finans ilkelerine uygun işlemler için ise TLREFK oranı takip edilmektedir. Bu referans oranlar, değişken faizli borçlanma araçlarının getiri hesaplamalarında temel dayanak teşkil eder. Son olarak, Borçlanma Araçları Piyasası’nda işlem gören kira sertifikaları ve varlık teminatlı menkul kıymetlerin yapısına değinmek gerekir. Kira sertifikaları, bir varlık kiralama şirketi tarafından ihraç edilen ve sahiplerine ilgili varlıktan elde edilen gelirden pay alma hakkı tanıyan araçlardır. Varlık teminatlı menkul kıymetler ise bankalar veya finansman şirketleri gibi kurumların sahip oldukları teminat varlıklar karşılığında ihraç ettikleri borçlanma araçlarıdır. Bu araçların her biri, ihraççıların finansman ihtiyaçlarını çeşitlendirirken yatırımcılara farklı risk ve getiri profilleri sunmaktadır. Sınavda bu araçların vadeleri, ihraççı kurumları ve getiri yapıları arasındaki farklar sıklıkla sorgulanmaktadır. Özellikle hazine bonosu ile devlet tahvili arasındaki üç yüz altmış dört günlük vade sınırı ve finansman bonosu ile özel sektör tahvili arasındaki benzer sınır ayrımı adaylar tarafından titizlikle ezberlenmelidir. Borçlanma Araçları Piyasası’nda gerçekleştirilen işlemlerin takas işlemleri de Pay Piyasası’na benzer şekilde Takasbank tarafından yürütülür. Ancak buradaki takas süreleri ve valör yapıları, enstrümanın niteliğine göre T artı sıfır’dan başlayarak ileri tarihlere kadar uzanabilir. Üyelerin piyasa izleme ekranları üzerinden anlık olarak derinlik bilgilerine, en iyi alış ve satış tekliflerine ulaşabilmesi, fiyat keşfinin sağlıklı yapılmasına katkı sağlar. Emirlerin sisteme girilmesiyle birlikte oluşan öncelik sıralaması, sistem tarafından otomatik olarak yönetilir ve manuel müdahaleye kapalıdır. Bu durum, adil bir işlem ortamının tesis edilmesi için vazgeçilmez bir kuraldır. Dersimizin bu bölümünde ele aldığımız teknik detaylar, piyasa işleyişi ve yasal düzenlemeler, lisanslama sınavlarının temel yapı taşlarını oluşturmaktadır. Sayısal limitler, süreler ve pazar ayrımları konusundaki hassasiyetiniz, sınav başarınızda belirleyici olacaktır.
Bölüm 8
Borçlanma Araçları Piyasası bünyesindeki pazarların işlem saatleri ve işleyiş esaslarını inceleyerek dersimize devam edelim. Pay Senedi Repo Pazarı içerisinde işlemler saat on nokta sıfır ile on dört nokta sıfır ve on nokta sıfır ile on yedi nokta otuz saatleri arasında gerçekleştirilmektedir. Uluslararası Tahvil Pazarı ise dokuz nokta otuz ile on yedi nokta otuz saatleri arasında faaliyet göstermektedir. Borçlanma Araçları Piyasası için kritik bir kavram olan valör, işlemin takasının gerçekleşeceği günü ifade etmektedir. Açık piyasa işlemleri çerçevesinde, Repo Ters Repo Pazarı ve Taahhütlü İşlemler Pazarı bünyesinde saat dokuz nokta sıfır ile dokuz nokta otuz arasında sadece Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından sisteme emir iletilebilmektedir. Bu özel zaman diliminde Merkez Bankası dışındaki üyelerin sisteme emir iletmesi mümkün değildir. Emirlerin borsaya iletilme sürecine baktığımızda, piyasada işlem yapan yatırım kuruluşlarının temsilcilerinin emirlerini BISTECH işlem platformuna uzaktan erişim yoluyla ilettiklerini görmekteyiz. Bu iletim üye merkezlerinden işlem terminalleri veya FIX protokolü kullanılarak gerçekleştirilir. Sisteme erişimde teknik bir sorun yaşanması durumunda, emirler piyasa aranarak telefon aracılığıyla da iletilebilmektedir. Telefonla işlem yapacak olan yetkili temsilcinin, kendisine tanımlanmış kullanıcı kodunu ve tek kullanımlık kısa mesaj şifresini piyasa uzmanlarına bildirmesi zorunludur. Bu yöntemde emir piyasa uzmanları tarafından sisteme girilir ve sistemin ürettiği emir numarası temsilciye iletilir. Temsilci, verdiği emir üzerinde herhangi bir değişiklik yapmak istediğinde bu emir numarasını uzmanlara bildirmekle yükümlüdür. Üyelerin sistemdeki yetkilerine ve bilgi erişim sınırlarına değinmek gerekirse, üyeler sisteme gönderdikleri kendi emir bilgilerine işlem saatleri içerisinde her an ulaşabilirken, diğer üyelere ait emir detaylarını görmeleri mümkün değildir. Gerçekleştirilen işlemlere ilişkin bilgiler de yine işlem saatleri içinde sistemden alınabilmektedir. Piyasa izleme ekranları aracılığıyla sisteme girilen emirlerden en iyi alım ve satım önceliklerine sahip olanlar tüm üyeler tarafından ortaklaşa görülebilmektedir. Bu ekranlarda en iyi alım, satım, repo, ters repo ve taahhütlü işlem emirleri ile birlikte son gerçekleşen işleme ait fiyat, getiri, nominal tutar, oran ve miktar bilgileri eş zamanlı olarak yayımlanmaktadır. Ayrıca gerçek zamanlı olarak pazar, emir ve işlem bazında sorgulama yapılarak pozisyon bilgisi alınabilmekte, emir ve fiyat bazında derinlik bilgilerine ulaşılabilmektedir. Sınav açısından oldukça önemli olan bir gizlilik kuralına dikkat çekmekte fayda vardır. Emri giren üyeye ait üye kodları piyasa ve sorgu ekranlarında kesinlikle gösterilmez. Üyeler emir aşamasında karşı tarafın kim olduğunu göremezler. Ancak işlem gerçekleştikten sonra, işlem bilgileri ile birlikte karşı üye bilgisi taraflara bildirilir. Üyeler kullanıcı terminalleri üzerinden kendi portföyleri, yönettikleri fonlar veya doksan beş müşterileri hesabı için emir girişi yapabilir ve bu işlemlerin borç ile alacak takibini yürütebilirler. Piyasada emirlerin işleme dönüşmesi sürecinde fiyat veya oran önceliği ile zaman önceliği kuralları temel esastır. Pazarlarda emirler tek fiyat veya çok fiyat yöntemi doğrultusunda eşleşebilir. Mevzuatta özel bir düzenleme bulunmadığı sürece genel kural çok fiyat yönteminin uygulanmasıdır. Tek fiyat yöntemi, belirli bir sermaye piyasası aracı için iletilen emirlerin borsa tarafından belirlenen zaman dilimlerinde toplanması ve en çok işlem miktarını gerçekleştirecek tek bir işlem fiyatından eşleştirilmesi esasına dayanır. Bu yöntemde emir toplama süresi boyunca herhangi bir işlem gerçekleşmez, ancak sisteme iletilen emirlerin iptal edilmesi veya değiştirilmesi mümkündür. Emir toplama süreci bittiğinde denge fiyatı belirlenir ve tüm işlemler bu fiyat üzerinden öncelik kurallarına göre sonuçlandırılır. Çok fiyat yöntemi ise emirlerin borsa tarafından belirlenen işlem süreleri boyunca sürekli bir şekilde ve farklı fiyat seviyelerinden eşleştirilmesidir. Bu yöntemde emirler sisteme iletildikleri anda, bekleyen karşıt emirlerle öncelik kuralları çerçevesinde tamamen veya kısmen eşleşerek işleme dönüşebilirler. Kesin Alım Satım Pazarı, Uluslararası Tahvil Pazarı, Gözaltı Pazarı ve Nitelikli Yatırımcıya İhraç Pazarı gibi alanlarda alımda en yüksek fiyatlı, satımda ise en düşük fiyatlı emirler önceliklidir. Fiyatların eşit olması durumunda ise zaman önceliği devreye girer. Kesin alım emirleri, kendisiyle aynı veya daha düşük fiyatlı satım emirleriyle eşleşirken; kesin satım emirleri, kendisiyle aynı veya daha yüksek fiyatlı alım emirleriyle eşleşir. Eğer fiyat eşitliği yoksa, sistemde önceden var olan emrin fiyatı işlem fiyatı olarak kabul edilir. Repo ve Ters Repo Pazarı ile Pay Senedi Repo Pazarı'ndaki öncelik kuralları ise oran bazlıdır. Repo emirlerinde en yüksek oranlı, ters repo emirlerinde ise en düşük oranlı emirler öncelik sahibidir. Oranların eşitliği durumunda yine zaman önceliği kuralı uygulanır. Repo emirleri kendisiyle aynı veya daha düşük oranlı ters repo emirleriyle, ters repo emirleri ise aynı veya daha yüksek oranlı repo emirleriyle eşleşmektedir. Oran eşitliği bulunmadığında, sistemde önceden bekleyen emrin oranı işlem oranı olarak belirlenir. Menkul Kıymet Tercihli Repo Pazarı ve Taahhütlü İşlemler Pazarı'nda ise daha karmaşık bir öncelik yapısı mevcuttur. Repo emirleri ve taahhütlü işlem geri alma taahhüdü ile satım emirlerinde sırasıyla en yüksek oran ve en düşük sermaye piyasası aracı fiyatı önceliklidir. Ters repo emirleri ve taahhütlü işlem geri satma taahhüdü ile alım emirlerinde ise en düşük oran ve en yüksek sermaye piyasası aracı fiyatı önceliğe sahiptir. Hem oran hem de fiyatın eşit olması durumunda zaman önceliği uygulanır. Eşleşmelerde oran ve fiyat eşitliği yoksa, sistemde halihazırda bekleyen emrin oranı ve fiyatı işlem değerleri olarak esas alınır. Zaman önceliği kuralını bir örnekle somutlaştırmak gerekirse, Kesin Alım Satım Pazarı'na aynı fiyat seviyesinden farklı zamanlarda gelen emirlerden, sisteme giriş saati daha eski olan her zaman ilk sırada yer alır. Örneğin, yüz on bir virgül sıfır fiyat seviyesinden sisteme önce üç milyon nominal tutarlı bir emir, ardından yine aynı fiyattan bir milyon nominal tutarlı bir emir girilirse, uygun bir satış emri geldiğinde işlem öncelikle üç milyon tutarlı emirle gerçekleşecektir. Bu durum sınav sorularında sıklıkla karşınıza çıkabilecek temel bir mantıktır. Piyasa bünyesinde iletilebilecek emir tiplerini detaylandıralım. Limitli emir, kesin alım satım işlemleri için fiyat veya getiri ile nominal tutar belirtilerek; repo ve taahhütlü işlemler için ise oran, işlem tutarı ve menkul kıymet tanımı belirtilerek iletilen emir türüdür. Eğer özel bir koşul belirtilmemişse, emrin gerçekleşmeyen kısmı sistemde pasif olarak bekler. Piyasa emri ise sadece miktar veya tutar belirtilerek girilen, herhangi bir fiyat, getiri veya oran içermeyen emir türüdür. Bu emirler sistemde bekleyen pasif emirlerle o anki en iyi fiyatlardan başlayarak eşleşir ve gerçekleşmeyen kısmı otomatik olarak iptal edilir. Önemli bir not olarak, tek fiyat seansında piyasa emri girilemeyeceğini, bu emir türünün sadece sürekli müzayede seansında kullanılabileceğini belirtmeliyim. Dengeleyici emirler, tek fiyat yönteminin uygulandığı durumlarda denge fiyatının belirlenmesi sürecinde hesaba katılmayan ancak belirlenen eşleşme fiyatı seviyesinde karşılanmadan kalan emirlerle eşleşebilen emirlerdir. Bu emirler fiyat veya getiri belirtilmeksizin sadece nominal miktar ile iletilir ve eşleşme sonrasında kalan kısımları sistem tarafından otomatik olarak iptal edilir. Ayrıca özel koşullu emirler kapsamında Kalanı İptal Et ve Gerçekleşmezse İptal Et seçenekleri de mevcuttur. Kalanı İptal Et koşulu, emrin girildiği anda bekleyen karşıt emirlerle eşleşmesini, eşleşmeyen kısmın ise silinmesini sağlar. Gerçekleşmezse İptal Et koşulu ise emrin tamamının tek seferde gerçekleşmesini şart koşar; aksi takdirde emir hiç işleme girmeden iptal edilir. Valör süreleri konusuna geçtiğimizde, her pazar için belirlenmiş minimum ve maksimum sınırların sınavda belirleyici olabileceğini unutmamalısınız. Kesin Alım Satım Pazarı ve Gözaltı Pazarı'nda Devlet İç Borçlanma Senetleri için valör süresi minimum sıfır, maksimum doksan takvim günüdür. Ancak yabancı para cinsi Devlet İç Borçlanma Senetlerinde minimum valör bir gündür. Hazine tarafından ihraç edilen altın tahvilleri ve altına dayalı kira sertifikalarında bu süre sıfır ile yedi takvim günü arasındayken, özel sektör borçlanma araçlarında sıfır ile otuz takvim günü olarak uygulanır. Uluslararası Tahvil Pazarı'nda valör bir ile on beş takvim günü, Nitelikli Yatırımcıya İhraç Pazarı'nda ise sıfır ile yedi takvim günü arasındadır. Repo pazarlarında başlangıç valörü sıfır ile yedi takvim günü arasında değişirken, Pay Senedi Repo Pazarı'nda maksimum başlangıç valörü iki iş günüdür. Repo işlemlerinde bitiş valörü için süre kısıtının en fazla bir yıl olduğunu da eklemek gerekir. Emir büyüklükleri de pazarlara göre farklılık göstermektedir. Kesin Alım Satım Pazarı'nda Türk Lirası cinsi Devlet İç Borçlanma Senetleri için normal emirlerde minimum bir milyon Türk Lirası, maksimum yüz milyon Türk Lirası sınırı vardır. Küçük emirler pazarında ise bu sınırlar on bin Türk Lirası ile dokuz yüz doksan bin Türk Lirası arasındadır. Özel işlem emirlerinde ise minimum yüz milyon Türk Lirası, maksimum beş yüz milyon Türk Lirası tutarları uygulanmaktadır. Döviz cinsi senetlerde normal emir alt sınırı bin birim iken, üst sınır beş milyon birimdir. Repo Ters Repo Pazarı'nda normal emirler bir milyon Türk Lirası ile dört yüz milyon Türk Lirası arasında iletilebilirken, özel işlem emirleri dört yüz milyon Türk Lirası ile sekiz yüz milyon Türk Lirası aralığındadır. Pay Senedi Repo ve Taahhütlü İşlemler Pazarı'nda ise minimum emir büyüklüğü on bin Türk Lirası, maksimum ise yüz milyon Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Emirlerin geçerliliği kural olarak verildikleri gün ile sınırlıdır. Aynı gün valörlü kesin alım satım emirleri ile repo ve taahhütlü işlem emirleri saat on dört nokta sıfır'a kadar geçerlidir. İleri valörlü emirler ise saat on yedi nokta otuz'a kadar sistemde bekleyebilir. Nitelikli Yatırımcıya İhraç Pazarı'nda ise tüm emirlerin geçerliliği saat on dört nokta sıfır'da sona erer. İşlem günü sonunda gerçekleşmeyen tüm emirler sistem tarafından otomatik olarak iptal edilir ve bir sonraki güne devretmez. Emirler üzerinde yapılacak değişikliklerde, fiyat veya oran değişikliği ile miktar artırımı emrin zaman önceliğini kaybetmesine neden olur. Ancak bilgi alanlarının değiştirilmesi veya miktar azaltılması öncelik kaybına yol açmaz. Piyasada oluşan fiyatların ilanı her pazar için ayrı yayımlanan bültenler aracılığıyla yapılır. Bu bültenlerde en düşük, en yüksek ve ağırlıklı ortalama fiyatlar, işlem hacimleri ve sözleşme sayıları gibi detaylı veriler yer alır. Üyelerin kendi emirlerini kendilerinin karşıladığı çapraz işlemler borsa kaydına alınsa da, bu işlemlerden doğan fiyat ve getiriler bültende yayımlanmaz; sadece hacim ve sözleşme sayıları genel toplamlara dahil edilir. Gerçekleşen işlemlerin iptali ise kural olarak mümkün değildir. Ancak maddi hatalar, yanlış emir yönü girişi veya portföyde bulunmayan kıymetin sehven satılması gibi durumlarda, her iki tarafın da onayı ve borsanın uygun görmesiyle işlem iptal edilebilir ve bu durum Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda ilan edilir. Piyasa yapıcılığı sistemine baktığımızda, Devlet İç Borçlanma Senetleri için Hazine tarafından belirlenen bir sistemin uygulandığını görmekteyiz. Piyasa yapıcıları çift taraflı kotasyon vermekle yükümlüdür ve bu kotasyonlar piyasa izleme ekranlarında üye kodlarıyla birlikte yayımlanır. Özel sektör borçlanma araçlarında ise borsa tarafından yetkilendirilen yatırım kuruluşları piyasa yapıcısı olarak görev yapabilir. Bu kuruluşlar da çift taraflı kotasyon vermek zorundadır ve emirlerin gerçekleşmesi durumunda on dakika içinde yeni emir girmekle yükümlüdürler. Menkul kıymetlerin tanımlanmasında kullanılan ISIN kodu yapısı on iki haneden oluşur. Türkiye için ülke kodu TR ile başlar. Üçüncü hane menkul kıymet türünü belirtir; örneğin T devlet tahvilini, B hazine bonosunu, S ise özel sektör tahvilini ifade eder. Hazine ihraçlarında dört ile dokuz. haneler itfa tarihini gün, ay, yıl formatında gösterirken, on. hane kıymetin Türk Lirası veya döviz cinsinden olduğunu ve anapara mı yoksa kupon mu olduğunu belirtir. Diğer menkul kıymetlerde ise dört ile yedi. haneler ihraççı kuruluş kodunu, sekiz. hane itfa ayını, dokuz ve on. haneler ise itfa yılını temsil eder. Bu kodlama yapısını bilmek, bir kıymetin özelliklerini ilk bakışta anlamanızı sağlar. Yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarının işlemlerine dair özel kurallar da mevcuttur. Bu kurumlar adına iletilen emirlerde standart kodların kullanılması zorunludur. Özellikle saat on dört nokta sıfır ile on yedi nokta otuz arasındaki aynı gün valörlü işlemlerde, o gün pazarda oluşan ağırlıklı ortalama fiyat ve oranlar referans alınır. İşlemlerin fon lehine olması esastır; yani alımlar ortalama fiyatın altında veya seviyesinde, satımlar ise üzerinde veya seviyesinde gerçekleştirilmelidir. Repo işlemlerinde de benzer şekilde ters repo oranının ağırlıklı ortalamanın üzerinde, repo oranının ise altında olması şartı aranır. Son olarak risk yönetimi ve takas süreçlerine değinelim. İşlem öncesi risk yönetimi kapsamında üye veya kullanıcı bazında miktar ve tutar sınırları getirilebilir. Takas ve teminat yükümlülükleri Takasbank tarafından yürütülür. Takas yükümlülüğünü yerine getirmeyen üyeler için temerrüt süreci işletilir ve bu amaçla kurulan Temerrüt Pazarı'nda Takasbank tarafından ilgili üye adına işlemler gerçekleştirilir. Kesin Alım Satım Pazarı'nda fiyat adımları da önem arz eder; temiz veya kirli fiyat üzerinden iletilen emirlerde sıfır virgül bir Türk Lirası, getiri bazlı emirlerde ise yüzde sıfır virgül bir adım uygulanır. Altın tahvilleri gibi özel araçlarda ise fiyat adımı sıfır virgül bir Türk Lirası'ye kadar inebilmektedir. Bu detaylar, piyasanın hassas dengelerini ve işlem disiplinini korumaya yönelik düzenlemelerdir.
