Bölüm 1
Sermaye piyasası faaliyetlerini ve bu alanda hizmet veren yatırım kuruluşlarını düzenleyen mevzuat hükümlerini inceleyeceğimiz dersimize hoş geldiniz. altı bin üç yüz altmış iki sayılı Sermaye Piyasası Kanununun otuz dördüncü maddesi uyarınca sermaye piyasası faaliyetleri, sermaye piyasası kurumlarının kanun kapsamındaki faaliyetleri, yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile bunlara ek olarak sunulan yan hizmetler şeklinde tanımlanmıştır. Bu faaliyetlerin çerçevesi, üç, otuz yedi nokta bir sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ ile detaylandırılmıştır. Sınav hazırlık sürecinde bu tebliğin içeriğine hakim olmak, özellikle kurumların yetkilendirilme süreçlerini ve faaliyet sınırlarını anlamak açısından kritik önem taşımaktadır. Yatırım hizmet ve faaliyetlerinin kapsamını belirleyen dördüncü maddeye göre bu faaliyetler sekiz ana başlık altında toplanmıştır. Bunlar sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin alınması ve iletilmesi, emirlerin müşteri adına ve hesabına veya kendi adına ve müşteri hesabına gerçekleştirilmesi, sermaye piyasası araçlarının kendi hesabından alım ve satımı, bireysel portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı, halka arzda yüklenimde bulunularak veya bulunulmaksızın satışa aracılık edilmesi, çok taraflı alım satım sistemlerinin işletilmesi ve saklama hizmetleridir. Bu noktada sınav açısından önemli bir ayrımı vurgulamak gerekir. Kanunda genel olarak portföy yöneticiliği ifadesi kullanılırken, tebliğ düzeyinde bu faaliyet kolektif ve bireysel portföy yöneticiliği olarak ikiye ayrılmıştır. Benzer şekilde saklama hizmetlerinde de bireysel portföy saklaması ile kolektif portföy saklaması farklı düzenlemelere tabidir. Yatırım hizmet ve faaliyetlerinin yürütülebilmesi için Sermaye Piyasası Kurulundan izin alınması zorunludur. Yan hizmetler ise yatırım kuruluşları ve portföy yönetim şirketleri tarafından ayrıca bir yetki belgesine ihtiyaç duyulmaksızın, Kurula yapılacak bildirimle yürütülebilir. Yan hizmetlere ilişkin bildirim yapıldıktan sonra yirmi iş günü içinde Kurul tarafından olumsuz bir görüş bildirilmediği takdirde faaliyete başlanabilir. Ancak kredi işlemleri, açığa satış ve ödünç işlemleri gibi yan hizmetlerin diğerlerine göre çok daha ayrıntılı düzenlendiği ve sıkı denetlendiği unutulmamalıdır. Yatırım kuruluşlarının kendi portföyleri için, herhangi bir hizmet sunma amacı gütmeden yaptıkları işlemler ise Kurul iznine tabi değildir. Aracı kurumların gruplandırılması konusu sınavda sıklıkla karşımıza çıkan ve sayısal verilerin ezberlenmesi gereken bir bölümdür. Tebliğin sekizinci maddesi uyarınca aracı kurumlar sundukları hizmetlerin risk düzeyine ve sermaye yapılarına göre üç gruba ayrılır. İlk grup olan dar yetkili aracı kurumlar, yalnızca emir iletimine aracılık ve yatırım danışmanlığı faaliyetlerini yürütebilirler. Bu kurumlar için öngörülen asgari özsermaye tutarı kırk beş milyon Türk Lirası olarak belirlenmiştir. İkinci grup olan kısmi yetkili aracı kurumlar ise işlem aracılığı, en iyi gayret aracılığı, sınırlı saklama ve portföy yöneticiliği faaliyetlerini yürütebilirler. Kısmi yetkili aracı kurumların sahip olması gereken asgari özsermaye tutarı yüz doksan milyon Türk Lirası'dir. Son grup olan geniş yetkili aracı kurumlar ise portföy aracılığı, genel saklama hizmeti ve aracılık yüklenimi gibi en kapsamlı faaliyetleri yürütebilirler. Bu kurumlar için asgari özsermaye şartı üç yüz seksen milyon Türk Lirası'dir. Bu sayısal eşikler kurumların finansal sağlamlığını korumak amacıyla getirilmiş olup, sınavda doğrudan soru olarak gelme ihtimali oldukça yüksektir. Yurt dışında yerleşik kuruluşların Türkiye'deki faaliyetlerine ilişkin düzenlemeler de oldukça nettir. Eğer yurt dışında yerleşik bir kuruluş Türkiye'de iş yeri açarsa, Türkçe internet sitesi oluşturursa veya doğrudan tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bulunursa, bu faaliyetler Türkiye'deki yerleşik kişilere yönelik kabul edilir ve Kurul düzenlemelerine tabi olur. Ancak Türkiye'de yerleşik kişilerin tamamen kendi inisiyatifleriyle yurt dışındaki kuruluşlardan hizmet almaları tebliğ kapsamı dışında tutulmuştur. Alım satıma aracılık faaliyetlerini üç temel başlık altında incelemek gerekir. Bunlar emir iletimine aracılık, işlem aracılığı ve portföy aracılığıdır. Emir iletimine aracılık, müşteriden alınan emirlerin başka bir yetkili yatırım kuruluşuna iletilmesi ve sonuçların bildirilmesi faaliyetidir. Bu faaliyeti yürüten kurumların müşteri varlıklarını saklama yetkisi bulunmaz; bu nedenle saklama hizmeti için başka bir kuruluşla anlaşmaları zorunludur. Bankalar kaldıraçlı işlemler hariç olmak üzere bu faaliyeti yürütebilirler ancak kaldıraçlı işlemlerle ilgili tanıtım dahi yapamazlar. Emir iletimine aracılık izni için kurumun asgari özsermaye şartını sağlaması, sorumlu bir birim yöneticisi ve yeterli ihtisas personeli istihdam etmesi şarttır. İşlem aracılığı faaliyeti ise müşteri emirlerinin borsa veya teşkilatlanmış pazar yerlerine iletilerek gerçekleştirilmesini ifade eder. İşlem aracılığı yapan kuruluşlar emir gerçekleştirme yetkisine sahiptir ve müşteri varlıklarını saklamak için sınırlı saklama yetkisine sahip olmaları gerekir. Aracı kurumlar tüm sermaye piyasası araçlarında işlem aracılığı yapabilirken, bankalar için bazı kısıtlamalar mevcuttur. Mevduat ve katılım bankaları paylar, kaldıraçlı işlemler ve paya dayalı türev araçlar hariç olmak üzere işlem aracılığı yapabilirler. Yatırım ve kalkınma bankaları ise ancak halka açık olmayan bir aracı kurumun faaliyetlerini sonlandırıp piyasadan çekilmesi durumunda paylar ve paya dayalı türev araçlarda işlem aracılığı yapabilirler. Bu istisnai durum sınavda ayırt edici bir bilgi olarak sorulabilir. Portföy aracılığı faaliyeti, yatırım kuruluşunun müşterinin emrini kendi portföyünden karşılamasıdır. Yani kurum, işlemin karşı tarafı konumundadır. Bu durum doğası gereği yüksek bir çıkar çatışması riski barındırır. Bu nedenle portföy aracılığı yapan kurumların emri en iyi şekilde gerçekleştirme yükümlülüğü ve dürüstlük ilkesine uyumu çok daha sıkı denetlenir. Portföy aracılığı yapacak kurumların risk yönetimi birimi oluşturması, en az beş yıl deneyimli bir birim yöneticisi istihdam etmesi ve personelin ileri düzey veya türev araçlar lisansına sahip olması zorunludur. Bankalar açısından bakıldığında, mevduat ve katılım bankaları paylar ve kaldıraçlı işlemler hariç portföy aracılığı yapabilirken, pay endekslerine dayalı türev araçlarda portföy aracılığı yapma yetkisine sahiptirler. Bu nokta önemlidir çünkü bankalar pay endeksli türevlerde işlem aracılığı yapamazken portföy aracılığı yapabilmektedirler. Türev araç işlemlerine ilişkin özel hükümler de dersimizin önemli bir parçasıdır. Kaldıraçlı işlemler dışındaki türev araçlar hem borsada hem de tezgahüstü piyasalarda işlem görebilir. Yatırım kuruluşları, tezgahüstü piyasada işlem yapacakları türev araç türlerini ve dayanak varlıkları içeren bir listeyi internet sitelerinde ilan etmek ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine bildirmek zorundadır. Fark kontratları, yani CFD işlemleri, tebliğ uyarınca türev araç kabul edilir ve kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin tüm katı kurallara tabidir. Döviz, kıymetli maden veya malların fiziksel alım satımı ise türev araç işlemi sayılmaz. Tezgahüstü türev araçlarda risk yönetimi ve teminatlandırma politikası hayati önem taşır. Aracı kurumların yönetim kurulu kararıyla bir teminatlandırma politikası oluşturması ve her müşteri için pozisyon limitleri belirlemesi şarttır. Risk yönetimi birimi, müşterilerin teminat durumlarını genel müdüre en az haftalık olarak raporlamakla yükümlüdür. Ayrıca kullanılan risk modellerinin geçerliliği en az altı ayda bir geriye dönük stres testleriyle sınanmalı ve sonuçlar yönetim kuruluna sunulmalıdır. Teminat yapısı başlangıç temnatı ve sürdürme teminatı olarak ikiye ayrılır. Başlangıç temnatı, pozisyon açmak için gereken asgari tutardır. Sürdürme temnatı ise pozisyonun devamı için gereken asgari seviyedir. Eğer teminat tutarı sürdürme seviyesinin altına düşerse, kurum teminat tamamlama çağrısı yapar. Müşteri bu yükümlülüğü yerine getirmezse temerrüde düşmüş sayılır ve kurum pozisyonları otomatik olarak kapatma yetkisine sahip olur. Kaldıraçlı işlemlerde ve fark kontratlarında, genel müşteriler için negatif bakiye koruması esastır; yani yatırımcı yatırdığı temnattan daha fazlasını kaybedemez ve kurum bu zararı müşteriden talep edemez. Bu kural profesyonel müşteriler için yazılı talep olması halinde uygulanmayabilir. Son olarak, yatırım kuruluşlarının organizasyonel yapısında iç kontrol prosedürlerinin önemi büyüktür. Teminatlandırma politikası ve pozisyon limitleri bu prosedürlerin bir parçası olmalı ve her türlü değişiklik yönetim kurulu onayıyla yapılmalıdır. Müşteri emirlerinin gizliliği ise tüm faaliyet türlerinde temel bir ilkedir ve bu bilgilerin üçüncü şahıslara aktarılması kesinlikle yasaktır. Sınavda bu temel ilkeler, sayısal limitler ve kurumlar arasındaki yetki farkları üzerinden gelecek sorulara hazırlıklı olmanız başarınız için belirleyici olacaktır. Yatırım kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürürken uyması gereken bir diğer önemli husus da belge ve kayıt düzenidir. Müşterilerle yapılan çerçeve sözleşmeler, risk bildirim formları ve emir iletimine ilişkin tüm kayıtların belirli sürelerle saklanması zorunludur. Özellikle yurt dışı piyasalarda işlem aracılığı yapıldığında, ilgili ülkenin mevzuatı ile uyum ve bilgi akışının sağlanması konusunda Kurulun değerlendirmesi esastır. Kurula yapılan bildirimden itibaren yirmi iş günü içinde bir itiraz gelmezse yurt dışı faaliyetlere başlanabilir. Ancak kaldıraçlı alım satım işlemlerinde yurt dışı kuruluşlarla emir iletimine aracılık yapılmasına izin verilmediği unutulmamalıdır. Sermaye piyasası araçlarının kredili alımı, açığa satış ve ödünç işlemleri gibi yan hizmetler ise yatırımcılar için ek riskler barındırdığından, bu işlemler için özkaynak koruma oranları ve teminat tamamlama süreleri gibi spesifik kurallar uygulanır. Bu konuları bir sonraki bölümümüzde daha detaylı ele alacağız. Ancak şu ana kadar işlediğimiz kısımlarda, aracı kurumların yetki grupları olan dar, kısmi ve geniş yetki ayrımını ve bu gruplara karşılık gelen kırk beş milyon Türk Lirası, yüz doksan milyon Türk Lirası ve üç yüz seksen milyon Türk Lirası tutarındaki asgari özsermaye şartlarını zihninize iyice yerleştirmeniz gerekmektedir. Bu rakamlar güncel düzenlemeleri yansıtmaktadır ve sınavda hata payı bırakmamaktadır. Dersimizi sonlandırırken, yatırım kuruluşlarının personeline yönelik lisanslama şartlarının da faaliyet türüne göre değiştiğini tekrar hatırlatmak isterim. Özellikle türev araçlar ve portföy aracılığı gibi uzmanlık gerektiren alanlarda çalışanların sahip olması gereken lisanslar, kurumun faaliyet izni alabilmesi için ön koşuldur. Bu disiplinli ve kuralcı yapı, sermaye piyasalarının güvenilirliğini ve şeffaflığını sağlamak adına oluşturulmuştur. Bir sonraki dersimizde yatırım kuruluşlarının kuruluş esasları ve personel nitelikleri ile devam edeceğiz.
Bölüm 2
Premium
Aracı kurumların operasyonel süreçlerinde teminatlandırma politikası oluşturmaları ve bu politikanın bir parçası olarak her müşterinin alabileceği pozisyon büyüklüğüne ilişkin pozisyon limitlerini belirlemeleri yasal bir zorunluluktur. Aracı kurumlar bu politikalarını oluştururken asgari olarak müşterilerine karşı doğrudan mali yükümlülük altına girip girmediklerini, müşterilerinin risklilik durumlarını ve olası olumsuz piyasa koşullarını dikkate almak zorundadırlar. Ayrıca müşterilerin işlemlerini korunma amacıyla yapmaları veya farklı pozisyonlar oluşturmaları gibi özel stratejiler de uluslararası kabul görmüş yöntemler çerçevesinde bu politikalara dahil edilmelidir. Yatırım Hizmetleri Tebliği uyarınca hazırlanan bu politikalar, kurumun risk yönetim stratejisinin temelini oluşturmaktadır. Teminatlandırma politikasının yürütülmesinden ve gerekli değişikliklerin yapılmasının yönetim kuruluna önerilmesinden risk yönetimi birimi sorumludur. Bu birim tarafından genel müdüre, müşterilerin teminat durumları ile ilgili olarak en az haftalık periyotlarla raporlama yapılması gerekmektedir. Bu raporlama düzeni, kurumun likidite ve risk dengesini koruması açısından sınav sorularında karşınıza çıkabilecek kritik bir idari süreçtir. Teminatlandırma politikasının oluşturulması ve yürütülmesi ile ilgili tüm süreçlere aracı kurumların iç kontrol prosedürlerinde de yer verilmesi şarttır. Politikada yapılacak herhangi bir değişiklik önerisi ancak yönetim kurulu tarafından karara bağlanabilir. Risk modellerinin geçerliliği ve güvenilirliği konusunda mevzuat oldukça sıkı denetimler öngörmektedir. Teminatlandırma politikasında kullanılan risk modellerinin en az altı ayda bir olmak üzere geriye dönük stres testleriyle sınanması zorunludur. Yapılacak bu testlerin sonuçları düzenli olarak yönetim kuruluna raporlanmalıdır. Aracı kurumlar pozisyon limitlerini belirlerken müşterileri belirli gruplar altında toplayabilirler. Bu limitlerin belirlenmesinde bir sözleşme veya sözleşme grubu, işlemin teslim ayında olup olmaması ve işlemin korunma yani hedge amacıyla yapılıp yapılmadığı gibi kıstaslar temel alınır. Uç piyasa koşullarında en büyük pozisyona sahip müşterilerin temerrüdü durumunda aracı kurumun mali yapısının sermaye yeterliliği yükümlülüklerini yerine getiremeyecek şekilde etkilenmemesi de gözetilmesi gereken bir diğer önemli husustur. Tezgahüstü türev araç işlemlerinde müşterilerden teminat alınmasıyla ilgili esaslara geçecek olursak, Yatırım Hizmetleri Tebliği uyarınca gerekli teminatlar sağlanmadan işlemlere başlanması mümkün değildir. Teminat yapısı asgari olarak başlangıç teminatı ve sürdürme teminatı şeklinde iki ana kategoride belirlenir. Başlangıç teminatı, müşterinin işlem yapabilmesi ve pozisyon alabilmesi için yatırması gereken asgari tutardır. Bu oran, müşterinin yatırdığı teminat tutarının ilk açılan toplam pozisyon tutarına oranı olarak aracı kurum tarafından serbestçe belirlenir. Sürdürme teminatı ise müşterinin işlem süresince sahip olması gereken asgari teminat seviyesidir. Eğer değerlenmiş teminat tutarı belirlenen sürdürme teminatı oranının altına düşerse, aracı kurum teminat tamamlama çağrısında bulunur. Bu çağrı ile teminatın tekrar başlangıç teminatı seviyesine çıkarılması amaçlanır. Sürdürme teminatının sağlanmasında bankaların otomatik ödeme sistemleri kullanılabilir ancak bu durum müşterinin kredilendirilmesi sonucunu doğurmamalıdır. Teminat tamamlama çağrısı yapılan bir müşterinin bu yükümlülüğünü süresi içerisinde yerine getirmemesi durumunda, müşteri başka bir ihbara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş sayılır. Temerrüt durumunda aracı kurum, müşterinin ilgili pozisyonlarını otomatik olarak kapatma yetkisine sahiptir. Ayrıca temerrüde düşmüş bir müşterinin risklerini artıracak yeni pozisyon emirleri, temerrüt durumu ortadan kalkmadan kabul edilemez. Aracı kurumlar, sürdürme teminatı oranının altında kalmak kaydıyla bir otomatik pozisyon kapatma oranı da belirleyebilirler. Bu oranların ve temerrüt süreçlerinin çerçeve sözleşmede açıkça yer alması yasal bir gerekliliktir. Sözleşmede ayrıca varlıkların fiyatlandırılması, teminatların izlenmesi ve değerleme esasları gibi detaylar da bulunmalıdır. Eğer emir bir başka kuruluşa iletiliyorsa, aracı kurum en az o kuruluşun talep ettiği kadar teminatı müşterisinden istemekle yükümlüdür. Kaldıraçlı işlemlere ilişkin özel hükümler, bu işlemlerin yüksek riskli yapısı nedeniyle oldukça detaylı düzenlenmiştir. Kaldıraç oranı, yatırılan teminat karşılığında alınabilecek pozisyon tutarını gösteren bir katsayıdır. Mevzuat gereği kaldıraçlı işlemlerde azami kaldıraç oranı pozisyonun ilk açıldığı sırada on:bir olarak belirlenmiştir. Bu, yüz Türk Lirası teminat ile en fazla bin Türk Lirası tutarında pozisyon alınabileceği anlamına gelir. Bu oran azami bir sınırdır ve kurumlar daha düşük oranlar belirleyebilirler. Kaldıraçlı işlemlerde başlangıç teminat tutarı elli bin Türk Lirası veya muadili döviz tutarıdır. İşlemlere başlamadan önce veya başladıktan sonra nakit çekimi veya virman yoluyla bu tutarın altına düşülmesi durumunda yeni pozisyon açılamaz. Ancak işlemler sırasında oluşan zarar nedeniyle teminatın elli bin Türk Lirası altına düşmesi halinde işlemlere devam edilmesine izin verilir. Sınavda bu ayrım, yani nakit çekimi ile zarar arasındaki fark sıklıkla sorulmaktadır. Teminat tutarı hesaplanırken gerçekleşmiş kar ve zararlar dikkate alınır ancak açık pozisyonlardan doğan kar ve zararlar bu hesaplamaya dahil edilmez. Kaldıraçlı işlemlerde teminat olarak sadece Türk Lirası ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından günlük kurları ilan edilen dövizler nakit olarak kabul edilir. Bu teminatlar Takasbank nezdinde müşteri ismine saklanmakta, takibi ise aracı kurumlar tarafından yapılmaktadır. Kaldıraç oranlarının değiştirilmesi için müşterinin yazılı onayının alınması şarttır. Çerçeve sözleşmede teminat tamamlama yükümlülüğü, otomatik kapanma esasları ve para birimi çevrim kurları gibi teknik detayların bulunması zorunludur. Aracı kurumlar müşterilerden aldıkları teminatları en geç ertesi iş günü içerisinde Takasbank işlem saatlerine uygun olarak raporlamak ve yatırmakla yükümlüdürler. Ayrıca işlem aracılığına yetkili kurumlar, merkez takas kuruluşu nezdinde müşteri bazında hesap açmadan önce Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde sicil tanımlama işlemlerini tamamlamalıdır. Teminat yönetimi ve raporlama süreçlerinde net ve brüt varlık ayrımı önem arz eder. Müşterilerin net varlıklarına tekabül eden kısımlar Takasbank nezdindeki müşteri alt hesaplarında tutulurken, brüt varlık tutarının net varlığı aşan kısmı kaldıraçlı işlemler teminat yedekleri hesabına aktarılır. Bu yedek hesabında bulundurulacak tutar, tüm müşterilerin toplam brüt varlıkları ile toplam net varlık tutarları arasındaki farkın yüzde elli sinden az olamaz. Aracı kurumlar için getirilen bir diğer önemli kısıtlama ise çıkar çatışmalarını önlemek amacıyla kaldıraçlı işlem yapan müşterilere aynı zamanda bireysel portföy yöneticiliği veya yatırım danışmanlığı hizmeti verilmesinin yasaklanmış olmasıdır. Bu yasak, al sat sinyali veya benzeri isimlerle sunulan her türlü yönlendirici hizmeti de kapsamaktadır. Genel müşterilerin korunması amacıyla kaldıraçlı işlemlerde deneme hesabı kullanma zorunluluğu getirilmiştir. Bir müşteri gerçek hesap açmadan önce, ilgili aracı kurumun sunduğu deneme hesabında asgari altı iş günü süreyle çalışmalı ve toplamda asgari elli adet işlem yapmalıdır. Bu deneme hesaplarının gerçek zamanlı fiyatlar üzerinden çalışması aracı kurumun sorumluluğundadır. Hesap açılışı sırasında müşteriden, işlemlerin riskli olduğu, teminatın tamamının kaybedilebileceği ve deneme hesabında işlem yapıldığı gibi hususları içeren yazılı bir beyan alınması zorunludur. Emir iptali konusunda ise kural olarak gerçekleşmiş emirler iptal edilemez. Ancak teknik sorunlar, müşteri lehine iyileştirme veya profesyonel müşterilerin emirlerinin karşı tarafça iptal edilmesi gibi istisnai durumlarda iptal mümkündür. Bu iptallerin gerekçeleriyle birlikte Takasbanka raporlanması ve belgelerin saklanması gerekmektedir. Aracı kurumlar, kaldıraçlı işlemlerde kullandıkları elektronik işlem platformlarını ve her türlü modülü kullanmaya başladıkları tarihten itibaren on gün içerisinde Birliğe bildirmekle yükümlüdürler. Bu platformlar yatırımcı haklarına aykırı unsurlar içeremez. Ayrıca bu kurumların bilgi sistemleri ve süreçleri, yılda en az iki defa habersiz olacak şekilde özel amaçlı bağımsız denetime tabi tutulur. Bu denetim raporlarının bir örneği beş iş günü içerisinde Kurula iletilmelidir. Alım satım aracılığı