Bölüm 9
Borçlanma Araçları Piyasası bünyesindeki Kesin Alım Satım Pazarı'nda emirlerin fiyat adımları ve eşleşme kuralları belirli standartlara bağlanmıştır. Bu pazarda iletilen emirlerde sıfır virgül bir Türk Lirası tutarında bir fiyat adımı uygulanmaktadır. Emirlerin eşleşme kuralları incelendiğinde, pazarın çok fiyat sürekli müzayede yöntemiyle ve belirli seans aralıklarında ise tek fiyat yöntemiyle çalıştığı görülmektedir. Kesin Alım Satım Pazarı'nda iki karşıt emrin eşleşmesi sürecinde temel öncelik kuralları işletilir. Alım emirlerinde en yüksek fiyatlı emre, satım emirlerinde ise en düşük fiyatlı emre öncelik verilir. Fiyatların eşit olması durumunda ise zaman önceliği kuralı devreye girer. Sisteme girilen bir alış emrinin fiyatı, mevcut bir satış emrinin fiyatından yüksekse veya tam tersi bir durum söz konusuysa eşleşme gerçekleşir. Fiyat eşitliğinin bulunmadığı senaryolarda, sistemde önceden pasif olarak bekleyen emrin fiyatı işlem fiyatı olarak kabul edilir. Bu durum sınav sorularında sıklıkla karşınıza çıkabilecek bir teknik ayrıntıdır. Emir eşleşme mantığını bir örnekle detaylandırmak gerekirse, sisteme bir numaralı emir olarak beş milyon nominal miktar ve seksen yedi virgül dokuz yüz elli altı fiyatla bir alım emri, ardından iki numaralı emir olarak iki milyon nominal miktar ve yine seksen yedi virgül dokuz yüz elli altı fiyatla bir başka alım emri girildiğini varsayalım. Satım tarafında ise dört numaralı emir olarak altı milyon nominal miktar ve seksen yedi virgül dokuz yüz elli altı fiyatla bir emir bulunmaktadır. Bu durumda bir numaralı alım emrinin tamamı ile dört numaralı satım emrinin beş milyon Türk Lirası tutarındaki kısmı eşleşir. Kalan bir milyon Türk Lirası tutarındaki satım emri ise zaman önceliğine göre iki numaralı alım emri ile eşleşerek işlemi tamamlar. Eğer sisteme mevcut pasif emirlerden daha avantajlı bir fiyatla yeni bir emir girilirse, örneğin seksen yedi virgül dokuz yüz elli altı fiyatla bekleyen bir alım emri varken seksen yedi virgül dokuz yüz elli fiyatla bir satım emri gelirse, işlem pasif emrin fiyatı olan seksen yedi virgül dokuz yüz elli altı üzerinden gerçekleşir. Bu kural, piyasadaki fiyat istikrarının korunması ve öncelikli emirlerin haklarının gözetilmesi açısından kritiktir. Kesin Alım Satım Pazarı'nda tek fiyat yöntemi uygulaması ise belirli saat dilimlerinde ve Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü tarafından ilan edilen kıymetlerde geçerlidir. Saat on iki nokta on ile on iki nokta otuz arasında gerçekleştirilen bu süreçte, on iki nokta on ile on iki nokta yirmi beş saatleri arasında emirler toplanır. Toplanan bu emirler on iki nokta yirmi beş ile on iki nokta otuz saatleri arasında ilgili mevzuat çerçevesinde eşleştirilir. Tek fiyat yöntemi uygulanırken çok fiyat yöntemi esaslarına göre işlem yapılması mümkün değildir. Bu süreçte sisteme limitli emirlerin yanı sıra dengeleyici emirler de iletilebilir. Dengeleyici emir, denge fiyatının belirlenmesi sürecinde hesaba katılmayan ancak belirlenen eşleşme fiyatı seviyesinde karşılanmadan kalan emirlerle eşleşerek işleme dönüşebilen özel bir emir tipidir. Bu emirler limitli emirlerle eşleşebileceği gibi, eşleşme fiyatından kalan emir kalmadığında kendi aralarında da eşleşebilirler. Dengeleyici emirler iletilirken fiyat veya getiri belirtilmez, sadece nominal miktar girilir. Denge fiyatının belirlenmesi süreci finansal matematik ve piyasa mekanizması açısından belirli bir hiyerarşiye dayanır ve sınavda bu sıralama sorulabilmektedir. İlk kural, en çok işlem miktarının gerçekleşmesini sağlayan fiyatın denge fiyatı olarak belirlenmesidir. Eğer en fazla işlem miktarını sağlayan birden fazla fiyat seviyesi mevcutsa, bu seviyeler arasından işlem görmeden kalan miktarın en az olduğu fiyat seviyesi seçilir. Bu iki koşulun da birden fazla fiyat seviyesinde sağlanması durumunda üçüncü bir kriter devreye girer. Alış emirlerinin toplam nominal miktarı satış emirlerinden fazlaysa yüksek olan fiyat, satış emirleri fazlaysa düşük olan fiyat denge fiyatı kabul edilir. Eğer alış ve satış miktarları birbirine eşitse, bu fiyatların aritmetik ortalaması alınarak denge fiyatı hesaplanır. Eşleşme aşamasında gerçekleşmeyen limitli emirler pasif emre dönüşerek sistemde kalmaya devam ederken, gerçekleşmeyen dengeleyici emirler eşleşme aşamasının sonunda sistem tarafından otomatik olarak iptal edilir. Döviz ödemeli sermaye piyasası araçları üzerindeki işlemler ise farklı valör ve fiyatlandırma esaslarına tabidir. Bu araçların alım satım işlemleri en az bir iş günü valörle gerçekleştirilebilir. İleri valörlü işlemlerde kamu tarafından ihraç edilen menkul kıymetler için üst sınır doksan takvim günü olarak belirlenmişken, diğer menkul kıymetlerde bu süre otuz takvim günü ile sınırlandırılmıştır. Emirler, menkul kıymetin ihraç edildiği döviz cinsi üzerinden verilir. Örneğin Amerikan Doları cinsinden ihraç edilen kıymetlerde yüz Amerikan Doları, Euro cinsinden olanlarda ise yüz Euro üzerinden fiyatlandırma yapılır. Bu noktada döviz cinsi bazındaki fiyatlandırma esaslarını bilmek, işlem hacmi ve maliyet hesaplamaları açısından önem arz eder. Repo ve Ters Repo Pazarı'nın işleyişine geçecek olursak, bu işlemler geri alım vaadiyle satım ve geri satım vaadiyle alım olarak tanımlanmaktadır. Repo yapan taraf, işlemin başlangıcında nakit karşılığında menkul kıymet verir ve vade sonunda bu kıymeti anapara, faiz ve stopaj ödeyerek geri alır. Ters repo yapan taraf ise başlangıçta nakit verip menkul kıymet alır, vade sonunda ise nakdi faiziyle birlikte geri alarak menkul kıymeti iade eder. Repo Ters Repo Pazarı, on yedi Şubat bin dokuz yüz doksan üç tarihinde organize bir piyasa yapısı oluşturmak amacıyla faaliyete geçmiştir. Bu pazarda Türk Lirası veya döviz ödemeli devlet tahvilleri, hazine bonoları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası likidite senetleri işlem görmektedir. Pazarın en dikkat çekici özelliklerinden biri, emir girişi sırasında ters repo yapan tarafın hangi spesifik menkul kıymeti alacağını bilmemesidir. Taraflar sadece kıymetin grubunu, yani Türk Lirası veya döviz ödemeli bir kamu borçlanma aracı olacağını bilirler. Repo ve ters repo emirleri iletilirken tutar, repo oranı, başlangıç ve bitiş valörleri ile sermaye piyasası aracı grubu belirtilir. Pazar bünyesinde yedi güne kadar ileri başlangıç valörlü emir iletilebilirken, repo bitiş valörü en fazla bir yıl olabilmektedir. Emirlerde uygulanan oran adımı yüzde sıfır virgül bir olarak belirlenmiştir. İşlem gerçekleştikten sonra repo yapan taraf, belirttiği gruba ait menkul kıymet bildirimini en fazla beş farklı kıymet olacak şekilde takas ekranlarından yapar. Bu kıymetler Takasbank nezdinde ters repo yapan üye adına bloke bir hesapta tutulur ve ters repocu üyenin serbest kullanımına sunulmaz. Ancak ters repo yoluyla alınan bu kıymetler, ilk işlemin vadesinden kısa olmak kaydıyla başka bir repo işleminde kullanılabilir ki bu işleme finans literatüründe zincirleme repo adı verilir. Bankaların bu pazarda gerçekleştirdiği repo işlemlerinden sağlanan fonların zorunlu karşılığa tabi olmadığını belirtmek gerekir. Repo emirlerinin eşleşme kurallarında çok fiyat sürekli müzayede yöntemi uygulanır. Repo emirlerinde en yüksek oranlı, ters repo emirlerinde ise en düşük oranlı emirler önceliklidir. Oranların eşit olması durumunda zaman önceliği kuralı geçerlidir. Eğer mevcut bir repo emrinin oranından daha düşük oranlı bir ters repo emri gelirse, işlem var olan pasif emrin oranı üzerinden gerçekleşir. Pazar bünyesinde emir büyüklüklerine göre bir ayrım mevcuttur. Küçük Emirler Pazarı'nda minimum emir büyüklüğü on bin Türk Lirası, maksimum ise dokuz yüz doksan bin Türk Lirası'dir. Normal Emirler Pazarı'nda ise bu sınırlar bir milyon Türk Lirası ile dört yüz milyon Türk Lirası arasında değişmektedir. Bu sayısal sınırların sınavda pazar ayrımı bazında sorulabileceği unutulmamalıdır. Menkul Kıymet Tercihli Repo Pazarı, on yedi Aralık iki bin on tarihinde faaliyete geçmiş olup Repo Ters Repo Pazarı'ndan temel farkı, emir aşamasında spesifik menkul kıymetin ISIN kodu bazında seçilebilmesidir. Bu pazarda taraflar hangi kıymet üzerinde işlem yapacaklarını ve bu kıymetin fiyatını emir aşamasında belirlerler. Repo oranı için yüzde sıfır virgül bir, menkul kıymet fiyatı için ise sıfır virgül bir Türk Lirası fiyat adımı uygulanır. Eşleşme sürecinde repo oranı, menkul kıymet fiyatı ve zaman önceliği olmak üzere üçlü bir kriter seti işletilir. Repo emirlerinde en yüksek oran ve en düşük fiyat, ters repo emirlerinde ise en düşük oran ve en yüksek fiyat önceliklidir. Bu pazarda kamu borçlanma araçlarının yanı sıra özel sektör borçlanma araçları da işleme konu edilebilmektedir. Ancak yatırım kuruluşlarının kendi ihraç ettikleri kıymetleri portföyleri hesabına repo yoluyla satmaları yasaktır. Ayrıca kupon ödeme tarihi, işlemin başlangıç ve bitiş valörleri arasına denk gelen kıymetler repo işlemine konu edilemez. Pay Senedi Repo Pazarı ise yedi Aralık iki bin on iki tarihinde, Borsa İstanbul elli Endeksi'ne dahil olan ve Borsa Genel Müdürlüğü tarafından uygun görülen paylar üzerinde repo yapılabilmesi amacıyla kurulmuştur. Bu pazarda repo karşılığı olarak borçlanma araçları yerine pay senetleri kullanılır. Emirler repo oranı ve zaman önceliğine göre eşleşir. Pay Piyasası'nda işlemlerin durması veya bir payın işlem sırasının kapatılması durumunda, ilgili payın repo pazarındaki işlemleri de eş zamanlı olarak durdurulur. Pay senedi repo işlemlerinde kar payı ödemesi, sermaye artırımı veya azaltımı gibi özsermaye halleri söz konusu olduğunda, pay fiyatının değiştiği tarih ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki fiili gerçekleşme tarihi arasındaki iki gün boyunca işlem yapılamaz. Bu pazarda da iki iş gününe kadar ileri başlangıç valörlü emir iletilebilir ve vade sınırı bir yıldır. İşleme konu payın fiyatı, işlemin gerçekleştiği an itibarıyla Pay Piyasası'ndaki son işlem fiyatı olarak sisteme yansır. Uluslararası Tahvil Pazarı, Hazine tarafından ihraç edilen dış borçlanma araçlarının ve döviz cinsi sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü platformdur. Bu pazarda kesin alım satım emirlerinin yanı sıra özel işlem emirleri ve bağlayıcı olmayan emirler de kullanılabilir. Bağlayıcı olmayan emirler, sistemde bir ilan tahtası işlevi görerek yatırım kuruluşunun işlem talebini duyurmasını sağlar ancak doğrudan işleme dönüşmez. Emirler yüz birim fiyat tabanı üzerinden iletilir ve fiyat adımı sıfır virgül bir olarak uygulanır. Valör süresi en az bir iş günü, en fazla on beş gün olabilir. Minimum nominal emir büyüklüğü on bin birim iken, maksimum sınır beş milyon birimdir. Eşleşme kuralları Kesin Alım Satım Pazarı ile benzerlik göstererek fiyat ve zaman önceliğine dayanır. Nitelikli Yatırımcıya İhraç Pazarı, Borçlanma Araçları Piyasası bünyesinde birinci el ihraç işlemlerinin yapılabildiği tek pazardır. on yedi Mayıs iki bin on tarihinde açılan bu pazarda sadece özel sektör tarafından nitelikli yatırımcılara satılacak tahvil, finansman bonosu, kira sertifikası gibi araçların ihracı gerçekleştirilir. Satış süresi on iş gününü geçemez ve Borsa'ya bildirilen tutarın tamamının bu pazarda satılması zorunludur. İhraççı, satış fiyatını süre boyunca serbestçe belirleyebilir. İkinci el işlemler bu pazarda yapılmaz; ihraç tamamlandıktan sonra kıymetler Kesin Alım Satım Pazarı'nda nitelikli yatırımcılar arasında işlem görmeye başlar. Bu pazarda minimum emir büyüklüğü elli bin Türk Lirası, maksimum ise yüz milyon Türk Lirası'dir. Fiyat üzerinden iletilen emirlerde sıfır virgül bir, getiri üzerinden iletilenlerde ise yüzde sıfır virgül bir adım uygulanır. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tahsis edilen limitin üzerinde satış yapılması durumunda işlemler resen iptal edilir. Gözaltı Pazarı, bir Aralık iki bin on yedi tarihinde faaliyete geçmiş olup Borsa Kotasyon Yönergesi hükümleri uyarınca bu pazara alınan kıymetlerin işlem görmesini sağlar. Özellikle borçlanma araçlarının ana para ödemesinin yapılamayacağının açıklanması ve yatırımcıların en az üçte ikisinin muvafakatiyle yeniden yapılandırma yapılması durumunda kıymetler bu pazara alınabilir. Gözaltı Pazarı'na alınan bir borçlanma aracının tekrar Kesin Alım Satım Pazarı'na dönmesi mümkün değildir. Taahhütlü İşlemler Pazarı'nda ise Hazine veya kamu sermayeli kurumlarca kurulan varlık kiralama şirketlerinin ihraç ettiği Türk Lirası ödemeli kira sertifikaları işlem görür. Bu pazarda Takasbank'ın bitiş valöründeki işlemlerden herhangi bir sebep göstermeksizin vazgeçme hakkı bulunmaktadır. Bu durum Takasbank'ın merkezi karşı taraf rolü ve risk yönetimi açısından tanınmış özel bir haktır. Borsa İstanbul Para Piyasası, banka ve aracı kurumların teminatlı borç alma ve verme işlemlerini gerçekleştirdiği bir platformdur. Takasbank bu piyasada merkezi karşı taraf olarak hizmet verir ve takasın tamamlanmasını taahhüt eder. İşlemler hafta içi dokuz nokta otuz ile on yedi nokta otuz saatleri arasında yapılırken, aynı gün başlangıç valörlü işlemler için son saat on beş nokta sıfır'tir. Vade süresi taraflarca iki yıla kadar belirlenebilir. Alım emirlerinde en yüksek faiz, satım emirlerinde en düşük faiz önceliklidir. Emirlerde yüzde sıfır virgül bir faiz oran adımı uygulanır. Minimum emir büyüklüğü yüz bin Türk Lirası, maksimum ise yüz milyon Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Üyeler bu piyasada kendi portföyleri, yatırım fonları veya müşterileri adına emir iletebilirler. Son olarak Borsa İstanbul Swap Piyasası, para birimlerinin birbirleriyle veya kıymetli madenlerle değişimine olanak tanır. Aracı kurumlar bu piyasada sadece Kıymetli Madenler Swap Pazarı'nda işlem yapabilirken, bankalar ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her iki pazarda da faaliyet gösterebilir. Swap puanı, vade sonu döviz kurunun veya kıymetli maden fiyatının hesaplanmasında kullanılan temel değişkendir. Piyasa'da işlemler sırasında taraflar birbirlerini bilmezler ve anonimlik esastır. Başlangıç ve bitiş valörü arasındaki süre en fazla üç yüz altmış beş gün olabilir. Limitli emirlerin yanı sıra piyasa emirleri de iletilebilir. Kalanı iptal et ve gerçekleşmezse iptal et gibi özel koşullu emir tipleri de sistemde mevcuttur. Saat dokuz nokta sıfır ile dokuz nokta otuz arasında sadece Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası sisteme emir iletebilir, diğer üyeler için işlemler dokuz nokta otuz'da başlar. Bu piyasadaki değişim teminatı hesaplamaları Takasbank tarafından yeniden değerleme yöntemiyle gerçekleştirilir.
Bölüm 10
Borsa İstanbul bünyesinde faaliyet gösteren Swap Piyasası ve Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası, finansal sistemin likidite yönetimi ve riskten korunma fonksiyonları açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu ders kapsamında, ilgili piyasaların işleyiş esaslarını, emir yapılarını, takas süreçlerini ve sınav müfredatında yer alan teknik detayları kapsamlı bir şekilde ele alacağız. Swap Piyasası ile anlatıma başlayalım. Bu piyasada temel olarak iki ana işlem türü gerçekleştirilmektedir. Bunlardan ilki, Türk Lirası ile belirlenen yabancı para birimlerinin belirli koşullar dahilinde değişimini amaçlayan para swap işlemleridir. İkincisi ise standartları mevzuatla belirlenmiş kıymetli madenler ile Türk Lirası, Amerikan Doları veya Euro cinsi para birimlerinin değişimini esas alan kıymetli maden swap işlemleridir. Pazarın en temel özelliklerinden biri işlemlerin anonim olarak yürütülmesidir. Piyasada işlem yapan kuruluşlar işlem anında birbirlerinin kimlik bilgilerine vakıf olamazlar ve emirleri eşleşen üyelere karşı taraf bilgisi verilmez. Bu durum piyasa derinliğini ve güvenliğini artıran bir unsurdur. Swap işleminin başlangıç ve bitiş valörü arasındaki sürede Takasbank tarafından yeniden değerleme yapılarak değişim teminatı hesaplanır. Bu hesaplama metodolojisi ve ilgili esaslar tamamen Takasbank tarafından belirlenmektedir. İşlem saatleri konusu sınav sorularında sıklıkla karşımıza çıkan bir bölümdür. Piyasada aynı gün başlangıç valörlü emir iletimi ve işlemler hafta içi her gün saat dokuz nokta otuz ile on dört nokta sıfır arasında gerçekleştirilir. İleri başlangıç valörlü emirlerin iletimi ve işlemler ise yine hafta içi her gün saat dokuz nokta otuz ile on yedi nokta otuz arasında yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken çok özel bir zaman dilimi mevcuttur. Saat dokuz nokta sıfır ile dokuz nokta otuz arasında sadece Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası sisteme emir iletebilir. Bu yarım saatlik dilimde Merkez Bankası dışındaki üyelerin sisteme emir iletme yetkisi bulunmamaktadır. Valör yapısına baktığımızda, aynı gün veya bir iş günü ileri başlangıç valörlü emirlerin iletilebildiğini görmekteyiz. Emirlerin başlangıç ve bitiş valörü arasındaki süre en fazla üç yüz altmış beş gün olabilir. Eğer başlangıç veya bitiş valöründe ilgili para biriminin veya kıymetli madenin takasının yapılması mümkün değilse, valör bir sonraki iş gününe kaydırılır. Emir iletimi ve eşleşme kurallarına geçtiğimizde, üye temsilcilerinin emirlerini alım satım sistemi terminalleri veya uzak erişim ara yüzü kanalıyla ilettiklerini görmekteyiz. İstisnai durumlarda Borsa personeli telefonla aranarak da emir iletilebilir. Piyasada emirler çok fiyat yöntemi ile eşleşmektedir. Para Swap Pazarında portföy ve Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü tarafından uygun görülen müşteriler hesabına emir iletilebilirken, Kıymetli Madenler Swap Pazarında portföy, müşteri, yatırım ortaklığı ve yatırım fonu hesapları üzerinden işlem yapılabilmektedir. Emir tipleri ise limitli emir ve piyasa emri olarak ikiye ayrılır. Limitli emirlerde para swap işlemleri için döviz miktarı, swap puanı ve döviz kuru; kıymetli maden swap işlemleri için ise kıymetli maden miktarı, swap puanı ve kıymetli maden fiyatı belirtilmesi zorunludur. Piyasa emirlerinde ise döviz kuru veya kıymetli maden fiyatı ve swap puanı belirtilmez, sadece miktar girilir. Piyasa emrinin gerçekleşmeden kalan kısmı sistem tarafından otomatik olarak iptal edilir. Emirlerin özel koşulları arasında kalanı iptal et ve gerçekleşmezse iptal et seçenekleri bulunur. Kalanı iptal et koşulunda emrin iletildiği anda gerçekleşmeyen kısmı iptal edilirken, gerçekleşmezse iptal et koşulunda emrin tamamen gerçekleşmesi şarttır; aksi halde emrin tamamı iptal edilir. Emirlerin geçerlilik süresi kural olarak verildikleri gün ile sınırlıdır. Sisteme iletilen aynı gün başlangıç valörlü emirler gerçekleşmediği takdirde saat on dört nokta sıfır itibarıyla, ileri başlangıç valörlü emirler ise pazar kapanış saatinde otomatik olarak iptal edilir. İşlemlerin iptali ve düzeltilmesi hususu, piyasanın işleyiş disiplini açısından önemlidir. Üye hatası sonucunda gerçekleşen işlemler prensip olarak iptal edilmez. Ancak alıcı ve satıcı üyelerin ortak talebi ve Borsanın kabul edilebilir bulduğu maddi hatalar durumunda iptal süreci işletilebilir. Örneğin, Türk Lirası karşılığı döviz satım emri yerine alım emri girilmesi veya valör, swap puanı, miktar gibi unsurlarda maddi hata yapılması bu kapsamdadır. İptal işlemi gerçekleştiğinde bu durum Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden ilan edilir. Piyasada oluşan fiyatlar, en düşük, en yüksek ve ağırlıklı ortalama değerleri içerecek şekilde günlük bültende yayımlanır. Ancak üyelerin kendi emirlerini kendilerinin karşıladığı işlemler bültenlerde fiyat ve getiri bilgisi olarak yer almaz, sadece hacim toplamlarına eklenir. Para Swap Pazarı özelindeki detaylara bakacak olursak, bu pazarın bir Ekim iki bin on sekiz tarihinde kurulduğunu görmekteyiz. Pazarda Türk Lirası ile Amerikan Doları ve Türk Lirası ile Euro değişim işlemleri yapılır. Emirlerin öncelik sıralaması sınavda ayırt edici bir bilgidir. Türk Lirası karşılığı döviz satım swap emirlerinde en yüksek swap puanı ve en düşük döviz kuru önceliklidir. Alım emirlerinde ise en düşük swap puanı ve en yüksek döviz kuru öncelik taşır. Puan ve kurun aynı olması durumunda zaman önceliği devreye girer. Para Swap Pazarında emirler bir milyon Amerika Birleşik Devletleri Doları veya Euro ve katları şeklinde iletilebilir. Tek seferde iletilebilecek en yüksek emir büyüklüğü üç yüz milyon Amerika Birleşik Devletleri Doları veya Euro olarak sınırlandırılmıştır. Fiyat adımları swap puanı için sıfır virgül bir ve döviz kuru için sıfır virgül bir olarak uygulanır. Ayrıca döviz kuru, Merkez Bankası tarafından ilan edilen kurların aritmetik ortalamasının artı veya eksi yüzde on beş aralığında olmalıdır. Kıymetli Madenler Swap Pazarı ise on altı Kasım iki bin yirmi tarihinde faaliyete geçmiştir. Bu pazarda altın ile Türk Lirası, Amerikan Doları veya Euro değişimi yapılır. Emir öncelikleri para swap pazarı ile benzer mantıktadır; satım emirlerinde en yüksek swap puanı ve en düşük fiyat, alım emirlerinde en düşük swap puanı ve en yüksek fiyat önceliklidir. Bu pazarda emirler bir kilobar altın ve katları olarak iletilir ve tek seferde en fazla yüz kilobar altın emri verilebilir. Fiyat adımı sıfır virgül bir olarak belirlenmiştir. İşlemlere konu olabilecek altınların Londra Külçe Piyasası Birliği yani LBMA tarafından yayımlanan listedeki rafinerilerce üretilmiş, dokuz yüz doksan beş bölü bin saflıkta olması şarttır. Şimdi Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası, kısa adıyla VİOP konusuna geçiş yapalım. VİOP, sermaye piyasası araçlarına dayalı türev araçların işlem gördüğü, risk yönetimi ve fiyat keşfi açısından hayati öneme sahip bir piyasadır. Öncelikle temel kavramları netleştirmek gerekir. Açık pozisyon, piyasada gerçekleştirilen ve henüz ters işlem veya uzlaşma ile kapatılmamış olan yükümlülükleri ifade eder. Dayanak varlık, sözleşmeye konu olan sermaye piyasası aracı, endeks veya emtiadır. Uzun pozisyon, vadeli işlem sözleşmesinde dayanak varlığı alma yükümlülüğünü; kısa pozisyon ise satma yükümlülüğünü temsil eder. Opsiyon sözleşmelerinde ise durum biraz farklıdır. Opsiyonu alan taraf bir prim öder ve bu prim karşılığında belirli bir fiyattan alma veya satma hakkına sahip olur. Opsiyonu satan taraf ise bu hak karşılığında prim tahsil eder ve talep gelmesi durumunda işlemi gerçekleştirme yükümlülüğü altına girer. VİOP bünyesinde Döviz, Elektrik, Emtia, Endeks, Kıymetli Madenler, BYF, Pay, Yabancı Endeksler, Metal, Faiz ve Devlet İç Borçlanma Senetleri Türev Pazarları bulunmaktadır. Günlük iş akışı; işlem yapılmayan dönem, açılış seansı, normal seans, uzlaşma fiyatının ilanı, akşam seansı ve gün sonu işlemlerinden oluşur. İşlem yapılmayan dönemlerde emir girişi yapılamaz ancak mevcut emirler iptal edilebilir veya fiyatları kötüleştirilebilir. Açılış seansı, tek fiyat işlem yöntemi ile çalışır. Bu yöntemde en çok işlem miktarının gerçekleşmesini sağlayan denge fiyatı belirlenir. Eğer en fazla işlemi sağlayan birden fazla fiyat varsa, kalan miktarın en az olduğu seviye seçilir. Eşitlik devam ederse, alış emri fazlalığında yüksek fiyat, satış emri fazlalığında düşük fiyat, miktarlar eşitse aritmetik ortalama denge fiyatı olarak kabul edilir. Normal seans, fiyat ve zaman önceliğine dayalı çok fiyat yöntemiyle yürütülür. Akşam seansı ise normal seansın bitiminden sonra gerçekleştirilen ve buradaki işlemlerin bir sonraki günün işlemi sayıldığı bir evredir. Akşam seansına her sözleşme dahil değildir. Tam iş günlerinde akşam seansı saat on dokuz nokta sıfır ile yirmi üç nokta sıfır arasında yapılır. Takvim yılının son işlem gününde akşam seansı yapılmadığını bilmek sınav açısından önemlidir. Seans saatlerine detaylı bakarsak, açılış seansı emir toplama aşaması dokuz nokta yirmi'de başlar, dokuz nokta yirmi beş'ten sonraki otuz saniye içinde rassal bir zamanda eşleştirme yapılır ve sürekli müzayede dokuz nokta otuz'da başlar. Normal seans on sekiz nokta on'da sona erer. VİOP'ta işlemlerin durdurulması ve devre kesici uygulamaları da kritik kurallara bağlanmıştır. Dayanak varlıkta işlemlerin durması halinde ilgili sözleşmelerde de işlemler durdurulabilir. Endekse bağlı devre kesici tetiklendiğinde, pay ve pay endeksi sözleşmelerinde işlemler yirmi dakika boyunca durdurulur. Eğer devre kesici saat on yedi nokta otuz'dan sonra devreye girerse, işlemler on sekiz nokta sekiz'de yeniden başlatılır. Bir sözleşmede üç ay boyunca işlem olmaması veya açık pozisyon bulunmaması durumunda Genel Müdür o sözleşmenin işlem görmesini sonlandırabilir. Hatalı işlem iptali süreci VİOP'ta oldukça katı kurallara tabidir. İptal başvurusu işlemin gerçekleşmesinden itibaren otuz dakika içinde yapılmalıdır. Ayrıca belirli zarar eşikleri mevcuttur. Tam iş gününde saat on yedi nokta otuz'dan önceki başvurularda minimum zarar iki yüz bin Türk Lirası, on yedi nokta otuz ve sonrasındaki başvurularda ise sekiz yüz bin Türk Lirası olmalıdır. Akşam seansı için de alt limit iki yüz bin Türk Lirası'dir. İptal talebinin kabul edilebilmesi için fiyatın referans fiyattan belirli oranlarda sapmış olması gerekir. Bu oranlar Borsa İstanbul otuz Endeks ve Pay vadeli sözleşmelerinde yüzde beş, döviz sözleşmelerinde yüzde üç, diğer vadeli sözleşmelerde yüzde dört ve opsiyonlarda referans primin yüzde elli'si veya piyasa yapıcı spread miktarından büyük olanıdır. Piyasaya erişim protokolleri arasında İşlem Terminalleri, FixAPI, OUCH ve ITCH bulunmaktadır. OUCH protokolü, yüksek frekanslı işlemler için en hızlı emir iletim imkanını sunar. Algoritmik emir iletimi yapan üyeler, kullandıkları yazılımları Borsaya bildirmek ve test ettiklerini taahhüt etmek zorundadırlar. Bu sistemlerin piyasada yaratacağı tüm etkilerden ilgili piyasa üyesi doğrudan ve devredilemez şekilde sorumludur. Borsa, piyasa bozucu bir durum sezdiğinde bu kullanıcıların işlemlerine ara verme yetkisine sahiptir. Son olarak emir yöntemlerine değinelim. Limitli emirlerde fiyat ve miktar belirtilmesi zorunluyken, piyasa emirleri en iyi fiyatlı emirden başlayarak eşleşir. Piyasadan limite emirler ise sadece karşı taraftaki en iyi fiyat kademesiyle eşleşir ve kalan miktar o fiyattan limitli emre dönüşür. Bu teknik detaylar, hem piyasa işleyişini anlamak hem de lisanslama sınavlarında başarılı olmak için temel teşkil etmektedir. Dersimizi tamamlamadan önce Borçlanma Araçları Piyasası ile ilgili bazı uygulama örneklerine değinmek faydalı olacaktır. Örneğin, Nitelikli Yatırımcıya İhraç Pazarı'nda birinci el piyasa işlemleri gerçekleştirilmektedir. Özel sektör borçlanma araçlarının repo işlemlerine konu olabildiği pazar ise Menkul Kıymet Tercihli Repo Pazarı'dır. Kesin Alım Satım Pazarı'nda emirlerin gerçekleşme önceliğinde alımda en yüksek fiyat, satımda ise en düşük fiyat esastır. Ayrıca sistemdeki emirlerin miktarları üzerinde azaltma yapmak mümkünken, artırma işlemi emrin önceliğini değiştireceği için farklı kurallara tabidir. Valör kavramı, menkul kıymet ve nakdin el değiştirdiği takas tarihini ifade eder ve bu piyasadaki tüm işlemlerin temel zaman parametresidir. Bu bilgiler ışığında, swap ve türev piyasaların karmaşık ama sistematik yapısını kavramış olmanız sınav performansınız için belirleyici olacaktır.
Bölüm 11
Algoritmik emir iletim sistemleri ve yüksek frekanslı işlemlerin düzenlenmesi konusuyla dersimize devam ediyoruz. Piyasa üyelerinin, algoritmik emir iletim sistemlerinin piyasada yaratabileceği riskleri yönetmek adına, oluşabilecek aksaklıkları gerçek zamanlı olarak izlemesi ve gerektiğinde yazılımı durdurarak emir iletimini derhal sonlandırması yasal bir zorunluluktur. Yüksek frekanslı işlemlerin normal müşteri emirlerinden ayırt edilebilmesi ve sağlıklı bir şekilde takip edilebilmesi için bu işlemler adına piyasa üyesi başvurusu ile farklı kullanıcı kodları tahsis edilmektedir. Her bir farklı algoritmik emir iletim sistemi için ayrı bir kullanıcı tanımlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu kullanıcıların İşlem Öncesi Risk Yönetimi Uygulaması kapsamındaki kullanıcı limitlerini ve risk grubu kontrollerini kullanmaları esastır. OUCH emir iletim protokolü üzerinden iletilen emirler de yüksek frekanslı işlemler kapsamında değerlendirilmektedir. Bir kullanıcının yüksek frekanslı işlem kullanıcısı olarak sınıflandırılması için emir üreten sunucuların piyasa üyesi tarafından Borsanın eşyerleşim merkezinde konumlandırılmış olması ve Borsa tarafından bu kullanıcılara ayırt edici bir kullanıcı kodu verilmiş olması şarttır. Piyasa üyeleri, gerek kendilerine gerekse müşterilerine ait emirleri Borsaya iletmek için kullandıkları algoritmik sistemlerden doğrudan sorumludur. Bu sorumluluk devredilemez bir nitelik taşır ve sistemlerin piyasa işleyişini bozmayacak, riske atmayacak veya yanlış yönlendirmeyecek şekilde kurgulanmasını gerektirir. Üyeler, bu sistemlerin kontrollerini ve testlerini yapmakla, devreye alındıktan sonra ise riskleri sınırlandırmakla yükümlüdür. Herhangi bir problem veya aksaklık durumunda en hızlı iletişim kanalıyla Borsaya bildirim yapılması şarttır. Ayrıca, İşlem Öncesi Risk Yönetimi Uygulaması kapsamında oluşturulan her bir risk grubu için belirlenen limitlerin hesaplama yöntemleri yazılı hale getirilmeli ve Borsa talep ettiğinde aynı gün içinde sunulmalıdır. Piyasa bozucu durumların ortaya çıkması halinde Borsa, ilgili kullanıcıların işlemlerine ara verme veya hizmetleri durdurma yetkisine sahiptir. Bu tür durumlarda üyelerin kâr mahrumiyeti veya tazminat talebinde bulunma hakkı yoktur. Emirlerin eşleşmesinde uygulanan öncelik kuralları sınav açısından temel bir bilgi niteliğindedir. Çok fiyat yöntemi ile eşleşme sırasında iki temel kural uygulanır. Birincisi fiyat önceliği kuralıdır. Bu kurala göre, daha düşük fiyatlı satım emirleri daha yüksek fiyatlı satım emirlerinden, daha yüksek fiyatlı alım emirleri ise daha düşük fiyatlı alım emirlerinden önce karşılanır. İkinci kural ise zaman önceliğidir. Fiyatların eşit olması durumunda, işlem sistemine zaman açısından daha önce ulaşan emirler öncelikli olarak işleme dönüşür. Sistemde kullanılan emir yöntemlerini detaylandırmak gerekirse, limit fiyatlı emirler en yaygın yöntemdir. Bu yöntemde belirlenen limit fiyat seviyesine kadar işlem gerçekleştirilir ve hem fiyat hem de miktar girişi zorunludur. Piyasa emirleri ise emrin girildiği anda piyasadaki en iyi fiyatlı emirden başlayarak karşılanması amacıyla kullanılır. Ancak burada çok kritik bir sınav notu bulunmaktadır. bir Mart iki bin yirmi bir tarihi itibarıyla piyasa emir yönteminin kullanılmasına izin verilmemektedir. Piyasadan limite emirler ise fiyatsız olarak sadece miktar belirtilerek girilir ve sadece en iyi fiyat kademesinde bekleyen emirlerle eşleşir. Eşleşmeyen kısım, gerçekleşen son işlem fiyatını alarak limit fiyatlı emre dönüşür ve emir defterinde beklemeye geçer. Eğer karşı tarafta bekleyen bir emir yoksa, piyasadan limite emirler anında iptal edilir. Emir geçerlilik süreleri de finansal piyasaların işleyişinde belirleyici bir rol oynar. Günlük emirler, girildikleri günün sonuna kadar geçerlidir ve eşleşmezlerse sistem tarafından otomatik olarak iptal edilirler. İptale kadar geçerli emirler ise, adından da anlaşılacağı üzere, iptal edilmedikleri sürece sözleşmenin vade sonuna kadar sistemde kalırlar. Tarihli emirler, kullanıcının belirlediği belirli bir tarihe kadar geçerliliğini korur; ancak bu tarih sözleşmenin vade sonundan daha ileri bir tarih olamaz. Gerçekleşmezse iptal et yöntemi, emrin girildiği anda tamamının gerçekleşmesini, aksi takdirde tamamının iptal edilmesini sağlar. Kalanı iptal et yöntemi ise emrin bir kısmının gerçekleşmesine izin verirken, gerçekleşmeyen kısmın anında iptal edilmesini öngörür. Günlük fiyat limitleri dışındaki emirler durdurulmuş statüde kabul edilir ve fiyat limitleri içine girildiğinde aktif hale gelirler. Vadeler arası strateji emirleri, farklı vade aylarındaki vadeli işlem sözleşmelerine aynı anda ve ters yönlü iki emir gönderilmesini sağlayan spread işlemleridir. Bu stratejide yakın vade M1, uzak vade ise M2 olarak kodlanır. Strateji alış emri, uzak vade alış ve yakın vade satış işlemini birleştirirken; strateji satış emri, uzak vade satış ve yakın vade alış işlemini birleştirir. Bu emirlerde spread fiyatı, yani uzak vade fiyatı ile yakın vade fiyatı arasındaki fark esas alınır. Strateji emirleri sadece limit ve gün geçerlilik süreleriyle girilebilir ve herhangi bir şart koşuluna bağlanamaz. Bu emirlerin alt ve üst limitleri, uzak ve yakın vadenin baz fiyat farklarına belirli bir k katsayısının eklenip çıkarılmasıyla hesaplanır. Stratejiyi oluşturan bacaklardan birinde işlemler durursa strateji emri girişi de yapılamaz. Şarta bağlı emirler, belirli bir aktivasyon koşulu gerçekleştiğinde aktif hale gelen emirlerdir. Koşul olarak son fiyat, en iyi alış veya en iyi satış fiyatı kullanılabilir. Bu emirler aktif hale gelene kadar emir defterinde görünmezler. Önemli bir kural olarak, emrin girildiği sözleşme ile koşul olarak seçilen sözleşmenin aynı grupta yer alması gerekir. Ancak FixAPI üzerinden iletilen emirlerde BISTECH sistemindeki diğer enstrümanlar da koşul olarak tanımlanabilir. Şarta bağlı emirlerde günlük limitlerin dışındaki fiyatlar girilebilir ancak bu emirler tetiklendiğinde durdurulmuş statüde sisteme dahil olurlar. Seans bazlı kurallara baktığımızda, akşam seansında piyasa ve piyasadan limite emir türlerinin kullanılamadığını görmekteyiz. Ayrıca iptale kadar geçerli ve tarihli emirler akşam seansında kullanılamaz; bu tür emirler akşam seansına geçilirken durdurulmuş statüye alınır ve normal seans başladığında tekrar aktif hale getirilir. Akşam seansında vadeler arası strateji emirlerine de izin verilmez. Açılış seansında ise sadece limit fiyatlı emirler kabul edilir ve gerçekleşmezse iptal et dışındaki geçerlilik süreleri kullanılabilir. Açılış seansında strateji emirleri, şarta bağlı emirler ve özel işlem bildirimleri yapılamaz. Fiziki teslimatlı döviz vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde ise gerçek kişilere ait hesaplardan emir kabul edilmediği unutulmamalıdır. Piyasa üyeleri, kotasyon isteği fonksiyonu ile belirli bir sözleşme için tek veya çift taraflı kotasyon talebinde bulunabilirler. Emir büyüklükleri konusunda ise sistem katı limitler uygular. Pay sözleşmelerinde maksimum emir miktarı, dayanak varlığın kapanış fiyatına göre kademeli olarak değişmektedir. Örneğin, fiyatı sıfır ile iki virgül kırk dokuz Türk Lirası arasında olan paylar için maksimum emir miktarı kırk bin adet iken, fiyatı bin Türk Lirası ve üzerinde olan paylar için bu limit elli adettir. Endeks sözleşmelerinde maksimum limit iki bin, döviz sözleşmelerinde beş bin, Türk Lirası gram altın sözleşmelerinde ise yirmi beş bin adettir. Diğer kıymetli maden sözleşmelerinde limitler beş yüz ile beş bin arasında değişmektedir. Emir düzeltme işlemlerinde zaman önceliğinin korunup korunmadığı sınav sorularının vazgeçilmez bir parçasıdır. Pozisyon değişikliği ve miktar azaltımı durumunda zaman önceliği korunurken; fiyat değişikliği, miktar artırımı, emir geçerliliği değişikliği ve geçerlilik süresinin artırılması durumlarında zaman önceliği kaybedilir. Şarta bağlı emirlerde ise henüz koşul gerçekleşmemişse fiyat, miktar ve geçerlilik süresi değişikliklerinde zaman önceliği korunmaktadır. Emirlerin askıya alınması, sistem açısından emrin iptali ile eşdeğerdir ve tekrar aktif hale getirilen emirler zaman önceliğini kaybederek yeni bir numara alırlar. İradi emir iptal ücreti, piyasa üyelerinin gerçekleştirdikleri iptal veya askıya alma işlemlerinin parasal büyüklüğünün, aylık toplam işlem hacminin yüzde elli oranını aşması durumunda alınır. Ancak bu kuralın önemli istisnaları vardır. Piyasa yapıcıların sorumlu oldukları sözleşmelerdeki iptalleri, vadeler arası strateji emirleri ve dövize, altına, gümüşe, platine, paladyuma ve bakıra dayalı tüm sözleşmelerdeki iptaller bu ücretten muaftır. Piyasa işleyişinin teknik yönetiminde Uzlaşma Fiyatı Komitesi ve Özsermaye Halleri Komitesi kritik görevler üstlenir. Uzlaşma Fiyatı Komitesi, beş asil üyeden oluşur ve üyelerin görev süresi iki yıldır. Komitede üç kişi Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasından, bir kişi Pay Piyasasından ve bir kişi Denetim ve Gözetim Kurulundan görevlendirilir. Kararlar salt çoğunlukla alınır ve eşitlik halinde başkanın oyu belirleyicidir. Günlük ve vade sonu uzlaşma fiyatlarının tespitinde komite, piyasa koşullarına göre düzeltme yapma yetkisine sahiptir. Özsermaye Halleri Komitesi de benzer şekilde beş asil üyeden oluşur; ancak üye dağılımı iki kişi Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasından, iki kişi Endeks Direktörlüğünden ve bir kişi Pay Piyasasından olacak şekildedir. Bu komite, dayanak varlıkta meydana gelen bedelsiz sermaye artırımı gibi özsermaye hallerinin sözleşme fiyatı ve büyüklüğüne makul ve adil şekilde yansıtılmasını sağlar. Özsermaye halleri sonrasında standart sözleşmeler kapatılarak standart olmayan yeni sözleşmeler açılır. Düzeltme katsayısı virgülden sonra yedi basamaklı olarak hesaplanır. Baz veya kullanım fiyatları en yakın fiyat adımına, sözleşme büyüklüğü ise en yakın tam sayıya yuvarlanır. Nakit temettü dağıtımlarında kural olarak özsermaye hali uyarlaması yapılmadığı, ancak temettünün pay şeklinde dağıtılması durumunda bedelsiz sermaye artırımı formülünün uygulandığı bilinmelidir. Piyasa yapıcılığı sistemi, likiditenin sağlanması ve etkin bir piyasa oluşumu için hayati önemdedir. Piyasa yapıcı olabilmek için aracı kurumların geniş yetkili aracı kurum statüsünde olması zorunludur. Piyasa yapıcılar, minimum emir büyüklüğü, maksimum alım satım fiyat aralığı yani spread ve piyasada bulunma oranı gibi performans kriterlerine tabidir. Piyasada bulunma oranı, yükümlülüklerin karşılandığı sürenin piyasanın açık olduğu süreye oranıdır. Piyasa yapıcılık programı kapsamında sözleşmeler A ve B grubu olarak ikiye ayrılır. Pay vadeli işlem ve altın sözleşmeleri A grubunda yer alırken; elektrik, opsiyon ve bazı endeks sözleşmeleri B grubundadır. Müşteri hesapları üzerinden A grubu sözleşmelerde piyasa yapıcılığı yapmak isteyen kurumların, ek olarak bir opsiyon grubu ve bir B grubu sözleşmede de piyasa yapıcısı olmaları şarttır. Piyasa yapıcıların hakları arasında gelir paylaşımı ve borsa payı indirimi bulunmaktadır. Gelir paylaşımı, piyasada bulunma oranı ve işlem hacmi oranı kriterlerine göre yapılır. İşlem hacmi oranı hesaplanırken, piyasa yapıcının piyasa yapıcı olmayan hesaplarla yaptığı işlemler dikkate alınır. Özel işlem bildirimleri bu hesaplamalara dahil edilmez. Pay vadeli işlem sözleşmelerinde gelir paylaşımı tutarı hesaplanırken, Pay Piyasası sürekli işlem süresinin VİOP normal seans süresine oranının yüzde doksan beş'i de hesaba katılır. Piyasa yapıcılara sağlanan borsa payı indirimi ise sadece sorumlu oldukları sözleşmelerde değil, ilgili sözleşme grubundaki tüm işlemlere uygulanır. Piyasa yapıcılık performansı altı aylık dönemler itibarıyla, Haziran ve Aralık aylarında değerlendirilir. Altı aylık dönemde en az üç ay performans şartını sağlayan kurumlar yükümlülüklerini yerine getirmiş sayılır. Olağandışı piyasa koşullarında piyasa yapıcılar yükümlülüklerinin esnetilmesini talep edebilirler. Piyasa yapıcılığı yetkisinin iptal edilmesi, kurumun piyasada işlem yapma yetkisini etkilemez. Son olarak, esnek sözleşmelerin de özsermaye hali uyarlamalarına tabi olduğu ve bu süreçte sözleşme büyüklüğü ile uzlaşma fiyatlarının standart sözleşmelerle paralel şekilde düzeltildiği unutulmamalıdır.