faaliyetlerinde ise yatırım kuruluşları, müşterinin tercihlerini gözeterek en iyi şekilde gerçekleştirme yükümlülüğü altındadırlar. Kaldıraçlı işlemlerde fiyat yenilemesi yapılacaksa, bu durumun müşteri aleyhine olduğu kadar lehine olan durumlarda da uygulanması zorunludur. Müşteri aleyhine yapılacak fiyat veya miktar değişikliklerinde mutlaka onay alınmalıdır. Alım satım fiyat farkları yani spreadler, piyasa koşullarına uygun ve tutarlı olmalıdır. Sabit fark garantisi verilen ürünlerde, piyasa şartları gereği yapılabilecek değişikliklerin önceden çerçeve sözleşmede belirtilmesi şarttır. Birden fazla yatırım kuruluşunun dahil olduğu işlemlerde her kuruluş kendi gerçekleştirdiği işlemden sorumludur. Borsa dışında gerçekleştirilen işlemlerde ise fiyatların kamuya duyurulması esastır. Borsada işlem gören araçlar için borsa dışı verilen tekliflerin veri yayın kuruluşları vasıtasıyla açıklanması zorunludur. Kaldıraçlı işlemlerde ise aracı kurumların fiyat ve spread verileri Birlik tarafından bir yıl boyunca saklanır ve büyük sapmalar haftalık olarak kamuya duyurulur. Yatırım kuruluşları, mevzuat gereği veya kredi işlemleri gibi nedenlerle müşterilerinden teminat talep edebilirler. Müşteri varlıkları, kurumun kendi malvarlığından ayrı olarak müşteri bazında izlenmelidir. Teminat olarak nakit Türk Lirası, konvertibl dövizler, kamu borçlanma araçları, kredi işlemine konu olabilecek sermaye piyasası araçları, fon katılma payları, borsada işlem gören özel sektör borçlanma araçları ve standartlara uygun kıymetli madenler kabul edilebilir. Aracı kurumlar teminatların tesisinde çeşitliliği sağlamak için konsantrasyon limitleri belirlemek zorundadırlar. Elektronik ortamda emir iletiminde ise sistemin güvenliği, emirlerin zaman sırasına göre kaydedilmesi ve verilerin farklı bir lokasyonda yedeklenmesi gibi teknik yükümlülükler bulunmaktadır. Bireysel portföy yöneticiliği faaliyetine değinecek olursak; bu faaliyet finansal varlıklardan oluşan portföylerin müşteri adına vekil sıfatıyla yönetilmesidir. Aracı kurumlar, yatırım bankaları ve portföy yönetim şirketleri bu faaliyeti yürütebilir. Bu yetkiyi alabilmek için asgari özsermaye şartının sağlanması, dört yıllık lisans mezunu ve finans piyasalarında en az beş yıl tecrübeli portföy yöneticilerinin istihdam edilmesi ve bir araştırma biriminin kurulması zorunludur. Portföy yöneticileri müşterinin çıkarlarını gözetmek, getiri garantisi vermemek ve çıkar çatışmalarından kaçınmakla yükümlüdürler. Müşteri ile imzalanacak çerçeve sözleşmede portföy yöneticisinin değişmesi durumunda müşteriye bildirim yapılması ve müşterinin fesih hakkının bulunması gibi hükümler yer almalıdır. Hizmet sunulmadan önce yapılması gereken en kritik işlem yerndelik testidir. Bu test, sunulacak hizmetin müşterinin yatırım amaçları, mali durumu, bilgi ve tecrübesi ile uyumlu olup olmadığını ölçer. Yatırım amaçları kapsamında müşterinin yatırım süresi ile risk ve getiri tercihleri sorgulanır. Mali durum analizinde gelir düzeyi ve yatırım amaçlı varlıklar değerlendirilir. Bilgi ve tecrübe kısmında ise müşterinin yaşı, mesleği, eğitim durumu ve geçmiş işlemleri incelenir. Profesyonel müşteriler için mali durum ve tecrübe bilgilerinin alınması zorunlu değildir. Eğer müşteri gerekli bilgileri vermezse, kendisine bireysel portföy yöneticiliği veya yatırım danışmanlığı hizmeti verilemez. Son olarak yatırım danışmanlığı faaliyeti, sermaye piyasası araçları hakkında belirli bir kişiye veya benzer nitelikteki bir gruba yönelik yönlendirici yorum ve tavsiyelerde bulunulmasıdır. Bu faaliyet için de asgari özsermaye şartı ve en az üç yıl tecrübeli yatırım danışmanlarının istihdamı gereklidir. Emeklilik şirketlerinin kendi fon paylarına yönelik tavsiyeleri bu kapsamın dışında tutulmuştur. Yatırım danışmanları, sundukları tavsiyelerde yanıltıcı ifadelere yer veremez ve tavsiyelerini güvenilir belgelere dayandırmak zorundadırlar. Herhangi bir sermaye piyasası aracının halka arzına ilişkin yorumlarda da objektiflik esastır. Bu kurallar bütünü, sermaye piyasalarının şeffaf ve güvenilir bir yapıda işlemesini sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Yatırım danışmanlığı faaliyetinin kapsamı dışında kalan hususları ele alarak dersimize devam edelim. dört bin altı yüz otuz iki sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu nun sekiz inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurulan
Bölüm 3
Premium
Yatırım danışmanlığı faaliyetinin kapsamı dışında kalan hususları ele alarak dersimize devam edelim. dört bin altı yüz otuz iki sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu nun sekiz inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurulan emeklilik şirketlerinin faaliyetleri bu noktada özel bir istisna teşkil etmektedir. Bu şirketlerin bireysel emeklilik fon paylarına yönelik olarak belirli bir katılımcı veya katılımcı adayına, ya da mali durumları, risk ve getiri tercihleri benzer nitelikteki bir gruba yönelik yönlendirici nitelikte yorum ve tavsiyelerde bulunması Yatırım Hizmetleri Tebliği hükümlerine tabi değildir. Yatırım Hizmetleri Tebliği madde kırk beş taksim beş uyarınca, emeklilik şirketlerinin bu kapsamdaki yorum ve tavsiyeleri yönlendirici nitelikte olsa ve belirli bir grubun ihtiyaçlarını karşılasa dahi, bu faaliyet yatırım danışmanlığı olarak kabul edilmemektedir. Dolayısıyla bu faaliyetler yerindelik testi uygulamasına ve yatırım danışmanlığı için belirlenen ilke ve esaslara tabi tutulmamıştır. Benzer bir istisna Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu veya Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformunda işlem gören yatırım fonları, emeklilik yatırım fonları, para piyasası fonları yani likit fonlar ve kısa vadeli borçlanma araçları fonları için de geçerlidir. Bu araçlarla ilgili olarak müşterilerin veya katılımcıların risk ve getiri tercihlerine göre verilen yönlendirici nitelikteki yorum ve tavsiyeler de yatırım danışmanlığı kapsamında değerlendirilmez. Ancak burada kritik bir sınav notu olarak belirtmek gerekir ki, bu tür faaliyetlerde Tebliğin kırk sekiz inci maddesinin ikinci fıkrasında ve elli nci maddesinde düzenlenen esaslara uyulması zorunluluğu devam etmektedir. Sadece yerindelik testi uygulaması zorunluluğu bu kapsamdaki faaliyetler için kaldırılmıştır. Emeklilik şirketlerinin emeklilik yatırım fonlarına yönelik bu özel durumları haricindeki diğer faaliyetlerinde yatırım danışmanlığı ilke ve esaslarına uyum esastır. Yatırım danışmanlığı faaliyetinde bulunabilecek kuruluşlara ve bu faaliyet için aranan özel şartlara geçelim. Yatırım Hizmetleri Tebliği madde kırk altı uyarınca, yatırım danışmanlığı faaliyeti Kuruldan izin almak kaydıyla aracı kurumlar, yatırım ve kalkınma bankaları ile portföy yönetim şirketleri tarafından yürütülebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, ticari bankaların yatırım danışmanlığı faaliyetinde bulunamayacağıdır. Bu ayrım sınav sorularında sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Faaliyette bulunacak kurumlar için öngörülen özel şartların başında asgari öz sermaye yükümlülüğünün yerine getirilmiş olması gelmektedir. Ancak bu şart kalkınma ve yatırım bankaları için aranmaz. Personel yapısı açısından ise dört yıllık lisans eğitimi veren kurumlardan mezun, finans piyasalarında en az üç yıllık tecrübesi olan yeterli sayıda yatırım danışmanının istihdam edilmesi zorunludur. Ayrıca yatırım danışmanlığı faaliyetinin yürütülmesini teminen bir araştırma birimi oluşturulmalı, bu birimin yöneticisi ve yeterli sayıda araştırma uzmanı görevlendirilmelidir. Yatırım danışmanlığı faaliyetinin yürütülme esaslarını incelediğimizde, bir yatırım kuruluşu ile müşteri arasında yatırım danışmanlığı çerçeve sözleşmesi imzalanmadan önce yerindelik testinin yapılmasının zorunlu olduğunu görmekteyiz. Tebliğin kırk sekiz inci maddesine göre, yatırım kuruluşları yatırımcıların yerindelik testi kapsamında elde edilen bilgilerini dikkate alarak en uygun yatırım kararını almalarını sağlayacak yönde tavsiyede bulunmalıdır. Sunulan yorum ve tavsiyelerde yatırımcıları yanıltıcı, aldatıcı, bilgi ve tecrübe eksikliklerini istismar edici ifadelere yer verilemez. Özellikle en sağlam, en iyi veya en güvenilir gibi subjektif ve abartılı ifadelerin kullanılması kesinlikle yasaktır. Tüm yorum ve tavsiyelerin özenle hazırlanması, objektif olması ve güvenilir kaynak, belge, rapor veya analizlerle desteklenmesi şarttır. Eğer kullanılan kaynakların kesinliği hakkında şüphe varsa, bu durum metinde açıkça belirtilmelidir. Sermaye piyasası araçlarının halka arzına ilişkin yapılacak yorumlarda, eğer yayımlanmışsa izahname ve satışa ilişkin belgelerdeki bilgilerin kullanılması zorunludur. Aksi takdirde, bu belgelerin yayımlanacağına dair bir atıf yapılmalıdır. Yatırım danışmanlığı faaliyetinde belirli bir getirinin sağlanacağına dair herhangi bir vaat veya taahhütte bulunulması kesinlikle yasaktır. Her türlü öngörü, tahmin ve fiyat hedefi verilirken, bunların birer tahmin olduğu açıkça belirtilmeli ve bu sonuçlara ulaşırken kullanılan temel varsayımlar açıklanmalıdır. Ayrıca Kurulun faaliyet alanına giren konularda yalan, yanlış veya mesnetsiz bilgi sunulamaz. Yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek araştırma sonuçları, yatırımcılara duyurulmadan önce kurumun kendisi veya üçüncü şahısların lehine kullanılamaz. Bu durum çıkar çatışmasının önlenmesi ilkesinin bir gereğidir. Yatırım danışmanlığı ilkeleri üç temel sütun üzerine inşa edilmiştir. Bunlar yatırımcının korunması, objektiflik ve çıkar çatışmasının önlenmesidir. Yatırımcının korunması ilkesi yerindelik testi uygulaması ve yanıltıcı beyanların yasaklanması ile somutlaşır. Objektiflik ilkesi ise güvenilir kaynak kullanımı ve varsayımların paylaşılması ile sağlanır. Çıkar çatışmasının önlenmesi noktasında Tebliğin elli nci maddesi finansal ilişkilerin açıklanmasını hükme bağlamıştır. Yetkili kuruluşlar, sunulan yorum ve tavsiyelerin objektifliğini etkileyebilecek tüm ilişkileri ve önemli finansal çıkarlarını müşteriye açıklamak zorundadır. Bu yükümlülük tavsiyenin hazırlanmasına katılan tüm gerçek ve tüzel kişiler için geçerlidir. Özellikle, ihraççı ile yetkili kuruluşun birbirlerinin ödenmiş sermayelerinde veya oy haklarında yüzde bir veya daha fazla oranda pay sahibi olmaları, yönetim imtiyazına sahip olmaları veya aralarında kredi ve kira sözleşmesi gibi önemli finansal ilişkilerin bulunması durumunda bu bilgiler müşteriye mutlaka açıklanmalıdır. Yüzde bir oranı sınav açısından kritik bir eşik değerdir. Yatırım danışmanlığı kapsamında açıklanması gereken diğer bilgiler arasında değerleme esasları, tavsiye anlamları ve hazırlayanın kimliği yer almaktadır. Hedef fiyat belirlenirken kullanılan yöntemlerin özeti, al, sat veya tut gibi ifadelerin ne anlama geldiği ve yatırıma ilişkin risk uyarıları müşteriye sunulmalıdır. Eğer bu bilgiler çok uzunsa, kurumun internet sitesi gibi kolay ulaşılabilecek bir kaynağa dikkat çekici şekilde atıf yapılması yeterli görülebilir. Ayrıca, yatırım danışmanlığı çerçeve sözleşmesi imzalanmadan önce müşteriye tanıtıcı bir form sunulması zorunludur. Bu formda yatırım danışmanlığı ilkeleri, stratejiler, analiz yöntemleri, tavsiyelerin sunuluş biçimi ve olası çıkar çatışmaları yer almalıdır. Sözleşmede belirtilen yatırım danışmanının kurumdan ayrılması durumunda, bu durum müşteriye en seri haberleşme aracıyla bildirilmelidir. Müşteri, yeni atanan danışmanı uygun görmezse sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkına sahiptir. Elektronik ortamda sunulan yatırım danışmanlığı hizmetlerinde ise platformun özellikleri, takip edilen portföylerin yatırım stratejileri, risk bilgileri, işlem hacimleri ve geçmiş performans göstergeleri gibi hususlar çerçeve sözleşmede ayrıntılı olarak yer almalıdır. Burada vurgulanması gereken önemli bir nokta, portföyün geçmiş performansının gelecek dönem için bir gösterge olamayacağı uyarısının yapılması zorunluluğudur. Yatırım danışmanlığı yetki belgesi olmayan kuruluşların yatırım fonlarıyla ilgili sunabileceği hizmetler ise rehberde sınırlandırılmıştır. Bu kuruluşlar müşteriye belirli bir fon dağılımına yatırım yapma imkanı veren ürünler önerebilir, standart dağılım tavsiyeleri verebilir veya finansal bilgi kapsamında genel tavsiyelerde bulunabilirler. Şimdi halka arza aracılık faaliyetini inceleyelim. altı bin üç yüz altmış iki sayılı Kanun un otuz yedi nci maddesinde bu faaliyet iki ana gruba ayrılmıştır. Birincisi, sermaye piyasası araçlarının halka arzında yüklenimde bulunularak satışa aracılık edilmesi olan aracılık yüklenimidir. İkincisi ise yüklenimde bulunmaksızın satışa aracılık edilmesi ifade eden en iyi gayret aracılığıdır. Bu ayrım yatırım kuruluşlarının yetkilendirilmesi ve sahip olmaları gereken asgari öz sermaye tutarlarının belirlenmesinde temel teşkil eder. Aracılık yüklenimi kendi içinde dört alt başlığa ayrılır. Bakiyeyi yüklenim, satılamayan kısmın tamamının satış süresi sonunda tam ve nakden ödenerek satın alınmasıdır. Tümünü yüklenim ise bedelin satış başlamadan önce ödenerek tamamının satın alınması ve halka satılmasıdır. Kısmen bakiyeyi yüklenim ve kısmen tümünü yüklenim ise bu işlemlerin belirli bir bölüm için yapılmasıdır. En iyi gayret aracılığında ise satılamayan kısım ihraç edene iade edilir veya önceden taahhüt etmiş üçüncü kişilere satılır. Halka arza aracılık faaliyeti kapsamında ihraç hazırlığı, izahname hazırlığı, konsorsiyum oluşturulması, talep toplanması ve satış organizasyonu gibi süreçler yürütülür. Bu faaliyetler Kuruldan izin almak kaydıyla aracı kurumlar ile kalkınma ve yatırım bankaları tarafından gerçekleştirilebilir. Aracı kurumlar için asgari öz sermaye şartı aranırken, kalkınma ve yatırım bankaları bu şarttan muaf tutulmuştur. Ancak her iki kurum türünün de sınırlı saklama hizmeti vermek üzere yetkilendirilmiş olması veya bu izin için başvurmuş olması gerekmektedir. Ayrıca bir birim yöneticisi ve yeterli sayıda kurumsal finansman uzmanı görevlendirilmelidir. Halka arza aracılık işlemlerinde izahnameye bağlılık, piyasa bozucu eylemlerden kaçınma ve aracılık ücreti dışında bir menfaat temin etmeme ilkeleri esastır. Fiyat tespit raporu hazırlanırken Kurulca belirlenen değerleme standartlarına uyulmalı ve seçilen yöntemlerin gerekçeleri açıklanmalıdır. Halka arz sürecinde konsorsiyum oluşturulması mümkündür ancak bunun için ihraççı veya halka arz edenin onayı şarttır. Konsorsiyum oluşturulduğunda bir konsorsiyum lideri belirlenir ve bu lider konsorsiyumu resmi kurumlar ile üçüncü kişilere karşı temsil eder. Konsorsiyum üyeleri arasında yazılı bir konsorsiyum sözleşmesi düzenlenmesi zorunludur. Halka arza aracılık sözleşmesi ile konsorsiyum sözleşmesi birleştirilebilir. Bu durumda sözleşme, diğer yatırım kuruluşları ile en az iki iş günü öncesinden paylaşılmalı ve tüm taraflarca birlikte imzalanmalıdır. Saklama hizmeti konusuna geçecek olursak, bu hizmet sermaye piyasası araçlarının müşteri namına saklanması ve yönetimi ile portföy saklama olmak üzere ikiye ayrılır. Saklama hizmeti sınırlı saklama ve genel saklama olarak sınıflandırılır. Sınırlı saklama, yatırım kuruluşunun kendi yetkili olduğu faaliyetler dolayısıyla müşterilerine ait varlıkları saklamasıdır. Genel saklama ise yatırım hizmetlerinden bağımsız olarak, başka yatırım kuruluşlarının müşterileri için de saklama hizmeti sunulabilmesidir. Bankalar sadece genel saklama hizmeti verebilirler ve emir iletimine aracılık ettikleri müşteriler için genel saklama hizmeti sunamazlar. Bu durumda saklama yetkisi olan başka bir kuruluşla anlaşmaları gerekir. Aracı kurumlar için saklama hizmetinde asgari öz sermaye şartı aranırken bankalar için bu şart aranmaz. Saklama hizmeti veren kuruluşlar, müşteriye ait varlıkları kendi varlıklarından ve diğer müşterilerin varlıklarından her an ayırt edilebilecek şekilde kaydetmekle yükümlüdür. Müşteri varlıklarının izlenmesi ve mutabakatı süreçleri de sıkı kurallara bağlanmıştır. Saklamaya yetkili kuruluş, sermaye piyasası araçları için müşteri bazında, nakitler için ise toplu veya müşteri bazında günlük mutabakat sağlamak zorundadır. Eğer bir uyumsuzluk tespit edilirse derhal giderilmelidir. Uyumsuzluğun üç iş günü içinde giderilememesi durumunda, iç denetimden sorumlu en üst düzey personel tarafından yönetim kuruluna ve Kurula yazılı bilgi verilmesi zorunludur. Ayrıca her takvim yılında en az bir defa müşteri ile yazılı veya elektronik ortamda mutabakat sağlanması şarttır. Profesyonel müşteriler yazılı onay verirlerse bu yıllık mutabakat zorunluluğu ortadan kalkar. Müşterilere ait varlıklar hakkında ayda bir kez bildirim yapılması esastır. Bu bildirimler elektronik ortamda da yapılabilir ancak ispat yükü yatırım kuruluşuna aittir. Müşteri hesaplarındaki nakit alacak bakiyelerinin kullanım esasları da yatırımcının korunması açısından önemlidir. Yatırım kuruluşları, çerçeve sözleşmede yetki verilmişse, müşteri emrine konu olmayan nakitleri toplu olarak değerlendirebilir. Ancak elde edilen gelirlerin müşteri hesaplarına oransal olarak dağıtılması şarttır. Müşteri nakitleri talep edildiği takdirde en geç bir iş günü içerisinde ödenmelidir. Aracı kurumlar, müşteri nakitlerini kendi varlıklarından ayrı bir münferit hesapta izlemek zorundadır. Bankada açılan bu hesabın müşteri hesabı olduğu bankaya yazılı olarak bildirilmeli ve bankadan on beş iş günü içerisinde onay alınmalıdır. Eğer banka bu onayı vermezse, tutar başka bir bankaya aktarılmalıdır. Bu hesaplar kredi teminatı olarak gösterilemez ve üzerlerinde blokaj veya rehin tesis edilemez. Yurt dışı piyasalarda yapılan işlemlerin saklanmasında, ilgili ülkenin saklama düzenlemelerinin bulunması ve saklama kuruluşunun bu düzenlemelere tabi olması şarttır. Bireysel portföylerin saklanmasında ise her bir yatırımcı adına ayrı bir saklama hesabı açılması esastır. Nakit ve menkul kıymet transferlerinde toplu takas yapılsa bile, hakların takibi bireysel bazda yürütülmelidir. İşlemlerde teslim karşılığı ödeme ilkesi uygulanır; yani varlık girişi ile nakit çıkışı eş anlı gerçekleşmelidir. Portföy yöneticiliği dışındaki işlemlerde varlık çıkışı için müşterinin yazılı talimatı aranır. Son olarak yan hizmetler konusuna değinelim. Yan hizmetler, faaliyet izni gerektirmeyen ancak yatırım kuruluşları tarafından yapıldığında Kurulun belirlediği esaslara tabi olan faaliyetlerdir. Bunlar arasında sermaye piyasaları ile ilgili danışmanlık, kredi veya ödünç verilmesi, döviz hizmetleri, yatırım araştırması ve finansal analiz yer almaktadır. Sermaye piyasaları ile ilgili danışmanlık hizmetleri; yatırım planlarının oluşturulması, mali profil geliştirme ve şirketlerin yeniden yapılandırılması gibi konuları kapsar. Bu hizmetler kısmi ve geniş yetkili aracı kurumlar tarafından yerine getirilebilir. Döviz hizmetleri ise yalnızca işlem aracılığı veya portföy aracılığı yetkisine sahip aracı kurumlar tarafından, yatırım hizmetleri ile sınırlı olmak kaydıyla sunulabilir. Döviz alım satım işlemlerinde Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında otuz iki Sayılı Karar düzenlemeleri esas alınmaktadır. Bu yan hizmetlerin sunulması sırasında da dürüstlük, objektiflik ve yatırımcının korunması ilkeleri her zaman ön planda tutulmalıdır. Özellikle kredi ve ödünç işlemleri, Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alım, Açığa Satış ve Ödünç Alma ve Verme İşlemleri Hakkında Tebliğ hükümlerine göre yürütülmektedir. Bu kapsamlı düzenlemeler, sermaye piyasalarının güvenilir ve şeffaf bir yapıda işlemesini sağlamayı amaçlamaktadır. Sınav hazırlığınızda bu detaylara ve özellikle belirtilen sürelere, oranlara ve yetki ayrımlarına dikkat etmeniz başarınız için belirleyici olacaktır. Sermaye piyasası mevzuatı kapsamında yatırım kuruluşlarının sunduğu yan hizmetlerin genel çerçevesini ve bu hizmetlerin yürütülmesine ilişkin esasları inceleyerek dersimize devam ediyoruz.