Bölüm 12
Yatırım kuruluşlarının ve piyasa katılımcılarının sermaye piyasalarındaki faaliyetlerini düzenleyen kurallar bütününde, özsermaye hallerine ilişkin esaslar kritik bir yer tutmaktadır. Özsermaye halleri uyarlaması çerçevesinde sözleşmenin fiyatı, kullanım fiyatı ve büyüklüğünde yapılacak işlemlerin temel amacı, dayanak varlık olan pay senedinin fiyat ve miktarıyla ilgili spot piyasada meydana gelen değişimin ilgili sözleşmeye makul ve adil olarak yansıtılmasıdır. Bu noktada sınav açısından bilinmesi gereken en temel husus, yapılan bu yansıtma işlemi ile piyasadaki açık pozisyonların özsermaye hali öncesi toplam değeri ile uyarlama sonrası toplam değeri arasındaki denkliğin korunması zorunluluğudur. Dayanak varlık olan pay senedinin fiyat veya miktarındaki özsermaye hallerine ilişkin yapılan düzeltmelere paralel olarak, piyasada işlem gören sözleşmelerin fiyatı, kullanım fiyatı ve sözleşme büyüklüğü ile bunlara bağlı olarak ilgili sözleşmelerin kodları üzerinde uyarlamalar gerçekleştirilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir istisna mevcuttur; ilgili sözleşmelerdeki açık pozisyon sayısında herhangi bir düzeltme yapılmaz. Uyarlama işlemlerinde yapılan yuvarlamalara bağlı olarak pozisyonların Türk Lirası değerlerinde özsermaye öncesi değerlere göre ortaya çıkabilecek olası farklara ilişkin olarak herhangi bir işlem yapılmayacağı da düzenlemelerle sabitlenmiştir. Süreçlerin işleyişine dair teknik detaylara baktığımızda, dayanak varlıkta özsermaye hallerine ilişkin uyarlama yapıldığında, piyasada bulunan mevcut standart tüm sözleşmelerin işleme kapatıldığını görmekteyiz. Bu durumda aynı vadelere ait standart olmayan sözleşmeler işleme açılır ve işleme kapatılan standart sözleşmelerde bulunan açık pozisyonlar, yeni bir kodla tanımlanan bu standart olmayan sözleşmelere aktarılır. Bu geçiş sürecinde ilgili sözleşmelerde bekleyen iptale kadar geçerli ve tarihli emirler sistem tarafından otomatik olarak iptal edilir. Ayrıca özsermaye hali sonrası dayanak varlığın teorik fiyatı baz alınarak standart opsiyon sözleşmeleri, ilgili sözleşme unsurlarında belirtildiği şekilde yeniden işleme açılır. Eğer daha önce özsermaye uyarlaması yapılmış bir payda yeni bir özsermaye hali daha meydana gelirse, mevcut durumdaki hem standart hem de standart olmayan sözleşmeler kapatılarak pozisyonlar yeni tanımlanan standart olmayan sözleşmelere aktarılmaktadır. Sayısal değerlerin ve hesaplama hassasiyetinin sınavda hata payı bırakmayacak şekilde öğrenilmesi gerekmektedir. Özsermaye haline ilişkin uyarlamalar yapılırken, uyarlama sonrası ilgili sözleşmelerin baz veya kullanım fiyatları virgülden sonra iki ondalık basamaklı olacak şekilde genel yuvarlama kurallarına göre en yakın fiyat adımına doğru yuvarlanır. Sözleşme büyüklüğü ise yuvarlama kurallarına göre en yakın tam sayıya yuvarlanmış olarak belirlenir. Hesaplamalara baz teşkil eden ve spot piyasadaki değişikliği piyasadaki ilgili sözleşmelere yansıtan düzeltme katsayısı ise virgülden sonra yedi basamaklı olacak şekilde en yakın değere yuvarlanarak elde edilir. Bu yedi basamaklı hassasiyet, finansal değerlerin korunması açısından büyük önem arz eder. Özsermaye haline ilişkin olarak spot piyasada ilgili payın fiyat hareket limitlerinin serbest bırakıldığı durumlarda, ilgili pay vadeli işlem sözleşmelerinde uygulanacak fiyat değişim limitlerine Özsermaye Halleri Komitesi karar vermektedir. Bu durumda spot piyasada hesaplanan veya komite tarafından tespit edilen referans fiyat kullanılarak gerekli düzeltmeler icra edilir. Temettü ödemeleri ve bunların sözleşmelere etkisi de sıkça karşılaşılan bir konudur. Nakit temettü dağıtımlarında özsermaye hali uyarlaması yapılmadığı unutulmamalıdır. Ancak temettü ödemesinin pay dağıtımı şeklinde olması durumunda, bedelsiz sermaye artırımında uygulanan formül ile uyarlama yapılır. Temettünün bir kısmının nakit, diğer kısmının pay biçiminde dağıtılması durumunda ise sadece pay biçiminde dağıtılan kısım için uyarlama işlemi gerçekleştirilir. Özsermaye Halleri Komitesi, bahsedilen bu yöntemlerden farklı bir yöntemle uyarlama yapmaya da yetkilidir. Esnek sözleşmeler de özsermaye hali uyarlamalarına tabidir ve bu uyarlama sonrasında esnek sözleşmelerin büyüklükleri, kullanım fiyatları ve uzlaşma fiyatları standart sözleşmelerde olduğu gibi düzeltilir. Yapılan tüm bu düzeltmeler ve yeni işleme açılan sözleşmelere ilişkin bilgiler borsa tarafından piyasaya duyurulur. Piyasanın işleyişini kesintiye uğratabilecek olağanüstü durumlar ve bu durumlarda uygulanacak prosedürler de müfredatın ağırlıklı konularındandır. Piyasaların, pazarların veya sistemlerin şartlarından kaynaklanan ve işlemlerin dürüst ve güvenilir bir şekilde gerçekleşmesini engelleyen her türlü gelişme olağanüstü durum olarak kabul edilir. Açılış seansı öncesinde sistem, şebeke veya veri yayınından kaynaklanan teknik sorunların ortaya çıkması, borsa bünyesinde enerji kesintisi yaşanması veya doğal afet, terör gibi mücbir sebeplerin varlığı halinde Genel Müdür tarafından seansın başlatılmaması veya durdurulması kararı verilebilir. Normal seansın durdurulması için ise daha spesifik kriterler mevcuttur. Örneğin, piyasada faaliyette bulunan ve son üç ayda işlem hacmi yapan üyelerin 4te 1inden fazlasının teknik nedenlerle sisteme girememesi veya sisteme giremeyen en az beş üyenin son üç aydaki toplam işlem hacminin piyasa toplamının yüzde 50sini oluşturması durumunda seans durdurulabilir. Benzer kurallar ulaşım aksaklıkları, Takasbank sistemindeki sorunlar veya risk yönetimi uygulamalarındaki aksaklıklar için de geçerlidir. Seansların yeniden başlatılmasına ilişkin süre kuralları sınav sorularında belirleyici olabilmektedir. Normal seansın zamanında başlatılamaması veya kesintiye uğraması durumunda, ilgili seans bitiş saatinden on beş dakika öncesine kadar başlatılamazsa ve o saate kadar başlatılamayacağı anlaşılırsa seans tekrar başlatılmaz. Akşam seansı için ise bu süre sınırı bir saat olarak belirlenmiştir. Yani akşam seansı bitiş saatinden bir saat öncesine kadar başlatılamazsa o gün için seans iptal edilir. Seansın kesintiye uğraması ve yeniden başlatılamaması durumunda, veri kaybı yaşanmadığının tespiti kaydıyla o ana kadar gerçekleşen işlemler ve girilen emirler geçerli sayılmaktadır. Genel Müdür, olağanüstü durumun niteliğine göre üye mali yükümlülüklerini değiştirmek, işlemleri sadece pozisyon kapatmaya yönelik kısıtlamak, sözleşme vadelerini veya uzlaşma şartlarını değiştirmek gibi geniş yetkilere sahiptir. Piyasa mekanizmasının teknik unsurlarından olan günlük fiyat değişim limitlerinin değiştirilmesi hususuna geçecek olursak, bu limitlerin olağanüstü durumlarda veya piyasa koşulları gerektirdiğinde Genel Müdür tarafından geçici olarak değiştirilebileceğini görmekteyiz. Piyasa koşulları çerçevesinde gerekli görülmesi halinde, sözleşme bazında günlük fiyat değişim limitleri Genel Müdür Yardımcısı veya Piyasa Müdürü tarafından iki katına kadar yükseltilebilir. Üyelerin teknik nedenlerle sisteme giremediği durumlarda, bekleyen emirlerin telefon veya e-posta yoluyla iptali de mümkündür. Bu işlem sadece borsa tarafından belirlenen ve ses kaydı yapan telefonlar üzerinden veya kayıtlı e-posta adreslerinden yapılabilir. Emir iptal talebi iletilirken sistemdeki emir numarası, sözleşme kodu, hesap numarası gibi detaylı bilgilerin verilmesi zorunludur. Ancak bu süreçte emrin iptal edilmesine kadar geçen sürede emrin eşleşip işleme dönüşmesi riski üyeye aittir. Borsanın yetkileri ve işlem maliyetleri konusuna değinmek gerekirse, Genel Müdürün piyasanın etkin çalışması için tek fiyat işlem yöntemi belirleme, seansa ara verme, özel işlem bildirimi kabulünü durdurma veya emir yöntemlerine kısıtlama getirme gibi yetkileri bulunmaktadır. Piyasada gerçekleştirilen alım satım işlemleri üzerinden borsa tarafından belirlenen oranlarda borsa payı tahsil edilir ve bu pay işlemin her iki tarafından da ayrı ayrı alınır. Vade sonlarındaki açık pozisyonların kapatılması işlemi de borsa payına tabidir. Veri yayını tarafında ise emirler, fiyat ve derinlik bilgileri veri yayın kuruluşları aracılığıyla gerçek zamanlı veya gecikmeli olarak yayımlanmaktadır. Sözleşme esasları ve kodlama yapısı, sınavın en teknik bölümlerinden birini oluşturur. Vadeli işlem sözleşmelerinde kod yapısı; sözleşme grubu, uzlaşma şekli, dayanak varlık kodu, mini sözleşme bilgisi ve vade tarihi bilgilerini içerir. Örneğin F alt tire ile başlayan bir kod vadeli işlem sözleşmesini, O alt tire ile başlayan bir kod ise opsiyon sözleşmesini ifade eder. Uzlaşma şekli kodunda P harfi fiziki teslimatı temsil etmektedir. Opsiyon sözleşmelerinde kod yapısına ek olarak opsiyon tipi, opsiyon sınıfı ve kullanım fiyatı da eklenir. Opsiyon tipinde A harfi Amerikan tipi opsiyonu, yani vade sonuna kadar herhangi bir tarihte kullanılabilen hakkı; E harfi ise Avrupa tipi opsiyonu, yani sadece vade sonunda kullanılabilen hakkı simgeler. Opsiyon sınıfında C harfi alım opsiyonunu, P harfi ise satım opsiyonunu ifade eder. Özsermaye hali uyarlamasına tabi olan standart olmayan sözleşmelerin kodunun sonuna ise N1, N2 gibi ibareler eklenmektedir. Kullanıcılar tarafından oluşturulan esnek sözleşmeler, normal seans boyunca mevcut bir sözleşme üzerinden vade tarihi veya kullanım fiyatı kullanıcı tarafından belirlenerek oluşturulabilir. Ancak işleme açık bir standart sözleşme ile aynı unsurlara sahip bir esnek sözleşme oluşturulmasına izin verilmez. Akşam seansında işlem gören sözleşmelerin kapsamı ise sınırlıdır. Bu seansta Borsa İstanbul otuz Endeks, Borsa İstanbul Likit Banka Endeks, Borsa İstanbul Banka Dışı Likit on Endeks, Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik yirmi beş Endeks ile altın, gümüş, platin, paladyum ve bakır gibi emtialara dayalı vadeli işlem sözleşmeleri işlem görmektedir. Finansal piyasaların sınıflandırılmasında bir diğer temel ayrım organize ve tezgah üstü piyasalar arasındadır. Organize piyasalar, düzenleyici kuruluşların gözetimi altında, belirli kurallara ve merkezi bir yapıya sahip platformlardır. Buna karşılık tezgah üstü piyasalar, merkezi bir yapı arz etmeksizin telefon veya elektronik araçlarla, serbestçe yapılandırılmış kontratlar üzerinden işlem yapılan alanlardır. Tezgah üstü piyasaların temel özelliklerine baktığımızda, işlem platformunun merkezi olmadığını ve piyasa yapıcı olarak adlandırılan aracıların kendi portföylerinden alım satım yaparak piyasayı oluşturduklarını görmekteyiz. Bu piyasalarda likidite büyük ölçüde aracıların faaliyetlerine dayanırken, organize borsalarda likidite kaynağı yatırımcılardan gelen emirlerin yoğunluğudur. Düzenleme altyapısı açısından organize borsalar kesin ve sert kurallara tabiyken, tezgah üstü piyasalar daha esnek bir yapıya sahiptir. Bu esneklik, ürünlerin standardize edilmemiş olmasını ve tarafların risklerini kendi ihtiyaçlarına göre yönetebilmelerini sağlar. Ancak bu durum aynı zamanda karşı taraf riskini de beraberinde getirir. Organize piyasalarda takas kurumları işlemin gerçekleşmesini garanti ederken, tezgah üstü piyasalarda karşı tarafın yükümlülüğünü yerine getirememesi riski her zaman mevcuttur. Şeffaflık konusunda da iki piyasa arasında belirgin farklar vardır. Organize borsalarda fiyat ve miktar bilgileri kamuya açıkken, tezgah üstü işlemlerde bu bilgiler genellikle sadece taraflar arasında kalır. Tezgah üstü pay piyasalarında genellikle küçük ölçekli şirketlerin hisseleri işlem görür. Bu şirketler, organize borsaların ağır kotasyon şartlarını sağlayamadıkları için bu piyasayı fon temin etmek amacıyla kullanırlar. Ancak bu durum, düşük likidite ve yüksek volatilite gibi riskleri de beraberinde getirir. Dünyada bu alandaki en bilinen örnekler ABDdeki OTCBB ve Pink Sheets piyasalarıdır. Tezgah üstü türev piyasaları ise özellikle 1971deki Bretton Woods sisteminin çöküşünden sonra risk yönetimi ihtiyacının artmasıyla büyük bir gelişim göstermiştir. Günümüzde dünyadaki türev işlem hacminin büyük çoğunluğu tezgah üstü piyasalarda gerçekleşmektedir. Tezgah üstü piyasalarda işlem gören başlıca ürünler forward, opsiyon ve swap sözleşmeleridir. Forward sözleşmeler, özellikleri standart olmayan bir varlığın ileri bir tarihte alım satımını içeren ve ikincil piyasası pek bulunmayan anlaşmalardır. Swap sözleşmeleri ise nakit akışlarının değiştirilmesine dayanan özel anlaşmalardır ve faiz oranı swapları bu piyasada en çok işlem gören ürün grubudur. iki bin sekiz küresel finansal krizinden sonra, tezgah üstü piyasalar üzerindeki denetimler dünya genelinde sıkılaştırılmıştır. Dodd Frank Yasası ve Avrupa Birliği EMIR düzenlemeleri gibi kurallarla, bu işlemlerin raporlanması, veri depolama kuruluşlarına bildirilmesi ve merkezi karşı taraf kullanımı zorunlu hale getirilmeye başlanmıştır. Bu düzenlemelerin temel amacı, sistemik riski azaltmak ve finansal istikrarı sağlamaktır. Merkezi karşı taraf hizmeti, işlemin tarafları için hukuki ve finansal bir güvence oluşturarak karşı taraf riskini minimize etmeyi hedeflemektedir. Sınav hazırlık sürecinde organize ve tezgah üstü piyasalar arasındaki bu yapısal ve işleyişsel farkların, özellikle risk ve şeffaflık boyutlarıyla kavranması büyük önem taşımaktadır.
Bölüm 13
Tezgah üstü piyasaların küresel finans sistemindeki yeri ve bu piyasalara yönelik düzenlenen kurallar bütünü, özellikle iki bin sekiz finansal krizi sonrasında köklü bir değişim geçirmiştir. Organize türev borsalarında swap üzerine düzenlenmiş futures sözleşmeleri bulunsa da, faiz oranı üzerine kurgulanan swap sözleşmeleri günümüzde halen en yoğun şekilde tezgah üstü piyasalarda işlem görmektedir. Tarihsel süreçte tezgah üstü piyasalar, organize piyasaların katı kurallarından kaçınmak ve esnek şartlar altında iki taraflı işlemler gerçekleştirmek amacıyla tercih edilmiştir. Bu nedenle düzenleyici otoriteler başlangıçta bu piyasalara yönelik sınırlı müdahalelerde bulunmuş, şeffaflık ve kamuyu aydınlatma konularında asgari düzeyde düzenlemelerle yetinmişlerdir. Ancak iki bin sekiz yılında Amerika Birleşik Devletleri ve diğer gelişmiş ekonomileri etkisi altına alan küresel kriz, karmaşık türev işlemlerin sistemik risk üzerindeki etkisini açıkça ortaya koymuştur. Bu durum, tezgah üstü işlemlerin takas, raporlama ve şeffaflık standartlarının yeniden belirlenmesine ve işlemlerin mümkün olduğunca organize piyasalara kaydırılmasına yönelik küresel bir irade doğurmuştur. Küresel ölçekte IOSCO, ESMA, FINRA, ISDA, FSB, G yirmi ve CFTC gibi kuruluşlar, krizin olumsuz etkilerini yönetmek ve benzer risklerin tekrarını önlemek amacıyla çeşitli düzenlemeler geliştirmişlerdir. Bu kapsamda Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Dodd Frank Yasası, IOSCO düzenlemeleri, Basel üç standartları ve Avrupa Birliği'nin EMIR düzenlemeleri ön plana çıkan yasal çerçevelerdir. Bu düzenlemelerin temel odak noktası gözetim, şeffaflık ve raporlama faaliyetlerinin artırılmasıdır. Organize piyasalarda uygulanan işlem ve pozisyon raporlama zorunlulukları tezgah üstü piyasalara da teşmil edilmiştir. Bu süreçte türev araç işlemlerine ait kayıtların merkezi bir platformda toplanmasını sağlayan veri depolama kuruluşlarının yani trade repository yapılarının yaygınlaştırılması kritik bir adım olmuştur. Tezgah üstü türev işlem gerçekleştiren tüm kuruluşlara, yaptıkları işlemleri ilgili veri depolama kuruluşlarına raporlama zorunluluğu getirilerek piyasadaki risklerin izlenebilirliği artırılmıştır. Özellikle belirli bir parasal tutarı aşan ve blok işlem olarak nitelendirilen büyük montanlı işlemlerin ayrıca raporlanması ve işlem hacmi ile fiyat bilgilerinin kamuyla paylaşılması, finansal istikrarın korunması açısından sınav müfredatında da önemle üzerinde durulan bir konudur. Riskten kaçınma stratejileri çerçevesinde tezgah üstü işlemlerin doğurduğu sistemik riskin azaltılması için merkezi karşı taraf yani Central Counterparty kullanımı teşvik edilmiştir. Tezgah üstü türev işlemlerin takasının bir merkezi karşı taraf aracılığıyla gerçekleştirilmesi esası benimsenmiş, bu yapıyı kullanmayan piyasa katılımcıları için daha yüksek sermaye şartı ve teminat yükümlülükleri getirilmiştir. İşleme taraf olan katılımcıların operasyonel riskleri, insan kaynaklı hataları ve suç teşkil edebilecek faaliyetleri önceden değerlendirmeleri zorunlu kılınmıştır. Özellikle bankalar için stres testleri üzerinden hesaplanacak sermaye yeterliliği rasyolarına uyum şartı getirilmiştir. iki bin sekiz krizi öncesinde türev araç takasları genellikle merkezi karşı taraflar üzerinden yapılmazken, kriz sonrası faiz swapları gibi belirli enstrümanlar için zorunlu merkezi takas uygulamalarına geçilmiştir. Merkezi karşı taraf, alıcıya karşı satıcı ve satıcıya karşı alıcı rolünü üstlenerek takas işlemini garanti altına almakta ve volatil piyasa koşullarında karşı taraf riskini önemli ölçüde elimine etmektedir. Türkiye'deki tezgah üstü piyasa yapısına bakıldığında, en yüksek derinliğe sahip alanların bankalararası Türk Lirası, döviz, tahvil ve repo piyasaları olduğu görülmektedir. Bankalararası Türk Lirası ve döviz piyasalarında işlemler genellikle özel bir düzenlemeye tabi olmaksızın, bankaların kendi aralarında belirledikleri line adı verilen limitler dahilinde gerçekleştirilmektedir. Bu piyasalarda teminat alınmaması ve işlemlerin karşılıklı güven ve limitler çerçevesinde yürümesi dikkat çekicidir. Ayrıca Tahtakale piyasası olarak da bilinen ve bankalar ile yetkili müesseselerin efektif arz ve talebini karşılayan Serbest Efektif Piyasası da bu ekosistemin bir parçasıdır. Aracı kurumlar ve bankalar, borsa limitlerinin yetersiz kaldığı durumlarda tahvil ve bono işlemlerini Bankalararası Tahvil Piyasasında, repo işlemlerini ise Bankalararası Repo Piyasasında telefonla pazarlık veya veri yayın firmalarının sistemleri üzerinden yürütmektedirler. Pay piyasasında ise temel kural, emirlerin borsaya iletilmesidir. Ancak Sermaye Piyasası Kurulu'nun onayı ile borsa dışında pay işlemi yapılabilen üç istisnai durum tanımlanmıştır. Bunlar işlem sırası kapalı paylar üzerinde yatırım kuruluşları vasıtasıyla gerçekleştirilen işlemler, borsa dışı lot altı işlemler ve lottan küçük miktarların nakde dönüştürülmesi işlemleridir. Türev araçlar açısından Türkiye'de özellikle iki bin bir krizi sonrasında bankaların bilanço dışı döviz pozisyonlarını yönetmek amacıyla forward, swap ve opsiyon sözleşmelerini yoğun şekilde kullandıkları görülmektedir. Bu işlemler genellikle bankalar arasında veya bankalar ile büyük ölçekli şirketler arasında risk yönetimi amacıyla yapılmaktadır. En sık karşılaşılan ürünler ise faiz swapları, çapraz kur swapları ve döviz swaplarıdır. Sermaye piyasası mevzuatı kapsamında tezgah üstü piyasa, borsalar ve teşkilatlanmış diğer pazar yerleri dışında kalan alanlar olarak tanımlanmıştır. altı bin üç yüz altmış iki sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun altmış altı'ncı maddesinde belirtilen alternatif işlem sistemleri ve çok taraflı işlem platformları bu tanımın dışında tutulmuştur. Yatırım kuruluşlarının tezgah üstü türev işlem yapabilmeleri için işlem yapacakları araçlara ve dayanak varlıklara ilişkin Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından belirlenen esaslar dahilinde bir liste oluşturmaları, bu listeyi internet sitelerinde yayımlamaları ve Birliğe bildirmeleri zorunludur. Türkiye'de Merkezi Kayıt Kuruluşu, üç Nisan iki bin on beş tarihli kurul kararı ile Veri Depolama Kuruluşu olarak yetkilendirilmiştir. Bu kapsamda iki bin on sekiz yılında yürürlüğe giren yönetmelik ve tebliğler ile Elektronik Veri Deposu Sistemi devreye alınmıştır. Yatırım kuruluşları ve tüzel kişiler, hem yurt içi hem de yurt dışı tezgah üstü piyasalarda gerçekleştirdikleri türev sözleşmelerini bu sisteme raporlamakla yükümlüdürler. Raporlama yükümlülüklerine dair detaylar sınav sorularında sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, iki yatırım kuruluşunun kendi aralarında gerçekleştirdiği yurt içi tezgah üstü portföy işlemlerinde her iki kuruluşun da raporlama yapması gerekir. Eğer bir yatırım kuruluşu müşterisi adına işlem yapıyorsa, yine her iki yatırım kuruluşunun raporlama sorumluluğu devam eder. Yurt içi organize piyasalarda, yani Borsa İstanbul bünyesindeki Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası ile Swap Piyasasında yapılan işlemler ise Merkezi Karşı Taraf olan Takasbank tarafından raporlanmaktadır. Yatırım kuruluşlarının yurt dışı organize piyasalarda merkezi karşı taraf aracılığıyla yaptığı işlemlerde ise raporlama yükümlülüğü yatırım kuruluşuna aittir. Gerçek kişiler arasındaki işlemler için ise bir bildirim yükümlülüğü bulunmamaktadır. otuz bir Aralık iki bin on dokuz tarihi itibarıyla future, opsiyon, swap ve fark sözleşmeleri gibi pek çok türev araç sınıfı günlük olarak raporlanmaktadır. Risk yönetimi ve teminatlandırma süreçlerinde aracı kurumların, müşterilerinin risk durumlarını ve stratejilerini dikkate alan yazılı bir teminatlandırma politikası oluşturmaları şarttır. Bu politikalarda kullanılan risk modellerinin geçerliliği en az altı ayda bir geriye dönük stres testleriyle sınanmalıdır. Aracı kurumlar her müşteri için pozisyon büyüklüğü limiti belirlemeli ve teminat tesis edilmeden işlemlere başlamamalıdır. Teminat yapısı başlangıç ve sürdürme teminatı olarak kurgulanmalı ve teminat tamamlama çağrısı mekanizması işletilmelidir. Ayrıca yatırım kuruluşları, kullandıkları elektronik işlem platformlarını ve bu platformlardaki her türlü yazılımı kullanmaya başladıkları tarihten itibaren on gün içerisinde Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine bildirmek zorundadırlar. Takas işlemleri açısından ise Takasbank, on dokuz Aralık iki bin on dokuz tarihinden itibaren Türk Lirası faize dayalı swaplar için merkezi karşı taraf hizmeti sunmaya başlayarak bu alandaki sistemik riskin azaltılmasına katkı sağlamıştır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası piyasalarına ve para politikası hedeflerine geçecek olursak, bir ekonomide temel hedeflerin tam istihdam, sürdürülebilir büyüme, fiyat istikrarı ve ödemeler dengesi istikrarı olduğunu görmekteyiz. Bu hedefler zaman zaman birbiriyle çelişebilmektedir; örneğin düşük enflasyon hedefi kısa vadede işsizlik artışına yol açabilmektedir. Modern merkez bankacılığı anlayışında, özellikle bin dokuz yüz seksen'lerden sonra fiyat istikrarı asıl hedef olarak ön plana çıkmıştır. yirmi beş Nisan iki bin bir tarihli ve dört bin altı yüz elli bir sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın temel amacının fiyat istikrarını sağlamak olduğu ve bankanın araç bağımsızlığına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır. iki bin sekiz krizi sonrasında ise fiyat istikrarının finansal istikrar için tek başına yeterli olmadığı anlaşılmış, bu nedenle Merkez Bankası makro finansal riskleri de dikkate alan yeni bir para politikası stratejisi geliştirmiştir. Merkez Bankası'nın para politikası uygulamalarında hazır imkanlar olarak adlandırılan Türk Lirası depo borç alma ve verme, gün içi likidite imkanı, geç likidite penceresi işlemleri ve likidite desteği kredisi gibi araçlar mevcuttur. Para politikası stratejileri ise ara hedefleme ve doğrudan enflasyon hedeflemesi olarak ikiye ayrılır. Ara hedefleme stratejisinde parasal büyüklükler, döviz kuru veya bilanço büyüklükleri hedef olarak seçilirken; doğrudan enflasyon hedeflemesinde temel kriter hükümetle ortak belirlenen enflasyon rakamıdır. Türkiye'de iki bin iki ile iki bin beş yılları arasında örtük enflasyon hedeflemesi uygulanmış, iki bin altı yılından itibaren ise açık enflasyon hedeflemesi rejimine geçilmiştir. Bu rejimde temel politika aracı kısa vadeli faiz oranlarıdır. Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu aracılığıyla faiz kararlarını almakta ve üç ayda bir yayımlanan Enflasyon Raporu ile iletişimini sürdürmektedir. Açık piyasa işlemleri, Merkez Bankası'nın para arzını ve likiditeyi düzenlemek için kullandığı en etkin araçtır. bin iki yüz on bir sayılı Kanun'un elli iki'nci maddesi uyarınca Merkez Bankası, Türk Lirası karşılığında menkul kıymet alım satımı, repo ve ters repo işlemleri yapabilir. Ayrıca vadesi doksan bir günü aşmayan likidite senetleri ihraç edebilir. Açık piyasa işlemleri yalnızca para politikası amaçları için yürütülür ve hazineye veya kamu kurumlarına kredi sağlamak amacıyla kullanılamaz. İşlemler genellikle saat on:sıfır ile on altı:sıfır arasında gerçekleştirilir ve standart ihaleler saat on bir:sıfır'de yapılır. Likidite açığı olduğunda repo ve doğrudan alım yöntemleri kullanılırken, likidite fazlası durumunda ters repo, doğrudan satım ve Türk Lirası depo alım ihaleleri tercih edilmektedir. Açık piyasa işlemlerine katılım için aracı kurumların belirli şartları taşıması gerekir. Bunlar arasında halka arza aracılık, portföy yöneticiliği ve yatırım danışmanlığı gibi yetki belgelerine sahip olmak, asgari altı milyon Türk Lirası ödenmiş sermayeye sahip olmak ve ödenmiş sermayenin en az yüzde on'u tutarında Devlet İç Borçlanma Senedi veya kira sertifikasını bloke deposunda bulundurmak yer almaktadır. Repo işlemlerinde teminat olarak kabul edilen kıymetler için uygulanan iskonto oranları sınavda soru potansiyeli taşır. Vadesine iki yıldan az kalan Devlet İç Borçlanma Senetleri için yüzde bir, iki ile beş yıl arası vadeli olanlar için yüzde iki, beş yıldan uzun vadeli olanlar için ise yüzde üç iskonto uygulanmaktadır. Eurobondlar için ise bu oran yüzde beş olarak belirlenmiştir. Repo ve ters repo işlemlerinin vadesinin doksan bir günü aşamayacağı ve bu işlemlerden komisyon alınmadığı unutulmamalıdır. Bankalararası Para Piyasası, Merkez Bankası bünyesinde bankalararası rezerv hareketlerini teşvik etmek amacıyla kurulmuştur. Bu piyasada sadece bankalar işlem yapabilir. Gün içi likidite imkanı kapsamında bankalar, gün sonuna kadar ödemek kaydıyla faizsiz olarak borçlanabilirler. Geç likidite penceresi ise bankaların saat on altı:sıfır ile on yedi:sıfır arasında, zorunlu karşılık tesis döneminin son gününde ise on altı:sıfır ile on yedi:on beş arasında kullandıkları bir imkandır. Bu pencerede faiz oranları normal kotasyonlara göre borç almada daha yüksek, borç vermede ise daha düşüktür. Ayrıca bankacılık sisteminde belirsizlik oluşması durumunda, ödeme kabiliyeti olan bankalara öz kaynaklarının iki katı ile sınırlı olmak üzere, birer aylık vadelerle ve en fazla bir yıl süreyle likidite desteği kredisi kullandırılabilir. Merkez Bankası ayrıca Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak amacıyla döviz ve efektif alım satımı yapma yetkisine de sahiptir.
Bölüm 14
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının nihai kredi mercii fonksiyonu kapsamında bankacılık sistemine sağladığı gün içi ve gün sonu kredi işlemlerini inceleyerek dersimize başlıyoruz. Bankalararası Para Piyasası olarak adlandırılan bu mecrada gerçekleştirilen işlemlere ilişkin temel kuralları ve işleyiş mekanizmalarını bilmek sermaye piyasası lisanslama sınavları açısından büyük önem arz etmektedir. Bu piyasanın en temel özelliği katılımcı yapısıdır. Bankalararası Para Piyasasındaki işlemlere sadece bankalar katılabilmektedir. Piyasadaki işlem çeşitlerini incelediğimizde ilk olarak Gün İçi Likidite İmkânı ile karşılaşmaktayız. Gün içinde geçici likidite ihtiyacı duyan bankalar, gün sonuna kadar geri ödemek kaydıyla, herhangi bir faiz ödemeden ve teminatları karşılığında, kendilerine tanınan limitler dâhilinde Merkez Bankasından borçlanabilmektedirler. Bu mekanizma sistemin gün içindeki ödeme akışının kesintisiz devam etmesini sağlamaktadır. Bir diğer önemli işlem türü ise Türk Lirası Depo İşlemleridir. Mevcut uygulama çerçevesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bu piyasada gecelik vadede Türk Lirası borç alma ve borç verme faizlerini ilan etmektedir. Bu kotasyonlar üzerinden depo alımı yapmak isteyen veya depo vermek isteyen bankalar, piyasaya başvurarak teminatları karşılığında ve limitleri dâhilinde borç alabilmekte ya da herhangi bir limit sınırlaması olmaksızın borç verebilmektedirler. Türk Lirası depo işlemleri, açık piyasa işlemleri çerçevesinde bir tür likidite kontrol aracı olarak işlev görmektedir. Bu aracın temel kullanım amacı, gecelik faizlerin piyasada aşırı dalgalanmasının önüne geçilmesidir. Sınav hazırlığı sürecinde bu işlemlerin faiz koridoru mekanizmasıyla olan ilişkisine dikkat etmeniz gerekmektedir. Merkez Bankası, gecelik depo işlemlerine ek olarak, vadeli Türk Lirası depo alım ihaleleri yoluyla da piyasadan likidite çekebilmektedir. Bu ihalelerde faiz teklifleri bir baz puan ve katları şeklinde verilmektedir. Örneğin yüzde on üç virgül bir veya yüzde on üç virgül on beş gibi hassas oranlar teklif edilebilmektedir. Likiditenin son mercii fonksiyonu çerçevesinde değerlendirilen bir diğer kritik mekanizma ise Geç Likidite Penceresi işlemleridir. Gün sonunda likidite ihtiyacını karşılayamamış olan bankalar, saat on altı nokta sıfır ile on yedi nokta sıfır arasında gecelik vadede teminatları karşılığında limitsiz olarak Merkez Bankasından borçlanabilmektedirler. Aynı şekilde Merkez Bankası alış kotasyonundan da borç verebilirler. Ancak Geç Likidite Penceresi işlemlerinde uygulanan faiz oranları, gün içinde ilan edilen kotasyonlara göre alışta daha düşük, satışta ise daha yüksektir. Bu durum bankaları likidite yönetimlerini gün içinde tamamlamaya teşvik etmektedir. Zorunlu karşılıkların tesis süresinin son iş gününde ise bu işlemlerin saat on altı nokta sıfır ile on yedi nokta on beş arasında gerçekleştirildiğini not etmelisiniz. Bankalararası Para Piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin güvenliğini sağlamak amacıyla teminat mekanizması işletilmektedir. Bankalar bu piyasada işlem yapabilmek için borçlanma tutarının üzerinde teminat yatırmak zorundadırlar. Teminat olarak kabul edilen değerler arasında Devlet İç Borçlanma Senetleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı Varlık Kiralama Şirketi tarafından yurt içinde ihraç edilen kira sertifikaları, döviz ve efektif depoları, yabancı bono ve tahviller, likidite senetleri, yurt dışında ihraç edilen kira sertifikaları ve Eurobondlar yer almaktadır. Bu varlıkların çeşitliliği ve teminat olarak kabul edilme şartları sınav sorularında karşınıza çıkabilecek detaylar arasındadır. Merkez Bankası Kanunu’nun kırkıncı maddesi kapsamında düzenlenen Likidite Desteği Kredisi ise sistemde belirsizlik ve güvensizlik oluşması durumunda devreye giren istisnai bir araçtır. Fon çekilişlerinin hızlanması halinde, ödeme kabiliyeti olan ancak geçici likidite sıkıntısı yaşayan bankalara bu kredi kullandırılabilir. Likidite desteği kredisinin sınırları sınav açısından kritiktir. Söz konusu kredi, bankaların öz kaynaklarının iki katı ile sınırlı olmak üzere, teminat karşılığında ve avans şeklinde kullandırılır. Vadeler birer aylık dönemler halindedir ve toplam süre en fazla bir yıl ile sınırlandırılmıştır. Ayrıca olağanüstü hallerde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kaynaklarının yetersiz kalması durumunda Merkez Bankası tarafından Fona avans verilebilmesi de yasal olarak mümkündür. Dersimizin bu bölümünde döviz ve efektif işlemlerinin yasal dayanaklarını ve uygulama esaslarını ele alacağız. Merkez Bankası Kanunu’nun dördüncü maddesi uyarınca Banka, Hükümetle birlikte Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak ve kur rejimini belirlemekle görevlidir. Türk Lirasının yabancı paralar karşısındaki değerinin belirlenmesi için döviz ve efektiflerin vadesiz ve vadeli alım satımı ile diğer türev işlemlerini yapma yetkisi Merkez Bankasına aittir. Kanun’un elli üçüncü maddesi de bu yetkiyi pekiştirmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, kur rejiminin Hükümet ve Merkez Bankası tarafından ortaklaşa belirlenmesine rağmen, bu rejim çerçevesindeki kur politikasının ve operasyonel kararların tamamen Merkez Bankası yetkisinde olmasıdır. Döviz ve Efektif Piyasaları Müdürlüğü, piyasayı yakından takip ederek gerekli durumlarda müdahalelerde bulunur ve günlük gösterge kurlarını ilan eder. Gösterge niteliğindeki kurların belirlenme yöntemi sınavda teknik bir soru olarak karşınıza çıkabilir. bir Nisan iki bin iki tarihinden itibaren uygulanan yönteme göre, her iş günü saat on nokta otuz ile on beş nokta otuz arasında, her saat başında bankalararası döviz piyasasında bir milyon Amerika Birleşik Devletleri doları karşılığında Türk Lirası kotasyon veren bankaların fiyatları alınır. Bu altı farklı saat diliminde tespit edilen ortalamaların aritmetik ortalaması alınarak saat on beş nokta otuz itibarıyla gösterge niteliğindeki bir Amerika Birleşik Devletleri doları döviz satış kuru belirlenir. Diğer döviz kurları ise uluslararası piyasalardaki çapraz kurlar esas alınarak hesaplanmaktadır. Türkiye’de Şubat iki bin bir tarihinden bu yana dalgalı kur rejimi uygulanmaktadır. Bu rejimde Merkez Bankasının herhangi bir kur hedefi bulunmamaktadır. Müdahaleler kurların seviyesine değil, piyasadaki aşırı oynaklığa yöneliktir. Ancak Merkez Bankası, rezerv biriktirme amacıyla döviz arzının arttığı dönemlerde günlük döviz alım ihaleleri düzenleyebilir. Tam tersi durumda, piyasada derinliğin kaybolması ve sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmesi halinde döviz satım ihaleleri yoluyla likidite desteği sağlayabilir. Dalgalı kur rejiminde kurların seviyesini belirleyen temel makroekonomik faktörler arasında ülkelerarası faiz oranı farklılıkları, büyüme oranı farkları, göreli fiyat seviyeleri ve ödemeler dengesi yer almaktadır. Kısa vadede ise piyasa psikolojisi ve gürültücü işlemci olarak adlandırılan aktörlerin davranışları kurlar üzerinde etkili olabilmektedir. Şimdi modern merkez bankacılığında tarihsel bir öneme sahip olan ancak günümüzde aktif olarak kullanılmayan Reeskont Penceresi konusuna değinelim. Merkez Bankası Kanunu’nun kırk beşinci maddesi uyarınca Banka, en az üç imzayı taşıyan ve vadelerine en çok yüz yirmi gün kalmış ticari senet ve vesikaları reeskonta kabul edebilir. Geçmişte birçok sektörü teşvik etmek amacıyla kullanılan bu araç, günümüzde yerini açık piyasa işlemlerine bırakmıştır. Ancak yasal çerçevesini ve imza sayısı ile vade sınırı gibi teknik detayları bilmeniz sınav başarınız için gereklidir. Para politikasının en güçlü araçlarından biri olan Zorunlu Karşılıklar konusuna geçiyoruz. Zorunlu karşılıklar, bankaların ve finansman şirketlerinin yükümlülüklerine karşılık olarak Merkez Bankası nezdinde tutmak zorunda oldukları rezervleri ifade eder. Bu yükümlülükler iki haftada bir cuma günü itibarıyla hesaplanmaktadır. Zorunlu karşılığa tabi kalemler arasında mevduat ve katılım fonları, repo işlemlerinden sağlanan fonlar, kullanılan krediler, ihraç edilen menkul kıymetler ve kredi kartı ödemelerinden borçlar gibi kalemler yer almaktadır. Merkez Bankası bu karşılıklara faiz veya nema ödeme yetkisine sahiptir. Türk Lirası cinsinden tesis edilen karşılıklara, bankaların mevduat ve öz kaynak toplamının kredilerine oranı esas alınarak faiz ödenebilmektedir. Zorunlu karşılıkların tesisi, yükümlülük hesaplama tarihini izleyen iki hafta sonraki cuma günü başlar ve on dört gün sürer. Türk Lirası yükümlülükler için karşılıklar Türk Lirası olarak, yabancı para yükümlülükler için ise Amerika Birleşik Devletleri doları veya euro olarak tutulur. Bu noktada Rezerv Opsiyonu Mekanizması yani ROM uygulaması büyük önem taşımaktadır. ROM, bankalara Türk Lirası zorunlu karşılıklarının belirli bir yüzdesini döviz veya standart altın cinsinden tesis edebilme imkânı tanımaktadır. Mevcut düzenlemeye göre Türk Lirası yükümlülüklerin en fazla yüzde kırk beş’i Amerika Birleşik Devletleri doları, en fazla yüzde otuz’u standart altın ve en fazla yüzde beş’i yurt içi yerleşiklerden toplanan işlenmiş veya hurda altın cinsinden tutulabilmektedir. Rezerv Opsiyonu Mekanizmasının temel amacı, sermaye akımlarının döviz kuru üzerindeki oynaklığını azaltmak ve bankalara likidite yönetiminde esneklik sağlamaktır. Bu mekanizma otomatik bir dengeleyici olarak çalışır. Sermaye girişlerinin hızlandığı ve döviz maliyetlerinin düştüğü dönemlerde bankalar ROM imkânını daha fazla kullanarak döviz rezervlerini Merkez Bankasında tutmayı tercih ederler. Bu durum Türk Lirası üzerindeki değerlenme baskısını hafifletir. Sermaye çıkışlarının olduğu dönemlerde ise bankalar bu dövizleri çekerek piyasaya likidite sağlarlar. Birim Türk Lirası karşılık başına tutulacak döviz miktarını belirleyen katsayıya Rezerv Opsiyonu Katsayısı yani ROK denilmektedir. Sınavda ROM ve ROK kavramlarının işleyiş mantığı sıklıkla sorulmaktadır. Bankalararası piyasaların diğer unsurlarını incelediğimizde Repo, Tahvil ve Türk Lirası piyasalarıyla karşılaşmaktayız. Yatırım kuruluşları repo işlemlerini Borsa İstanbul bünyesinde yapabildikleri gibi, kendi aralarında özel bir düzenlemeye tabi olmadan da gerçekleştirebilirler. Bankalararası Türk Lirası piyasasında ise işlemler genellikle teminatsız olarak yapılır. Bu durumun doğal bir sonucu olarak bankalar birbirlerine line adı verilen limitler tahsis ederler. Her banka ancak limiti olan diğer bankalarla işlem yapabilir. Bu piyasada faiz oranları piyasadaki likidite durumuna ve bankaların nakit akışına göre serbestçe belirlenmektedir. Döviz piyasaları söz konusu olduğunda Bankalararası Döviz Piyasası ve Serbest Döviz Piyasası ayrımına dikkat etmek gerekir. Bankalararası döviz piyasasında herhangi bir vade veya işlem türü kısıtlaması yoktur. İşlemler spot veya vadeli olarak, genellikle telefon veya elektronik platformlar üzerinden gerçekleştirilir. Katılımcılar genellikle bir milyon Amerika Birleşik Devletleri doları baz alınarak çift yönlü kotasyon verirler. Serbest döviz piyasası ise daha çok ithalatçı, ihracatçı ve bireysel yatırımcıların döviz ihtiyaçlarını karşıladığı, tam rekabet koşullarına yakın bir piyasadır. Kapalıçarşı Efektif Piyasası ise nakit efektif arz ve talebinin karşılaştığı, işlemlerin nakit üzerinden ve anında takasla yapıldığı kendine has bir mecradır. Burada işlemler karşılıklı güvene dayalıdır ve standart bir kural seti bulunmamaktadır. Dersimizin son bölümünde Takasbank Ödünç Pay Piyasası konusunu detaylandıracağız. Bu piyasa, Takasbank tarafından kurulan ve işletilen, ödünç pay almak veya vermek isteyen aracı kurum ve bankaların taleplerinin karşılaştığı bir platformdur. Takasbank bu piyasada Merkezi Karşı Taraf rolünü üstlenmektedir. Bu kavram sınav açısından hayati öneme sahiptir. Merkezi karşı taraf olarak Takasbank, ödünç verene karşı ödünç alan, ödünç alana karşı ise ödünç veren konumuna geçerek işlemin takas yükümlülüğünü garanti altına alır. Açık teklif yöntemi ile Takasbank, eşleşme anında taraflar arasına girer. Takasbank’ın yükümlülüğü eşleşme anında başlar ve yükümlülüklerin tasfiyesiyle sona erer. Ödünç Pay Piyasasına üye olabilmek için sermaye piyasası faaliyeti izni almış olmak ve Takasbank tarafından belirlenen şartları sağlamak gerekmektedir. Üyeler, piyasa kurallarına uymak, komisyonları ödemek ve gerekli teminatları tesis etmekle yükümlüdürler. Üyelerin faaliyetleri, mali durumlarının bozulması, haciz veya iflas gibi olumsuz durumların ortaya çıkması halinde Takasbank tarafından kısıtlanabilir. Ödünç Pay Piyasasında işlemlere konu olabilecek kıymetler; Yıldız Pazar ve Ana Pazar’da işlem gören paylar ile borsa yatırım fonu katılma belgeleridir. Kıymetlerin piyasa değeri, bir önceki seanstaki ağırlıklı ortalama fiyat üzerinden hesaplanmaktadır. Piyasadaki limitler ve işlem sınırları risk yönetimi açısından oldukça sıkıdır. Takasbank her üyeye bir ÖPP limiti tahsis eder. Ayrıca kıymet bazında da sınırlamalar mevcuttur. Bir payın ÖPP’deki toplam açık işlemleri, halka açık tutarının yüzde yirmi’sini geçemez. Üye bazında bu sınır yüzde beş, tek bir sicil bazında ise yüzde üç olarak uygulanmaktadır. İşlemler saat dokuz nokta otuz ile on altı nokta kırk beş arasında tek bir seansta gerçekleştirilir. Valörler aynı gün, bir iş günü veya iki iş günü olabilir. Vadeler ise bir haftadan başlayarak on iki aya kadar uzanabilir. Vadesiz işlemler de mümkündür ve bu türde tarafların erken kapama veya geri çağırma hakları bulunmaktadır. Emir türleri arasında Günlük Emir, Kalanı İptal Et ve Blok Eşleşmezse İptal Et seçenekleri yer almaktadır. Ayrıca üyelerin kendi aralarında anlaşıp sisteme girdikleri Özel Emirler de mevcuttur. Emirlerin eşleşmesinde temel kural, talepte en yüksek, teklifte ise en düşük komisyon oranına öncelik verilmesidir. Oranların eşitliği durumunda zaman önceliği devreye girer. Ödünç Pay Piyasasında teminat yönetimi de oldukça detaylıdır. Nakit Türk Lirası, konvertibl dövizler, Devlet İç Borçlanma Senetleri, Eurobondlar, Borsa İstanbul yüz payları ve standart altın teminat olarak kabul edilmektedir. Toplam teminat gereksiniminin en az yüzde otuz’unun Türk Lirası cinsinden olması zorunluluğu sınavda sorulabilecek önemli bir kuraldır. Ayrıca her varlık türü için farklı grup ve alt grup limitleri uygulanmaktadır. Örneğin, Devlet İç Borçlanma Senetleri için grup limiti en fazla yüzde yetmiş iken, ISIN bazında alt grup limiti yüzde elli olarak belirlenmiştir. Bu sayısal veriler ve oranlar, yatırım kuruluşlarının risk yönetimi ve sermaye yeterliliği hesaplamalarında temel teşkil etmektedir.