Bölüm 4
Premium
Sermaye piyasası mevzuatı kapsamında yatırım kuruluşlarının sunduğu yan hizmetlerin genel çerçevesini ve bu hizmetlerin yürütülmesine ilişkin esasları inceleyerek dersimize devam ediyoruz. Yan hizmetler, yatırım hizmet ve faaliyetlerinin yanı sıra yatırım kuruluşları tarafından gerçekleştirilebilecek tamamlayıcı nitelikteki faaliyetleri kapsamaktadır. Bu kapsamda borçlanma veya başka yollardan finansman sağlanmasında aracılık hizmeti sunulması, servet yönetimi ve finansal planlama yapılması, sermaye piyasası araçlarının halka arzı ile ilgili yüklenimin yürütülmesine dair hizmetlerin sunulması gibi başlıklar öne çıkmaktadır. Ayrıca Kurul tarafından belirlenecek diğer hizmet ve faaliyetler de bu kategoriye dahil edilebilir. Yan hizmetler başlığı altındaki faaliyetler, kural olarak tüzel veya gerçek kişilerce serbestçe yürütülebilen faaliyetler olsa da altı bin üç yüz altmış iki sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, bu faaliyetlerin yatırım kuruluşları tarafından icra edilmesi durumunda Kurulun belirleyeceği esaslara uyma zorunluluğu getirmektedir. Bu noktada yatırım tavsiyelerinin sunulması ve kredili işlemler konusunda Kurulun ilke ve esasları belirleme yetkisinin saklı olduğu unutulmamalıdır. Yatırım kuruluşlarının sunabileceği yan hizmetlerin ilk önemli başlığı sermaye piyasaları ile ilgili danışmanlık hizmetleridir. Yatırım Hizmetleri Tebliği'nin yetmiş birinci maddesinde sayılan bu hizmetler örnek niteliğindedir ve benzer mahiyetteki diğer danışmanlık hizmetleri de bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu çerçevede yatırım planlarının oluşturulması süreci, şirketlerin uzun ve kısa vadeli finansal hedefleri, risk tercihleri, nakit gereksinimleri ve vergi mevzuatı karşısındaki durumları dikkate alınarak yürütülür. Mali profil geliştirme hizmetinde ise şirketlerin aktif pasif yönetimi çerçevesinde finansal durum tabloları analiz edilir, gelir kaynakları ayrıştırılır ve finansman seçenekleri tespit edilir. Bu süreçte risklerin tanımlanması ve azaltılması veya gelirlerin artırılması yoluyla mali profillerin iyileştirilmesine yönelik yazılı veya sözlü yorum ve tavsiyelerde bulunulur. Yeniden yapılandırma hizmetleri ise şirketlerin birleşme, bölünme, ele geçirme ve iş ortaklıklarının kurulması gibi sermaye veya ortaklık yapılarındaki değişikliklerle ilgili süreçleri kapsar. Bu tür danışmanlık hizmetleri kısmi ve geniş yetkili aracı kurumlar tarafından yerine getirilebilir. Bir diğer önemli yan hizmet alanı kredi ya da ödünç verilmesi ve döviz hizmetleri sunulmasıdır. Yatırım Hizmetleri Tebliği uyarınca sermaye piyasası araçlarının kredili alımı, açığa satışı ve ödünç alma ve verme işlemlerine ilişkin esaslar Kurul tarafından ayrıca belirlenmiştir. Mevcut durumda bu işlemler Seri V, No altmış beş sayılı tebliğ ile düzenleme altına alınmıştır. Yatırım kuruluşları, yatırım hizmet ve faaliyetleri ile sınırlı kalmak kaydıyla döviz hizmetleri de sunabilirler. Bu faaliyetin yatırım hizmetleri ile ilgili kısmı işlem aracılığı ya da portföy aracılığı yetkilerine sahip aracı kurumlar tarafından yerine getirilir. Döviz işlemlerine ilişkin düzenlemelerin temel dayanağı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında otuz iki Sayılı Karar'dır. Bu kararın dördüncü maddesi uyarınca Türkiye'de yerleşik kişilerin bankalar, yetkili müesseseler ve PTT gibi kurumlar üzerinden döviz alım satımı yapması serbesttir. Aracı kurumlar açısından ise otuz iki Sayılı Karar'ın altıncı maddesi kritik bir sınırlama getirmektedir. Buna göre aracı kurumlar sadece sermaye piyasası faaliyetlerinin gerçekleştirilmesiyle sınırlı olmak kaydıyla ve sadece hesap sahibi müşterileri ile döviz alım satımı yapabilirler. Bu ayrım sınav sorularında sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Aracılık yüklenimi ile ilgili hizmetlerin sunulması ve finansman sağlanmasına aracılık edilmesi de yan hizmetler arasında yer alır. Bu hizmetleri sunacak aracı kurumların kısmi veya geniş yetkili olması zorunludur ancak bankalar herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın bu hizmetleri yürütebilirler. Aracılık yüklenimi kapsamında sermaye piyasası araçlarının halka arzı planlanan ihraççı ile ilgili mali ve ekonomik analizler yapılır, pazar araştırmaları yürütülür ve şirketin mali tablolarının sermaye piyasası mevzuatına uygunluğu sağlanır. Finansman sağlanmasına aracılık hizmetinde ise şirketlerin yurt içi ve yurt dışı piyasalardan finansman ihtiyaçlarının karşılanması, alternatif finansman stratejilerinin belirlenmesi ve mali risklerden korunma konularında tavsiyeler sunulur. Finansman ihtiyacı olan taraflar ile finansman sağlayacak tarafların bir araya getirilmesi bu hizmetin temel amacını oluşturur. Servet yönetimi ve finansal planlama yapılması hizmeti, kişilere, ailelere veya ortak yatırım hedeflerine sahip gruplara yönelik mali, hukuki ve vergisel danışmanlığı kapsar. Bu hizmet kapsamında kişilerin finansal ve finansal olmayan varlıklarından oluşan servetlerine yönelik planlama yapılır ve bu servetin yatırım hedeflerine uygun yönetilmesi sağlanır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, servet yönetimi sırasında yatırım danışmanlığı veya portföy yöneticiliği faaliyetlerine ihtiyaç duyulması halinde bu hizmetlerin mutlaka Kurul tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlarca sunulması gerektiğidir. Servet yönetimi hizmetini yan hizmet olarak sunacak aracı kurumların da kısmi veya geniş yetkili olması şartı aranmaktadır. Genel yatırım tavsiyesi sunulması faaliyeti, sermaye piyasası mevzuatında üzerinde titizlikle durulan bir konudur. Genel yatırım tavsiyesi, belirli bir kişiye veya mali durumu, risk ve getiri tercihleri benzer nitelikteki bir gruba yönelik olmamak kaydıyla, bir veya daha fazla sermaye piyasası aracı veya ihraççı hakkında hazırlanan yönlendirici nitelikteki her türlü araştırma ve bilgiyi ifade eder. Bu faaliyet kapsamında hazırlanan raporların müşterilerle bire bir paylaşılması da genel yatırım tavsiyesi kapsamındadır. Yatırım danışmanlığı ile genel yatırım tavsiyesi arasındaki temel farkı bilmek sınav başarısı için elzemdir. Yatırım danışmanlığında kişinin risk ve getiri tercihleri ile mali durumu gibi kişisel nitelikleri dikkate alınırken, genel yatırım tavsiyesinde bu kişisel özellikler dikkate alınmaksızın bağımsız bir araştırma sunulur. Örneğin bir aracı kurumun tüm müşterilerine gönderdiği makroekonomik raporlar veya hisse senedi analizleri genel yatırım tavsiyesi niteliğindedir. Genel yatırım tavsiyesi sunulurken uyulması gereken belirli etik ve teknik esaslar mevcuttur. Sunulan bilgilerin tarafsız ve dürüst olması, belirli bir kişi veya grubun özel ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamaması gerekir. Eğer sunulan bilgi yönlendirici nitelikte değilse, sadece sermaye piyasası araçları ve piyasa eğilimleri hakkında yazılı veya sözlü bilgi içeriyorsa bu durum finansal bilgi sunulması olarak adlandırılır ve genel yatırım tavsiyesi kapsamında sayılmaz. Genel yatırım tavsiyesi sunan kuruluşların tavsiye politikalarını, tavsiyenin yenilenme sıklığını ve varsa güncelleme politikalarını belirlemiş olmaları zorunludur. Ayrıca tavsiyenin dağıtım için ilk hazırlandığı tarih ile tavsiyede yer alan tüm fiyatların tarih ve zamanının açıkça belirtilmesi gerekir. Eğer sunulan tavsiye, aynı kurum tarafından geçmiş on iki aylık sürede yayımlanmış bir tavsiyeden farklı bir strateji içeriyorsa, bu değişikliğin gerekçesi ve eski tavsiyenin tarihi de metinde yer almalıdır. Genel yatırım tavsiyelerinin sunumu sırasında belirli uyarı notlarının kullanılması yasal bir zorunluluktur. Dağıtım kanalları yoluyla yapılan yorum ve tavsiyelerde uyarı notu, metnin sonunda, aynı yazı karakteri ve punto büyüklüğünde yer almalıdır. Bilgisayar ağları üzerinden sunulan tavsiyelerde ise bu notun sayfa görüntülenmeden önce dikkat çekici bir şekilde ekrana gelmesi sağlanmalıdır. Görsel ve işitsel medya araçlarında ise daha spesifik kurallar geçerlidir. Radyoda programın başında ve sonunda birer defa okunması gereken uyarı notu, televizyonda programın başında ve sonunda on beş saniye boyunca ekranın tamamını kaplayacak şekilde gösterilmelidir. Ayrıca program süresince bu metnin akan bant olarak iki defa sunulması zorunludur. Genel yatırım tavsiyesinin müşteriye bire bir sunulması durumunda ise mevzuatta belirtilen özel uyarının yapılması şarttır. Yatırım kuruluşlarının kuruluş ve faaliyet esaslarını düzenleyen üç, otuz dokuz nokta bir sayılı tebliğ, aracı kurumlar ve bankaların sermaye piyasası faaliyetlerine ilişkin temel çerçeveyi belirler. Bu tebliğ uyarınca yatırım kuruluşu kavramı, aracı kurumlar ile yatırım hizmet ve faaliyetinde bulunmak üzere yetkilendirilen bankaları ve diğer sermaye piyasası kurumlarını ifade eder. Aracı kurumlar, münhasıran yatırım hizmet ve faaliyetlerini yürütmek üzere Kurul tarafından yetkilendirilen anonim ortaklıklardır. Bankalar ise mevduat, katılım, kalkınma ve yatırım bankalarını kapsar. Portföy yönetim şirketleri yatırım hizmeti sunsalar da mevcut tanımlama içerisinde yatırım kuruluşu olarak sayılmamaktadırlar. Tebliğ hükümleri bazı konularda sadece aracı kurumları kapsarken, çerçeve sözleşme imzalama veya müşteri sınıflandırma gibi konularda hem aracı kurumları hem de bankaları bağlamaktadır. Aracı kurumların kuruluşu için belirli şartların kümülatif olarak sağlanması gerekmektedir. Öncelikle anonim ortaklık şeklinde kurulmaları, paylarının tamamının nama yazılı olması ve payların nakit karşılığı çıkarılması şarttır. Kuruluş sermayesinin, Kurulun sermaye yeterliliği düzenlemeleri uyarınca geniş yetkili aracı kurumlar için aranan asgari özsermaye tutarının altında olmaması gerekir. Bu noktada güncel rakamlar sınav açısından kritik öneme sahiptir. Kurulun yirmi bir Mart iki bin yirmi dört tarihli ilke kararı uyarınca, yeni kurulacak aracı kurumlar için asgari kuruluş özsermayesi tutarı üç yüz milyon Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Ayrıca iki bin yirmi altı yılında yapılacak başvurular için bu tutarın dört yüz kırk milyon Türk Lirası olarak uygulanacağı karara bağlanmıştır. Kuruluş izni alan kurumların, bu izni takip eden iki yıl boyunca, mücbir haller dışında asgari özsermaye tutarının altına düşecek sermaye çıkışı işlemleri yapmaları yasaklanmıştır. Aracı kurum kurucularının da belirli nitelikleri taşıması zorunludur. Kurucuların müflis olmaması, konkordato ilan etmemiş olması veya hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmemiş olması gerekir. Ayrıca sermaye piyasası mevzuatı veya Türk Ceza Kanunu kapsamında belirtilen yüz kızartıcı suçlardan mahkumiyetlerinin bulunmaması şarttır. Kurucuların gerekli mali güce ve işin gerektirdiği dürüstlük ve itibara sahip olması beklenir. Bu şartlar sadece doğrudan ortaklar için değil, tüzel kişi ortakların önemli etkiye sahip ortakları için de geçerlidir. Önemli etkiye sahip ortaklık, sermaye veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on veya daha fazlasını temsil eden paylara sahip olunması veya yönetim kuruluna üye belirleme imtiyazı veren paylara sahip olunması durumunu ifade eder. Ticaret unvanı ve marka kullanımı konusunda da sıkı kurallar mevcuttur. Aracı kurumların unvanlarında menkul değerler veya menkul kıymetler ibarelerinden birinin bulunması zorunludur. Geniş yetkili aracı kurumlar ise yatırım menkul değerler ibaresini kullanabilirler. İşletme adı veya marka kullanımı Kurulun iznine tabidir ve bu adların ticaret unvanı ile bağ kurulabilecek nitelikte olması gerekir. Aracı kurumlar tüm yazışma ve reklamlarında işletme adı ile birlikte ticaret unvanını da kullanmak zorundadırlar. Ticaret unvanı değişiklikleri ise kural olarak sadece yönetim çoğunluğunun değişmesi veya yasal zorunluluklar halinde mümkündür. Kuruluş izni alan bir aracı kurumun faaliyete geçebilmesi için ayrıca faaliyet izni alması gerekir. Kuruluş iznini takip eden altı ay içinde faaliyet izni başvurusu yapılmazsa bu hak düşer. Kurul bu süreyi en fazla bir yıla kadar uzatabilir. Faaliyet izni başvuruları her bir yatırım hizmeti ve faaliyeti bazında ayrı ayrı incelenir ve en geç altı ay içinde sonuçlandırılır. Faaliyete geçiş aşamasında asgari kuruluş sermayesinin nakden ve tamamen ödenmiş olması, gerekli organizasyon yapısının kurulması, personelin istihdam edilmesi ve bilgi işlem altyapısının oluşturulması gibi şartlar aranır. Ayrıca aracı kurumun nezdindeki varlıklara ilişkin sigorta dahil güvenlik önlemlerini alması, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'ne üye olması ve Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne katılması zorunludur. Bankalar için ise organizasyon, personel ve bilgi işlem altyapısı gibi belirli şartlar faaliyet izni için yeterli görülmektedir. Organizasyon yapısı kapsamında aracı kurumların tercih ettikleri faaliyet konularına uygun hizmet birimlerini kurmaları, yeterli mekan ve teknik donanımı sağlamaları gerekir. Belge, kayıt ve muhasebe işlemlerini yürütecek sorumlu bir birimin oluşturulması ve iç denetim sisteminin tesis edilmesi şarttır. İç denetim sistemi; iç kontrol, teftiş ve risk yönetimi birimlerinden oluşur. Ayrıca çıkar çatışmalarını önleyecek bir yapı kurulmalıdır. Çıkar çatışması politikası, kurumun ortakları, çalışanları ve müşterileri arasında doğabilecek menfaat çakışmalarını yönetmeyi amaçlar. Eğer bir çıkar çatışması önlenemiyorsa, hizmet sunulmadan önce müşteri bu durum hakkında bilgilendirilmelidir. Bu bilgilendirmenin yapıldığını ispat yükü yatırım kuruluşuna aittir. Yatırım kuruluşlarında görev yapacak personelin nitelikleri ve sahip olmaları gereken lisanslar mevzuatta detaylıca düzenlenmiştir. Aracı kurum yöneticileri, ihtisas personeli, müfettişler ve iç kontrol elemanlarının şahsen kurucu ortaklarda aranan dürüstlük ve itibar şartlarını taşımaları ve işlem yasaklı olmamaları gerekir. Yönetim kurulu üyeleri hariç olmak üzere yöneticilerin ve ihtisas personelinin en az dört yıllık lisans eğitimi almış olması kuraldır. Ancak müşteri temsilcisi, takas ve operasyon sorumlusu gibi belirli pozisyonlar için iki yıllık ön lisans eğitimi yeterli görülebilmektedir. Aracı kurum genel müdürlerinin münhasıran bu görev için istihdam edilmesi şarttır ve başka bir kurumda icrai görev almaları yasaktır. Genel müdür ve yardımcılarının mali piyasalar veya işletmecilik alanında en az yedi yıllık mesleki deneyime sahip olmaları ve Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey üç Lisansı almaları zorunludur. Genel müdürlük makamına altı aydan fazla vekalet edilemez. İhtisas personeli tanımları içinde müşteri temsilcisi, araştırma uzmanı, yatırım danışmanı, kurumsal finansman uzmanı ve portföy yöneticisi gibi unvanlar yer alır. Müşteri temsilcisi, emirleri alan ve ileten, genel yatırım tavsiyesi sunan ve pazarlama faaliyetlerini yürüten personeldir. Eğer bu işlemler türev araçlara yönelikse personel türev araçlar müşteri temsilcisi olarak adlandırılır. Araştırma uzmanı, ekonomik ve mali analizler yaparak raporlar hazırlayan kişidir. Yatırım danışmanı ise müşterilere yönlendirici nitelikte yorum ve tavsiye sunan personeldir. Kurumsal finansman uzmanı, halka arz süreçlerinde fiyat tespit raporu ve izahname hazırlanmasından sorumludur. Portföy yöneticisi ise müşteri portföylerini vekil sıfatıyla yönetir. Takas ve operasyon sorumlusu ise işlemlerin netleştirilmesi, saklanması ve müşteri hesaplarına yansıtılması süreçlerini yürütür. Personelin sahip olması gereken lisanslar ve tecrübe süreleri sınavda tablo soruları olarak karşımıza çıkabilir. Portföy aracılığı birim yöneticisi için Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey üç Lisansı ve finans piyasalarında en az beş yıl tecrübe aranır. Eğer birimde türev araç işlemleri yapılacaksa Türev Araçlar Lisansı da zorunludur. Risk yönetimi elemanı veya birim yöneticisi için Düzey üç Lisansı ve üç yıl tecrübe şartı mevcuttur. Bireysel portföy yöneticisi için Düzey üç Lisansı ve beş yıl tecrübe gerekirken, yatırım danışmanı için Düzey üç Lisansı ve üç yıl tecrübe yeterlidir. Müfettiş veya teftiş birimi yöneticisi için Düzey üç Lisansı ve denetim, muhasebe veya hukuk gibi alanlarda üç yıl tecrübe aranır. İç kontrol elemanı için ise Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey iki Lisansı ve üç yıl tecrübe şartı bulunmaktadır. Bu personelin unvanları ne olursa olsun, üstlendikleri görevler bu tanımlar kapsamındaysa ilgili lisans ve tecrübe şartlarına tabi olurlar. Yatırım kuruluşları faaliyetleri süresince genel ve özel faaliyet şartlarını sağlamaya devam etmek zorundadırlar. Bu şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi durumunda üç iş günü içinde Kurula bildirim yapılmalıdır. Faaliyetleri geçici olarak durdurulan bir kuruluş, aykırılıkları giderdiğini ispat etmesi ve Kurulun uygun görmesi halinde yeniden faaliyete başlayabilir. Kuruluş izni alıp süresi içinde faaliyet izni başvurusu yapmayan veya başvurusu reddedilen kurumlar, üç ay içinde sona erme kararı almalı veya ticaret unvanlarını ve amaçlarını sermaye piyasası faaliyetlerini kapsamayacak şekilde değiştirmelidirler. Bu değişikliklerin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmesini izleyen on iş günü içinde Kurula bilgi verilmesi zorunludur. Son olarak, yetki belgesi alınmadan faaliyete başlanamayacağı ve yetki belgesi verilmeden önce ilgili harçların yatırılması gerektiği unutulmamalıdır. Harç makbuzunun bir ay içinde iletilmemesi durumunda faaliyet izni iptal edilir. Aracı kurumlarda iç kontrol elemanı olarak görev yapacak personelin sahip olması gereken nitelikler Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleriyle açıkça belirlenmiştir.