Bölüm 15
Ödünç Pay Piyasası işlemlerinde risklerin yönetilmesi ve takasın güvence altına alınması amacıyla tesis edilmesi gereken teminatların niteliği ve yönetimi konusunu detaylandırarak dersimize devam edelim. Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde, bu piyasada işlem yapan tarafların belirli varlıkları teminat olarak göstermesi zorunluluğu bulunmaktadır. Teminat olarak kabul edilebilecek varlıklar geniş bir yelpazeye yayılmakla birlikte, her birinin kabul şartları ve değerleme esasları farklılık göstermektedir. Öncelikle teminat olarak kabul edilen varlıkları tek tek inceleyelim. Birinci sırada nakit Türk Lirası yer almaktadır. Bunu Amerikan Doları, Avro ve İngiliz Sterlini cinsinden konvertibl dövizler takip eder. Üçüncü sırada Devlet İç Borçlanma Senetleri, dördüncü sırada ise Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen Euro tahviller, yani Eurobondlar bulunmaktadır. Beşinci sırada Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi Varlık Kiralama Anonim Şirketi tarafından ihraç edilen kira sertifikaları yer alır. Altıncı sırada Borsa İstanbul yüz Endeksinde bulunan pay senetleri teminat olarak kabul edilmektedir. Yedinci ve sekizinci sırada ise sırasıyla hisse senedi şemsiye fonu payları ile borçlanma araçları şemsiye fonu payları bulunmaktadır. Dokuzuncu sırada borsalarda işlem gören standarttaki altın yer alırken, onuncu sırada ipotek teminatlı menkul kıymetler, ipoteğe dayalı menkul kıymetler, varlık teminatlı menkul kıymetler ve varlığa dayalı menkul kıymetler grubu gelmektedir. On birinci sırada bizzat Borsa İstanbul Anonim Şirketi payları, on ikinci sırada ise Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından ihraç edilen altına dayalı emtia sertifikaları teminat olarak kabul edilmektedir. Bu noktada işlem teminatı kompozisyonuna dair çok kritik bir kuralı belirtmek gerekir. Hesaplanan toplam teminat gereksiniminin en az yüzde otuz'unun Türk Lirası cinsten nakit teminattan oluşması zorunludur. Bu oran sınav sorularında sıklıkla karşınıza çıkabilecek temel bir eşiktir. Teminata kabul edilecek varlıkların toplam portföy içindeki ağırlıkları, grup limitleri ve alt grup limitleri ile sınırlandırılmıştır. Bu limitler, yatırılmış olan nakit ve nakit dışı teminat bakiyelerinin toplamı üzerinden uygulanmaktadır. Şimdi bu varlıkların grup ve alt grup limitlerini ayrıntılı olarak ele alalım. Nakit Türk Lirası için grup limiti yüzde yüz olarak belirlenmiştir ve herhangi bir alt grup limiti bulunmamaktadır. Konvertibl dövizler olan Amerikan Doları, Avro ve İngiliz Sterlini için grup limiti yüzde yetmiş'tir. Devlet İç Borçlanma Senetleri için grup limiti yüzde yetmiş iken, ISIN bazında alt grup limiti grup limitinin yüzde elli'si olarak uygulanır. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen Eurobondlar için de grup limiti yüzde yetmiş, ISIN bazlı alt grup limiti yüzde elli'dir. Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi Varlık Kiralama Anonim Şirketi tarafından ihraç edilen kira sertifikalarında grup limiti yüzde yetmiş, ISIN bazlı alt grup limiti ise yüzde yirmi beş seviyesindedir. Borsa İstanbul yüz Endeksinde bulunan pay senetleri için grup limiti yüzde yetmiş, alt grup limiti ise yüzde yirmi olarak belirlenmiştir. Yatırım fonlarına baktığımızda; hisse senedi şemsiye fonu payları, borçlanma araçları şemsiye fonu payları ve para piyasası şemsiye fonu payları için grup limitinin yüzde elli, alt grup limitinin ise yüzde yirmi olduğunu görmekteyiz. Borsalarda işlem gören standarttaki altın için grup limiti yüzde yirmi beş'tir. İpotek ve varlık teminatlı veya dayalı menkul kıymetlerde grup limiti yüzde elli, alt grup limiti yüzde kırk'tır. Son olarak Borsa İstanbul Anonim Şirketi payları için grup limiti yüzde elli olarak uygulanmaktadır. Teminat yatırma ve çekme işlemlerinin teknik detaylarına geçecek olursak, Ödünç Pay Piyasasında risk ve teminat kontrollerinin portföy ve müşteri bazında yapıldığını vurgulamak gerekir. Üyeler, teminat giriş ve çıkış işlemlerini Takasbank uygulamaları üzerinden saat on yedi:on beş'e kadar gerçekleştirebilirler. Ancak nakit Türk Lirası teminatların nemalandırılacak tutar içinde yer almayan kısmı için çıkış saati on yedi:beş olarak belirlenmiştir. Eğer nakit teminat verilecekse bu Türk Lirası, Amerikan Doları, Avro veya İngiliz Sterlini cinsinden olabilir. Devlet Tahvili, Hazine Bonosu ve kira sertifikaları teminat olarak verilecekse, bunlar müşteri adına kayıtlı ise Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplar, portföy veya fon adına kayıtlı ise Takasbank nezdindeki beş yüz bir numaralı serbest depo hesabı üzerinden işleme alınır. Pay senetlerinin teminata alınmasında ise sadece Borsa İstanbul yüz Endeksi dahilindeki paylar kabul edilir ve bu paylar adet ve katları şeklinde teslim edilmelidir. Önemli bir husus olarak, borsada işlem sırası kapatılan payların teminat olma özelliğini kaybettiği ve değerlemede dikkate alınmadığı bilinmelidir. Altın teminatı söz konusu olduğunda, bu altınların Borsa Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasasında işlem gören külçe altınlardan olması ve yüz gram ile katları şeklinde teslim edilmesi şarttır. Üyeler altın teminatı vermek istediklerinde, öncelikle mesai saatleri içinde ilgili altını Takasbank'ın saklama hesabına virman yoluyla aktarmalı ve ardından hangi portföy veya müşteri için tanımlanacağını belirten talimatı Takasbank'a iletmelidirler. Borsa İstanbul Anonim Şirketi paylarının ise sadece portföy adına teminata verilebileceği unutulmamalıdır. İpotek ve varlığa dayalı menkul kıymetler ise Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplar üzerinden teminata konu edilir. İşlem teminatlarının nemalandırılması süreci de belirli kurallara bağlanmıştır. Türk Lirası cinsten nakit teminatlar, Takasbank Hazine Ekibi tarafından en iyi gayret esasıyla nemalandırılır. Nemalandırma işlemi her gün saat on beş:kırk beş'teki teminat bakiyesi üzerinden gerçekleştirilir. Eğer bir üye belirli bir portföy veya müşteri için nemalandırma yapılmasını istemiyorsa, bu saate kadar nema muafiyet kaydı oluşturmalıdır. Saat on beş:kırk beş'ten sonra teminat hesaplarına aktarılan tutarlar o günün nemalandırma işlemine dahil edilmez. Elde edilen brüt nema tutarından Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi gibi yasal maliyetler ile yüzde beş oranında Takasbank Teminat Takip ve Nemalandırma Ücreti düşüldükten sonra kalan net tutar, bir sonraki iş günü ilgili hesaplara aktarılır. Teminatların değerlemesinde kullanılan katsayılar, varlıkların risk düzeyini yansıtmaktadır. Türk Lirası yüzde yüz katsayı ile değerlenirken, Amerikan Doları yüzde doksan, Avro ve İngiliz Sterlini yüzde seksen dokuz katsayıya tabidir. Devlet İç Borçlanma Senetlerinde vadeye kalan süre katsayıyı doğrudan etkiler. sıfır ile bir yıl arası vadeli senetler yüzde doksan dört, bir ile beş yıl arası vadeli olanlar yüzde seksen bir, beş yıl ve üzeri vadeli olanlar ise yüzde yetmiş sekiz katsayı ile değerlenir. Eurobondlarda ise Amerikan Doları cinsi olanlarda otuz yıla kadar olan vadelerde yüzde seksen dokuz ile yüzde seksen sekiz arasında değişen katsayılar uygulanırken, Avro cinsi Eurobondlarda on yılın üzerindeki vadelerde katsayı yüzde altmış altı'ya kadar düşmektedir. Kira sertifikalarında sıfır ile bir yıl arası vade yüzde doksan iki, beş yıl ve üzeri vade yüzde yetmiş altı katsayıya sahiptir. Pay senetlerinde Borsa İstanbul otuz endeksindekiler yüzde seksen dört, Borsa İstanbul yüz endeksindekiler yüzde seksen üç katsayı ile değerlenir. Yatırım fonlarında ise para piyasası şemsiye fonları yüzde doksan yedi ile en yüksek katsayıya sahipken, borçlanma araçları fonları yüzde doksan üç, hisse senedi fonları yüzde seksen sekiz katsayı ile işleme alınır. Altın için belirlenen değerleme katsayısı yüzde seksen sekiz'dir. Teminat ve risk değerleme yöntemlerine baktığımızda, Takasbank'ın her gün sonunda bu işlemi gerçekleştirdiğini, paylar ve borsa yatırım fonları için ise gün içinde de tekrar değerleme yapıldığını görmekteyiz. Paylar ve borsa yatırım fonları için gün sonunda seans sonu ağırlıklı ortalama fiyatı, gün içinde ise saat on iki:sıfır'deki ağırlıklı ortalama fiyatlar esas alınır. Devlet Tahvili ve Hazine Bonoları için Takasbank verim eğrisi kullanılarak belirlenen teorik fiyatlar, bu bulunamazsa Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası gösterge değerleri kullanılır. Yabancı paralar ise bir sonraki gün için belirlenen Merkez Bankası döviz alış kurları ile değerlenir. Altın değerlemesinde Borsa Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası son seansındaki dolar bölü ons ağırlıklı ortalama fiyatı ile Merkez Bankası döviz alış kuru çarpılarak bulunan fiyat kullanılır. Şimdi Ödünç Pay Piyasasındaki teminat oranları ve risk yönetimi açısından hayati önem taşıyan sürdürme seviyesi konusuna geçelim. Piyasada alınan pozisyonlar için başlangıç teminatı talep edilirken, ödünç veren üyeden herhangi bir teminat istenmez. Sürdürme seviyesi, değerlenmiş teminatın toplam ödünç borcuna bölünmesiyle hesaplanır ve bu oran yüzde yüz on olarak uygulanır. Eğer değerlenmiş teminat tutarı bu yüzde yüz on seviyesinin altına düşerse veya Türk Lirası cinsten teminat, bulunması gereken toplam teminatın yüzde otuz'unun altına inerse, Takasbank tarafından teminat tamamlama çağrısı, yani margin call yapılır. Bu çağrıya muhatap olan üyenin teminatını başlangıç teminatı seviyesine tamamlaması zorunludur. Teminat tamamlama çağrısı alan üyenin piyasada yeni işlem yapmasına izin verilmez. İstenen ek teminatın çağrının yapıldığı günün sonuna kadar yatırılması şarttır. Türk Lirası teminat eksikliği durumunda ise üyenin takip eden iş günü gün içi değerleme öncesine kadar işlem yapmasına izin verilir, ancak bu sürede eksiklik giderilmezse işlem yetkisi durdurulur. Teminat tamamlama çağrısına uyulmaması durumunda Takasbank, üyenin teminatlarını nakde dönüştürerek vadesi en yakın ödünç borcundan başlayarak pozisyonları tasfiye eder. İleri valörlü işlemlerde de benzer kurallar geçerlidir; valör günü saat on beş:otuz'a kadar teminat tamamlanmazsa takas gerçekleştirilmez ve Takasbank ödünç verene kıymetini iade etme yetkisine sahip olur. Teminatta bulunan kıymetlerden doğan bedelsiz sermaye artırımı ve temettü gibi haklar teminatı verene aittir ve Takasbank tarafından ilgili teminat hesaplarına aktarılır. Ancak bedelli sermaye artırımı durumunda üyenin rüçhan hakkını kullanabilmesi için ilgili tutarı yatırması ve teminat çıkışı yapması gerekmektedir. Garanti fonu konusuna değinmek gerekirse, bu fon üyelerin temerrüde düşmesi durumunda oluşabilecek zararların teminatları aşan kısmını karşılamak üzere oluşturulur. Merkezi Karşı Taraf üyelerinin bu fona katılımı zorunludur ve katkı payları üyelerin kendi mülkiyetindeki varlıklardan karşılanmalıdır. Garanti fonunun büyüklüğü, en fazla ödünç borcu olan üye ile ikinci ve üçüncü sıradaki üyelerin stres koşullarında birlikte temerrüdü halinde oluşacak kaynak ihtiyacından az olamaz. Üyelerin garanti fonu yükümlülükleri her ayın son iş günü hesaplanır ve takip eden ayın ilk iş günü güncellenir. Garanti fonuna kabul edilecek varlıklar ve limitleri işlem teminatları ile benzerlik gösterse de, nakit Türk Lirası, döviz ve Devlet İç Borçlanma Senetleri için grup limitinin yüzde yüz olması gibi bazı farklılıklar mevcuttur. Takas ve ödeme süreçlerinde, ödünce konu kıymetin takası aynı gün valörlü işlemlerde işlemin gerçekleştiği anda, ileri valörlü işlemlerde ise valör gününde yapılır. Kıymet virmanı, ödünç verenin Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesabından alınarak ödünç alanın ilgili hesaplarına aktarılır. Vadesi gelen ödünç borçlarının kapatılması için son saat on yedi:sıfır'dir. Eğer her iki taraf da kabul ederse, sözleşme temdit edilebilir, yani vadesi uzatılabilir. Vadesiz emirlerde ise geri çağırma veya erken kapama bildirimleri Takasbank uygulamaları üzerinden yapılır. Ödünç veren, saat on iki:sıfır'ye kadar geri çağırma yaparsa iade T artı iki'de, saat on iki:sıfır'den sonra yaparsa T artı üç'te gerçekleşir. Ödünç alan ise en erken valörü takip eden üçüncü iş gününde erken kapama yapabilir ve bunu iki iş günü öncesinden bildirmelidir. Komisyon ödemeleri konusuna gelecek olursak, işlem komisyonu vadesi bir ay ve daha kısa olan işlemlerde vade sonunda, daha uzun veya vadesiz işlemlerde ise ay sonlarında tahakkuk ettirilir ve saat on yedi:sıfır'de tahsil edilir. Komisyon hesabı, işlemin piyasa değeri ve komisyon oranının vade gün sayısına oranlanmasıyla bulunur. Takasbank komisyonu ise hem ödünç alan hem de ödünç veren taraftan işlem günü saat on yedi:sıfır'de tahsil edilir. Bu komisyonların ödenmemesi durumunda üyenin işlem yetkisi kaldırılır. Ödünce konu paylardan doğan mali haklar olan bedelli, bedelsiz sermaye artırımı ve kar payı hakları ödünç verene aittir. Ancak ödünç veren, bu süreçte oy hakkı gibi yönetsel haklarını kaybeder. Kar payı ödemesi durumunda ödünç alan, ilgili tutarı kar dağıtım gününde saat on yedi:sıfır'ye kadar Takasbank'a yatırmak zorundadır. Aksi takdirde temerrüt faizi uygulanır. Bedelsiz sermaye artırımında ödünç alanın kıymet borcu artış oranında güncellenir. Bedelli sermaye artırımında ise sistem tarafından otomatik olarak rüçhan kodlu işlemler oluşturulur ve ödünç alan bu hakları iade etmekle yükümlüdür. Dersimizin bu bölümünde son olarak muacceliyet ve temerrüt hükümlerini ele alalım. Ödünç borçları vadenin gelmesi, teminat tamamlama yükümlülüğünün yerine getirilmemesi veya kıymetin kredili işlem listesinden çıkarılması gibi durumlarda muaccel hale gelir. Temerrüt durumunda Takasbank'ın sorumluluğu, kıymetin piyasadan temin edilerek iadesi veya mümkün değilse nakit karşılığının ödenmesi ile sınırlıdır. Vade tarihinde borcunu kapatmayan üye için saat on yedi:sıfır itibarıyla temerrüt süreci başlar. Eğer borç on yedi:otuz'a kadar kapatılırsa daha düşük, bu saatten sonraya kalırsa daha yüksek bir temerrüt faizi uygulanır. Temerrüt faiz oranı; repo pazarları, Bankalararası Para Piyasası veya Takasbank Para Piyasası oranlarından en yüksek olanının belirli bir fazlası veya katı olarak hesaplanır. Takasbank Para Piyasası, yani kısa adıyla TPP, Türk Lirası fon fazlası veya ihtiyacı olan üyelerin taleplerinin karşılaştığı organize bir piyasadır. bir Ekim bin dokuz yüz doksan altı tarihinde kurulan bu piyasada Takasbank, işletici ve merkezi karşı taraf rolündedir. Takasbank bu piyasada kendisi alış satış kotasyonu vermez, ancak işlemlerin yerine getirilmesini kendi sermayesi, üyelerin teminatları ve garanti fonu ile taahhüt eder. TPP'ye bankalar, aracı kurumlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri, sigorta ve emeklilik şirketleri ile varlık yönetim şirketleri üye olabilir. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ise piyasanın doğal üyesidir. Üyelik için özkaynak yeterliliği, garanti fonu katkı payının yatırılması ve mevzuatta engel bir hüküm bulunmaması şarttır. Para alan üye vadeden önce borcunu ödeyerek işlemi sonlandırma hakkına sahip değildir; yükümlülüğü vadedeki anapara ve faizi ödemektir. Para satan üye ise işlemin valöründe anapara tutarını ödemekle yükümlüdür. Bu temel kurallar, para piyasasının istikrarı ve güvenilirliği açısından kritik öneme sahiptir.