Bölüm 5
Premium
Aracı kurumlarda iç kontrol elemanı olarak görev yapacak personelin sahip olması gereken nitelikler Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleriyle açıkça belirlenmiştir. Bu kapsamda, bankalar hariç olmak üzere aracı kurumlarda faaliyetleri itibarıyla zorunlu tutulan iç kontrol elemanlarının Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey iki Lisansına sahip olmaları gerekmektedir. Mesleki tecrübe açısından ise sermaye piyasaları, muhasebe, vergi, banka ve kambyo, bilgi sistemleri denetimi, işletme analizi, organizasyonu, denetimi veya hukuk konularında en az üç yıl tecrübe şartı aranmaktadır. Bu gereklilikler sınavda personel nitelikleri başlığı altında sıklıkla karşınıza çıkabilecek detaylar arasındadır. Yatırım kuruluşlarında üst düzey yönetim kademelerinden biri olan genel müdür yardımcılığı makamı için de belirli kriterler mevcuttur. Bankalar dışındaki kısmi veya geniş yetkili aracı kurumlarda genel müdür yardımcısı olarak atanacak kişilerin Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey üç Lisansına sahip olmaları zorunludur. Tecrübe şartı ise mali piyasalar veya işletmecilik alanında en az yedi yıl olarak belirlenmiştir. Bu noktada sınav açısından önemli bir ayrıma dikkat etmek gerekir ki o da genel müdür yardımcıları için aranan tecrübe süresinin diğer ihtisas personeline göre daha uzun tutulmuş olmasıdır. Portföy aracılığı birim yöneticisi ve risk yönetim birimi yöneticisi pozisyonları için de benzer şekilde Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey üç Lisansı şartı bulunmaktadır. Ancak burada kritik bir teknik detay mevcuttur. Eğer ilgili birimde türev araç işlemlerinin yürütülmesi planlanıyorsa, personelin mutlaka Türev Araçlar Lisansına sahip olması gerekmektedir. Şayet birimde hem türev araçlar hem de türev araç dışındaki işlemler birlikte yürütülecekse, sadece Türev Araçlar Lisansına sahip olunması yeterli kabul edilmektedir. Tecrübe şartı açısından portföy aracılığı birim yöneticisi için finans piyasalarında en az beş yıl, risk yönetim elemanı veya yöneticisi için ise sermaye piyasaları, banka ve kambyo alanında en az üç yıl deneyim aranmaktadır. Bireysel portföy yöneticiliği ve yatırım danışmanlığı faaliyetlerini yürütecek personel için de lisans ve tecrübe şartları titizlikle düzenlenmiştir. Bireysel portföy yöneticilerinin Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey üç Lisansına sahip olmaları ve finans piyasalarında en az beş yıl tecrübe kazanmış olmaları şarttır. Yatırım danışmanları için de Düzey üç lisansı zorunlu olmakla birlikte, aranan tecrübe süresi finans piyasalarında en az üç yıl olarak belirlenmiştir. Müfettiş veya teftiş birimi yöneticisi olarak görev yapacak personelin ise yine Düzey üç lisansına sahip olması ve denetim, hukuk, muhasebe veya sermaye piyasaları gibi alanlarda en az üç yıllık bir geçmişe sahip olması yasal bir zorunluluktur. Bankalarda yatırım hizmet ve faaliyetleriyle ilgili çalışan personel için ise ilgili rehberlerde ilave esasların bulunduğunu belirtmekte fayda vardır. Yatırım kuruluşu personelinin uyması gereken temel ilkeler, sermaye piyasasının güvenilirliğini sağlamak adına büyük önem taşımaktadır. Bu ilkelerin ilki mesleki yeterlilik ilkesidir. Mesleki yeterlilik, personelin ön lisans veya lisans düzeyindeki eğitimi ile mesleki deneyiminin, üstlendiği görevi layıkıyla yerine getirebilecek seviyede olmasını ifade eder. Bir diğer önemli ilke ise mesleki özen ve titizlik ilkesidir. Bu ilke, dikkatli ve basiretli bir personelin aynı koşullar altında ayrıntılara vereceği önemi ve göstereceği gayreti temsil eder. Mesleki özenin asgari düzeyi, müşteriyle imzalanan çerçeve sözleşmeye, ilgili tebliğlere ve Birliğin belirlediği standartlara tam uyum sağlanmasıdır. Dürüstlük ilkesi, yatırım hizmetlerinin sunumu sırasında ortaya çıkabilecek çıkar çatışmalarından uzak durulmasını, tarafsızlığın korunmasını ve mesleki faaliyetin onurlu bir şekilde yürütülmesini emreder. Sır saklama ilkesi ise yatırım kuruluşlarının ve personelinin, işleri dolayısıyla öğrendikleri müşteri sırlarını hiçbir şekilde açıklayamamalarını ve bu bilgileri kendilerinin veya üçüncü kişilerin menfaatine kullanamamalarını ifade eder. Ancak bu ilkenin bazı istisnaları bulunmaktadır. Mevzuat gereği yapılan ilanlar, yetkili kurumlardan alınan resmi belgelere dayalı inceleme ve soruşturma halleri ile suç teşkil eden durumların yetkililere bildirilmesi sır saklama yükümlülüğünün ihlali sayılmaz. Bu ayrım sınav sorularında sıklıkla karşınıza çıkabilecek bir hukuki detaydır. Yatırım kuruluşlarının faaliyetleri sırasında uyması gereken genel ilke ve esaslar altı bin üç yüz altmış iki sayılı Kanun ve ilgili tebliğlerle çerçevelenmiştir. Bu kapsamda kuruluşlar, müşteriyle imzalanan çerçeve sözleşmedeki esaslara uymak, müşteri emrini en iyi şekilde gerçekleştirmek ve özen borcu altında hareket etmek zorundadır. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü, işin gerektirdiği mesleki dikkati göstermeyi ve gerekli önlemleri almayı kapsar. Ayrıca kaynakların etkin kullanımı ve şeffaflık ilkeleri uyarınca, yatırımcıyı ilgilendiren tüm konularda yeterli bilgilendirme yapılmalı ve kayıt sistemi korunmalıdır. Sermaye piyasası işlemlerinde risklerin müşteriye bildirilmesi yükümlülüğü, yatırımcıyı koruma amacının en temel unsurlarından biridir. Sermaye piyasası işlemleri doğası gereği kar elde etme imkanı sunduğu kadar, yatırılan paranın tamamının kaybedilmesi ve hatta işlemin türüne göre bu tutarın aşılması riskini de barındırır. Bu nedenle yatırım kuruluşları, çerçeve sözleşme imzalamadan önce genel müşterilerine yatırım hizmet ve faaliyetlerine ilişkin genel riskleri açıklamak zorundadır. Bu amaçla, içeriği Kurulca belirlenmiş olan Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Genel Risk Bildirim Formu müşteriye verilmeli ve müşterinin bu formu okuyup anladığına dair yazılı beyanı alınmalıdır. Alım satıma aracılık faaliyeti kapsamında genel müşterilere hizmet sunulurken, genel risk bildirimine ek olarak işleme konu sermaye piyasası araçlarının spesifik riskleri de açıklanmalıdır. Bu açıklamalar; komisyon, ücret ve vergi tutarlarını, aracın ikincil piyasasının olup olmadığını, karşı taraf riskini, likidite riskini ve piyasa riskini içermelidir. Ayrıca tezgahüstü türev ürünlerin nasıl yapılandırıldığı ve fiyatlandırıldığı, varsa piyasa yapıcısı ve ihraççı bilgileri ile risk takibinin nasıl yapılacağı müşteriye somut örneklerle anlatılmalıdır. Yurt dışı piyasalarda gerçekleştirilen işlemler için ise paranın transfer süreci, saklama koşulları ve yatırımcı tazmin sisteminin kapsamı gibi ek bilgiler verilmesi zorunludur. Yatırım kuruluşunun müşteriye karşı taraf olarak pozisyon aldığı ve müşterinin zararının kuruluşun karı ile sonuçlandığı kaldıraçlı alım satım işlemleri gibi durumlarda, bu çıkar çatışması risk bildirim formunda açıkça belirtilmelidir. Risk bildirimlerinde bir değişiklik olması durumunda, bu değişikliğin öğrenilmesinden itibaren üç iş günü içinde müşteriye bildirim yapılması ve yazılı beyanının alınması şarttır. Bu bildirimlerin yalın ve anlaşılır olması esastır ve bildirimlerin yapıldığına dair ispat yükü tamamen yatırım kuruluşuna aittir. Profesyonel müşteriler ise talep etmeleri durumunda bu risk açıklamalarından yararlanabilirler. Çerçeve sözleşme imzalama yükümlülüğü, yatırım kuruluşlarının müşterileriyle işleme başlamadan önce yerine getirmeleri gereken hukuki bir prosedürdür. Bu sözleşme, taraflar arasındaki ilişkiyi genel olarak düzenleyen ve münferit işlemlerin esasını oluşturan bir ana anlaşmadır. Sözleşmeler müteselsil sıra numaralı olarak en az bir nüsha düzenlenir ve bir sureti müşteriye verilir. Müşteri yapısında meydana gelen devir, birleşme veya veraset gibi değişikliklerde sözleşmenin yenilenmesi zorunludur. Sözleşmelerde müşteri haklarını zedeleyici veya emrin ispat yükünü müşteriye yükleyen hükümlere yer verilmesi yasaktır. Yatırımcı varlıklarının korunması amacıyla her müşteriye bir sicil numarası verilmesi ve işlemlerin bu numara üzerinden yürütülmesi esastır. Aracı kurumlar ve bankalar, müşterilerine bir müşteri numarası tanımlar ve Takasbank veya Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde bir müşteri saklama alt hesabı açılmasını sağlarlar. Müşteri numarası ile sicil numarasının eşleşmesi zorunludur. Bu sistem sayesinde bir yatırımcının farklı kurumlarda hesabı olsa dahi tüm varlıkları tek bir sicil numarası üzerinden takip edilebilir. Bir müşteriye tahsis edilen numara, sözleşme sona erdikten sonra on yıl geçmedikçe başka bir müşteriye verilemez. Yatırım kuruluşlarının internet siteleri, yatırımcıların bilgilendirilmesi ve şeffaflığın sağlanması açısından kritik bir rol oynar. İnternet sitesinde sunulan hizmet türleri, riskler, emir iletim ve gerçekleştirme politikaları, anlık alım satım fiyat teklifleri ve beklenmedik durum planları gibi asgari unsurların yer alması zorunludur. Özellikle kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak aracı kurumlar; Ocak ile Mart, Nisan ile Haziran, Temmuz ile Eylül ve Ekim ile Aralık dönemlerini kapsayacak şekilde karda ve zararda olan hesapların oransal dağılımını ilan etmelidir. Bu duyuru, internet sitesinin ana sayfasında en sol köşede Zarar Olasılığınız başlığı altında, diğer başlıklarla aynı yazı büyüklüğünde ve dikkat çekici şekilde yer almalıdır. Bu veriler aynı zamanda Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği internet sitesinde de topluca ilan edilir. Müşteri sınıflandırması, yatırımcıların bilgi ve tecrübe düzeylerine göre farklı koruma kalkanlarına tabi tutulmasını sağlar. Yatırım kuruluşları müşterilerini profesyonel veya genel müşteri olarak sınıflandırmak zorundadır. Profesyonel müşteriler, kendi yatırım kararlarını verebilecek ve üstlendiği riskleri değerlendirebilecek tecrübe ve uzmanlığa sahip kişilerdir. Aracı kurumlar, bankalar, portföy yönetim şirketleri, emeklilik fonları ve sigorta şirketleri gibi kuruluşlar doğal olarak profesyonel müşteri kabul edilir. Ayrıca aktif toplamı elli milyon Türk Lirası, yıllık net hasılatı doksan milyon Türk Lirası ve öz sermayesi beş milyon Türk Lirası olan kuruluşlardan en az iki kıstası sağlayanlar da bu kapsama girer. Sınav açısından çok kritik olan bir güncel düzenlemeye göre, on dokuz Aralık iki bin yirmi beş tarihinden itibaren ilk kez profesyonel müşteri sınıfına girecek yatırımcılar için bu tutarlar yükseltilmiştir. Yeni düzenlemeye göre aktif toplamının beş yüz milyon Türk Lirası, yıllık net hasılatının bir milyar Türk Lirası ve öz sermayesinin elli milyon Türk Lirası olması şartlarından en az ikisinin sağlanması gerekmektedir. Profesyonel müşteriler, mevzuatta öngörülen bazı koruma hükümlerinden yararlanamazlar. Örneğin, bu müşteriler için uygunluk testi yapılması zorunlu değildir ve saklamadaki varlıklarına ilişkin aylık bildirim yapılması, yazılı onay alınması kaydıyla zorunluluktan çıkarılabilir. Genel müşteriler, belirli şartları sağladıkları takdirde yazılı talepte bulunarak profesyonel müşteri sıfatı kazanabilirler. Bunun için son bir yıl içinde her üç aylık dönemde en az on adet ve beş yüz bin Türk Lirası hacminde işlem yapmış olmaları, finansal varlıklarının bir milyon Türk Lirası tutarını aşması veya finans alanında belirli bir kıdeme sahip olmaları gerekir. Ancak Kurul Karar Organı'nın on sekiz Aralık iki bin yirmi beş tarihli kararıyla bu tutarlar da güncellenmiştir. Yeni karara göre finansal varlık toplamı şartı on milyon Türk Lirası'ye, işlem hacmi şartı ise beş milyon Türk Lirası'ye çıkarılmıştır. Bu yeni tutarlar ilk defa profesyonel olacak müşteriler için geçerlidir; mevcut profesyonel müşterilerin statüleri devam edecektir. Ayrıca gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonları katılma payı alacak nitelikli yatırımcılar için eski tutarların uygulanmasına devam edileceği unutulmamalıdır. Uygunluk testi, bir ürün veya hizmetin müşterinin risk algısına ve bilgi düzeyine uygun olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılır. Alım satım ve halka arza aracılık faaliyetlerinde genel müşterilere bu testin uygulanması zorunludur. Yatırım fonu katılma payları ve Hazine tarafından ihraç edilen kamu borçlanma araçları için uygunluk testi yapılması zorunlu değildir. Test kapsamında müşterinin geçmiş işlemleri, yatırım süresi, risk ve getiri tercihleri sorgulanır. Uygunluk testinde yatırımcının mali durumu sorulmaz; bu yönüyle yerindelik testinden ayrılır. Eğer test sonucunda bir ürünün müşteriye uygun olmadığı tespit edilirse, kuruluş müşteriyi yazılı olarak uyarır. Müşteri buna rağmen işlem yapmakta ısrar ederse, yatırım kuruluşu hizmet verip vermemekte serbesttir. Yatırım kuruluşlarının ortaklık yapısındaki değişiklikler de sıkı bir denetim altındadır. Aracı kurum sermayesinin veya oy haklarının yüzde on, yüzde yirmi, yüzde otuz üç veya yüzde elli'sine ulaşan ya da bu oranların altına düşen pay devirleri Kurulun iznine tabidir. Ayrıca yönetimde imtiyaz veren payların devri, oran ne olursa olsun izin gerektirir. İzne tabi oranlara ulaşmayan devirlerin ise on iş günü içinde Kurula bildirilmesi yeterlidir. Borsada işlem gören paylarda ise yüzde on eşiğinin aşılması durumunda ortaklık haklarının kullanılabilmesi için Kurul izni şarttır. Bu kurallara aykırı devirler pay defterine kaydedilemez ve kaydedilse dahi hükümsüz sayılır. Yatırım kuruluşlarının tescil, ilan ve bildirim yükümlülükleri de belirli sürelere bağlanmıştır. Aracı kurumların merkez dışı örgüt açma izinleri on iş günü içinde ticaret siciline tescil ettirilmeli ve ilan edilmelidir. Personel işe alımları, görevden ayrılmalar veya unvan değişiklikleri on iş günü içinde Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşuna bildirilmelidir. Aracı kurumların murahhas üye tayinlerine ilişkin kararlar ise tescili izleyen üç iş günü içinde Birliğe bildirilmelidir. Ayrıca kuruluşların aleyhine açılan ve tutarı öz sermayenin yüzde on'unu geçen davaların hem Birliğe hem de Kurula bildirilmesi zorunludur. Son olarak, izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin takibi ve bildirimi hususuna değinmek gerekir. Kuruldan izin almaksızın faaliyet gösteren kişi veya kurumların tespit edilmesi durumunda, yatırım kuruluşlarının bu durumu derhal Kurula bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu kapsamda, mevzuatın izin verdiği haller dışında birden fazla kişi adına veya temsilci sıfatıyla işlem yapanların takibi ve bildirilmesi, piyasa düzeninin korunması açısından hayati önem taşımaktadır. Sınav hazırlık sürecinde bu sürelerin ve bildirim mercilerinin karıştırılmaması, başarı oranınızı doğrudan etkileyecektir. Yatırım kuruluşlarının idari yapısı ve işleyişi içerisinde bildirim yükümlülükleri, denetim otoritelerinin piyasa şeffaflığını ve güvenliğini sağlaması açısından temel bir mekanizma teşkil etmektedir.
Bölüm 6
Premium
Yatırım kuruluşlarının idari yapısı ve işleyişi içerisinde bildirim yükümlülükleri, denetim otoritelerinin piyasa şeffaflığını ve güvenliğini sağlaması açısından temel bir mekanizma teşkil etmektedir. Aracı kurumların personel hareketliliğine ilişkin bildirimleri bu kapsamda ele alınması gereken ilk önemli başlıktır. Aracı kurumlar; bünyelerinde görev yapan yöneticiler, ihtisas personeli, müfettişler, iç kontrol elemanları ve risk yönetimi elemanlarının ilgili tebliğde aranan şartları taşıdığını kanıtlayan belgeleri ve bu kişilerin ayrıntılı iş tecrübesini gösteren özgeçmişlerini, işe alım tarihini takip eden on iş günü içerisinde Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşu olan Sermaye Piyasası Lisanslama'ye bildirmekle yükümlüdür. Sadece işe alımlar değil, bu personelin görevden ayrılması, unvan değişikliği veya hizmet biriminin değiştirilmesi gibi her türlü statü değişikliği de yine on iş günü içerisinde aynı kuruma iletilmelidir. Bankalar açısından ise bu yükümlülük, yatırım hizmet ve faaliyetlerini sundukları merkez birimleri ile merkez dışı birimlerde görev yapan yönetici ve ihtisas personeli ile sınırlı tutulmuştur. Bu ayrım, sınav sorularında sıklıkla karşınıza çıkabilecek bir detaydır; personelle ilgili bildirimlerin Sermaye Piyasası Lisanslama'ye, kurumsal ve operasyonel bilgilerin ise Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'ne yapıldığını bilmek sınav başarısı açısından kritiktir. Kurumsal yapıdaki değişikliklerin bildirilmesi noktasında süreler ve merciler farklılık göstermektedir. Aracı kurumların murahhas üye tayinlerine ve bu üyelerin yetki ile sorumluluklarının belirlenmesine ilişkin yönetim kurulu kararları, tescil tarihini izleyen üç iş günü içerisinde Birliğe bildirilmelidir. Diğer taraftan, merkez ve merkez dışı örgütlerin adres bilgileri, faaliyet şartlarını tevsik eden belgeler ve bu unsurlarda meydana gelen değişiklikler on iş günü içerisinde Birliğe iletilmek zorundadır. İmza sirkülerindeki güncellemeler de aynı süre zarfında Birliğe gönderilirken, bankalar bu hükme sadece sermaye piyasası faaliyetlerine ilişkin birimleriyle sınırlı olarak tabidirler. Yatırım kuruluşlarının taraf olduğu hukuki süreçler de denetim kapsamındadır. Aracı kurumlar; ortakları, personeli veya müşterileri ile aralarında doğan ve yargıya taşınan dava ve takipleri, sonuçlarıyla birlikte on iş günü içinde Birliğe bildirmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken özel bir eşik mevcuttur; eğer söz konusu dava veya takibin tutarı kurum özsermayesinin yüzde on seviyesini aşıyorsa, durumun ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu'na da bildirilmesi zorunludur. Bağımsız denetim kuruluşu seçimleri, iletişim bilgileri, internet sitesi adresi ve vergi kimlik numarası gibi temel kurumsal verilerdeki değişiklikler de yine on iş günü içinde Birliğe raporlanmalıdır. Sermaye piyasalarının dürüstlük çerçevesinde işlemesi için izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin takibi ve bildirimi hayati önem taşır. İzinsiz faaliyet, Kuruldan gerekli izinler alınmaksızın sermaye piyasası faaliyeti yürütülmesi olarak tanımlanır ve altı bin üç yüz altmış iki sayılı Kanun uyarınca bir sermaye piyasası suçu olarak kabul edilir. Yatırım kuruluşları, hesap ilişkisi içinde oldukları kişi veya kurumların, mevzuatın izin verdiği istisnalar dışında birden fazla kişi adına veya temsilci sıfatıyla işlem yaptıklarını fark ettiklerinde belirli hususları araştırmakla yükümlüdürler. Bu kapsamda; ilgili kişilerin komisyon tahsil edip etmedikleri, fiilen portföy yöneticiliği yapıp yapmadıkları, şube veya aracı kurum benzeri bir organizasyon kurup kurmadıkları ve müşteri emir formu gibi belgeler düzenleyip düzenlemedikleri incelenmelidir. Eğer izinsiz faaliyet yapıldığına dair somut ve güçlü emareler varsa, yatırım kuruluşu bu hesap ilişkisini derhal sona erdirmeli ve durumu Kurula bildirmelidir. Bu bildirimin yapılmaması, izinsiz faaliyeti yürütenlerin işlemlerinden doğacak hukuki sorumluluğun yatırım kuruluşuna sirayet etmesine neden olabilir. Bu noktada sınav açısından önemli bir not düşmek gerekir; bu bildirim yükümlülüğü, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığına ilişkin şüpheli işlem bildiriminden farklıdır ve herhangi bir şekil şartına bağlı olmaksızın doğrudan Kurula yapılabilir. Yatırım kuruluşlarının mali sağlamlığını korumak adına getirilen bir diğer düzenleme ise iştirak sınırlarıdır. Mevzuat uyarınca bir şirkette yüzde on veya daha fazla paya sahip olunması, yönetim kuruluna girilmesi veya payların bir yıldan uzun süre elde tutulması iştirak ilişkisi olarak tanımlanır. Aracı kurumlar; sermaye piyasası kurumlarına, borsalara, sigorta ve bireysel emeklilik şirketlerine, finansal kiralama, faktoring ve varlık yönetimi şirketlerine herhangi bir sınıra tabi olmaksızın iştirak edebilirler. Ancak bu sayılan finansal kuruluşlar dışındaki ortaklıklara yapılacak iştirakler için özsermaye bazlı sınırlar mevcuttur. Standart aracı kurumlar için bu sınır özsermayenin yüzde yirmi beş'i iken, geniş yetkili aracı kurumlar için yüzde elli olarak belirlenmiştir. Bedelsiz pay edinimleri veya fon çıkışı gerektirmeyen değer artışları bu sınırın hesaplanmasında dikkate alınmaz. Öte yandan, aracı kurumların kendi ödenmiş sermayelerinin yüzde on'undan fazlasına sahip olan ortaklarına veya yöneticilerinin toplamda yüzde yirmi beş'inden fazlasına sahip olduğu ortaklıklara iştirak etmesi tamamen yasaklanmıştır. Piyasa iletişiminde objektiflik ve dürüstlük ilkeleri, ilan, reklam ve promosyon faaliyetlerinin temelini oluşturur. Yatırım kuruluşları, müşterilerin tecrübe eksikliğini istismar eden veya yanıltıcı bilgiler içeren hiçbir yayın yapamazlar. Özellikle mutlak getiri vaadi veya zarara karşı garanti taahhüdünde bulunulması, mevzuatın izin verdiği haller dışında kesinlikle yasaktır. Reklamlarda kullanılan sayısal veriler mutlaka resmi kaynaklara veya mesleki örgütlerin verilerine dayandırılmalı ve referans gösterilmelidir. Kaldıraçlı işlemlere yönelik reklamlarda ise ek bir zorunluluk mevcuttur; aracı kurumlar üçer aylık dönemler itibarıyla karda ve zararda olan müşteri hesaplarının oransal dağılımını bu reklamlarda belirtmek zorundadır. Ayrıca kaldıraçlı işlemler için "garantili", "risksiz", "ek gelir kapısı" gibi ifadelerin kullanılması veya belirli meslek gruplarının, öğrencilerin ve ev hanımlarının hedef alınarak kazanç vaat edilmesi yasaklanmıştır. Bu tür faaliyetlere ilişkin tüm kayıtların, Kurulun belge kayıt düzenlemelerinde belirtilen süreler boyunca saklanması gerekmektedir. Aracı kurumların operasyonel ağını oluşturan merkez dışı örgütler, şubeler ve irtibat büroları olarak ikiye ayrılır. Şubeler, aracı kurumun yetkili olduğu tüm faaliyetleri yürütebilen, nakit tahsilat ve ödeme yapabilen birimlerdir. Bir şube açılabilmesi için uygun mekan, teknik donanım, güvenli bir muhasebe sistemi ve yeterli sayıda ihtisas personeli ile bir şube müdürünün istihdam edilmesi şarttır. İrtibat büroları ise daha sınırlı bir yetki alanına sahiptir; sadece tanıtım yapabilir ve müşteri emirlerini merkeze iletebilirler. İrtibat bürolarında nakit tahsilatı veya ödemesi yapılamaz. Bu bürolar için en az iki yıllık ön lisans mezunu bir büro sorumlusu istihdamı zorunludur. Hem şube hem de irtibat bürosu açılışları için Kuruldan izin alınması gerekir ve Kurul bu başvuruları otuz iş günü içerisinde sonuçlandırır. Yurt dışı faaliyetlerde ise ilgili ülkenin yetkilileri ile Kurul arasındaki bilgi akışı ve mevzuat uyumu gözetilir. Yurt dışındaki müşterilerin emirlerinin yurt içi piyasalarda gerçekleştirilmesi için o ülkenin yetkili otoritesinden izin almış bir kuruluşla yazılı sözleşme yapılması şarttır. Dışarıdan hizmet alımı konusu, aracı kurumların verimliliğini artırırken risk yönetimini de beraberinde getirir. Aracı kurumlar; çağrı merkezi, teknik destek, hatırlatma aramaları gibi yardımcı hizmetleri dışarıdan satın alabilirler. Ancak yönetim kurulunun münhasır yetkisindeki faaliyetler, yatırım hizmetlerinin sunulması ve pazarlanması, muhasebe kayıtlarının tutulması ve iç denetim faaliyetleri asla dışarıdan hizmet alımına konu edilemez. Dışarıdan hizmet alımı, aracı kurumun mevzuattan doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; hizmet sağlayıcının hatalarından dolayı müşteriye karşı hukuki sorumluluk yine aracı kuruma aittir. Bilgi sistemlerine ilişkin hizmet alımlarında, yılda en az bir kez sızma testi yaptırılması zorunludur. Siber bir olay yaşandığında durum derhal Kurula ve müşterilere bildirilmelidir. Hizmet alımına başlanmadan önce bir fayda-maliyet analizi yapılmalı ve bu rapor genel müdür tarafından yönetim kuruluna sunularak onay alınmalıdır. Hizmet alımına başlandığı tarihten itibaren on iş günü içinde Kurula bildirim yapılması, sözleşme feshedildiğinde ise durumun gerekçeleriyle birlikte derhal iletilmesi zorunludur. Yatırım kuruluşlarının yapamayacağı iş ve işlemler, piyasa disiplini açısından net sınırlarla çizilmiştir. Aracı kurumlar sınai ve zirai faaliyette bulunamaz, ticari amaçlı gayrimenkul alım satımı yapamaz ve mevzuatın izin verdiği kredi işlemleri dışında ödünç para veremezler. En önemlisi, mevduat veya katılım fonu toplayamazlar. Müşteriye ait varlıklar üzerinde yetkisiz tasarrufta bulunmak, fiktif hesap açmak veya kayıt dışı işlem yapmak ağır yaptırımlara tabidir. Ayrıca, bir mali yıl içinde özsermayenin binde beşini aşacak miktarda bağış yapılması da yasaklanmıştır. Bu yasakların bir kısmı yatırımcıyı koruma amacı taşıdığı için bankalar için de geçerlidir. Faaliyetlerin durdurulması ve yetki belgelerinin iptali süreçleri hem gönüllü hem de idari nedenlerle gerçekleşebilir. Bir aracı kurum kendi isteğiyle faaliyetlerini en fazla iki yıl süreyle durdurabilir. Eğer tüm yetki belgelerinden feragat edilmek isteniyorsa, süreç oldukça titiz yürütülür. Tüm müşterilerle mutabakat sağlanması, ulaşılamayan müşterilerin varlıklarının Takasbank nezdinde bloke edilmesi ve bu durumun yüksek tirajlı gazetelerde ilan edilmesi gerekir. Bloke edilen bu varlıklar kamu alacakları için dahi haczedilemez, rehnedilemez ve iflas masasına dahil edilemez. Kurul, mali durumu bozulan veya hukuka aykırı işlemleri tespit edilen kurumların faaliyetlerini sınırlandırmaya, durdurmaya veya lisanslarını iptal etmeye yetkilidir. Özellikle sermaye yeterliliği yükümlülüklerini karşılayamayan kurumlar için üç ayı geçmemek üzere süre verilebilir. Eğer bir kurumun taahhütlerinin yüzde on'undan fazlası için borç azaltma yoluna gidilirse, yetki belgeleri doğrudan iptal edilir. Kurul ayrıca, yönetim kontrolü aynı olan veya aralarında organik bağ bulunan aracı kurumların tek bir çatı altında birleşmesini isteme yetkisine de sahiptir. Tüm bu düzenlemeler, sermaye piyasalarının sistemik risklerden korunması ve yatırımcı güveninin tesis edilmesi amacına hizmet etmektedir. Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde yatırım kuruluşlarının denetimi ve idari yaptırımlar konusu, piyasa disiplininin tesisi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Bölüm 7
Premium
Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde yatırım kuruluşlarının denetimi ve idari yaptırımlar konusu, piyasa disiplininin tesisi açısından kritik bir öneme sahiptir. Sermaye Piyasası Kurulu, hukuka aykırı faaliyet veya işlemlerde sorumluluğu tespit edilen yönetici ve çalışanlar üzerinde geniş yetkilere sahiptir. Bu yetkiler kapsamında Kurul, ilgili kişilerin sahip oldukları lisansları geçici veya sürekli olarak iptal edebilir. Ayrıca, bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması kararı alındığı andan itibaren, yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar imza yetkilerinin sınırlandırılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verebilir. Hukuka aykırılıkta sorumluluğu mahkeme kararıyla kesinleşen yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar yerlerine yeni üyelerin atanması da Kurulun yetki alanındadır. Banka yönetim kurulu üyeleri hakkında bu tür bir işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşünün alınması yasal bir zorunluluktur. Bu ayrım, sınav sorularında kurumlar arası koordinasyon açısından sıklıkla karşınıza çıkabilir. Yatırım kuruluşlarının mali durumunun bozulması halinde uygulanacak tedbirler, yatırımcıların korunması ve piyasa istikrarının sürdürülmesi amacıyla kademeli bir yapı arz eder. Kurul, bir yatırım kuruluşunun sermaye yeterliliği yükümlülüklerini sağlayamadığını, nakit ödeme ve finansal araç teslim yükümlülüklerini yerine getiremediğini veya mali yapısının ciddi surette zayıfladığını tespit ettiğinde çeşitli müdahalelerde bulunur. Bu kapsamda, kuruma mali yapısını güçlendirmesi için üç ayı geçmemek üzere uygun bir süre verilebilir. Ancak durumun aciliyetine göre herhangi bir süre verilmeksizin faaliyetlerin geçici olarak durdurulması, yetki belgelerinin iptal edilmesi veya yatırımcıları tazmin kararı verilmesi mümkündür. Özellikle aracı kurumların taahhütlerinin yüzde on undan fazlasının veya alacaklılarının sayı itibarıyla yüzde on undan fazlasının münferiden veya toplu olarak ibralaşıp borcu azaltması durumunda, faaliyetlerin sürekli olarak durdurulması ve yetki belgelerinin iptali esastır. Bu yüzde on luk eşik değer, sınavda teknik bir detay olarak sorulma potansiyeli taşımaktadır. Tedrici tasfiye ve iflas durumlarında uygulanacak tedbirler kapsamında Kurul, sorumlulukları tespit edilmiş olmak kaydıyla, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on undan fazla paya sahip ortakların, görevdeki veya ayrılmış yönetim kurulu üyelerinin ve imza yetkili yöneticilerin şahsen iflaslarını isteme yetkisine sahiptir. Bu durum, finansal sorumluluğun sadece tüzel kişilikle sınırlı kalmadığını, yöneticilerin şahsi mal varlıklarına kadar uzanabileceğini göstermektedir. Konsolidasyon ve birleşme hususunda ise Kurul, yönetim kontrolünde farklılık bulunmayan veya ortaklık yapısı iç içe geçmiş aracı kurumların tek bir ticaret unvanı altında birleşmelerini talep edebilir. Bu talep, bir aracı kurumun diğerinde yüzde on veya daha fazla paya sahip olması veya aynı hakim ortağa sahip olunması gibi durumlarda gündeme gelir. Yatırım kuruluşlarının faaliyetleri sırasında tesis edilen teminatlar konusu, sermaye piyasasının güven unsurlarından biridir. Kurul, mali durumları açısından gerekli gördüğü hallerde aracı kurumlardan belirli bir tutar veya orandaki teminatın Kurul adına Takasbank nezdinde bloke edilmesini isteyebilir. Bu teminatlar nakit, kamu borçlanma aracı, kira sertifikası, ilişkisiz bir bankadan alınmış teminat mektubu veya yatırım fonu katılma payları şeklinde olabilir. Teminatların en önemli özelliği, hiçbir şekilde amacı dışında kullanılamaması, üçüncü kişilere devredilememesi, kamu alacakları için dahi haczedilememesi ve iflas masasına dahil edilememesidir. Bu hukuki koruma zırhı, yatırımcı varlıklarının her türlü riskten ari tutulmasını hedefler. Sınavda teminatların hangi varlıklardan oluşabileceği ve haczedilemezlik özelliği sıklıkla sorgulanmaktadır. Teminatların değerlemesi ve izlenmesi süreci Takasbank tarafından yürütülür. Takasbank, teminatları aylık olarak izler ve yükümlülüklerini karşılayamayan kurumlara teminat tamamlama çağrısı yapar. Her yıl sonunu takip eden yirmi iş günü içerisinde Takasbank, teminatların durumuna ilişkin raporu Kurula sunmak zorundadır. Faaliyeti geçici olarak durdurulan bir kurumun teminatları, kurum yeniden faaliyete geçinceye kadar serbest bırakılmaz. Yeniden faaliyete geçen bir kurumun teminatlarını geri alabilmesi için ise en az bir yıl boyunca kesintisiz olarak faaliyetlerine devam etmiş olması şartı aranır. Faaliyet izinleri tamamen iptal edilen kurumlarda ise süreç daha farklı işler. Eğer yatırımcıları tazmin veya tedrici tasfiye kararı alınmışsa, teminatlar Yatırımcı Tazmin Merkezine devredilir. İflas kararı alınmışsa, iflas tasfiyesi tamamlanıncaya kadar teminatlar Takasbank nezdinde tutulur ve tasfiye sonunda alacaklılara garameten ödeme yapılır. Yatırım hizmet ve faaliyetleri ile yan hizmetlere ilişkin belge ve kayıt düzeni, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından büyük önem taşır. üç, kırk beş nokta bir sayılı Tebliğ uyarınca yatırım kuruluşları, gerçekleştirdikleri işlemlerin muhasebe kayıtlarını belirli süreler içinde yasal defterlerine işlemek zorundadır. Merkezi takas kuruluşlarında takas edilen işlemler için takas süresini takip eden ilk iş günü, diğer işlemler için ise işlemin gerçekleştiği günü takip eden ilk iş günü kayıt süresidir. Bu sürelerin aşılması mevzuata aykırılık teşkil eder. Yatırım kuruluşları muhasebe hesaplarının işleyişinde Aracı Kurum Hesap Planı'nı esas alırlar. Müşteri ilişkilerinin başlangıcında çerçeve sözleşmelerin imzalanması ve müşteriyi tanıma kuralının yerine getirilmesi zorunludur. Sözleşmeler en az bir nüsha düzenlenir ve bir sureti müşteriye verilir. Elektronik ortamda kurulan sözleşmelerde ise uzaktan kimlik tespiti yöntemleri uygulanır. Her müşteriye tek bir müşteri numarası tahsis edilir ve bu numara altında birden fazla hesap açılabilir. Sınav açısından kritik bir bilgi olarak, bir müşteriye verilmiş olan numara, çerçeve sözleşmenin sona ermesinden itibaren on yıl geçmedikçe başka bir müşteriye verilemez. Bu on yıllık süre, kayıtların geriye dönük takibi ve karışıklıkların önlenmesi için belirlenmiş kesin bir süredir. Elektronik ortamda sunulan hizmetlerde kimlik doğrulama ve işlem güvenliği esastır. Aracı kurumlar, müşterinin bildiği, sahip olduğu veya biyometrik bir karakteristiği olan unsurlardan en az ikisini içeren bağımsız bir kimlik doğrulama mekanizması kullanmalıdır. Bu iki bileşenli doğrulama, siber risklere karşı bir kalkan görevi görür. Başarısız kimlik doğrulama teşebbüslerinin belirli bir sayıyı aşması durumunda erişimin engellenmesi, hareketsiz oturumların sonlandırılması ve aynı anda birden fazla oturum açılmasının engellenmesi gibi güvenlik önlemleri zorunludur. Bu teknik detaylar, yatırım kuruluşlarının operasyonel risk yönetimi kapsamında değerlendirilir. Yatırım kuruluşları tarafından düzenlenmesi zorunlu olan belgeler arasında nakit alındı ve ödendi belgeleri, müşteri emir formları, seans takip formları, işlem sonuç formları ve hesap ekstreleri yer alır. Emirlerin alınması aşamasında, yazılı veya sözlü tüm emirlerin bilgisayar ortamında kaydedilmesi ve müteselsil sıra numarası izlemesi şarttır. Telefonla alınan emirlerde ses kayıtları, internet üzerinden alınan emirlerde ise IP numarası ve log kayıtları ispat aracı olarak saklanmalıdır. Sözlü emirlerde ispat yükü yatırım kuruluşuna, emir verdiğini iddia eden ancak işlemi gerçekleşmeyen durumlarda ise ispat yükü müşteriye aittir. Bu ispat yükümlülüğü ayrımı, hukuki uyuşmazlıklarda temel belirleyicidir. Müşteri emir formlarında müşteri ve hesap numarası, emrin türü, fiyatı, miktarı, alındığı tarih ve saniye bazında zamanı gibi asgari bilgilerin bulunması zorunludur. Türev araç emir formlarında bunlara ek olarak sözleşme kodu ve hesap tipi gibi detaylar da yer alır. Tezgahüstü işlemlerde ise emir formu yerine işlem talimat formu düzenlenir. Bu formda dayanak varlık, vade günü, prim tutarı ve kullanım fiyatı gibi spesifik bilgiler bulunur. İşlemin niteliği gereği talimat ve sonucun eş zamanlı olduğu durumlarda, talimat formu ile sonuç formu tek bir belge olarak düzenlenebilir. İşlem sonuç formları, yapılan işlemlerin detaylarını gösteren ve en geç gün sonunda müşteriye iletilmesi gereken belgelerdir. Bu formlar elektronik ortamda düzenlenebilir ve müşteriye e-posta yoluyla veya elektronik erişim sağlanarak ulaştırılabilir. Formların müşteriye ulaştığına dair ispat yükü her zaman yatırım kuruluşundadır. Hesap ekstreleri ise aylık dönemler itibarıyla, ilgili dönemi izleyen beş iş günü içinde gönderilmelidir. Ekstrelerde tüm sermaye piyasası aracı hareketleri, nakit hareketleri, komisyonlar, ücretler ve vergiler açıkça gösterilmelidir. Profesyonel müşterilerle yapılan sözleşmelerde ekstre gönderilmemesi kararlaştırılabilir ancak genel müşteriler için bu bir zorunluluktur. Ayrıca, ilgili dönemde hiçbir hareket olmayan hesaplar için ekstre gönderilmeyebilir. Kaldıraçlı alım satım işlemleri ve türev araç işlemlerinde bildirim yükümlülükleri daha sıkıdır. Bu işlemlerde günlük işlem sonuç formları ve aylık hesap ekstrelerinin yanı sıra, teminat durumu raporu ve pozisyon limit aşımı raporu gibi özel raporlar düzenlenir. Teminat durumu raporu, açık pozisyonun taşındığı her gün sonu itibarıyla hazırlanır ve müşterinin yatırması gereken teminat miktarını gösterir. Pozisyon limit aşımı raporu ise borsalarca belirlenen limitlerin aşılıp aşılmadığını takip etmek amacıyla her gün sonu hazırlanır. Bu raporlar, yüksek riskli piyasalarda hem kurumun hem de müşterinin riskini yönetmek için hayati öneme sahiptir. Belgelerin saklanması konusunda Türk Ticaret Kanunu'nun seksen iki nci maddesi uyarınca on yıllık bir süre belirlenmiştir. Yatırım kuruluşları, gerçekleştirdikleri faaliyetlere ilişkin her türlü belgeyi, elektronik kayıtları, faks ve ses kayıtlarını, video görüntülerini on yıl boyunca saklamak zorundadır. İhtilaflı olan belgeler ise uyuşmazlık sonuçlanıncaya kadar bu süreyle sınırlı olmaksızın muhafaza edilir. Kayıtların silinemez, değiştirilemez ve tahrif edilemez bir yapıda tutulması, bilgi işlem altyapısındaki tüm değişikliklerin kim tarafından yapıldığının kaydedilmesi zorunludur. Bu kayıt düzeni, hem iç denetim hem de Kurul denetimleri için temel veri kaynağını oluşturur. Son olarak, yatırım kuruluşlarının yurt dışı piyasalarda gerçekleştirdikleri işlemler için de benzer belgeleme ve raporlama yükümlülükleri geçerlidir. Türkiye'de yerleşik yatırım kuruluşu, yurt dışındaki yetkili kuruluşla yapılan işlemler için müşterisine aylık ekstre göndermek ve yurt dışına gönderilen tüm belgelerin bir örneğini kendi nezdinde saklamakla yükümlüdür. Bu düzenlemelerin tamamı, sermaye piyasasının şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir bir yapıda işlemesini sağlamaya yöneliktir. Sınav hazırlık sürecinde bu süreler, oranlar ve belgelerin içerdiği asgari unsurlar üzerinde titizlikle durulması başarı için elzemdir.