Bölüm 16
Merkezi Karşı Taraf Yönetmeliği çerçevesinde, piyasa düzeninin korunması ve risklerin yönetilmesi amacıyla yetkili otoritelerin çeşitli önlemler alma yetkisi bulunmaktadır. Bu kapsamda, yönetmeliğin kırk sekizinci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen tedbirlerin yanı sıra, işlem saatlerinin değiştirilmesi, emir iletiminin durdurulması, gerçekleşmiş işlemlerin iptali, vadelerin yeniden belirlenmesi ve gerekli görülen diğer her türlü idari tedbirin uygulanması mümkündür. Bu yetkiler, piyasa istikrarının bozulduğu veya olağanüstü durumların ortaya çıktığı hallerde finansal sistemin güvenliğini sağlamak için kritik bir araç niteliği taşımaktadır. Finansal piyasaların işleyişinde önemli bir yere sahip olan Takasbank Para Piyasası, kısa adıyla TPP konusuna geçelim. Takasbank Para Piyasası, Türk Lirası cinsinden fon fazlası bulunan üyeler ile fon ihtiyacı olan üyelerin talep ve tekliflerini organize bir yapıda karşılaştırmak amacıyla bir Ekim bin dokuz yüz doksan altı tarihinde İstanbul Takas ve Saklama Bankası Anonim Şirketi bünyesinde kurulmuştur. Bu piyasa, üyelerin likidite yönetimlerini etkin bir şekilde gerçekleştirmelerine olanak sağlayan organize bir platformdur. Sınav hazırlık sürecinde, TPP'nin kuruluş tarihi ve Takasbank bünyesindeki hukuki statüsü sıklıkla karşımıza çıkan temel bilgiler arasındadır. Takasbank Para Piyasasının çalışma esaslarını ve tarafların yükümlülüklerini incelediğimizde, Takasbank’ın merkezi bir konuma sahip olduğu görülmektedir. Üyeler, bu piyasada kendilerine tahsis edilen işlem limitleri dahilinde ve belirlenen teminatları tesis etmek suretiyle işlem gerçekleştirebilirler. Takasbank, piyasada eşleşen alış ve satış emirlerinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesini garanti altına almaktadır. Herhangi bir temerrüt durumunda Takasbank, üyelerden alınan teminatları, garanti fonu katkı paylarını ve piyasa için tahsis ettiği sermayesini kullanarak yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder. Burada dikkat edilmesi gereken husus, Takasbank’ın piyasada bir katılımcı olarak alış veya satış kotasyonu vermediği, sadece işletici ve garanti sağlayıcı rolünde olduğudur. Piyasaya üye olabilecek kurumların kapsamı oldukça geniştir. Aracı kurumlar, bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring ve finansman şirketleri, varlık yönetim şirketleri ile sigorta ve emeklilik şirketleri bu piyasada işlem yapabilirler. Ayrıca Kamu Haznedarlığı Yönetmeliği kapsamındaki kurumlar, özel kanunla kurulmuş emekli yardım sandıkları ve ipotek finansmanı kuruluşları da üyelik hakkına sahiptir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ise piyasanın doğal üyesi konumundadır. Üyelik şartları arasında, kurumun kendi mevzuatında bu piyasada işlem yapmasına engel bir hüküm bulunmaması, TPP Sözleşmesinin imzalanması, özkaynakların mevzuatta belirlenen sınırların altına düşmemesi ve gerekli garanti fonu katkı payının yatırılması temel gerekliliklerdir. İşlem taraflarının yükümlülükleri açısından bakıldığında, para alan üyenin temel görevi işlemin vadesinde anapara ve faiz tutarını ödemektir. Önemli bir kural olarak, para alan üyelerin vadeden önce borçlarını ödeyerek işlemi sonlandırma hakları bulunmamaktadır. Para satan üye ise işlemin valör tarihinde anapara tutarını ödemekle yükümlüdür. Ayrıca para satan üye, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ile Gelir Vergisi gibi yasal yükümlülüklerden resmi makamlara karşı doğrudan sorumludur. Takasbank’ın sorumluluğu ise emirlerin eşleştiği anda başlar ve yükümlülüklerin tamamen tasfiyesi ile sona erer. Üye temsilcilerine ilişkin esaslar, operasyonel güvenliğin sağlanması açısından titizlikle düzenlenmiştir. Her üye, emir işlemlerini yürütmek üzere en fazla sekiz kişi temsilci tanımlatabilir. Bu temsilcilere Takasbank tarafından özel numaralar ve gizli şifreler tahsis edilir. Şifrelerin güvenliği ve bu şifrelerle yapılan tüm işlemlerin sorumluluğu üyeye aittir. Sisteme ilk girişte şifre değiştirme zorunluluğu bulunması, güvenlik protokollerinin bir parçasıdır. Sınavda temsilci sayısı ve işlem sorumluluğu gibi detaylar soru olarak yöneltilebilmektedir. Limit yönetimi, Takasbank Para Piyasasının risk kontrol mekanizmasının merkezinde yer alır. Takasbank, üyelere TPP limiti ve fon limiti olmak üzere iki tür limit tahsis eder. Fon limiti; yatırım fonları, yatırım ortaklıkları ve kamu kaynaklarının kullanımı için ayrılmıştır ve portföy veya müşteri işlemlerinde kullanılamaz. TPP limiti ile fon limitinin toplamı ise TPP Toplam Limitini oluşturur. Alış limitleri belirlenirken üyenin değerlenmiş teminatları ve mevcut açık pozisyonları dikkate alınır. Alış emri girilirken anapara ve faiz toplamının teminat yeterliliği sistem tarafından otomatik olarak kontrol edilir. Satış limitleri ise üyenin serbest hesabındaki tutarlar ve vadesi gelen işlemler üzerinden hesaplanır. Piyasanın işleyiş kuralları ve emir tipleri, işlemlerin şeffaf ve hızlı bir şekilde sonuçlanmasını sağlar. Blokeli Satış Emri, özellikle risk oluşturmayan bir emir tipi olarak dikkat çeker. Bu emir tipinde, satılmak istenen tutar üyenin serbest hesabında bloke edilir ve eşleşme anında tahsilat gerçekleştirilir. Limit tahsis edilmemiş üyelerin de bu yöntemle satış yapabilmesi önemli bir esnekliktir. Emir girişinde müşteri tipi, emir tipi, emir türü ve vade gibi unsurların belirtilmesi zorunludur. İşlemler aynı gün valörlü olarak saat sıfır dokuz otuz ile on beş otuz arasında gerçekleştirilir. Vade yapısı gecelik işlemlerden başlayarak iki aya kadar her gün olabildiği gibi, iki, üç ve altı aylık belirli vadeleri de kapsayabilir. Minimum işlem tutarı beş bin Türk Lirasıdır ve artışlar bin Türk Lirasının katları şeklinde olmalıdır. Faiz oranlarında ise faiz adımları yüzde sıfır virgül sıfır beş ve katları olarak belirlenmiştir. Emirlerin eşleşme mantığı, finansal piyasaların genel prensibi olan fiyat ve zaman önceliğine dayanır. Alış emirlerinde en yüksek faiz oranı, satış emirlerinde ise en düşük faiz oranı önceliklidir. Aynı faiz oranına sahip emirler arasında zaman önceliği uygulanır. Aynı üyenin kendi emirlerinin eşleşmesi durumunda on beş saniyelik bir bekleme süresi kuralı mevcuttur. Eğer bu süre dolmadan karşıt bir emir iletilirse ve bu emir diğer üyelerin emirleriyle eşleşebilecek bir orandaysa, öncelikle diğer üyelerle işlem gerçekleşir. Bu kural, piyasada yapay fiyat oluşumunu engellemek ve likiditeyi korumak adına sınav açısından kritik bir detaydır. Emir türlerini detaylandırmak gerekirse, Limitli Emir, Limitli Gerçekleşmezse İptal Et, Limitli Kalanı İptal Et, Piyasa Emri ve Piyasa Gerçekleşmezse İptal Et seçenekleri mevcuttur. Limitli emirlerde kısmi gerçekleşme mümkündür ve kalan kısım pasifte bekler. Ancak Gerçekleşmezse İptal Et türündeki emirlerde tam gerçekleşme şartı aranır; aksi halde emir sistem tarafından otomatik olarak silinir. Piyasa emirlerinde ise faiz oranı belirtilmez, sistemdeki en iyi fiyatlarla eşleşme sağlanır. Bu emir türlerinin özelliklerini ve hangi durumlarda iptal edildiklerini bilmek, işlem stratejileri ve sınav soruları için temel teşkil eder. Teminat yönetimi, Takasbank Para Piyasasında riskin minimize edilmesi için en kapsamlı düzenlenen alanlardan biridir. Üyelerin verebileceği teminatlar arasında nakit Türk Lirası, döviz, altın, devlet iç borçlanma senetleri, borsa payları, eurotahviller, kira sertifikaları ve banka bonoları yer almaktadır. Her teminat türü için farklı bir değerleme katsayısı uygulanır. Örneğin nakit Türk Lirası için değerleme katsayısı bir tam iken, altının katsayısı sıfır virgül seksen sekiz, Borsa İstanbul otuz paylarının katsayısı ise sıfır virgül seksen dörttür. Bu katsayılar, varlığın piyasa değerinden yapılan bir kesintiyi ifade eder ve muhtemel fiyat dalgalanmalarına karşı bir koruma marjı oluşturur. Değerlemeler her gün sonunda güncel piyasa verileri kullanılarak yapılır ve sonuçlar ertesi sabah üyelere bildirilir. Teminat yatırma ve çekme işlemlerinde sadece portföy hesapları kullanılabilir; müşteri hesaplarından teminat verilmesi yasaktır. Teminat mektupları sadece elektronik belge olarak kabul edilir ve kesin, süresiz veya en az bir yıl vadeli olmalıdır. Üyenin kendi grubuna bağlı bankalardan aldığı teminat mektupları veya kendi iştiraklerine ait paylar teminat olarak kabul edilmez. Bu kural, yoğunlaşma riskini ve grup içi risk transferini önlemek amacıyla getirilmiştir. Pay senetlerinde ise sadece Borsa İstanbul yüz endeksinde yer alan paylar teminata konu edilebilir. İşlem teminatları kapsamında başlangıç teminatı, zorunlu teminat ve asgari teminat kavramları büyük önem taşır. Başlangıç teminatı oranı güncel olarak yüzde yüz beş olarak uygulanmaktadır. Bu oran, alış emrinin anapara ve faiz toplamı üzerinden hesaplanır. Zorunlu teminat ise üyenin özkaynak yapısına ve işlem hacmine göre yüzde iki, yüzde dört veya yüzde altı olarak belirlenen dilimlere göre alınır. Asgari teminat oranı ise yüzde yüz dört seviyesindedir. Kullanılabilir teminatın bu seviyelerin altına düşmesi durumunda Takasbank tarafından teminat tamamlama çağrısı yapılır. Üyenin bu çağrıya aynı gün sonuna kadar uyması zorunludur. Ödemeler ve takas süreci, piyasanın mali döngüsünü tamamlar. Netleştirme işlemi tam iş günlerinde saat on beş kırk beşte gerçekleştirilir. Üyelerin borç ve alacakları mahsup edilerek net bir takas raporu oluşturulur. Nette borçlu olan üyelerin yükümlülüklerini en geç saat on altıya kadar yerine getirmeleri gerekir. Alacaklı üyelerin tutarları ise aynı saatte serbest hesaplarına aktarılır. Takasbank, bu işlemler karşılığında belirli komisyonlar tahsil eder. Bir haftaya kadar olan işlemlerde anaparanın yüz binde üçü, daha uzun vadelerde ise milyonda üç virgül beş ile gün sayısının çarpımı oranında komisyon uygulanır. Garanti fonu yapısı, piyasanın sistemik risklere karşı en güçlü savunma hattıdır. Tüm üyelerin bu fona katılımı zorunludur. Garanti fonu, sabit ve değişken katkı paylarından oluşur. Sabit katkı payı tutarı yüz bin Türk Lirası olarak belirlenmiştir ve bu tutar yıllık olarak gözden geçirilir. Fonun toplam büyüklüğü, en fazla borcu olan üye ile sonraki iki üyenin stres koşullarında aynı anda temerrüde düşmesi senaryosuna göre hesaplanır. Garanti fonuna teminat mektubu kabul edilmez; sadece nakit, altın, devlet iç borçlanma senedi gibi yüksek likiditeye sahip varlıklar kabul edilir. Temerrüt hükümleri, piyasa disiplininin sağlanması için oldukça serttir. Saat on altı itibarıyla yükümlülüğünü yerine getirmeyen üye temerrüde düşmüş sayılır. Temerrüt faiz oranı, piyasada oluşan en yüksek gecelik faiz oranları üzerinden hesaplanır. Borcun saat on altı otuza kadar kapatılması durumunda bu oranın yüzde ellisi, daha geç kapatılması durumunda ise iki katı uygulanır. Temerrüt nedeniyle ödemesi geciken alacaklı üyelere ise mağduriyet ödemesi yapılır. Bu ödeme, tahsil edilen temerrüt faizinin üçte ikisi oranındadır. Son olarak Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu, yani TEFAS konusuna değinelim. TEFAS, yatırım fonu katılma belgelerinin merkezi bir platformda satılmasına ve geri alınmasına imkan veren teknolojik bir altyapıdır. Bu platform sayesinde yatırımcılar, hesaplarının bulunduğu banka veya aracı kurum üzerinden başka kurumların yönettiği fonlara da kolayca erişebilirler. Ancak her fon bu platformda işlem göremez. Özel fonlar, gayrimenkul yatırım fonları, girişim sermayesi yatırım fonları ile garantili ve anapara koruma amaçlı fonlar TEFAS’ta işlem göremeyen fon türleridir. Bu ayrım, sınav sorularında en sık karşılaşılan konulardan biridir. TEFAS’ta işlemler Türk Lirası üzerinden yürütülür ve talimat iletiminde zaman önceliği esastır. İşlem saatleri Takasbank tarafından belirlenir ve genellikle aynı gün valörlü işlemler için saat on üç otuza kadar talimat kabul edilir. Fon fiyatlarının her gün belirlenen saatlerde sisteme girilmesi zorunludur; fiyat bilgisi olmayan fonlarda işlem yapılmasına izin verilmez. İleri valörlü işlemlerde ise fiyat valörü tarihindeki fon payı fiyatı esas alınır. Bu platform, yatırım fonu piyasasında likiditeyi ve rekabeti artıran, şeffaflığı sağlayan en önemli yapısal reformlardan biri olarak kabul edilmektedir.
Bölüm 17
Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu kısa adıyla TEFAS bünyesinde işlem görecek fonların kapsamı ve bu platformun işleyiş esasları sermaye piyasası mevzuatı açısından büyük önem arz etmektedir. Platformda işlem görmesi talep edilen para piyasası fonları, para piyasası katılım fonları, kısa vadeli tahvil ve bono fonları, kısa vadeli kira sertifikaları katılım fonları ile serbest fonlar sisteme kabul edilebilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, farklı para birimleri üzerinden alınıp satılan pay gruplarının her birinin ayrı ayrı sisteme dahil edilebileceğidir. Ancak sınav sorularında sıklıkla karşımıza çıkan istisnalar mevcuttur. Özel fonlar, gayrimenkul yatırım fonları, girişim sermayesi yatırım fonları ile garantili ve anapara koruma amaçlı fonlar TEFAS üzerinde işlem göremezler. Bu ayrım, fonların likidite yapıları ve yatırımcı kitlelerinin özellikleri sebebiyle getirilmiş bir düzenlemedir. Ayrıca portföy yönetim şirketlerinin kendi müşterilerine yönelik gerçekleştireceği ve kurucusu oldukları fonların katılma payı alım satım işlemlerinin TEFAS üzerinden yapılması zorunlu tutulmamıştır. Bu istisnai durumlar haricinde, platforma üye olan tüm fonların katılma payı alım satım işlemlerinin münhasıran TEFAS üzerinden gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Kurucunun faaliyetlerinin durdurulması gibi olağanüstü durumlarda ise fonların platformdaki akıbeti, Sermaye Piyasası Kurulu kararları çerçevesinde Takasbank tarafından tayin edilmektedir. Platform üyelerinin işlem yapma yetkilerinin kısıtlandığı belirli durumlar mevzuatta açıkça tanımlanmıştır. Bir üyenin faaliyetlerinin Kurul tarafından geçici veya sürekli olarak durdurulması halinde, yeniden faaliyete başlayabileceğine dair resmi karar Takasbank’a tebliğ edilene kadar işlem yapması mümkün değildir. Bir diğer kritik kısıtlama ise ödeme yükümlülükleri ile ilgilidir. Eğer bir kurum, diğer üyelere veya Takasbank’a olan borçlarını bir aylık dönem içerisinde üç kez belirlenen sürelerde kapatmazsa, beş iş günü süreyle TEFAS işlemlerinden men edilir. Bu bir aylık sürenin tespitinde ilgili takvim ayının ilk ve son iş günleri esas alınmaktadır. Önemli bir sınav notu olarak belirtmek gerekir ki, kurucunun işlemlerine getirilen bu kısıtlamalar, platform aracılığıyla satışı yapılan fon paylarını geri alma yükümlülüğünü asla ortadan kaldırmaz. Yatırımcı mağduriyetinin önlenmesi adına geri alım yükümlülüğü her koşulda devam etmektedir. TEFAS platformunun çalışma saatleri ve işlem döngüsü, operasyonel süreçlerin hatasız yürümesi için Takasbank tarafından titizlikle belirlenmiştir. Tam iş günlerinde aynı gün valörlü işlemler için talimat kabulü saat dokuz:sıfır’da başlar ve on üç:otuz’da sona erer. İleri valörlü işlemler için ise bu süre saat on yedi:kırk beş’e kadar uzanmaktadır. Yarım iş günlerinde ise aynı gün valörlü işlemler on bir:otuz’da, ileri valörlü işlemler ise on iki:otuz’da son bulur. Sisteme girilen ancak eşleşmeyen talimatlar, aynı gün valörlüler için saat on üç:otuz beş’te, ileri valörlüler için ise saat on yedi:elli’de otomatik olarak iptal edilir. İleri valörlü işlemler için valör atlatma saati tam günlerde on üç:otuz, yarım günlerde ise on bir:otuz olarak uygulanmaktadır. Nakit netleştirme işlemleri Türk Lirası için saat on dört:sıfır’te, yabancı paralar için ise saat on iki:otuz’da gerçekleştirilir. Temerrüt başlangıç saatleri ise Türk Lirası yükümlülükler için on beş:sıfır, yabancı para yükümlülükler için on beş:kırk beş olarak belirlenmiştir. Kurucu veya operatör üyeler, genel çalışma saatleri içinde kalmak ve Takasbank sistemine tanımlanmış olmak kaydıyla, fon paylarının alım satımı için farklı işlem saatleri belirleme yetkisine sahiptirler. Fon fiyat bilgisi süreci, işlemlerin mali temelini oluşturmaktadır. Her işlem gününde, geçerli olacak fon payı fiyatlarının Türk Lirası ve varsa yabancı para birimi cinsinden, kurucu veya operatör üye tarafından Takasbank’ın belirlediği son saate kadar sisteme tanımlanması şarttır. Tanımlanan bu fiyatlar, aynı gün valörlü işlemlerde doğrudan işlem fiyatı olarak kullanılırken, ileri valörlü işlemlerde bloke edilecek miktarın hesaplanmasında esas alınır. İleri valörlü işlemlerin nihai gerçekleştirilmesinde ise fiyat valörü tarihindeki fon payı fiyatı dikkate alınmaktadır. Sistemde fiyat bilgisi bulunmayan fonlar için talimat girişi yapılmasına veya işlem gerçekleştirilmesine kesinlikle izin verilmez. Bu kural, fiyat şeffaflığı ve yatırımcı korunması açısından temel bir prensiptir. İşlem prensiplerine baktığımızda, TEFAS’a talimat iletiminin üye temsilcileri tarafından Takasbank ekranları üzerinden veya web servis teknolojisi kullanılarak yapıldığını görmekteyiz. İşlemlerde öncelik kuralı, fon bazında talimatın sisteme giriş saatine göre belirlenir. Platformdaki işlemler, Kurul tarafından yabancı para birimi üzerinden işlem görmesine izin verilen özel durumlar hariç olmak üzere, kural olarak Türk Lirası üzerinden yürütülür. Alım satım talimatları fon dağıtım kuruluşları tarafından müşteri bazında iletilmektedir. Bu noktada, adına talimat girilen müşterinin Merkezi Kayıt Kuruluşu yani Merkezi Kayıt Kuruluşu sisteminde tanımlı ve işlem yapabilir nitelikte olması bir ön koşuldur. Eğer müşteri hesabı bir fon veya emeklilik yatırım fonu hesabı ise, bu hesabın Takasbank sisteminde de tanımlı olması gerekmektedir. Serbest fonların katılma payları, mevzuat gereği platform kapsamında sadece nitelikli yatırımcılara satılabilmektedir. Fon dağıtım kuruluşunun saklama hizmetini başka bir kurumdan alması durumunda, işlemlerin gerçekleşmesi için saklamacı kurumun onayı zorunludur. Talimatın sisteme tanımlandığı gün, alım işlemlerinde kurucu TEFAS havuz hesabında, satım işlemlerinde ise müşteri hesabında ilgili fon payları bloke edilmektedir. Platformda üç tip emir türü bulunmaktadır ve bu ayrım sınavda sıklıkla sorulmaktadır. Kalanı iptal et seçeneğinde, mevcut adet için eşleştirme yapılır ve geri kalan kısım sistem tarafından iptal edilir. Kalanı beklet seçeneğinde, talimat için gerekli tutar tamamlanıncaya kadar parçalı eşleşme gerçekleşir; ancak iptal saatine kadar eşleşmeyen kısım yine iptal olur. Tamamını al seçeneğinde ise, havuzda işlem miktarının tamamını karşılayacak bakiye bulunmaması halinde talimat sisteme hiç alınmaz. Emir iptalleri konusunda