Bölüm 8
Premium
Yatırım kuruluşlarının bildirim yükümlülükleri ve kayıt tutma esasları çerçevesinde, işlemlerin gerçekleştirildiği günü izleyen iş günü içerisinde, bir önceki gün içinde alınan tüm pozisyonlara ilişkin bilgilerin müşterilere iletilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Bu bildirimler, Yatırım Hizmetleri Belge ve Kayıt Tebliği'nin on beşinci maddesi uyarınca işlem sonuç formu aracılığıyla gerçekleştirilir. Bildirimin yapılma şekli yatırım kuruluşu ile müşteri arasında serbestçe belirlenebilir ancak bu noktada profesyonel müşteriler için bir istisna mevcuttur. Hesap ekstresi gönderilmemesi hususunda münhasıran sözleşme imzalanan veya bu hususa çerçeve sözleşmede yer verilen profesyonel müşterilere ekstre gönderilmeyebilir. Ayrıca ilgili dönemde hesabında herhangi bir hareket bulunmayan müşterilere bildirimde bulunulmaması mümkündür. Yatırım kuruluşları için kritik bir hukuki sorumluluk ise yapılan bildirimlere erişim sağlandığına ilişkin ispat yüküdür. Bu yük tamamen yatırım kuruluşuna aittir. Çerçeve sözleşmelerde veya diğer belgelerde, yapılan bildirimlerin belirli bir süre geçtikten sonra müşteri tarafından kabul edilmiş sayılacağına dair sorumsuzluk kayıtlarına yer verilemez. Bu tür kayıtlar hukuk karşısında hükümsüz sayılmaktadır. Kaldıraçlı işlem bildirimleri ve türev araç işlem bildirimleri, yatırımcıların pozisyonlarını takip edebilmeleri açısından detaylı veriler içermek zorundadır. Kaldıraçlı işlemlerde alınan pozisyonlar, kapatılan pozisyonlardaki kar ve zarar durumu, açık pozisyonlardaki kar ve zarar verileri, nakit ve kıymet hareketleri, komisyon, ücret ve vergiler ile teminat durumları bildirimlerin temel unsurlarını oluşturur. Türev araçlarda ise sözleşme tanımı ve detayları, pozisyon bilgileri, realize olan ve olmayan kar ile zarar durumu, varlık hareketleri ve teminat durumları raporlanır. Ayrıca türev piyasalar teminat durumu raporu, pozisyon limit aşımı raporu ve günlük işlem sonuç formları gibi özel raporların düzenlenmesi de mevzuat gereğidir. Yatırım kuruluşlarının belgeleri saklama yükümlülüğü, sermaye piyasası faaliyetlerinin denetlenebilirliği açısından hayati önem taşır. Yatırım kuruluşları, yatırım hizmet ve faaliyetleri ile yan hizmetler dolayısıyla aldıkları ve ürettikleri, elektronik olanlar da dahil her türlü belgeyi saklamakla yükümlüdür. Bu kapsamda gerçekleşip gerçekleşmemesine bakılmaksızın müşteri emirlerine ilişkin tüm emir formları, elektronik ortamda alınan emirler, faks ve ses kayıtları ile uzaktan kimlik tespiti sürecinde alınan video görüntüleri dahil tüm elektronik kayıtlar saklanmalıdır. Bu saklama süresi, altı bin yüz iki sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun seksen ikinci maddesi uyarınca on yıl olarak belirlenmiştir. Sınav hazırlığı sürecinde bu on yıllık sürenin genel bir kural olduğunu, ancak ihtilaflı belgeler söz konusu olduğunda muhafaza süresinin ihtilaf sonuçlanıncaya kadar uzadığını bilmek önem arz eder. Elektronik ortamda tutulan belgelerin saklanma süresince bunlara ulaşılmasının ve her zaman kolaylıkla okunmasının temin edilmiş olması şarttır. Yatırım kuruluşları her türlü belgenin fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş veya bilgisayar kaydı gibi bir kopyasını yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamak zorundadır. Tutulması zorunlu olan tüm belge ve kayıtlarda silinemez, değiştirilemez ve tahrif edilemez bir yapının oluşturulması zorunludur. Yazılı belgelerde ise silinti ve kazıntı yapılmaması, düzeltmelerin yanlış kaydın görülmesine engel olmayacak şekilde yapılması ve boş satır bırakılmaması gerekmektedir. Bilgi işlem altyapısında gerçekleştirilen tüm değişiklikler, kimler tarafından yapıldığı bilgisiyle birlikte kayıt altına alınır. Ayrıca bilgi güvenliği ihlalleri, hatalar ve bunlara karşı yapılan iyileştirici işlemler de kaydedilmelidir. Elektronik ortamda üretilen ve anlık olarak kaydedilmesi zorunlu olan veriler için zaman damgası kullanımı bir zorunluluktur. Gerçekleşmeyen, iptal edilen ve değiştirilen emirler de dahil olmak üzere tüm işlemlere ilişkin tarih, zaman, miktar, fiyat, kullanılan kaldıraç oranı ve hesap hareketleri zaman damgası ile düzenlenmelidir. Müşterilerin teminatları, alacak ve borçları, açık pozisyonları ve kar zarar durumlarına ilişkin kayıtların anlık doğruluğu ve bütünlüğü sağlanmalı, dosya bütünlük değerleri günlük periyotlarda zaman damgası ile saklanmalıdır. Yatırım danışmanlığı ve bireysel portföy yöneticiliği faaliyetleri kapsamında ise müşterilerle paylaşılan her türlü bilgi, belge, araştırma ve raporlar da aynı saklama koşullarına tabidir. Saklama hizmetinde müşteri hesaplarının izlenmesine ilişkin esaslarda, saklamaya yetkili yatırım kuruluşunun tutacağı kayıtlarda Yatırım Hizmetleri Tebliği'nin altmış üçüncü maddesindeki hükümler uygulanır. Yurt dışında yerleşik müşterilere sunulan saklama hizmetlerinde de benzer esaslar geçerlidir. Türev araçlar nedeniyle müşteriler tarafından teminat veya emanet olarak verilmiş varlıkların hareket ve tutarları her hareket bazında ve periyodik olarak izlenmelidir. Bu varlıkların tutulduğu kuruluşlar ile mutabakata varılması ve ilgili belgelerin tasnifli bir şekilde saklanması zorunludur. Özellikle kaldıraçlı alım satım işlemleri de dahil olmak üzere türev araç işlemlerine ilişkin olarak, açık pozisyon taşıdıkları her gün itibarıyla açık pozisyonların tutarı ve niteliği hakkında takas kurumu ile mutabakata varılmalı ve takas kurumu tarafından üretilen belgeler düzenli bir şekilde saklanmalıdır. Kaldıraçlı alım satım işlemlerinde aracı kurumlar tarafından tutulacak kayıtların anlık olarak müşteri bazında belirli bilgileri içermesi gerekir. Bu bilgiler arasında hesaplarda gerçekleşen tüm işlemler, varlık giriş ve çıkışları, kapanan pozisyonlardaki kesin kar ve zarar tutarları, açık pozisyonlardaki mevcut kar ve zarar durumları, tahakkuk eden komisyon, ücret ve vergiler ile hesapların teminat durumları yer alır. Aracı kurumlar, müşterilerinin elektronik işlem platformu üzerinden bu bilgilere erişimine imkan sağlamakla yükümlüdürler. Genel yatırım tavsiyesi sunan kuruluşların paylaştığı her türlü bilgi ve belge ile reklam, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine ilişkin iletişim kayıtları da on yıllık saklama süresine tabidir. Sermaye piyasası araçlarının kredili alımı, açığa satışı ve ödünç işlemlerinde de aynı belge ve kayıt düzeni hükümleri uygulanır. Müşteri şikayetlerine ilişkin kayıtların tutulması da yasal bir zorunluluktur. Bu kayıtlar yazılı veya elektronik ortamda tutulabilir ve her bir şikayet için belirli asgari bilgileri içermelidir. Şikayet sahibinin adı, soyadı, adresi, hesap numarası, şikayet tarihi, şikayetin özeti, mevzuatın hangi hükümlerine aykırılık iddiasında bulunulduğu, varsa şikayete konu personelin ismi ve yatırım kuruluşu tarafından yapılan işlemlerin özeti bu kayıtlarda yer almalıdır. Müşteri şikayetlerinin incelenmesine ilişkin üretilen tüm belgeler, genel belge saklama süresinin sonuna kadar muhafaza edilir. Ayrıca yatırım kuruluşları, şikayet birimlerinin iletişim bilgilerini internet sitelerinde ve müşterilere gönderilen belgelerde bulundurmak zorundadır. Veri depolama kuruluşuna bildirim yükümlülüğü kapsamında ise Sermaye Piyasası Kurulu, belirli piyasalardaki işlem, teminat ve pozisyon kayıtlarının merkezi olarak izlenmesini isteyebilir. Bankalar da yatırım hizmet ve faaliyetleri ile sınırlı olmak üzere bu belge ve kayıt düzeni hükümlerine uymakla mükelleftir. Sermaye piyasası araçlarının kredili alım, açığa satış ve ödünç alma ve verme işlemleri, piyasanın işleyişi ve fiyat oluşumu açısından kritik öneme sahiptir. altı bin üç yüz altmış iki sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun otuz sekizinci maddesi uyarınca, yatırım hizmetleri ile sınırlı olarak kredi veya ödünç verilmesi bir yan hizmet olarak tanımlanmıştır. Bu işlemleri gerçekleştirmeye yetkili kuruluşlar aracı kurumlar ve bankalardır. Aracı kurumların bu faaliyetleri yürütebilmesi için sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık yetki belgesine sahip olmaları yeterlidir; ayrıca bir izin almalarına gerek yoktur. Ancak bu durum bir bildirim yükümlülüğünü beraberinde getirir. Aracı kurumlar, gerekli teknik donanım, personel ve muhasebe sistemi gibi şartları yerine getirdiklerini Kurula tevsik etmelerini müteakip, otuz iş günü içerisinde kendilerine aksi bildirilmedikçe bu işlemlere başlayabilirler. Bankalar için ise özkaynak olarak sayılan kıymetler karşılığında açılan krediler, belirli limit hükümleri dışındaki esaslara tabidir. Ödünç alma ve verme işlemleri ise aracı kurumlar ve bankaların yanı sıra Takasbank bünyesinde de gerçekleştirilebilir. Özellikle devlet iç borçlanma senedi piyasa yapıcısı olarak yetkilendirilmeyen banka ve aracı kurumların, bu senetleri yalnızca ödünç verebileceği, ancak ödünç alma işleminde bulunamayacağı sınav açısından önemli bir kısıtlamadır. Aracı kurumların bu işlemleri yürütebilmesi için sağlaması gereken genel şartlar arasında teknik donanım ve yetkin personel istihdamı yer alır. Özkaynak oranlarının takibi ve risk yönetimi için görevli bir personel atanmalı ve yönetim kurulu kararıyla bir genel müdür yardımcısı veya birim yöneticisi sorumlu olarak belirlenmelidir. Ayrıca yönetim kurulu kararıyla bir kredi komitesi oluşturulması zorunludur. Kredi komitesi, sorumlu bir yönetim kurulu üyesi başkanlığında genel müdür veya yardımcısı ile ilgili birim yöneticilerinden oluşur. Komite kararları, noter onaylı bir karar defterine tarih ve sıra numarası verilerek kaydedilmelidir. İşleme konu olabilecek sermaye piyasası araçları, borsanın yetkilendirdiği organlar tarafından piyasa kapitalizasyonu, likidite ve işlem sıklığı gibi kriterlere göre belirlenir. Borsa İstanbul uygulamasında Yıldız Pazar, Ana Pazar ve Girişim Sermayesi Pazarı'nda işlem gören paylar ile borsa yatırım fonları hem kredili alıma hem de açığa satışa konu olabilir. Ancak Alt Pazar, Yakın İzleme Pazarı ve Piyasa Öncesi İşlem Platformu'nda işlem gören paylar bu kapsamın dışındadır. Varantlar, sertifikalar, sahipliğe dayalı kira sertifikaları, gayrimenkul yatırım fonları ve girişim sermayesi yatırım fonlarında kredili alım ve açığa satış yapılamaz. Gayrimenkul sertifikalarında ise kredili alım yapılabilmekle birlikte açığa satış işlemi yasaktır. İşlem sırası sürekli kapatılan paylar derhal, geçici durdurulanlar ise kapalılık halinin beş iş gününü aşması durumunda kredili işlem listesinden çıkarılır. Yatırımcıların pay satışından elde edecekleri nakit bakiyenin takas günü olan T artı iki beklenmeksizin hesaplarına aktarılması kredi olarak kabul edilir ve genel işlem sınırları dahilinde değerlendirilir. Genel işlem sınırı, aracı kurumun mali yapısını korumak amacıyla getirilen bir kısıtlamadır. Aracı kurumların kullandırdıkları toplam kredi tutarı ile açığa sattıkları payların toplam değeri, son üç ayın ay sonları itibarıyla hesaplanan özsermaye ortalamasının iki katını geçemez. Eğer son aya ait özsermaye rakamı ortalamadan düşükse, limit hesaplamasında son ayın özsermayesi dikkate alınır. Özel işlem sınırında ise müşteri ve hisse senedi bazlı kısıtlamalar mevcuttur. Bir müşteriye açılabilecek kredi tutarı, ortalama özsermayenin yüzde on tutarını aşamaz. Ancak sürdürme teminatının kredi süresince yüzde elli ve üzerinde uygulanması halinde bu limit iki katına kadar artırılabilir. Ayrıca bir aracı kurumun tüm müşteri hesaplarındaki kredili işleme konu payların toplam değerinin bir şirket tarafından ihraç edilen kısmı, aracı kurumun ortalama özsermaye tutarının yüzde elli tutarını geçemez. Müşteri bazındaki yüzde on limitinin hesaplanmasında, kişinin eşi, çocukları ve kontrol ettiği ortaklıklar tek bir müşteri olarak kabul edilir. Kredili işlemler için aracı kurumlarda cari hesaplardan ayrı bir kredi hesabı açılması zorunludur. Müşterinin hem kredili alım hem de açığa satış işlemi varsa, her iki işlem türü için de ayrı hesaplar açılmalıdır. Bu hesaplardaki yükümlülükler, müşterinin diğer hesaplarındaki varlıklar teminat gösterilerek kapatılamaz; ancak yazılı bir talimat varsa hesaplar arası virman yapılabilir. İşlemlere başlamadan önce niteliğine göre kredili alım, açığa satış veya ödünç alma ve verme çerçeve sözleşmelerinin imzalanması şarttır. Bu sözleşmelerde mevzuata aykırı veya müşteri haklarını zedeleyici hükümlere yer verilemez. Özkaynak olarak kabul edilebilecek kıymetler ve bunların değerleme oranları risk yönetimi açısından kritiktir. Nakit Türk Lirası, konvertibl döviz, devlet tahvili, hazine bonosu ve standartlara uygun altın yüzde yüz oranında özkaynak olarak kabul edilir. Borsa yatırım fonu katılma payları yüzde doksan, hisse senedi şemsiye fonları ve serbest şemsiye fonlara bağlı katılma payları yüzde yetmiş beş, diğer yatırım fonu katılma payları ise yüzde doksan oranında özkaynak sayılır. Paylar ise Borsa İstanbul'un belirlediği oranlarda dikkate alınır. Müşterinin peşin olarak satın aldığı araçlar yazılı onayı olmadan, krediyle alınanlar ise hiçbir suretle açığa satış işlemlerinde özkaynak olarak kullanılamaz. Değerlemede, işlemin yapıldığı gün alış fiyatı, takip eden günlerde ise bir önceki seansın ağırlıklı ortalama fiyatı esas alınır. Eğer ağırlıklı ortalama fiyat oluşmamışsa, en iyi alış ve satış emirlerinin aritmetik ortalaması kullanılır. İşlem sıraları beş iş gününden fazla kapalı kalan paylar teminat niteliğini kaybeder ve özkaynak hesaplamasında dikkate alınmaz. Bu durum yatırımcı için özkaynak tamamlama zorunluluğu doğurabilir. Kredili işlemlere konu olan varlıklar ve özkaynak olarak tevdi edilen kıymetler rehnedilemez, amaç dışı tasarruf edilemez ve üçüncü kişilere devredilemez. Kanun uyarınca bu varlıklar kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez ve iflas masasına dahil edilemez. Halka arz sürecinde ise aracılık yüklenimi gerçekleştiren kurumlar, halka arz süresince o menkul kıymetlerle ilgili kredili işlem yapamazlar. Ayrıca borsada satış yöntemiyle yapılan halka arzlarda açığa satış işlemi yapılması yasaktır. Kredili alım işlemlerinde başlangıç özkaynak oranı asgari yüzde elli olarak belirlenmiştir. İşlemlerin devamı süresince bu oranın asgari yüzde otuz beş seviyesinde korunması zorunludur. Özkaynak oranı, işleme konu kıymetlerin cari piyasa değerinden kredi tutarının çıkarılması ve sonucun yine cari piyasa değerine bölünmesiyle hesaplanır. Özkaynak oranının yüzde otuz beş seviyesinin altına düşmesi durumunda aracı kurum, oranı tekrar yüzde elli seviyesine tamamlaması için müşteriye özkaynak tamamlama bildirimi yapar. Müşterinin bu bildirimi takip eden iki iş günü içerisinde yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekir. Aksi takdirde aracı kurum, kıymetleri satarak krediyi kapatma yetkisine sahiptir. Bildirim yapılan müşteri, özkaynağı tamamlayana kadar yeni bir alım emri veremez. Kredili satın alınan veya özkaynak olarak yatırılan araçlardan doğan faiz, temettü ve bedelsiz pay alma hakları müşteriye aittir ve aksi kararlaştırılmadıkça aracı kurum tarafından müşteri adına tahsil edilir. Aracı kurumlar, müşterilerine kullandırmak amacıyla bankalardan veya Takasbank'tan kredi alabilirler. Ancak bu durumda, bir müşterinin özkaynağı olarak talep edilen miktardan fazlası teminat gösterilemez ve bir müşterinin temnatı başka bir müşterinin kredisi için kullanılamaz. Kredi borcu, özkaynak tamamlama bildirimine rağmen süresinde tamamlanmaması veya kredili alım sözleşmesindeki diğer temerrüt hallerinde muaccel hale gelir. Bu düzenlemelerin temel amacı, hem yatırımcının hem de aracı kurumun finansal risklerini minimize ederek sermaye piyasalarının sağlıklı işleyişini sürdürmektir. Sınavda özellikle yüzde elli başlangıç ve yüzde otuz beş sürdürme teminatı oranları ile iki iş günlük tamamlama süresi sıklıkla sorulmaktadır.