ise, eşleşmemiş veya limit yetersizliği nedeniyle bekleyen alım talimatları gün içinde her an iptal edilebilir. Eşleşmiş talimatlar ise kurucu tarafından belirlenen iptal son saatine kadar iptal edilebilir. Valör atlama saatinden sonra iletilen ileri valörlü talimatların ertesi gün kurucu tarafından belirlenen saate kadar iptal edilebilmesi mümkündür. İstisnai durumlarda, iptal saati geçmesine rağmen netleştirmeye konu olmamış talimatlar, üyenin yazılı talebi, kurucunun onayı ve Takasbank’ın uygun görmesiyle Takasbank tarafından iptal edilebilir. Netleştirme, borç kapatma ve alacak dağıtımı süreçleri platformun finansal dengesini sağlar. Valör gününde Türk Lirası nakit tutarlar saat on dört:sıfır’te, yabancı para tutarları ise on iki:otuz’da netleştirilir. Önemli bir detay olarak, fon payı bazında netleştirme yapılmadığını, aktarımların talimat bazında gerçekleştirildiğini belirtmeliyiz. Net Türk Lirası yükümlülükleri saat on beş:sıfır’e kadar TEFASP Nakit Borç Kapatma Hesabı’na yatırılmalıdır. Bu saat itibarıyla yerine getirilmeyen yükümlülükler için üye temerrüde düşer. Takasbank, üyenin fonlama limitini aşmamak kaydıyla bu yükümlülüğü karşılayabilir. Yabancı para yükümlülükleri için ise son saat on beş:kırk beş’tir. Platformda işlem gören payların tahsisi sürecinde kurucu, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki ihraççı hesabı altında tanımlanan Kurucu TEFAS Havuz Hesabı’nı kullanarak bakiyeyi artırabilir veya azaltabilir. Kurucunun, kendisine gelen alım taleplerini karşılayacak yeterli bakiyeyi havuzda bulundurması zorunlu bir görevdir. İşlem ve fonlama limiti tahsisi, risk yönetiminin merkezinde yer alır. Platforma teminat olarak nakit Türk Lirası, Amerikan Doları, Euro, borsada işlem gören standartta altın, Devlet İç Borçlanma Senetleri yani DİBS, kira sertifikaları ve Takasbank tarafından uygun görülen Varlık Dayalı Menkul Kıymetler yani Varlığa Dayalı Menkul Kıymet kabul edilmektedir. Takasbank, üyelerin mali durumlarını değerlendirerek onlara bir fonlama limiti tahsis eder. Bu limitin kullanılabilmesi için sayılan teminat türlerinden birinin veya birkaçının verilmesi şarttır. Teminatların değerlemesinde belirli kurallar uygulanır. DİBS ve kira sertifikaları Resmi Gazete fiyatları ile, Varlığa Dayalı Menkul Kıymet’lar ise Takasbank’ın teorik fiyatları ile değerlenir. Altın değerlemesinde Borsa İstanbul Kıymetli Madenler Piyasası’ndaki Amerikan Doları ons fiyatı ve Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınır. Teminatların değer tespiti sırasında yuzde doksan bir gibi belirli değerleme katsayıları uygulanarak bir iskonto yapılır. İşlem limiti hesaplanırken; kullanılabilir fonlama limiti, nakit borç kapatma hesap bakiyesi ve valör günü gelen satış talimatları toplamından eşleşen alım talimatları düşülür. Limit yetersizliği nedeniyle bekleyen talimatlar, iptal saatine kadar limit açılmazsa otomatik olarak iptal edilir. Sayısal bir örnekle açıklamak gerekirse, Takasbank tarafından beş yüz bin Türk Lirası fonlama limiti tahsis edilen bir üye, yuzde doksan bir değerleme katsayısı ile beş yüz kırk bin Türk Lirası teminat verdiğinde, değerlenmiş tutar dört yüz doksan bir bin dört yüz Türk Lirası olur ve kullanılabilir limit bu rakam üzerinden belirlenir. Eğer üyenin teminatı çok daha yüksekse, örneğin dokuz yüz bin Türk Lirası ise, değerlenmiş tutar sekiz yüz on dokuz bin Türk Lirası olsa dahi kullanılabilir limit tahsis edilen tavan olan beş yüz bin Türk Lirası ile sınırlı kalır. İşlem limiti hesaplamasında yabancı para birimleri de Merkez Bankası kurları üzerinden Türk Lirasına çevrilerek sürece dahil edilir. Alım talimatlarında adet üzerinden girişlerde talimat tutarı adet ile fiyatın çarpımıyla, tutar üzerinden girişlerde ise adet, tutarın fiyata bölünmesiyle hesaplanır. İleri valörlü işlemlerde ise marjlı fon fiyatı kullanılarak risk yönetimi sağlanır. Temerrüt işlemleri, piyasa disiplininin korunması için en sert uygulanan kurallardır. Belirlenen saatlerde yükümlülüğünü yerine getirmeyen üye, herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve temerrüt faizi öder. Temerrüt faizi hesaplanırken Merkez Bankası geç likidite penceresi borç verme faiz oranı, Borsa İstanbul repo pazarları, Merkez Bankası Bankalararası Para Piyasası veya Takasbank Para Piyasası oranlarından en yüksek olanı esas alınır. Faiz hesaplamasında yükümlülüğün yerine getirildiği saate göre farklı katsayılar uygulanır. Örneğin, nakit Türk Lirası yükümlülüğü saat on beş:sıfır ile on beş:otuz arasında yerine getirilirse sıfır nokta beş katsayısı, on beş:otuz’dan sonra aynı gün valörüyle yerine getirilirse bir katsayısı, valör tarihinden sonra yerine getirilirse iki katsayısı kullanılır. Yabancı para yükümlülüklerinde ise on beş:kırk beş ile on altı:otuz arası sıfır nokta beş katsayısı uygulanmaktadır. Fon payı fiyat bildirimini geciktiren kurucular ise her bir gün için yedi yüz yirmi Türk Lirası maktu gecikme bedeli ödemek zorundadır. Temerrüt faizinin yuzde altmış altı’sı yani üçte ikisi, karşı tarafın mağduriyetini gidermek amacıyla mağduriyet ödemesi olarak aktarılır. Temerrüdün takip eden iş günü saat on bir:sıfır’e kadar sonlandırılmaması durumunda Takasbank üyenin teminatlarını nakde çevirme yetkisine sahiptir. Komisyon işlemleri kapsamında fon dağıtım kuruluşu aracılık komisyonu, kurucu tarafından tanımlanan fon yönetim ücretinin belirli bir oranıdır. Bu oranlar Ocak ile Mart, Nisan ile Haziran gibi üçer aylık dönemler itibarıyla değiştirilebilir. Değişikliklerin bir sonraki dönemde geçerli olması için dönemin son ayının yirmi’sine kadar yapılması gerekir. Günlük komisyon hesabı; gün sonu fon payı adedi, pay satış fiyatı, fon yönetim ücreti oranı ve aracılık komisyon oranının çarpımıyla bulunur. Takasbank ise üyelik giriş ücreti, aylık üyelik aidatı ve işlem komisyonu olmak üzere üç tür komisyon tahsil etmektedir. Üyelik aidatları her ayın ilk iş günü üyelerin serbest hesaplarından re’sen tahsil edilir. Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu yani BEFAS, emeklilik yatırım fonlarının diğer emeklilik şirketlerinin müşterilerine satılmasına imkan tanıyan benzer bir elektronik yapıdır. BEFAS’ın hukuki çerçevesi iki bin on dokuz yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Sermaye Piyasası Kurulu kararlarına dayanmaktadır. BEFAS’ta sadece emeklilik branşında faaliyet gösteren şirketler işlem yapabilir. Şirketlerin kendi kurucusu olduğu fonları kendi katılımcılarına satması durumunda BEFAS kullanımı zorunlu değildir. BEFAS’ta ileri valörlü işlemler için talimat kabulü dokuz:sıfır ile on yedi:otuz saatleri arasındadır. Yarım günlerde ise on iki:otuz’da sona erer. Nakit netleştirme saati on dört:sıfır, temerrüt başlangıcı ise on beş:sıfır olarak belirlenmiştir. BEFAS’ta fiyat bildirimlerinde maksimum fiyat marj oranı ve bloke marj oranı gibi risk parametreleri uygulanır. BEFAS temerrüt cezası hesaplamasında, katılım esaslı şirketler için Türk Lirası ödemeli kira sertifikaları pazarındaki oranlar dikkate alınır. Bu platformda da temerrüt katsayıları TEFAS ile benzerlik gösterir; saat on beş:sıfır ile on beş:otuz arası sıfır nokta beş, on beş:otuz sonrası ise bir katsayısı uygulanır. Fiyat bildirim yükümlülüğünün ihlali durumunda burada da yedi yüz yirmi Türk Lirası maktu gecikme bedeli söz konusudur. Her iki platform da sermaye piyasalarımızın likiditesini ve erişilebilirliğini artıran, Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu entegrasyonu ile çalışan hayati altyapılardır. Sınav hazırlığında özellikle işlem saatleri, teminat türleri, limit hesaplama formülleri ve temerrüt katsayıları arasındaki farklara odaklanmak başarı için elzemdir.
Bölüm 18
Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu kısa adıyla BEFAS işlemlerinde nakit akışının yönetimi ve takas süreçlerinin işleyişi, sermaye piyasası mevzuatı ve operasyonel disiplin açısından büyük bir titizlik gerektirmektedir. Bu noktada sisteme girişi yapılan ve işlemlerde geçerli olacak fon payı fiyatı üzerinden işlemlerin gerçekleştirilmesi esastır. Eşleşerek sistemde bekleyen talimatların Türk Lirası nakit tutarları, valör gününde saat on dört:sıfır itibarıyla netleştirilmektedir. Bu saat, platform üyelerinin borç ve alacak durumlarının kesinleştiği kritik bir zaman dilimidir. Netleştirme işlemi sonucunda platform üyesi, işlem tutarı kadar borçlandırılır veya alacaklandırılır. Sınav hazırlık sürecinde bu netleştirme saatinin on dört:sıfır olduğu bilgisini akılda tutmak, operasyonel süreç sorularını yanıtlamak adına elzemdir. Netleştirme sonucunda ortaya çıkan yükümlülüklerin yerine getirilme biçimi, üyenin nakit alacaklı veya borçlu olmasına göre farklılık göstermektedir. Şayet üye nakit alacaklı konumunda ise tüm fon payı aktarımları derhal gerçekleştirilir. Ancak nakit alacak aktarımı, Platform Nakit Havuz Hesabı içerisinde yeterli bakiye oluştukça icra edilir. Öte yandan, üye nakit borçlu pozisyonunda ise borçlu olduğu fon payı aktarımları hemen yapılırken, alacaklı olduğu fon payı aktarımları ancak kapatmış olduğu nakit borçla orantılı olarak gerçekleştirilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, fon payı aktarım talimatlarının parçalı olarak gerçekleştirilmemesidir. Bu kural, takas sisteminin bütünlüğünü korumak amacıyla getirilmiştir. Netleştirme, borç kapatma ve alacak dağıtımı süreçlerini daha derinlemesine incelediğimizde, valör gününde alım satım işlemlerine ilişkin Türk Lirası nakit tutarların saat on dört:sıfır itibarıyla netleştirildiğini görmekteyiz. Ancak burada teknik bir ayrıntı mevcuttur. Fon payı bazında bir netleştirme yapılmaz. Fon payı aktarımları talimat bazında gerçekleştirilerek doğrudan katılımcı hesaplarına yansıtılır. Net Türk Lirası nakit yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için belirlenen son saat on beş:sıfır’dır. Üyeler, bu saate kadar yükümlülüklerini BEFAS Borç Kapatma Hesabı’na yatırmak zorundadırlar. Saat on beş:sıfır itibarıyla yerine getirilmeyen nakit Türk Lirası yükümlülükleri için üye temerrüde düşmüş kabul edilir. Bu aşamada Takasbank devreye girerek, üyenin yatırdığı teminatlar karşılığında ve fonlama limitini aşmamak kaydıyla kredi kullandırarak yükümlülüğü kapatır. Eğer bu süreçte yabancı para karşılığı Türk Lirası nakit kredisi kullandırılacaksa, hesaplamalarda döviz alış kuru esas alınır. Net nakit alacakları ise üyelerin Takasbank nezdindeki serbest cari hesaplarına aktarılmaktadır. Temerrüt işlemleri, platformun finansal istikrarı için en sıkı düzenlenen alanlardan biridir. Valör tarihinde saat on altı:sıfır itibarıyla nakit Türk Lirası yükümlülüğünü yerine getirmeyen bir üye, herhangi bir ihbara veya ihtara gerek kalmaksızın hukuken temerrüde düşmüş sayılır ve temerrüt cezası ödeme yükümlülüğü altına girer. Temerrüdün tespit edilmesinde, borç tutarının BEFAS Borç Kapatma Hesabı’na aktarıldığı anın saati esas alınmaktadır. Temerrüt cezası hesaplanırken kullanılacak oran, piyasadaki likidite ve faiz koşullarını yansıtacak şekilde belirlenir. Bu kapsamda Borsa İstanbul tarafından oluşturulan kamu menkul kıymetlerinin işlem gördüğü repo ve ters repo pazarı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Bankalar arası Para Piyasası veya Takasbank Para Piyasası’nda oluşan bir gecelik ağırlıklı ortalama faiz oranlarından en yüksek olanı temel alınır. Sınavda bu üç piyasa arasındaki en yüksek oranın seçildiği bilgisi sıklıkla sorgulanmaktadır. Katılım esaslı faaliyet gösteren ve bu durumunu Takasbank’a resmen bildiren emeklilik şirketleri için ise farklı bir uygulama söz konusudur. Bu kurumlar için yukarıda sayılan faiz oranlarından bağımsız olarak, Borsa İstanbul tarafından oluşturulan Türk Lirası ödemeli kira sertifikalarının işlem gördüğü taahhütlü işlemler pazarında oluşan bir gecelik ağırlıklı ortalama oran, temerrüt cezası oranı olarak kullanılır. Eğer o gün ilgili pazarda bir işlem gerçekleşmemişse, en son oluşan ağırlıklı ortalama oran dikkate alınır. Hesaplama süreci, valör tarihinden borcun fiilen kapandığı tarihe kadar geçen süre içerisindeki her gün için belirlenen oranlar üzerinden yürütülür. Temerrüt cezası, işlemin valör tarihi ile yükümlülüklerin yerine getirildiği tarih arasındaki takvim günleri esas alınarak hesaplanmaktadır. Temerrüt cezası hesaplamasında kullanılan katsayılar, yükümlülüğün yerine getirildiği saat dilimine göre kademeli olarak artmaktadır. Tam iş günlerinde saat on beş:sıfır ile on beş:otuz arasında, yarım iş günlerinde ise on iki:otuz ile on üç:sıfır arasında yapılan ödemeler için katsayı sıfır nokta beş olarak uygulanır. Tam iş günlerinde saat on beş:otuz’dan sonra aynı gün valörüyle, yarım iş günlerinde ise on üç:sıfır’dan sonra aynı gün valörüyle yapılan ödemelerde katsayı bir’e yükselir. Eğer yükümlülük valör tarihinden sonraki bir güne sarkar ise katsayı iki olarak tatbik edilir. Ayrıca fon payı fiyatı bildirim yükümlülüğünü Takasbank’ın belirlediği saatte yerine getirmeyen operatör üyeler için her bir gün için yedi yüz yirmi Türk Lirası tutarında maktu bir gecikme bedeli öngörülmüştür. Bu rakamın güncelliği sınav açısından kritiktir. Temerrüt cezasının matematiksel formülü şu şekildedir: Temerrüt Tutarı çarpı Temerrüt Cezası Oranı çarpı Katsayı bölü üç yüz altmış. Bu formül ile hesaplanan toplam ceza ilgili kuruma tahakkuk ettirilir. Üye, adına tahakkuk eden bu cezayı aynı gün içerisinde ödemekle yükümlüdür. Şayet ödeme yapılmazsa, Takasbank üyenin serbest hesabından bu tutarı re’sen tahsil etme yetkisine sahiptir. Nakit yükümlülüğü Takasbank tarafından fonlama limiti kullanılarak kapatılan üyeler de hem fonlama tutarını hem de hesaplanan temerrüt faizini ödemek zorundadır. Gün içerisinde kapatılmayan kredi tutarlarının ertesi iş günü üye tarafından öncelikle kapatılması temel bir kuraldır. Temerrüt halinin valör tarihinde sona erdirilememesi durumunda, Takasbank üyeye en geç valör tarihini takip eden iş günü saat on bir:sıfır’e kadar ek süre tanır. Bu süre sonunda da temerrüt hali devam ediyorsa, Takasbank üyenin teminatlarına başvurma hakkını kullanır. Bu noktada Takasbank’ın geniş yetkileri mevcuttur. Herhangi bir ihbar, ihtar, adli merciden izin veya açık artırma şartı aranmaksızın, teminat konusu malvarlığı organize veya tezgahüstü piyasalarda satılabilir. Takasbank, hangi teminatın nakde çevrileceğine karar verirken piyasa likiditesini ve piyasalar üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurur. Sistemin adaletini sağlamak adına mağduriyet ödemesi mekanizması da kurgulanmıştır. Yükümlülüğünü zamanında yerine getiren ancak karşı tarafın temerrüdü nedeniyle alacağını valör gününde tahsil edemeyen üyeye, temerrüde düşen üyeden tahsil edilen cezanın iki bölü üç’ü mağduriyet ödemesi olarak aktarılır. Bu ödemenin yapılabilmesi için aksaklığın Takasbank veya Merkez Bankası sistemlerinden kaynaklanmaması ve temerrüde düşen üyenin itirazının geçersiz sayılması gerekmektedir. Üye isterse bu ödemeyi almamayı yazılı olarak beyan edebilir. Katılım esaslı şirketler için ise ödenen temerrüt cezalarının katılım prensiplerine uygunluğu konusunda danışma komitelerinin görüşü alınarak bilgilendirme süreçleri yürütülür. Temerrüt cezasına itiraz etmek isteyen üyeler, tahakkuk tarihinden itibaren en geç üç iş günü içerisinde Takasbank’a başvurmalıdır. Temerrüt Komitesi itirazı haklı bulursa ceza iptal edilir veya tahsil edilmişse iade edilir. Şimdi platformun gelir yapısını ve maliyet unsurlarını oluşturan komisyon işlemlerine geçelim. İlk olarak fon dağıtım kuruluşu aracılık komisyonunu ele alalım. Bu komisyon, fon dağıtım kuruluşuna ilgili fonun Takasbank nezdindeki serbest hesabından ödenir. Önemli bir istisna olarak, kurucuların kendi yönettikleri fonlar için gerçekleştirdikleri işlemlerde aracılık komisyonu hesaplanmaz. Komisyon oranı, operatör üye tarafından sisteme tanımlanan fon işletim gider kesintisinin belirli bir yüzdesidir. Bu oranların sisteme tanımlanması zorunludur ve genel veya özel komisyon oranı olarak ikiye ayrılabilir. Özel komisyon oranları, kurucu ile belirli kurumlar arasındaki özel anlaşmalara dayanır. Aracılık komisyonunun hesaplanma yöntemi sınavda karşınıza çıkabilecek teknik bir detaydır. Hesaplamada, fon dağıtım kuruluşunun gün sonunda taşıdığı fon payı adedi baz alınır. T artı iki ve daha uzun valörlü fonlarda, satış talimatına konu olan paylar talimatı takip eden ilk iş gününde stoktan düşülür. Günlük komisyon formülü; gün sonu fon payı adedi çarpı birim pay fiyatı çarpı fon işletim gider kesintisi oranı çarpı aracılık komisyon oranı şeklindedir. Her ayın ilk iş günü, bir önceki aya ait toplam tutar belirlenir ve operatör üyenin onayıyla fon hesabından dağıtım kuruluşu hesabına aktarılır. Takasbank tarafından tahsil edilen üç temel komisyon türü bulunmaktadır. Birincisi üyelik giriş ücretidir. Bu ücret, platformda işlem görecek her bir fon için fon bazında bir kez olmak üzere kurucudan tahsil edilir. İkincisi üyelik aidatıdır. Emeklilik şirketlerinden aylık olarak alınan bu aidat, her ayın ilk iş gününde üyelerin serbest cari hesaplarından re’sen tahsil edilir. Üçüncüsü ise işlem komisyonudur. Platformda gerçekleştirilen işlemler üzerinden alınan bu komisyon, Yönetim Kurulu’nun önerisiyle belirlenir ve takip eden ayın dördüncü iş günü sonuna kadar ödenmesi gerekir. Son olarak olağanüstü durumlarda alınacak tedbirlerden bahsetmek gerekir. Takasbank, BEFAS’ın işlerliğini veya güvenilirliğini tehdit eden olağanüstü bir durum öngördüğünde her türlü önlemi almaya yetkilidir. Bu yetkiler arasında işlem saatlerinin değiştirilmesi veya talimat iletiminin tamamen durdurulması gibi radikal kararlar yer alabilir. Bu tür müdahaleler, piyasa bütünlüğünün korunması adına Takasbank’ın takdir yetkisindedir. Sınavda başarılı olmak için özellikle saatlere, katsayılara ve komisyon hesaplama mantığına hakim olmanız gerekmektedir. Örneğin, tam iş günlerinde talimat kabul saatlerinin dokuz:sıfır ile on yedi:otuz arasında olduğunu, netleştirmenin on dört:sıfır’da yapıldığını ve temerrüdün on altı:sıfır’da kesinleştiğini bilmek sizi doğru cevaba ulaştıracaktır. Ayrıca fon payı bazında netleştirme yapılmadığı, sadece nakit tutarların netleştirildiği gerçeği, seçenekler arasında sıklıkla kullanılan bir yanıltıcıdır. Teminat olarak devlet iç borçlanma senetlerinin kabul edildiği, ancak eurobond veya varant gibi araçların bu kapsamda değerlendirilmediği de unutulmamalıdır. Bu detaylar, BEFAS operasyonel süreçlerinin temel taşlarını oluşturmaktadır.
İlk 5 dakika ücretsiz dinlendi
Kalan 216 dakikayı dinlemek ve tüm bölümlere erişmek için premium lisans gerekli.
Lisans Satın Al