Bölüm 9
Premium
Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde kredili menkul kıymet işlemlerinde özkaynak oranlarının hesaplanması ve takibi, yatırım kuruluşlarının risk yönetimi açısından hayati önem taşımaktadır. Bu konuyu somut bir örnek üzerinden inceleyerek teorik çerçeveyi pekiştirelim. Bir yatırımcının hesabının açıldığı ilk gün, yani birinci günde, özkaynak olarak beş bin Türk Lirası değerinde sermaye piyasası aracı getirdiğini ve bu kredi karşılığında yine beş bin Türk Lirası değerinde sermaye piyasası aracı satın aldığını varsayalım. Bu durumda kullanılan kredi tutarı beş bin Türk Lirası’dir. İşleme konu kıymetlerin toplam cari piyasa değeri ise on bin Türk Lirası olmaktadır. Özkaynak oranı formülü, toplam cari değerden kredi tutarının çıkarılması ve sonucun toplam cari değere bölünmesiyle hesaplanır. Bu örnekte on bin Türk Lirası eksi beş bin Türk Lirası bölü on bin Türk Lirası işlemi sonucunda başlangıç özkaynak oranı yüzde elli olarak gerçekleşmektedir. İkinci güne gelindiğinde, özkaynak olarak getirilen kıymetin fiyatının iki bin Türk Lirası azaldığını düşünelim. Bu durumda toplam cari piyasa değeri sekiz bin Türk Lirası’ye düşerken, kredi tutarı beş bin Türk Lirası olarak sabit kalmaktadır. Yeni durumda özkaynak oranı yüzde otuz yedi seviyesine gerilemektedir. Mevzuat uyarınca asgari özkaynak oranı yüzde otuz beş olarak belirlenmiştir. Yüzde otuz yedi oranı, asgari sınır olan yüzde otuz beş’in üzerinde kaldığı için bu aşamada aracı kurumun bir özkaynak tamamlama bildirimi yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak üçüncü günde, özkaynak olarak getirilen kıymetin fiyatı bin Türk Lirası daha düşerek toplamda üç bin Türk Lirası değer kaybederse, toplam cari piyasa değeri yedi bin Türk Lirası’ye iner. Bu durumda özkaynak oranı yüzde yirmi sekiz’e gerilemiş olur. Yüzde yirmi sekiz oranı, asgari özkaynak oranı olan yüzde otuz beş’in altında kaldığı için aracı kurumun derhal özkaynak tamamlama bildirimi yapması zorunludur. Yatırımcının bu durumda özkaynak oranını tekrar başlangıç seviyesi olan yüzde elli’ye çıkarması için üç bin Türk Lirası değerinde ek özkaynak getirmesi gerekmektedir. Sınav hazırlığında olan adayların, özkaynak tamamlama bildiriminin asgari oran olan yüzde otuz beş’in altına düşüldüğünde yapıldığını, ancak tamamlamanın başlangıç oranı olan yüzde elli’ye kadar yapılması gerektiğini bilmesi kritik önemdedir. Ayrıca yatırımcı, hesabındaki özkaynak tutarı asgari oranın üzerine çıktığında, bu fazlalığı nakit olarak çekebilir veya yeni kredili işlemler için özkaynak olarak kullanabilir. Kredili işlemlere konu olan sermaye piyasası araçlarının sağladığı hakların kullanımı konusuna geçelim. Kredili olarak satın alınan veya özkaynak olarak yatırılan sermaye piyasası araçlarından doğan faiz ve temettü gelirleri tamamen müşteriye aittir. Çerçeve sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığı sürece bu gelirler müşteri adına aracı kurum tarafından tahsil edilir. Hisse senetlerinden doğan oy hakkı da yine müşteriye aittir. Bedelsiz hisse senedi alma ve yeni pay alma hakları, yani rüçhan hakları da müşteri hesabına aracı kurum tarafından kullanılır. Bu hakların mülkiyetinin ve kullanım yetkisinin müşteride kalması, yatırımcı haklarının korunması ilkesinin bir gereğidir. Aracı kurumların müşterilerine kullandırmak amacıyla kredi alması hususu da belirli kurallara bağlanmıştır. Kredili Alım, Açığa Satış ve Ödünç Alma ve Verme Tebliği’nin yirmi birinci maddesi uyarınca aracı kurumlar; bankalar, Takasbank ve Kurulca uygun görülen diğer kurumlardan kredi alabilirler. Ancak burada yatırımcının korunması amacıyla iki temel sınırlama mevcuttur. Birincisi, müşteri bazında kredi özkaynağı olarak kredi kuruluşunun talep ettiği miktardan daha fazla sermaye piyasası aracı teminat gösterilemez. İkincisi, teminat verilen araçlar sadece o müşteriye kullandırılan kredi için teminat teşkil eder. Yani bir müşterinin varlığı, başka bir müşterinin kredisinin teminatı olarak kullanılamaz. Bu düzenleme, müşteri varlıklarının aracı kurum veya üçüncü kişiler lehine kötüye kullanılmasını önlemeyi amaçlar. Ayrıca aracı kurumun kredi kullandığı kurumlar, bu teminatları başkasına satamaz, tekrar teminat gösteremez veya ödünç veremezler. Eğer müşteriye bankadan aracı kurum aracılığıyla kredi kullandırılacaksa, müşteri varlıklarının kredi veren kuruma gönderileceğine dair çerçeve sözleşmede açık bir yetki alınmış olması şarttır. Kredinin muacceliyeti, yani borcun derhal ödenmesi gereken haller sınavda sıklıkla sorulan bir diğer konudur. Tebliğ’in yirmi ikinci maddesine göre kredi borcu şu üç durumda muaccel hale gelir. Birincisi, özkaynak tamamlama bildirimi yapılmasına rağmen müşterinin süresi içinde bu yükümlülüğü yerine getirmemesi durumudur. İkincisi, çerçeve sözleşme ile belirlenen kredi süresinin sona ermesidir. Üçüncüsü ise kredili işleme konu olan sermaye piyasası aracının ilgili listeden çıkarılmasıdır. Kredi muaccel hale geldiğinde, sözleşmede hüküm varsa özkaynaklar nakde dönüştürülerek tasfiye edilebilir veya aracı kurumun hesabına geçirilebilir. Bu işlemler sırasında Tebliğ’deki değerleme hükümleri esas alınır. Kredili işlemlere konu olan araçların saklanması hususunda ise temel kural, bu araçların aracı kurum adına ve müşteriler itibarıyla ilgili takas ve saklama kuruluşunda saklanmasıdır. Eğer kredi banka aracılığıyla kullandırılmışsa, teminatlar ilgili kredi veren kuruluş adına saklanır. Bankalar nezdinde özkaynak olarak alınan araçlar müşteri bazında kayıtlarda izlenir. Eğer hisse senetlerinin rehni kararlaştırılmışsa, bu rehin işlemi genel hükümler çerçevesinde aracı kurum vasıtasıyla takas ve saklama kuruluşu nezdinde gerçekleştirilir. Şimdi sermaye piyasasında açığa satış işlemlerini detaylıca ele alalım. Açığa satış, sahip olunmayan sermaye piyasası araçlarının satılmasını veya bu satışa ilişkin emrin verilmesini ifade eder. Tebliğ, hem ödünç alınarak yapılan örtülü açığa satışı hem de henüz sahip olunmayan araçlar için emir verilmesini içeren çıplak açığa satışı düzenleme altına almıştır. Bir aracın satış emri verilmeden önce satın alınmış olması veya bağlayıcı bir sözleşme yapılmış ancak henüz teslimatın gerçekleşmemiş olması durumunda, kişinin o araca sahip olduğu varsayılır ve bu işlem açığa satış sayılmaz. Müşterinin verdiği emrin açığa satış olduğunu emri verdiği anda aracı kuruma yazılı olarak bildirmesi zorunludur. Sözlü emirlerde de bu bildirimin yapılması ve aracı kurumun bu kayıtları saklaması gerekir. Eğer müşteri, satışa konu aracı takas tarihine kadar teslim edebileceğini beyan ederse, bu işlem açığa satış sayılmaz. Ancak bu beyanın doğruluğundan müşteri sorumludur ve aracı kurum da bu beyanı araştırmakla yükümlüdür. Açığa satış işlemlerinde temerrüt ve tasfiye süreçleri de sıkı kurallara tabidir. Satılan aracın takas süresinde teslim edilmemesi durumunda müşteriye temerrüt hükümleri uygulanır. En geç takas tarihini izleyen iki iş günü içinde, müşteri namına piyasadan ilgili araç satın alınarak veya borsa düzenlemeleri uygulanarak temerrüt tasfiye edilmelidir. Ayrıca temerrüde düşen müşteri borsaya bildirilir. Önemli bir istisna olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yetkilendirilen piyasa yapıcılarının Devlet İç Borçlanma Senetlerine ilişkin işlemleri ve Borsa İstanbul tarafından yetkilendirilen piyasa yapıcılarının kotasyon işlemleri belirli şartlar altında açığa satış sayılmamaktadır. Açığa satış işlemlerinde özkaynak ve korunması konusuna odaklanalım. Açığa satışta başlangıç özkaynak oranı yüzde elli’dir. Bu, açığa satılacak menkul kıymetlerin cari piyasa değeri kadar nakit veya menkul kıymetin peşin olarak yatırılması anlamına gelir. İşlem süresince asgari özkaynak oranının yüzde otuz beş olarak korunması zorunludur. Özkaynak oranı hesaplanırken, işleme konu kıymetlerin cari piyasa değerinden açığa satışa konu aracın piyasa değerinin çıkarılması ve sonucun işleme konu kıymetlerin cari piyasa değerine bölünmesi formülü uygulanır. Örneğin, bin Türk Lirası nakdi olan bir müşteri, başlangıç özkaynak oranı yüzde elli olduğu için en fazla bin Türk Lirası tutarında açığa satış yapabilir. Eğer açığa satılan hissenin değeri artarsa, özkaynak oranı düşer. Örneğin hisse değeri bin üç yüz Türk Lirası’ye çıkarsa, özkaynak oranı yaklaşık yüzde otuz beş seviyesine geriler. Açığa satışta özkaynak tamamlama bildirimi, oran yüzde otuz beş’in altına düştüğü gün yapılır. Müşterinin bu eksiği en seri haberleşme aracıyla yapılan bildirimden itibaren iki iş günü içinde başlangıç seviyesi olan yüzde elli’ye tamamlaması gerekir. Tamamlama yapılmazsa aracı kurum, açığa satıştan elde edilen nakdi veya özkaynakları kullanarak işlemi resen kapatma yetkisine sahiptir. Sınavda dikkat edilmesi gereken bir diğer husus fiyat sınırıdır. Borsa veya Kurul, açığa satışın ancak en son gerçekleşen işlem fiyatından daha yüksek bir fiyattan yapılabilmesine yönelik yukarı adım kuralını, yani uptick rule uygulamasını getirebilir. Ayrıca, bir şirketin yönetim kurulu üyeleri, üst düzey personeli ve yüzde on veya daha fazla paya sahip ortaklarının o şirketin sermaye piyasası araçlarında açığa satış yapmaları kesinlikle yasaktır. Sermaye piyasası aracı ödünç alma ve verme işlemleri, takas yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve açığa satış işlemlerinin kolaylaştırılması açısından kritik bir fonksiyona sahiptir. Ödünç işlemi, ödünç verenin araçları belirli bir dönem için devretmesi ve aynı cins aracın mislen geri alınmasını ifade eder. Aracı kurumlar, müşterilerinden yazılı onay almak kaydıyla bu işlemleri gerçekleştirebilirler. Ödünç alınan araçlardan doğan temettü ve faiz hakları ödünç verene aittir ve ödünç alan tarafından ödenmek zorundadır. Ödünç alan taraf, ödünç aldığı araçların cari değerinin en az yüzde yüz’ü oranında özkaynak vermek zorundadır. Bu özkaynak oranı yüzde yüz’ün altına düşerse aynı gün içinde tamamlama bildirimi yapılır ve özkaynağın aynı gün tamamlanması esastır. Ödünç işlemlerinde borç; özkaynağın tamamlanmaması, sürenin sona ermesi veya aracın listeden çıkarılması durumlarında muaccel hale gelir. Takas süresi içinde yapılan işlemlerin teminatlandırılması konusu, pazar bazlı farklılıklar gösterir ve bu bölüm sınav sorularının yoğunlaştığı bir alandır. Bir müşterinin takası henüz gerçekleşmemiş hisse senedi alımları sonucunda oluşabilecek açık takas pozisyonu için net varlık bulundurma zorunluluğu vardır. Bu oran Yıldız Pazar’da işlem gören paylar için asgari yüzde yirmi’dir. Ana Pazar’da işlem gören paylar için yüzde elli, Alt Pazar, Yakın İzleme Pazarı ve Piyasa Öncesi İşlem Platformu’nda işlem gören paylar için ise yüzde yüz olarak belirlenmiştir. Yıldız Pazar’daki yüzde yirmi’lik oran, müşterinin yirmi Türk Lirası varlığı varken yüz Türk Lirası’lik alım yapabilmesine imkan tanır. Eğer bu teminat oranları sağlanamazsa, yeni emirler kabul edilmez ve ertesi günün ilk seansında aracı kurum tarafından resen satış yapılarak oran sağlanır. Ancak aracı kurumlar, müşterinin mali gücünü araştırıp yönetim kurulu kararıyla limit tanımışlarsa, takas süresini aşmamak kaydıyla teminatsız emir de kabul edebilirler. Müşterilerin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda uygulanacak yaptırımlar da oldukça ağırdır. Üç ay içinde iki defadan fazla takas veya özkaynak tamamlama yükümlülüğünü yerine getirmeyen müşteriler borsaya bildirilir ve kimlikleri ilan edilir. iki bin yirmi altı yılı itibarıyla dört yüz üç bin üç yüz elli dokuz Türk Lirası’nin altında kalan veya net varlığın yüzde beş’ini geçmeyen tutarlar için bu bildirim zorunlu değildir. Ancak bu sınırı aşan ve ilan edilen müşterilerin emirleri, hiçbir aracı kurum tarafından altı ay süreyle kabul edilmez. Ayrıca bu kişiler başkası adına vekaleten de işlem yapamazlar. Dersimizin son bölümünde Kitle Fonlaması Tebliği ve ilgili düzenlemeleri ele alacağız. Kitle fonlaması, bir projenin veya girişim şirketinin ihtiyaç duyduğu fonu sağlamak amacıyla, yatırımcı tazmin hükümlerine tabi olmaksızın platformlar aracılığıyla halktan para toplanmasıdır. Bu süreç pay karşılığında yapılıyorsa paya dayalı, borçlanma aracı karşılığında yapılıyorsa borçlanmaya dayalı kitle fonlaması olarak adlandırılır. Kitle fonlama platformlarının kurulabilmesi için anonim ortaklık olmaları, sermayelerinin asgari on beş milyon Türk Lirası olması ve tamamının nakden ödenmiş olması şarttır. Ayrıca paylarının tamamı nama yazılı olmalı ve ticaret unvanlarında kitle fonlama platformu ibaresi bulunmalıdır. Platformların faaliyete geçebilmeleri için Sermaye Piyasası Kurulu tarafından listeye alınmaları zorunludur. Listeye alınma şartları arasında; iç kontrol ve risk yönetim sistemlerinin kurulması, en az bir yatırım komitesinin oluşturulması, Merkezi Kayıt Kuruluşu ve emanet yetkilisi ile sözleşme imzalanması yer alır. Kuruluş için gereken on beş milyon Türk Lirası asgari özsermaye şartı, listeye alınmayı takip eden ilk iki yıl boyunca yarısı oranında uygulanır. Platform ortakları ve yöneticileri için de müflis olmamak, kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmamak ve işin gerektirdiği dürüstlüğe sahip olmak gibi şartlar aranır. Ayrıca yönetim kurulu üyelerinden en az birinin bireysel katılım yatırımcısı lisansına sahip olması zorunluluğu mevcuttur. Yatırım komitesi, platformun en kritik organlarından biridir. En az üç üyeden oluşmalı ve üyelerin çoğunluğu finans, hukuk veya teknoloji gibi alanlarda en az beş yıllık tecrübeye sahip olmalıdır. Komite üyelerinden birinin platform yönetim kurulu üyesi olması ve en az birinin Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey üç Lisansına sahip olması şarttır. Borçlanmaya dayalı kitle fonlaması yapacak platformlarda ise ek olarak bir üyenin kredi derecelendirme lisansına sahip olması ve çoğunluğun finansal analiz veya derecelendirme alanında tecrübeli olması gerekir. Yatırım komitesi, projeleri objektif kriterlere göre değerlendirir ve bilgi formlarını onaylar. Üyeler, kendileriyle ilişkili projelere katılamaz ve değerlendirdikleri kampanyalara hedeflenen fonun yüzde beş’inden fazla fon sağlayamazlar. Platformlar, listeye alındıktan sonra altı ay içinde faaliyete geçmezlerse veya listeye alınma şartlarını kaybederlerse resen listeden çıkarılırlar. Listeden çıkarılan bir platformun ortakları ve yöneticileri bir yıl boyunca başka bir platformda görev alamazlar. Platformların temel yükümlülükleri arasında her proje için kampanya sayfası oluşturmak, yatırım komitesince onaylanan bilgi formunu yayımlamak, toplanan fonları emanet yetkilisi nezdinde bloke etmek ve yatırımcıların haklarını koruyucu tedbirler almak yer alır. Platformlar ayrıca şeffaflık ilkesi gereği, alacakları ücret ve komisyonları internet sitelerinde ilan etmekle yükümlüdürler. Bilgi formunda yer alan bilgilerin tutarlı, anlaşılır ve Kurulca belirlenen standartlara uygun olması, yatırımcıların doğru karar verebilmesi için temel teşkil etmektedir.
Bölüm 10
Premium
Kitle fonlaması platformlarının hukuki yükümlülükleri ve operasyonel süreçleri sermaye piyasası mevzuatı içerisinde oldukça detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu ders kapsamında kitle fonlaması platformlarının uymakla yükümlü olduğu kuralları, yatırımcı koruma mekanizmalarını ve kampanya süreçlerini derinlemesine inceleyeceğiz. Kitle fonlaması platformları ile girişimciler arasında akdedilecek sözleşmelerin yazılı olması bir kanuni zorunluluktur. Bu sözleşme platformun ve girişimcinin hak ve yükümlülüklerini belirleyen temel metindir. Platformların en temel yükümlülüklerinden biri kampanya sayfası oluşturma ve bu sayfayı yönetme görevidir. Fon toplanan her bir proje için ayrı bir kampanya sayfası oluşturulması zorunludur. Paya dayalı kitle fonlaması faaliyetlerinde kampanya sürecinde ve kampanyanın gerçekleştiği takvim yılını izleyen beş yıl boyunca bu sayfanın aktif tutulması gerekir. Borçlanmaya dayalı kitle fonlamasında ise bu süre kampanya kapsamında çıkarılan borçlanma araçlarının itfasının gerçekleştiği tarihe kadar devam eder. Bu süre zarfında fonlanan şirkete ilişkin periyodik açıklamaların bu sayfa üzerinden yapılması için gerekli altyapının kurulması platformun sorumluluğundadır. Bilgi formunun yayımlanması süreci sınav sorularında sıklıkla karşımıza çıkan bir diğer önemli başlıktır. Yatırım komitesi tarafından onaylanan bilgi formu kampanya sayfasında ilan edilmelidir. Sadece bilgi formu değil, rasyonel bir yatırımcının kararını etkileyebilecek her türlü somut gelişme de bu sayfada yer almalıdır. Projeyle ilgili gelişmeler, kar dağıtımı, borca batıklık tehlikesi, sermaye artırımı veya azaltımı, finansal durumdaki değişiklikler ve sektörel gelişmeler bu kapsamdadır. Ayrıca yönetim kadrosundaki değişiklikler, açılan davalar, konkordato veya uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma başvuruları gibi kritik bilgiler hem kampanya süresince hem de kampanya sonrasındaki beş yıllık süreçte yatırımcıların incelemesine açık tutulmalıdır. Fonların yönetimi ve emanet yetkilisi ile olan ilişkiler kitle fonlaması sisteminin güvenliğini sağlar. Yatırımcılardan toplanan fonlar, kampanya süresi tamamlanana kadar emanet yetkilisi nezdinde platform adına açılan hesaplarda bloke edilir. Hedeflenen fon tutarına ulaşıldığında bu fonlar fonlanan şirket adına açılan hesaplara aktarılır. Eğer kampanya başarısız olursa veya belirlenen esaslar çerçevesinde bir durum oluşursa, fonların yatırımcılara iade edilmesi süreci işletilir. Bu noktada Merkezi Kayıt Kuruluşu yani Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki kaydi işlemler de platformun gözetimindedir. Payların veya borçlanma araçlarının kayden oluşturulma sürecine kadar gerçekleşecek tüm işlemler platform tarafından veya yetkilendirilmiş bir yatırım kuruluşu vasıtasıyla yerine getirilir. Yatırımcı koruması ve gizlilik esasları platformların operasyonel mükellefiyetleri arasındadır. Platformlar, bilgi formunda yer alan hususlara aykırılıkları önlemek amacıyla yatırımcıların hak ve menfaatlerini koruyucu tedbirler almak zorundadır. Yatırımcılara, girişimcilere ve fonlanan şirkete ilişkin bilgilerin gizliliğinin muhafaza edilmesi esastır. Şeffaflık ilkesi gereği, emanet yetkilisinin toplanan fon tutarını nemalandırıp nemalandırmayacağı, alınacak ücret, komisyon ve kesintiler internet sitesinde açıkça ilan edilmelidir. Platformlar her bir kampanyanın değerlendirilmesinde adil ve şeffaf olmak, çıkar çatışmalarına sebebiyet vermemek ve üyelerin tecrübesizliğinden yararlanarak kazanç sağlamamakla yükümlüdür. Kampanya başvurularının değerlendirme süreci yatırım komitesinin onayı ile yürütülür. Platformlar, girişim şirketlerinin başvurularını yatırım komitesine sunmadan önce reddetme yetkisine sahiptir ancak bu durumda reddedilme gerekçesi başvuru sahiplerine bildirilmelidir. Yatırım komitesine sunulan projelerin yayımlanması için komite onayı şarttır. Bu onay, değerlendirme politikasındaki ölçütlere göre hazırlanan bir rapora bağlanır ve bilgi formu ile birlikte yayımlanır. Eğer bir komite üyesi karara şerh koyarsa, bu şerh ve gerekçesi de kampanya sayfasında ilan edilir. Bilgi formunun onaylanması için bilgilerin tutarlı, anlaşılabilir ve Kurulca belirlenen standartlara göre eksiksiz olması zorunludur. Raporlama yükümlülüklerine geçtiğimizde, platformların şeffaflık adına anlık ve periyodik bildirimler yapması gerektiğini görüyoruz. Her bir kampanya için hedeflenen ve toplanan fon tutarı, yatırımcı sayısı ve kalan süre internet sitesinde anlık olarak gösterilmelidir. Kampanya sona erdiğinde, sonuçlar en geç bir iş günü içinde kamuya duyurulur. Platformlar tanıtım ve reklamlarda yalnızca kampanyası tamamlanmış projeleri kullanabilirler. Altı aylık ve yıllık dönemler itibarıyla fonlaması gerçekleşen, gerçekleşmeyen ve iptal edilen kampanya sayıları ile toplanan toplam fon tutarını içeren raporlar hazırlanmalıdır. Bu raporlar dönemi takip eden otuz gün içinde elektronik ortamda Sermaye Piyasası Kurulu'na iletilir ve kamuya duyurulur. Geniş yetkili aracı kurumlar hariç olmak üzere platformlar, yıllık finansal tablolarını ve faaliyet raporlarını ilgili takvim yılını izleyen dördüncü ayın sonuna kadar Kurula göndermekle yükümlüdür. Platformların gerçekleştiremeyeceği faaliyetler sınavda ayırt edici soruların geldiği bir alandır. Kalkınma, yatırım ve katılım bankalarının özel hükümleri saklı kalmak kaydıyla, platformlar faiz veya rehin karşılığı kredi ya da ödünç para verme işlerine aracılık edemezler. Gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı hakların alım satımı ile gayrimenkul projelerinin geliştirilmesine yönelik kitle fonlaması faaliyetleri yasaktır. Ayrıca yurt dışında yerleşik kişilere yönelik Türkiye'den fon toplanması amacıyla kampanya yürütülemez. Platformlar yatırımcılara yönelik yatırım tavsiyesi niteliğinde analiz ve yorumlarda bulunamazlar. Çıkar çatışmasını önlemek adına platformlar kendi kendilerini fonlayamazlar. Ortaklarının, yönetim kurulu veya yatırım komitesi üyelerinin ve bunların yakınlarının sermayesinin yüzde yirmi veya daha fazlasına sahip olduğu şirketler için de kampanya yürütülemez. Geniş yetkili aracı kurumlar dışındaki platformların ikincil piyasa işlemlerine aracılık etmesi yasaktır. Yurt dışında yerleşik platformların faaliyetleri konusunda ise Türkiye'de yerleşik kişilere yönelik bir pazarlama faaliyeti bulunmaması şartıyla yapılan işlemler tebliğ kapsamı dışındadır. Ancak Türkçe internet sitesi oluşturulması veya Türkiye'de tanıtım yapılması durumunda bu platformlar da yerel mevzuata tabi olur. Platforma üyelik işlemlerinde kimlik doğrulama esastır. Türkiye'de yerleşik kişiler için e-Devlet üzerinden kimlik tespiti yapılır ve bilgiler Merkezi Kayıt Kuruluşu'ya iletilir. Yabancı yatırımcılar için ise Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde hesap açılması ve sicil tanımlaması zorunludur. Üyelik aşamasında risk bildirim formunun onaylanması ve uygunluk değerlendirmesi yapılması gerekir. Yatırımcıların tüm yatırımlarını kaybedebileceklerini anladıkları tespit edilmelidir. Nitelikli yatırımcı statüsü için Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki kayıtlar kontrol edilmelidir. Paya dayalı kitle fonlamasında yatırım sınırları sınavın en kritik sayısal verilerini içerir. Nitelikli yatırımcı olmayan gerçek kişiler, bir takvim yılı içinde paya dayalı kitle fonlaması yoluyla azami dört yüz bin Türk Lirası yatırım yapabilirler. Bu sınır, bir milyon beş yüz bin Türk Lirası'yi aşmamak kaydıyla yatırımcının beyan ettiği yıllık net gelirinin yüzde on'u olarak uygulanabilir. Fonların aktarılmasından önce girişimcinin yeni bir anonim şirket kurmuş olması veya limited şirketin anonim şirkete dönüşmüş olması şarttır. Mevcut payların satışı yoluyla fon toplanamaz, sadece sermaye artırımı yoluyla yeni pay çıkarılabilir. Bir girişimci on iki aylık dönemde en fazla iki kampanya yapabilir ve toplanacak toplam tutar Kurulca ilan edilen ihraç sınırını geçemez. iki bin yirmi altı yılı için bu sınır yüz kırk iki bin beş yüz Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Bilgi formunda belirtilmek kaydıyla hedeflenen fonun yüzde yirmi'sine kadar ek fon toplanabilir. dokuz milyon Türk Lirası'yi aşan fon taleplerinde ise hedeflenen tutarın en az yüzde beş'inin nitelikli yatırımcılar tarafından karşılanması zorunludur. Kampanya süreci yatırım komitesinin onaylı bilgi formunu yayımlamasıyla başlar ve bu süre altmış günü geçemez. Yatırımcılar ödeme emirlerini verdikleri andan itibaren kırk sekiz saat içinde hiçbir sebep göstermeksizin cayma hakkını kullanabilirler. Eğer hedeflenen fon süresinden önce toplanırsa cayma sürelerinin bitmesiyle kampanya erken sonlandırılabilir. Hedeflenen fonun toplanamaması durumunda, sürenin bitimini takip eden iş günü içinde platform bildirim yapar ve emanet yetkilisi nezdindeki tutarlar ile varsa nemaları takip eden iş günü içinde yatırımcılara iade edilir. Girişimci tarafından yürütülen kampanyalarda kampanya bitiminden sonraki doksan gün içinde anonim şirket kurulması zorunludur. Bu şirketin asgari sermayesi bloke edilen fonlardan ödenebilir. Borçlanmaya dayalı kitle fonlamasında yatırım sınırları paya dayalı olandan farklıdır. Nitelikli yatırımcı olmayan gerçek kişiler için yıllık sınır beş yüz bin Türk Lirası'dir. Bu sınır, iki milyon Türk Lirası'yi aşmamak üzere yıllık net gelirin yüzde on'u olarak uygulanabilir. Ayrıca borçlanmaya dayalı sistemde proje başına iki yüz bin Türk Lirası'lik bir yatırım sınırı bulunmaktadır. Borçlanma aracı dışında herhangi bir sözleşme ile fon toplanamaz ve fonların nakden ödenmesi şarttır. Yatırım komitesi, projenin kredibilite raporunu hazırlarken geri ödemelerin düzenli yapılıp yapılamayacağını değerlendirir. Borçlanma araçlarının faiz oranı, Devlet İç Borçlanma Senetleri için belirlenen faiz oranlarının ağırlıklı ortalamasının yüzde elli fazlasını aşamaz ve vade beş yıldan uzun olamaz. Geri ödeme yükümlülükleri borçlanmaya dayalı sistemde vadeye göre kademelendirilmiştir. Vadesi bir yıldan iki yıla kadar olanlarda son üç ay içinde ödemelerin en fazla yüzde on beş'i yapılabilir. iki yıldan üç yıla kadar olanlarda son altı ayda en fazla yüzde yirmi beş, üç yıldan dört yıla kadar olanlarda son bir yılda en fazla yüzde otuz ve dört yıldan beş yıla kadar olanlarda son bir yılda en fazla yüzde yirmi beş geri ödeme yapılabilir. Borçlanmaya dayalı kitle fonlamasında toplanabilecek fon tutarı, projenin indirgenmiş nakit akımlarının yüzde elli'sini geçemez. Platformlar internet sitelerinde temerrüt ve faiz oranlarını sürekli olarak duyurmak zorundadır. Eğer kendi verileri yoksa yurt dışındaki iki farklı platformun verilerini kullanabilirler. Fon kullanım yerlerine ilişkin esaslar hem paya hem de borçlanmaya dayalı sistemlerde sıkı denetime tabidir. Toplanan fonlar projenin kendi borçları dışındaki borçların ödenmesinde kullanılamaz. Paya dayalı sistemde fonların kullanımının denetimi bağımsız denetim kuruluşları tarafından özel amaçlı bağımsız denetim raporu ile yapılır. Borçlanmaya dayalı sistemde ise bu denetim yatırım komitesi tarafından hazırlanan denetim raporu ile gerçekleştirilir. Fonların amacına uygun kullanılmamasından şirketin yönetim kurulu sorumludur ve bu durum suç ihbarına konu olabilir. Girişim şirketlerinin teknoloji veya üretim faaliyetinde bulunmaları zorunludur. Halka açık ortaklıklar ve sermaye piyasası kurumları kitle fonlaması yoluyla fon toplayamazlar. Son olarak uzaktan kimlik tespiti süreçlerine değinmek gerekir. yedi bin iki yüz kırk yedi sayılı Kanun ile altı bin üç yüz altmış iki sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun kırk ikinci maddesinde yapılan değişiklikle yatırım kuruluşlarının uzaktan iletişim araçlarıyla sözleşme kurması mümkün hale gelmiştir. Uzaktan kimlik tespiti, personel ile kişinin fiziksel olarak aynı ortamda bulunmasına gerek kalmadan, çevrimiçi görüntülü görüşme ve karşılıklı iletişim yoluyla gerçekleştirilir. Bu yöntem yüz yüze yapılan kimlik tespiti ile aynı hukuki sonuçları doğurur. Aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri bu yöntemle müşteri edinebilir ve mesafeli sözleşme akdedebilirler. Bu süreçte bilişim veya elektronik haberleşme cihazları üzerinden kimliğin doğrulanması esastır. Bu düzenleme sermaye piyasalarına erişimi kolaylaştırırken aynı zamanda teknolojik güvenlik standartlarının da en üst düzeyde tutulmasını hedeflemektedir.
Bölüm 11
Premium
Kitle fonlaması süreçlerinde bilgi formunda yapılacak değişikliklerin yönetimi, yatırımcıların korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. Bilgi formunda gerçekleştirilen herhangi bir ekleme veya değişiklik, iş günü esasına göre beş gün içinde yatırım komitesi tarafından onaylanmak zorundadır. Onaylanan bu güncel bilgiler kampanya sayfasında derhal yayımlanır ve platform, ilgili projeye fon sağlama talebini iletmiş olan tüm üyelere eş anlı olarak uygun iletişim araçlarıyla bilgilendirme yapmakla yükümlüdür. Bu noktada sınav açısından dikkat edilmesi gereken husus, bilgi formundaki değişikliklerin yayımlandığı tarihten önce ödeme emri vermiş olan yatırımcılar için cayma hakkı süresinin yeniden başladığıdır. Ayrıca yatırım komitesi, ortaya çıkan ilave gelişmelerin niteliğini ve potansiyel etkilerini değerlendirerek kampanya sürecini tamamen iptal etme yetkisine de sahiptir. Paya dayalı kitle fonlaması yoluyla toplanan fonlar karşılığında çıkarılacak paylar ile borçlanmaya dayalı kitle fonlaması kapsamında ihraç edilen borçlanma araçlarının kaydileştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Fonlanan şirketin tüm paylarının ve borçlanma araçlarının Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde elektronik ortamda kayden oluşturulması ve bunlara ilişkin hakların hak sahipleri bazında izlenmesi gerekmektedir. Bu süreçte fonlanan şirket veya yetkilendireceği bir yatırım kuruluşu aracılığıyla Merkezi Kayıt Kuruluşuna başvuruda bulunulur. Toplanan fonların fonlanan şirketin hesaplarına aktarılabilmesi için kaydileştirme işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanmış olması şarttır. Bu hiyerarşik sıralama, yani önce kaydileştirme sonra fon aktarımı kuralı, sermaye piyasası mevzuatının temel işleyiş prensiplerinden biridir. Kamuyu aydınlatma yükümlülükleri kapsamında, fonlanan şirketin hukuki ve finansal durumunu doğrudan etkileyen belirli olayların kamuya açıklanması zorunludur. Fonlanan şirkete ilişkin fesih, konkordato, iflas davası veya şirket tasfiyesi gibi durumların yanı sıra yönetim kontrolünün el değiştirmesi de bu kapsamda değerlendirilir. Borçlanmaya dayalı kitle fonlamasında ise fonlanan şirketin temerrüde düştüğü kampanya sayısı ve toplam temerrüt tutarı gibi bilgiler şeffaflık gereği açıklanmalıdır. Bu açıklamaların, söz konusu hususların ortaya çıktığı veya öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki iş günü içinde yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu süre sınırı, piyasa disiplini ve yatırımcı bilgilendirmesi açısından sınav sorularında sıklıkla karşımıza çıkabilecek bir detaydır. Yatırım kuruluşları ve portföy yönetim şirketleri için teknolojik dönüşümün en önemli adımlarından biri olan uzaktan kimlik tespiti süreçlerine dair düzenlemeleri inceleyelim. yedi bin iki yüz kırk yedi sayılı Kanun ile altı bin üç yüz altmış iki sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kırk iki nci maddesinde yapılan değişiklikle, yatırım kuruluşları ile müşterileri arasındaki sözleşme ilişkisinin uzaktan iletişim araçları kullanılarak kurulabilmesine imkan tanınmıştır. Bu düzenleme uyarınca hazırlanan üç, kırk iki nokta bir sayılı Aracı Kurumlar ve Portföy Yönetim Şirketleri Tarafından Kullanılacak Uzaktan Kimlik Tespit Yöntemlerine ve Elektronik Ortamda Sözleşme İlişkisinin Kurulmasına İlişkin Tebliğ, sürecin usul ve esaslarını belirlemektedir. Tebliğ kapsamında aracı kurum ve portföy yönetim şirketlerine uzaktan müşteri edinimi imkanı getirilmiş, bu süreçte uygulanacak yöntemlerin yüz yüze yapılan kimlik tespiti ile benzer güvenlik seviyesinde olması hedeflenmiştir. Uzaktan kimlik tespiti sürecinin genel ilkelerine baktığımızda, bu işlemin personel ile kişi arasında fiziksel bir temas olmadan, çevrim içi görüntülü görüşme ve karşılıklı iletişim yoluyla gerçekleştirildiğini görmekteyiz. Uygulanan yöntemin asgari seviyede risk ihtiva edecek şekilde tasarlanması ve teknolojik risklere karşı yeterli güvenlik önlemlerinin alınması şarttır. Uzaktan kimlik tespiti işlemi mevzuat uyarınca kritik işlem olarak değerlendirilir. Bu nedenle sistem, işlemin sadece bilgi teknolojileri veya sadece personel tarafından tek başına başlatılıp tamamlanmasına imkan vermeyecek şekilde kurgulanmalıdır. Süreç kişi tarafından başlatılmalı, bilgi teknolojileri kontrolleriyle devam etmeli ve nihayetinde personel onayı ile tamamlanmalıdır. Eğer personel bir risk tespit ederse, işlemi ikinci bir personelin onayına sunmalı veya süreci derhal sonlandırmalıdır. Aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri, uzaktan kimlik tespiti sürecine başlamadan önce mutlaka bir iş akış prosedürü oluşturmalı ve bu prosedürün etkinliğini test ederek sonuçlarını yazılı hale getirmelidir. Test sonuçları başarılı bulunmadıkça sürecin uygulanmasına izin verilmez. Ayrıca bu prosedürlerin yılda en az iki defa gözden geçirilmesi yasal bir zorunluluktur. Güvenlik ihlalleri, mevzuat değişiklikleri veya yeni dolandırıcılık yöntemlerinin ortaya çıkması durumunda ise bu periyodik süre beklenmeksizin sürecin yeniden değerlendirilmesi ve güncellenmesi gerekmektedir. Bu noktada sistemlerin yönetimi ve kullanımı aşamasında üç, otuz dokuz nokta bir sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ ile yedi, yüz yirmi sekiz nokta on sayılı Bilgi Sistemleri Yönetimi Tebliğindeki esaslara uyulması zorunludur. Süreci yürütecek personelin nitelikleri ve çalışma ortamı da belirli standartlara bağlanmıştır. Uzaktan kimlik tespitinin görüntülü görüşme aşaması, bu konuda özel eğitim almış personel tarafından gerçekleştirilmelidir. Personelin kimlik belgelerinin özelliklerini, doğrulama yöntemlerini ve olası sahtecilik eylemlerini tanıyabilecek yetkinlikte olması şarttır. Bu eğitimlerin yılda en az bir defa ve her mevzuat güncellemesi sonrasında tekrarlanması, kişisel verilerin korunması mevzuatını da kapsaması gerekmektedir. Personelin çalışma ortamı ise güvenlik zafiyetlerini önleyecek şekilde erişimi sınırlandırılmış özel alanlardan oluşmalıdır. Kurumlar, engelli kişilere hizmet verebilmek amacıyla gerekli teknik ve fiziksel önlemleri almakla da yükümlüdür. Uzaktan kimlik tespiti süreci başlatılırken öncelikle kişinin başvurusu elektronik bir form üzerinden alınır ve bu verilerle bir risk değerlendirmesi yapılır. Bu aşamada özel nitelikli kişisel verilerden sadece biyometrik verinin kullanılmasına izin verilmiştir ve bunun için kişinin açık rızasının elektronik ortamda kayıt altına alınması zorunludur. Personel atama sürecinde suistimalleri önlemek adına, belirli bir müşterinin belirli bir personele atanması gibi önceden tahmin edilebilir durumların önüne geçecek mekanizmalar kurulmalıdır. Görüntülü görüşme sırasında sorulacak soruların sırası ve türü değişkenlik göstermeli, iletişim uçtan uca güvenli ve kesintisiz bir şekilde sağlanmalıdır. Görüntü kalitesi, belgenin güvenlik öğelerinin beyaz ışık altında incelenmesine ve tahrifat kontrolüne olanak tanıyacak seviyede olmalıdır. Kimlik doğrulama aşamasında kişiye merkezden üretilen bir SMS OTP yani tek kullanımlık şifre iletilir. Kişinin bu şifreyi uygulama arayüzü üzerinden geri göndermesiyle cep telefonu numarası doğrulanmış olur. Süreç boyunca Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik hükümlerine titizlikle uyulmalıdır. Aracı kurumlar, karmaşık ve olağandışı büyüklükteki işlemler ile makul bir ekonomik amacı bulunmayan işlemlere özel dikkat göstermek zorundadır. Bu kapsamda risk temelli yaklaşımla sıkılaştırılmış tedbirler uygulanmalı ve MASAK Genel Tebliği Sıra No on dokuz hükümleri dikkate alınmalıdır. Elde edilen tüm bilgi, belge ve kayıtlar yetkililere sunulmak üzere mevzuata uygun şekilde muhafaza edilmelidir. Uzaktan kimlik tespitinde kullanılabilecek yöntemler arasında yakın alan iletişimi yani NFC teknolojisi önceliklidir. Kimlik belgesinin yongası üzerindeki bilgilerin doğrulanması, belgenin yetkili makamca verildiğinin ve üzerindeki bilgilerin değiştirilmediğinin kanıtıdır. Eğer NFC ile doğrulama yapılamıyorsa, görüntülü görüşme sırasında kimlik belgesinin görsel güvenlik unsurlarından en az dört adedinin şekil ve içerik bakımından doğrulanması gerekir. Sadece görsel unsurlarla yapılan kimlik tespitinde ilave bir güvenlik önlemi olarak, ilk finansal hareketin müşterinin tanınmasına ilişkin esasları uygulayan başka bir finansal kuruluş üzerinden yapılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu ayrım, yani NFC kullanımı ile sadece görsel doğrulama arasındaki fark, sınavda teknik bir detay olarak sorulabilir. Görsel güvenlik unsurlarının doğrulanması sırasında personelin talimatıyla kişinin kimlik belgesini kameraya doğru eğmesi, belirli kısımlarına parmağını koyması gibi hareketler yaptırılır. Personel, görüşme sırasında belgenin ön ve arka yüzünün fotoğraflarını veya ekran görüntülerini oluşturur. Kimlik belgesi doğrulama kriterleri arasında yazı tipi, karakter sayısı, büyüklüğü, tipografisi gibi detayların yetkili makam tanımlarına uygunluğu kontrol edilir. Ayrıca belgenin MRZ yani makine tarafından okunabilir alanındaki bilgiler ile belge üzerindeki bilgilerin uyumu, Kimlik Paylaşımı Sisteminden alınan verilerle eşleşmesi ve seri numarasının doğrulanması asgari şartlardır. Belgenin üzerinde sonradan yapıştırılmış bir fotoğraf bulunmadığından ve herhangi bir tahrifat yapılmadığından emin olunmalıdır. Kişinin doğrulanması aşamasında canlılık tespiti yöntemleri kullanılarak sahte yüz teknolojilerine karşı önlem alınır. Kişinin yüzü ile kimlik belgesindeki fotoğrafın biyometrik karşılaştırması yapılır. Personel, görüşme sırasında kuracağı diyalogla kimlik avı, sosyal mühendislik veya baskı altında işlem yapma gibi dolandırıcılık risklerini analiz eder. Kişinin beyan ettiği niyetin inandırıcılığı ve sağladığı bilgilerin tutarlılığı personelin onay sürecinde belirleyicidir. Görüntülü görüşmenin sonunda, verilecek hizmetlerin belirtilmesi ve kişinin müşteri olmayı kabul ettiğine dair sözlü onayının alınmasıyla süreç tamamlanır. Eğer ışık koşulları yetersizse, görüntü kalitesi düşükse veya herhangi bir tutarsızlık şüphesi varsa süreç derhal sonlandırılmalıdır. Verilerin kaydedilmesi ve saklanması hususunda, uzaktan kimlik tespiti sürecinin tamamının denetlenebilir şekilde kayıt altına alınması esastır. Bu kayıtlar, Belge Kayıt Tebliğindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla muhafaza edilir. Uzaktan kimlik tespiti ile edinilen müşteriler, kurumlar tarafından farklı bir risk profilinde izlenir ve bu kişilerin işlemlerine yönelik ilave kontrol yöntemleri uygulanır. Herhangi bir itiraz durumunda ispat yükümlülüğü tamamen aracı kurum veya portföy yönetim şirketindedir. Sermaye Piyasası Kurulu, mevzuata uyumsuzluk veya dolandırıcılık şüphesi gibi durumlarda kurumların uzaktan kimlik tespiti kullanımını kısıtlama veya tamamen durdurma yetkisine sahiptir. Kimlik tespitini müteakip sözleşme ilişkisinin kurulması aşamasında, müşterinin irade beyanının elektronik ortamda alınması gerekir. Eğer bu beyan uzaktan kimlik tespiti görüşmesi sırasında veya görüşme sonlandırılmadan hemen önce alınırsa, Belge Kayıt Tebliğindeki kimlik doğrulamaya ilişkin belirli şartlar yerine getirilmiş sayılır. Elektronik ortamda kurulan sözleşmelerin tüm şartlarının müşterinin okuyabileceği şekilde iletilmesi ve müşteriye özgü şifreleme gizli anahtarı ile imzalanması şarttır. Bu usule uygun olarak kurulan teminat, kefalet veya temlik gibi sözleşmeler hukuken yazılı şekilde kurulmuş sayılır. Bu kural hem aracı kurumlar hem de portföy yönetim şirketleri için geçerlidir. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından yayımlanan Promosyon Kampanyaları Yönergesi, aracı kurum ve bankaların sermaye piyasası faaliyetlerine yönelik düzenleyecekleri kampanyaların sınırlarını belirler. Bu yönergenin temel amacı, yatırımcıların tasarruflarını sermaye piyasasına yönlendirmelerini teşvik ederken piyasa bozucu eylemleri engellemektir. Ancak burada çok kritik bir istisna mevcuttur: Aracı kurumlar, kaldıraçlı alım satım işlemleri ve fark kontratlarına yani CFD ürünlerine yönelik hiçbir şekilde promosyon kampanyası düzenleyemezler. İşlem hacmine bağlı olarak geriye dönük fayda sağlanması veya maliyetlerin yansıtılmaması gibi uygulamalar da bu yasak kapsamındadır. Bu yasak, yatırımcıların aşırı riskli ürünlere kampanya etkisiyle yönelmesini engellemek amacıyla getirilmiştir. Promosyon kampanyalarının düzenlenmesinde genel etik ilkeler ve dürüstlük kuralları esastır. Kampanyalar abartılı, yanıltıcı veya tarafsız değerlendirmelerle ulaşılamayacak hedefler içeremez. Eğitim amaçlı düzenlenen ve gelir yaratmayan yarışmalar da promosyon kapsamında değerlendirilir. Ancak yılbaşı, bayram gibi özel günlerde verilen sembolik hediyeler veya ajanda, kalem gibi reklam ürünleri bu yönerge kapsamı dışındadır. Üyeler, kampanyalarında işlem maliyetlerini azaltıcı veya bilgiye erişimi kolaylaştırıcı ürünlere öncelik vermelidir. Nakit para verilmesi veya anında nakde dönüştürülebilir varlıkların dağıtılması kesinlikle yasaktır. Ayrıca bireylerin normal şartlarda ancak uzun sürede biriktirebileceği çok yüksek değerli ürünlerin ödül olarak sunulması da engellenmiştir. Kampanya maliyetlerine ilişkin çok net bir kural bulunmaktadır: Promosyon konusu ürün veya hizmetin maddi değeri, yatırımcının kampanya döneminde ödediği veya ödeyeceği işlem komisyonu tutarından daha fazla olamaz. Bu kuralın tek istisnası, çekiliş yöntemiyle veya sınırlı sayıda müşteriye yönelik makul bütçelerle düzenlenen kampanyalardır. İade sistemine dayalı kampanyalarda da müşteriye ödediği komisyondan daha fazla iade yapılamaz. Promosyon maliyetleri hiçbir şekilde yatırımcı hesaplarına yansıtılamaz ve kampanya süresince yatırımcı aleyhine komisyon oranlarında değişiklik yapılamaz. Bir promosyon kampanyasının uygulama süresi azami bir yıl ile sınırlandırılmıştır. Promosyon kampanyası düzenlemek isteyen bir üye, uygulamaya başlamadan en az on iş günü önce Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine resmi yazı ile başvurmalıdır. Başvuruda kampanyanın yöntemi, süresi, hedef kitlesi, bütçe tahminleri ve sorumlu yetkililer detaylıca belirtilmelidir. Birliğe sunulan maliyetlerin net ve hesaplanabilir olması şarttır. Eğer bir kampanya uzatılmak isteniyorsa, mevcut süre bitmeden yine en az on iş günü önce başvuru yapılmalıdır. Bir kampanya sadece bir defa ve en fazla bir yıl süreyle uzatılabilir; daha fazla uzatma talebi için yeni bir başvuru yapılması gerekmektedir. Birlik, başvuruları on iş günü içinde inceleyerek kararını üyeye tebliğ eder. Kampanya süreci tamamlandıktan sonra da bildirim yükümlülükleri devam eder. Üyeler, gerçekleşen kampanyadan faydalanan yatırımcı sayısı ve toplam maliyet verilerini en geç on iş günü içinde Birliğe bildirmek zorundadır. Ayrıca aracılık komisyonu ve promosyon uygulamalarının izlenmesi amacıyla Üye Yönetim Sistemi üzerinden aylık bildirimler yapılmalıdır. Kampanyaların ilan ve reklamlarında kullanılabilmesi için mutlaka Birlik onayının alınmış olması gerekir. Birlik onayı, içeriğe kefil olunduğu anlamına gelmez ve reklam amacı olarak kullanılamaz. Yönerge hükümlerine aykırı hareket eden üyeler hakkında Birlik Disiplin Yönetmeliği çerçevesinde yaptırım uygulanır. Bu düzenlemeler, sermaye piyasalarında haksız rekabetin önlenmesi ve yatırımcı güveninin tesisi açısından büyük önem taşımaktadır.
İlk 5 dakika ücretsiz dinlendi
Kalan 136 dakikayı dinlemek ve tüm bölümlere erişmek için premium lisans gerekli.
Lisans Satın Al